İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/351 K.2025/822
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/351 Esas
KARAR NO : 2025/822
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında davalıya ait ... ilçesinde bulunan taşınmazın satın alınması amacıyla 20.06.2023 tarihinde gayrimenkul satış şartnamesi ve taahhütname imzalandığını, taşınmazın 64.500.000,00 TL bedelle peşin olarak satın alınmasının kararlaştırıldığını, sözleşme sonrası davalı banka tarafından tapu randevusu verilerek müvekkili şirketten tapu harç bedelinin %50’si olan 1.290.000,00 TL’nin ödenmesinin istendiğini ve bu bedelin müvekkili şirket tarafından eksiksiz ödendiğini, bu süreçte müvekkili şirketin gayrimenkul alımı için 2.026.100,00 USD tutarındaki vadeli döviz alacağını iskonto ederek TL’ye çevirmek zorunda kaldığını, bu işlem nedeniyle yüksek faiz ödediğini ve TCMB döviz dönüşüm prim desteğinden faydalanamadığını, ayrıca bu kaynakların taşınmaz alımına tahsis edilmesi sebebiyle ticari faaliyetlerinde ürün alım kaybına uğradığını, tüm ödemeler tamamlandıktan sonra davalı banka tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yapılan ödemelerin farklı tarihlerde iade edildiğini ve satıştan vazgeçildiğinin öğrenildiğini, davalı bankanın sözleşme görüşmeleri sürecinde müvekkili şirkette haklı bir güven ve beklenti oluşturduğunu ancak sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeyerek culpa in contrahendo sorumluluğuna aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkili şirketin ciddi maddi zarara uğradığını, dava öncesinde ihtarname gönderildiğini ve arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, hesaplanabilir zararlar ile birlikte taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle doğan değer artışı kaybı ve ticari kazançtan mahrum kalma zararları bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... ilçesinde bulunan taşınmazın satın alınmasına ilişkin olarak müvekkili banka ile arasında satış vaadi bulunduğu ve satıştan vazgeçilmesi nedeniyle culpa in contrahendo sorumluluğu kapsamında maddi zarar oluştuğu iddiasıyla dava açtığını, ancak müvekkili banka ile davacı arasında taşınmazın satımına ilişkin ne sözlü ne de yazılı herhangi bir anlaşma veya resmi şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesi bulunmadığını, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi uyarınca taşınmaz satış vaadinin resmi şekle tabi olduğunu ve bu şart gerçekleşmeden tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının dayandığı Gayrimenkul Satış Şartnamesi ve Taahhütnamenin sözleşme niteliğinde olmayıp müvekkili bankanın tek taraflı düzenleyici belgeleri olduğunu ve bu belgelerde satıştan imtina edilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, teklif bedelinin yatırılmasının müvekkili bankayı bağlamadığını ve davacının da bu hususu kabul ettiğini, davacı tarafından gönderilen toplam 64.500.000,00 TL bedelin satış gerçekleşmediği için aynı gün içerisinde eksiksiz şekilde iade edildiğini, bu nedenle davacının faiz, döviz, prim desteği veya ticari kazanç kaybı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü gereği davacının bu ihtimali öngörmesi gerektiğini, müvekkili bankanın hukuka aykırı bir fiili veya kusurunun bulunmadığını, zarar, kusur ve illiyet bağı şartları oluşmadığından culpa in contrahendo sorumluluğunun da uygulanamayacağını, Yargıtay içtihatlarının da resmi şekle aykırı taşınmaz satış iddialarına dayanılarak menfi veya müspet zarar talep edilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu, tüm bu nedenlerle davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, sonuç olarak davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında davalıya ait “... Mah. 2698 Ada, 4 Parsel, .../...” adresinde kayıtlı 7.253 m2 büyüklüğünde ve bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki gayrimenkulün satın alımı amacıyla, 20.06.2023 tarihinde Gayrimenkul Satış Şartnamesi imzalandığı , davalı bankanın sözleşme hükümlerine uymadığı iddiasıyla sözleşme bedelinin iadesinden kaynaklanan faiz kaybı, Tapu işlemleri adına yatırılması lazım gelen harç bedellerinin iadesinden kaynaklanan faiz kaybı, vadeli döviz alacağının zorunlu iskontosu için ödenmesi lazım gelen tutara işlenen faiz miktarı, Uğranılan prim kaybı zararının davalıdan tahsili istemiyle açılan tazminat davasıdır.
Davalı bankanın , alacağına karşılık edindiği ihtiyaç fazlası taşınmazları satışa çıkardığı, bununla ilgili olarak da “... A.Ş. Gayrimenkul Satış Şartnamesi" düzenlediği, ihtiyaç fazlası taşınmazlardan satışa çıkartılan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaza ait davacı tarafından 20.06.2023 tarihinde imzalandığı Satış Şartnamesinin 2. Maddesinde; Bankanın 4734 sayılı ve 2886 sayılı yasalara tabi olmadığı, taşınmazın satışını yapıp yapmamakta veya dilediği şartlarda dilediği kişi veya kişilere, kurum ye da kuruluşlara yapmakta serbest olduğu, satış şartnamesinde verilen bilgilerin, basın ve internette yayınlanan her türlü ilanların taahhüt niteliğinde olmadığı, genel bilgi niteliğinde olduğu yazıldığı, davacı'nın imzasını taşıyan 20.06.2023 tarihli Taahhütnamede; Satış bedeli olan 64.500.000,00 TL'nin 20.06.2023 tarihinden itibaren beş işgünü içerisinde ödeneceği, tapu devrinin şartının satış bedelinin nakden ve defaten zamanında ödenmesi olduğu, bankanın her durumda taşınmazını dilediği koşullarla dilediği şartlarla dilediği kişi ya da kişilere, kurum ya da kuruluşlara satmakta serbest olduğu, bu taahhüdün ... Satış Şartnamesinin ayrılmaz bir parçası olduğu düzenlendiği , davacı 09.06.2023 tarihli teklifi ile Bankanın maliki olduğu ... İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 iğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaz için son tekliflerinin 64.500.000,00 TL olduğunu bildirdiği , satış şartnamesinde belirlenen toplam 64.500.000,00-TL ödemeyi araya dini bayram girmesi nedeniyle 5 iş günlük ödeme süresi içinde (26 Haziran 2023-03/07/2023 tarihleri) davacı tarafından davalının hesabına gönderilerek ödemenin yapıldığı , davalı ... A.Ş.'nin, ... İban numaralı hesabına .... Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan belirtilen ödemeleri .... Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... A.Ş. nezdindeki ... İban numaralı, ... nezdindeki ... İban numaralı hesabına, ... A.Ş nezdindeki ... iban numaralı, ... A.Ş. nezdindeki ... İban numaralı hesaplarına 03/07/2023 tarihinde iade ettiği , davacı tarafından tüm bu nedenlerle davalının özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, taşınmazın satış ve devrinin yapılamaması sebebiyle taşınmazda meydana gelen değer artışı, aynı nitelikteki taşınmazın daha yüksek bedelle satın alınabilecek olması ve taşınmazın kullanımından kaynaklanacak ticari kazançtan mahrum kalınması şeklindeki sair sebeplerle ortaya çıkan ve fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik , sözleşme bedelinin iadesinden kaynaklanan faiz kaybı olarak 1.000,00 TL , tapu işlemleri adına yatırılması lazım gelen harç bedellerinin iadesinden kaynaklanan faiz kaybı olarak 1.000,00 TL , vadeli döviz alacağının zorunlu iskontosu için ödenmesi lazım gelen tutara işlenen faiz miktarı olarak 2.000,00 TL ve uğranılan prim kaybı olarak 1.000,00 TL Olmak üzere toplam 5.000,00-TL tutarındaki zararının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile tazmini talepli mahkememize maddi tazminat davası açtığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 11/04/2025 tarihli raporda; ... A.Ş.’nin, alacağına karşılık edindiği ihtiyaç fazlası taşınmazlarını satışa çıkardığı, bununla ilgili olarak da Gayrimenkul Satış Şartnamesi düzenlediği, Ihtiyaç fazlası taşınmazlardan satışa çıkartılan ... İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaza ait davacı tarafından 20.06.2023 Satış Şartnamesinin imzalandığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, Davalı ... A.Ş.’nin alacağına karşılık edindiği ihtiyaç fazlası taşınmazlarını satışa çıkardığı, satış yöntemi olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 274 ile 281. Maddelerinde düzenlenmiş “Açık artırma yoluyla satış” yöntemini seçtiği, bununla ilgili olarak ... A.Ş. Gayrimenkul Satış Şartnamesi’ni hazırlayarak ilan ettiği, İhtiyaç fazlası taşınmazlardan satışa çıkartılan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaza ait “... A.Ş. Gayrimenmuk Satış Şartnamesi” ve eki “Taahhütnamelerin davacı tarafından 20.06.2023 tarihinde imzalandığı, Davacının 09.06.2023 tarihli teklifi ile Bankanın maliki olduğu ... İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain ve ... Ada, ... Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaz için son tekliflerinin 64.500.000,00 TL olduğunu bildirdiği, Davacı .... Ve Tic. Ltd. Şti. ... İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaz için aşağıdaki tabloda gösterilen ödemeleri davalı ... A.Ş.’nin Bankanın ... İban numaralı hesabına yaptığı, Yapılan ödemelerin araya dini bayram girmesi nedeniyle 20.06.2023 tarihli şartname ve bu şartnamenin eki olan aynı tarihli Taahhütnamede belirtilen 5 işgünlük süre içinde olduğu, Davalı ... A.Ş., ... İban numaralı hesabına .... Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan yukarıda belirtilen ödemeleri .... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ... A.Ş. nezdindeki ... İban numaralı, ... nezdindeki ... İban numaralı hesabına, ... A.Ş nezdindeki ... iban numaralı, ... A.Ş. nezdindeki ... İban numaralı hesaplarına 03.07.2023 tarihinde iade ettiği, Somut olayımızda davacının dosyaya satımı belirleyen satıcı bankanın da imzasını taşıyan ihale sonuç tutanağı sunmadığı,resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmazların harici satım sözleşmelerinin geçersiz olduğu ve bu durumda taraflarca geçersiz sözleşmeye dayanarak menfi ve müspet zarar talep edilemeyip, sadece sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak tarafların birbirlerine verdiklerini talep edebilecekleri , davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin davacıya aynı gün iade edildiği , her iki tarafında birbirlerine verdikleri şeyi iade ettikleri anlaşıldığından sebepsiz zenginleşmenin oluşmadığı, davacının müspet veya menfi zararını isteme koşullarının oluşmadığı, Öte yandan bir an için satıcı bankanın da imzasını taşıyan ihale sonuç tutanağı düzenlenmemiş olsa da davalı bankanın fiili devranışları ile alıcı tarafta satışın kendilerine yapılacağına ilişkin bir inanç oluşturduğu düşünülerek, Satış Şartnamesinin TBK. 275. Maddesinde düzenlendiği şekli ile satış sözleşmesi niteliğini kazandığı kabul edilse bile; Gerek Satış Şartnamesinde gerekse Satış Şartnamesinin eki kabul edilen taahhütnamede; Teklif bedelinin yatırılmasının, satışın yapılması konusunda Bankayı bağlamayacağı, Taşınmazın teklif bedelini yatıran adına tapuda devir anına kadar daha yüksek bir teklif alınması halinde Bankanın daha yüksek teklif verene satışı yapabileceği, Bankanın bu işlemi nedeni ile tazminat, zarar ziyan, faiz munzam zarar ve benzeri ne ad altında olursa olsun herhangi bir sorumluluğunun olmayacağının, Bankanın her durumda taşınmazını dilediği koşullarla dilediği şartlarla dilediği kişi ya da kişilere, kurum ya da kuruluşlara satmakta serbest olduğu düzenlenmiş olmakla, Her ne kadar tapu alım harcının 23.06. 2023 tarihinde ödendiği belirtilmişse de tapu harcının ödendiği tarih itibariyle taşınmaz alım-satım bedelinin davalı bankaya ödenmediği, Tacirler arasındaki artırma koşullarındaki bu irade açıklamaları nedeniyle de davacının müspet veya menfi zararını isteme koşullarının oluşmadığı, Ancak Sayın Mahkeme bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı için davacının menfi zararlarını da hesaplandığı, Menfi zararrı uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar tlyaea. Başka bir anlatımla, menfi zararın sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olduğu, Menfi zararın borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkacağı (Tandoğan, Haluk; age., s. 427), Bu hususun, Borçlar Kanununun 108. maddesindeki düzenlemeden kaynaklandığı, Burada, alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazminihih söz konusu olduğu, borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Diğer bir söyleyişle, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade ettiği (Eren Fikret, age., s.482), Bu kapsamda satıcının verdiği güven nedeniyle taşınmaz satış bedelinin ödenmesi için Yapılan ödemelerin kaynağı, ihracat bedellerinin iskontosundan elde edilen TL’lerdir. Davacı .... Ve Tic. Ltd. Şti. ... İli, ... İlçesi,... Mahallesinde kain ve 2698 Ada, 4 Parsel numarasında kayıtlı” 7.253 m2 büyüklüğünde, bodrumu olan 4 katlı betonarme bina ve arsa niteliğindeki taşınmaz alımında kullanılmak üzere ihracat bedellerinin iskonto ettirilmesi nedeniyle iskonto işlemini yapan bankaya ödenen faizlerin menfi zarar kapsamında olması nedeniyle iskonto işlemi nedeniyle uğranılan menfi zarar toplamının 2.008.864,00 TL olarak hesaplandığı, T.C. Merkez Bankasının Firmalarin Yurt Dişi Kaynakli Dövizlerinin Türk Lirasina Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkinda Tebliğe İlişkin Uygulama Talimati ile yapılan değişiklikle İBKB işlemi ve TC. Merkez Bankasına satış sırasında, Merkez Bankası'nca belirlenecek süre boyunca (TCMB Satış Tarihi+1 ay boyunca) döviz alımı yapmama taahhüdünde bulunulması şartıyla, taahhüt sahibi firmalara dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen tutarın %2'si kadar Döviz Dönüşüm Desteği ödenmesine ilişkin uygulamasının kaldırıldığı, İlgili Tebliğ ve Uygulama Talimatında Döviz dönüşüm desteğinin, Yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Merkez Bankasına satışını gerçekleştiren ya da yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türkiye’ye getirerek 2021/14 sayılı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüştüren firmalara Merkez Bankasınca sağlanacak destek olarak tanımlandığı, Somut olayımızda işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Döviz Dönüş Desteği için taahhütte bulunduğuna Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürüldüğüne ilişkin için herhangi bir belge ibraz edilmediği için döviz dönüşüm desteğinin hesaplanmadığı, Menfi zarar kapsamında taşınmaz satış bedeli olarak ödenen tutarların iadesine kadar geçen süre için elde edilebilecek mevduat faiz tutarının da hesaplandığı, Yukarıda arz ettiğimiz üzere Davalı ... A.Ş. kendisine ödenen taşınmaz satış bedellerini 03.07.2023 tarihinde iade etmiştir. 26.06.2023 tarihinde ödenen 17.000.000,00 TL dışındaki tüm ödemeler 03.07.2023 tarihinde yapılmış ve aynı tarihte iade edilmiş oldukları için faiz kaybı sadece 26.06.2023 tarihinde yapılan 17.000.000,00 TL’lik ödeme için hesaplandığı, Menfi zarar kapsamında olan faiz kaybının istenmesi için temerrüde düşürülme koşulu bulunmadığından kısa vadeli (bir ay) TL mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz hesaplanacağı, Faiz oranının TCMB internet sitesinden alındığı, TCMB internet sitesinde yayımlanan bankaları bir ay vadeli TL mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranı Haziran 2023 tarihi itibariyle % 50 olduğu, 03.07.2023 tarihine kadar işlemiş faizin 163.013,70 TL olarak hesaplandığı, Davacı .... Noterliğinden 12.09.2023 tarihinde gönderdiği ihtarnamede faiz keybını 77.468,75 TL olarak talep ettiği için talebi ile bağlı olacağı, Yine menfi zarar kapsamında taşınmaz alım bedeli harç bedeli olarak ödenen tutarların iadesine kadar geçen süre için elde edilebilecek mevduat faiz tutarının da hesaplandığı, Davacının 23.06.2023 tarihinde taşınmaz alım harç bedeli olarak 1.290.000,00 TL ödediği, Menfi zarar kapsamında olan faiz kaybının istenmesi için temerrüde düşürülme koşulu bulunmadığından ödenen harç tutarının iade alınmadığı, ancak 30.09.2023 beyannamesi ile mahsuplaşma yapılacağı beyan edilmiş olmakla 23.06.2023 tarihinden 30.09.2023 tarihine kadar olan dönem için faiz hesaplandığı, Faiz oranının TCMB internet sitesinden