İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/606 K.2025/566

🏛️ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/606 📋 K. 2025/566 📅 24.09.2025

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/606 Esas
KARAR NO : 2025/566
DAVA:Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemi
DAVA TARİHİ:14/10/2024
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... tereke sayılı dosyasının 29/03/2024 tarihli ara kararında “..., ..., ..., ... Makine Tesisat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi, ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi, ... Gayrimenkul İnşaat Yatırım Anonim Şirketi, ... ile ilgili önceki tereke temsilcisi yerine görevlendirilen tereke temsilcileri bakımından mahkememizin 23/03/2023 tarihli ara kararı ile yapılan görev tanımında bir daraltılma yapılmadığı da gözetilerek, tereke temsilcileri ... ve ...'e şirketlerin yapacakları tüm toplantılara katılmak, bu şirketlerle ilgili muris ...'nun hisselerini temsilen tüm iş ve işlemleri yapmak (payların temsil edilmesi, oy kullanılması, gerektiğinde genel kurulun toplantıya çağrılması) şirketlerin mali tablolarını incelemek ve tereke menfaatlerinin korunması için adli mercilerde yapılacak işlemleri yapmak, tereke ile ilgili duruşmalara katılmak ve icra takiplerinde terekeyi temsil etmek üzere MÜNFERİDEN YETKİLİ KILINMALARINA, tereke temsilcilerine tereke menfaatlerinin gerektirmesi halinde tereke ile ilgili dava ve işlemleri takip etmek üzere avukata vekaletname verme yetkisi verilmesine” denilerek, genel kurulun toplantıya çağrılması da dahil olmak üzere, tereke temsilcilerine toplantılara katılma yetkisi verildiği, Genel kurul toplantısına ilişkin TTK. m. 409/1 hükmüne göre: “Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır”. Sözkonusu hüküm uyarınca, TTK. m. 413 hükmünde öngörülen gündem maddeleriyle, şirketin genel kurulunun yapılmadığı ve kar payının dağıtılmadığı, müvekkilleri tarafından 13.07.2024 tarihinde; genel kurul toplantısının yapılmaması ve kar paylarının dağıtılmaması durumunda tereke zarar göreceği, TTK. m. 5549 vd. hükümleri uyarınca yöneticilerin hukuki ve cezai sorumlulukları doğacağı gerekçesiyle, anılan hükümler uyarınca, genel kurulun TTK. m. 413 hükmünde yer alan gündem maddeleriyle, 10 gün içinde toplantıya çağrılması talebinde bulunulduğu, davalı şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede; tereke temsilcilerinin, genel kurul toplantısına katılma ve toplantı talebinde bulunma yetkilerinin bulunmadığının ifade edildiği, oysa muris ...'nun hisselerinin tereke temsilcileri tarafından temsil edilmeleri gerektiğine ilişkin tereke mahkemesinin 29/03/2024 tarihli ara kararının açık olduğu, ayrıca bu yönde açılan pay defterindeki kaydın düzeltilmesine ilişkin verilen kararlar da (bir karar hariç) aynı yönde olduğu, bütün bu kararlara rağmen şirket yöneticilerinin, her yılın ilk üç ayında yapmaları gereken genel kurulları yapmadıkları, temettüleri dağıtmadıkları ayrıca yapılacak genel kurullarda tereke temsilcilerini davet etme eğiliminde olmadıkları, bu bakımdan Muris ...'nun hisselerinin tereke temsilcileri tarafından temsil edilmeleri gerektiğine ilişkin Tereke Mahkemesinin 29/03/2024 tarihli ara kararı da dikkate alınarak TTK. m. 412 hükmü uyarınca şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için tereke temsilcilerine yetki verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üstüne bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.03.2024 tarihli ara kararı ile tereke temsilcilerine şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi verilmiş ise de, bu karar hukuka aykırı olduğu, tereke temsilcilerinin pay sahibi sıfatı taşımadığı ve karara müvekkil şirket pay sahipleri vekillerince itiraz edildiği, Sulh hukuk mahkemesinin tereke tespiti davasında yetki aşımı yaparak murisin terekesinde bulunmayan şirket hisseleri yönünden karar verdiği, oysa söz konusu hususun Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanında bulunduğu, Muris ...’nun hisselerinin 10.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararıyla mirasçılarına geçtiği ve bu sebeple tereke kapsamında herhangi bir şirket hissesinin bulunmadığı, Ticaret Sicil ve Ticaret Odası kayıtlarının da bu durumu doğruladığı, TTK m.409/1’de düzenlenen 3 aylık sürenin düzenleyici nitelikte olduğu, bu sürede genel kurul yapılmamasının hukuken sakıncalı olmadığı, genel kurulun ancak yönetim kurulu tarafından ve şirket menfaatleri gözetilerek yapılabileceği, Genel kurul yapılmaması ve kar dağıtılmamasının terekeye zarar vereceği iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, şirketin kâr dağıtımına karar verme yetkisinin münhasıran genel kurula ait bulunduğu, şirketin faal ve kârlı olduğu, bu sebeple terekenin zarara uğradığından söz edilemeyeceği, Tereke temsilcilerinin pay sahibi sıfatı bulunmadığından genel kurulu toplantıya çağırma yetkilerinin de olmadığı, nitekim müvekkil şirket yönetim kurulunun 21.11.2024 tarihli kararıyla 2023 yılı olağan genel kurul toplantısını yapmak üzere çağrı kararı aldığı, bu suretle davanın da konusuz kaldığı, Tüm bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... tereke sayılı dosyasının 29/03/2024 tarihli ara kararı, Müvekkiller tarafından genel kurul toplantısını yapılması için gönderilen 13.07.2024 tarihli ihtarname, Davalı şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarname, Pay defterindeki kaydın düzeltilmesine ilişkin verilen mahkeme kararları deliline dayanmışlardır.
Davacı vekilince sunulan 15/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; "...Huzurdaki davada davacı sıfatı taşıyan tereke temsilcileri ...'in görevi .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasının ... K.numaralı 07/01/2025 tarihli kararı ile sonlandırılmıştır. Muris ...'nun yasal mirasçıları ... arasındaki uyuşmazlıklar anlaşma ile sonlandırılmıştır. Yine yasal mirasçılar vekillerince de dosyaya davadan feragat edildiğine ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına dair feragat dilekçesi sunulmuştur. Nihayetinde tereke temsilcisinin taraf sıfatı .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile sona ermiş; yasal mirasçılar da tüm anlaşmazlıklar hususunda anlaşmaya varmıştır. Huzurdaki davada da tereke temsilcilerinin hiçbir surette taraf sıfatı bulunmamaktadır..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasının celp ve tetkikinde; mahkemece verilen 07/01/2025 tarihli karar ile "...Davanın, tarafların beyanı doğrultusunda FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Tereke temsilcisi olarak görevlendirilen ...'in feragat kararı doğrultusunda TEMSİLCİLİĞİNİN SONA ERDİRİLMESİNE,..." karar verildiği ve verilen kararın 18/03/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı ... Makine Tesisat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin olağanüstü toplantıya çağrılması için izin ve yetki talebine ilişkindir.
Davanın .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyası kapsamında tereke temsilcisi olarak görevlendirilen davacılar tarafından açıldığı, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasında verilen 07/01/2025 tarihli karar ile Tereke temsilcisi olarak görevlendirilen ...'in feragat kararı doğrultusunda TEMSİLCİLİĞİNİN SONA ERDİRİLMESİNE karar verildiği, kararın 18/03/2025 tarihinde kesinleştiği ve davacıların tereke temsilciliği görevinin sona erdiği, eldeki dava bakımından aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın husumet dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin ücreti vekalet talebi bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, dosya üzerinden, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır