İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/123 K.2025/328
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/123 Esas
KARAR NO: 2025/328
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2023
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı---- borçlu olmadığımızın tespiti istemiyle, ---- dosyası ile borçlu müteveffa ----mirasçıları olan müvekkilleri ------- aleyhine yapılan icra takibi ile ilgili olarak imzaya ve borca yönelik itirazlarının sunulması ile borçlu olmadığının tespiti ve davalı uhdesinde bulunan senet hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, haklı davalarının kabulü ile icra takibinin durdurulması ve iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacılar, davalı tarafından ----- sayılı icra takip dosyasına konu bonodaki imzanın müteveffa ---- ait olmadığını, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamış olup, HMK128. Maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,---- sayılı takip dosyası, ---- takip dosyası,------ soruşturma sayılı dosyası, ---- sayılı dosyası, ------ sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş dosya arasına alınmış, dava konusu senet aslı ile ---- yevmiye no'lu vekaletname aslı ile ---- yevmiye no'lu müteveffa ------- ait azilnameye ilişkin evrak asılları celp edilerek yazı işleri müdürlüğü kasasına alınmış, davacı tarafça sunulan satış sözleşmesi aslı dosya arasına alınmış, ---- tarihli rapor alınarak dava sonuçlandırılmıştır.----- alınan ----tarihli ----raporunda özetle, "...İnceleme konusu senet arka yüzde yer alan 1. ciro imzası ile ---- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı, hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer.----------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. --------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve bonodaki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir. Dava konusu bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosya alanında ------- gönderilmiş, ------- alınan raporda dava konusu senetteki imzanın müteveffa----- ait olmadığı tespit edilmiş, alınan rapor taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş, taraflarca süresi içerisinde bilirkişi raporuna itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu senetteki imzanın müteveffa ---- ait olmaması sebebiyle davacı-mirasçıların menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Eldeki davada, dava tarihinden sonra yapılan ödeme sebebiyle İİK 72/6 maddesi gereğince istirdat davasına dönümüştür. ------ üzerinden yapılan kontrollerde davacı-mirasçılardan ----tarafından 9.003,44-TL ödeme yapıldığı, diğer davacı-mirasçı olan ----- tarafından ise 38.894,48-TL ödeme yapılarak icra dosyasının infazen kapatıldığı, dava konusu bonodaki imzanın müteveffa----- ait olmaması sebebiyle davacıların icra tehdidi altında ödedikleri bedellerin istirdatını talep etmekte haklı olduğu değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davacıların davalıya-------sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, 9.003,44-TL'nin ödeme tarihi olan 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ---- iadesine, ----ödeme tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı --- iadesine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. ---------Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluştuğu, davacının kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacıların davalıya------- esas sayılı takip dosyasından dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-9.003,44-TL'nin ödeme tarihi olan 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ---- iadesine,
3-38.894,48-TL'nin ödeme tarihi olan 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı -------- iadesine,
4-İİK 72/5 maddesi gereğince icra takibine konu asıl alacağın %20'si oranında tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Alınması gerekli karar harcı 2.049,30-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 623,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.426,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan -TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 419,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.900,00-TL Adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 6.525,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
8-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.280,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
10-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2025