alındığı, TCMB internet sitesinde yayımlanan bankaların bir ay vadeli TL mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranı Haziran 2023 tarihi itibariyle %50 olmakla 30.09.2023 tarihine kadar işlemiş faizin 174.945,21 TL olarak hesaplandığı, Davacı .... Noterliğinden 12.09.2023 tarihinde gönderdiği ihtarnamede faiz keybını 68.172,92 TL olarak talep ettiği için talebi ile bağlı olacağı Sayın Mahkemenin takdirindedir. Buna göre davacı tarafından faiz kaybından dolayı menfi zarar toplamının 2.154.505,67 TL olarak hesaplandığı, Davacı menfi zarar olarak toplam 5.000,00 TL talep etmiş olduğu için talebi ile bağlı olacağı, Müspet zarar kapsamında olan taşınmazın satış ve devrinin yapılamaması sebebiyle taşınmazda meydana gelen değer artışı, aynı nitelikteki taşınmazın daha yüksek bedelle satın alınabilecek olması ve taşınmazın kullanımından kaynaklanacak ticari kazançtan mahrum kalınması şeklindeki sair sebeplerle ortaya çıkan haklar talep edilmediği için müspet zarar tutarının hesaplanmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 28.06.2025 tarihli ek raporda ise; davaya konu 11/04/2025 tarihli kök rapor kanaatlerinde değişiklik olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda;
Davacının dosyaya satımı belirleyen satıcı bankanın da imzasını taşıyan ihale sonuç tutanağı sunmadığı, Satış Şartnamesinin TBK. 275. Maddesinde düzenlendiği şekli ile satış sözleşmesi niteliğini kazanmadığı anlaşıldığı, resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmazların harici satım sözleşmelerinin geçersiz olduğu ve bu durumda taraflarca geçersiz sözleşmeye dayanarak menfi ve müspet zarar talep edilemeyip, sadece sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak tarafların birbirlerine verdiklerini talep edebilecekleri, bu kapsamda davacının davalı hesabına gönderdiği ödemelerin tamamının davalı tarafından davacı hesabına tekrar iade edildiği bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, her halükarda gerek satış şartnamesinde gerek taahhütnamede; davalı bankanın her durumda taşınmazını dilediği koşullarla dilediği şartlarla dilediği kişi ya da kişilere, kurum ya da kuruluşlara satmakta serbest olduğu düzenlenmiş olmakla, tacirler arasındaki artırma koşullarındaki bu irade açıklamaları nedeniyle de davacının müspet veya menfi zararını isteme koşullarının oluşmadığı, her iki tarafında birbirlerine verdikleri şeyi iade ettikleri anlaşıldığından sebepsiz zenginleşmenin de oluşmadığı, ... sorumluluğu yönünden ise ,güvenin boşa çıkması nedeniyle bu sorumluluğun doğabilmesi için güven konusunun objektif bakımdan güven uyandırmaya ilişkin olması gerekir.Yani güven konusu ortalama ,makul ve dürüst bir kişi de güven uyandıracak nitelikde ise hukuk düzeni bu güveni haklı güven olarak değerlendirir ve koruma altına alır.Zira güvenen kişi güven uyandırmaya elverişli davranışın gerçeği yansıtmadığını biliyor ya da bilebilecek durumdaysa böyle bir davranışa güvenmemesi gerektiğini de bilir. Somut olayda davacı tarafın, müzakereler sırasında davalının dürüstlük kuralına aykırı hangi davranışta bulunduğunu ve kendisinin ne gibi bir zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamı incelendiğinde, davalının yayınladığı şartnamenin tamamı, taahhütname ve özellikle şartnamede yer alan teklif bedelinin yatırılmasının, satışın yapılması konusunda davalı bankayı bağlamayacağı hükmü dikkate alındığında; davalının sözleşme öncesi dönemde yükümlülüklerine aykırı davrandığına ilişkin bir hususun gündeme gelmediği ve davalının ... sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı hususları dosya kapsamına uygun hükme dayanak raporla da tespit edilmiş olmakla ; bu haliyle tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucu davacının davasında haklı olmadığı anlaşılmış olmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
Katip
(E-imzalı)
Hakim
(E-imzalı)