İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/656 K.2024/544
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/656 Esas
KARAR NO:2024/544
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/04/2021
KARAR TARİHİ:09/09/2024
... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/.... esas, 2021/... karar ve 14/04/2021 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen ve mahkememizde görülmekte olan Menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/... esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi özetle; müvekkillerinden ...'in ...'in babası olduğunu, icra dosyası ile hiçbir bağı ve bağlantısı bulunmadığını, alacaklı görünen ...'in kötü niyetli bir şeklide ...'e icra takibi başlattıktan sonra görme engelli babası müvekkil ...'e .../..., .../... ve .../... haciz ihbarnameleri göndermek sureti ile borçlu hale getirdiğini ve ... İlçesi, ... Mah. ... ... ... ... Mevkii ... Parsel, .../....'de bulunan taşınmazına haciz koyarak satışa çıkardığını, Müvekkili ...'e ait taşınmaz satışının ilk ihale tarihinin 09.04.2021'de olduğunu, davacıların davalı tarafa hiçbir borcu ve sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve icranın durdurulmasına karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapıldığı süresinde davaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takip dosyasında davacıların davalı yana borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Davalı tarafından davacı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 22/02/2019 keşide, 30/06/2019 vade tarihli, keşidecisi ... olan 58.500,00TL bedelli bonoya dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığı takibin kesinleştiği, diğer davacı müteveffa ...'e de aynı takip kapsamında İcra İflas Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacı ...'in yargılama esnasında 22/03/2021 tarihinde vefat ettiği, ... Noterliğinin 12/01/2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesine göre mirasçılarının ..., ..., ... ve ... olduğu ancak .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı kararına göre mirasçılar ... ve ...'in mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespiti ve tesciline karar verildiği, mirası reddetmeyen diğer mirasçıların davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar ... ve ... davalıya herhangi bir borcu olmadığını savunmuş, takibe dayanak senedin sahte olduğunu iddia etmişlerdir. Senette inceleme yapılmak üzere celbi için yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda bono asılının bulunmadığı bildirilmiş, bunun üzerine 26/02/2024 tarihli celsede ispat yükü gözetilerek davalıya takip dayanağı bonoyu sunmak veya getirtileceği yeri açıklamak üzere verilen kesin sürede davalı taraf bononun icra müdürlüğüne takip dosyasına sunulduğunu beyan etmiş bunun üzerine icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta ilgili dosyaya sunulan bono bulunmadığı bildirilmiştir. Şu halde sahtelik iddiasına konu bono bulunamamıştır. Davalı da bonoyu mahkememize ibraz etmemiştir. Davalı takip dayanağı bononun sahte olmadığını ispatla yükümlü olup bunu ispat edemediğinden davacının sahtelik iddiasını ikrar etmiş sayılmıştır. Davalı, davacı ...'ten alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle davacı ...'in .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ... ve ... (Müteveffa davacı ...'in mirasçıları) yönünden yapılan incelemede ise; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız icra takibinin sadece diğer davalı ...'e yönelik başlatıldığı, bu davacıya yönelik takip başlatılmadığı, icra takibinde İİK'nın 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle bu davacı adına kayıtlı mallara haciz konulduğu, müteveffa davacı ...'in davacı ...'e borçlu olmadığına dair bir iddianın da ileri sürülmediği dolayısıyla davanın İİK'nın 89. Maddesine dayanan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı şu halde iddianın ileri sürülüş biçimi de dikkate alındığında müteveffa ...'in eldeki davayı açmakta korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın varlığının dava şartı olduğu ancak eldeki davada bu dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla bu davacılar yönünden davanın usulden reddine karar gerekmiştir.
Davacıların kötüniyet tazminatı talebine gelince; davacı ... yönünden başlatılan takipte davalı takip başlatmakta haksız ise de takibi kötüniyetli başlattığının ispatlanamadığı, diğer davacı yönünden de davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı ... yönünden davanın KABULÜ ile; Davacı ...'in .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacılar ... ve ... (müteveffa davacı ... Mirasçıları) yönünden davanın usulden reddine,
3-Davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4-Davacı ...'in davası yönünden; alınması gerekli 3.996,13 TL ilam harcından 999,04 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.997,09 TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
5-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine,
6-Davacı ... tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 999,04 TL peşin harç, 28,50 TL vekalet harcı, 668,00 TL tebligat giderleri olmak üzere toplam 1.754,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine,
7-Davacılar ... ve ...'in (müteveffa davacı ... Mirasçıları) davası yönünden; alınması gerekli 427,60 TL karar harcının davacılardan alınıp hazineye gelir kaydına,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Karar kesinleştiğinden bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 09/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı