İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/428 K.2024/566
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/428 Esas
KARAR NO : 2024/566
DAVA : Öz Sermaye Tespiti
DAVA TARİHİ : 24/06/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortak murisi ... ..., davalı ... A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve hissedarlarından olup 25.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirket, ... numaralı sicil kaydı ile ...’ne kayıtlı bir şirket olup, müvekkillerin murisi ... ... vefatı tarihinde 28.143.942 adet hissesi ile davalı ... A.Ş.’nin yaklaşık %54 hissedarı konumunda olduğunu, murisin ¼ oranında yasal mirasçıları olan müvekkillerine murisin vefatı ile ayrı ayrı 7.035.985,5 adet şirket hissesi miras yoluyla intikal ettiğini,
muris ... ...’ın vefatı neticesinde davalı şirkette bulunan muris ... ... hisselerinden, mirasçılık belgesi uyarınca yasal miras payları oranında, davacı ... ... ve ... ...’a intikal eden şirket hisselerinin TTK 493/5. gereğince gerçek değerinin belirlenmesine, bu husustaki değerleme giderlerinin yasal düzenleme gereği şirket giderlerinden karşılanmasına, müvekkillerinin telafisi imkansız zararlara uğramasının önlenmesi, davalı şirket malvarlığının korunması ve şirketin zararlandırıcı faaliyetlerinin önüne geçilmesi amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirkete denetim kayyımı atanması yönünde ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkili şirkete gönderilen ... Noterliği'nin 26.04.2022 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile; müvekkil şirket ve grup şirketleri nezdinde sahip olduklarını ileri sürdükleri paylarından ihtarname keşidecilerinin her birine “intikal eden 1/4 oranındaki hisselerin” şirketler pay defterine kaydedilmesi; şirketlere ilişkin tüm ticari defter ve kayıtların ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Müvekkil şirket merkezinde hazır edilerek bildirilmesi; ve murisin gerek müvekkil şirket gerekse grup şirketleri için şahsi kefaleti bulunup bulunmadığı ve bulunması durumunda riskleri ve karşılık verilen teminatların neler olduğu hususlarında ihtarname tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde bilgi verilmesi talep edildiğini, müvekkil şirketin 26.04.2022 tarihli ihtarnameye karşı cevap olarak keşide ettiği ... Noterliği'nin 28.04.2022 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile; müvekkil şirketin ortaklarının ve yöneticilerinin gerçek kişiliklerinden bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, ihtarnamede belirtilmiş olunan grup şirketlerinin her birinin birbirinden bağımsız tüzel kişiliklere sahip olduğu hususlarının izahtan vareste olduğu; bu nedenlerle ihtarnamede yöneltilen taleplerin hukuki muhatabının müvekkil şirket olmadığı; murisin vefatı ile Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi uyarınca mirasçılarının mirası bir bütün olarak iktisap ettiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca mirasçıların terekeye el birliğiyle sahip olduğu; tereke, mirasçıların anlaşmasıyla veya kazai olarak taksim edilene değin tereke üzerindeki bütün haklar üzerinde mirasçıların ancak birlikte tasarruf edebilecekleri; şirket pay defterlerine kayıt gerçekleşene kadar şirket nezdinde paydaş sıfatına sahip olunamayacağı, ticari sır vasfındaki defter ve kayıtların bu aşamada incelemeye açılmasının hukuken mümkün bulunmadığı; Müvekkil Şirket, bağlı şirketleri veya iştirakleri yönünden ihtarname ile talep edilen şahsi kefalet ve teminat bilgilerinin verilmesinin de mümkün olmadığı ihtar edildiğini, işbu yargılamanın gizli yürütülmesini, müvekkil şirket, davacılara düşecek olan payları bedel karşılığında iktisap etme hakkına sahip olduğunu, davacıların müvekkil şirketin değerine ilişkin ileri sürmüş oldukları iddialar gerçekleri yansıtmadığını, netice itibariyle; öncelikle davacıların haksız ve mesnetsiz tedbir talebinin reddi kararının usule ve yasaya uygun olduğunu belirtmekle birlikte, müvekkil şirketin davacıların da kabulünde olduğu üzere payların gerçek değeri ile mevcut hissedarlar adına almasına ilişkin 6102 sayılı kanundan doğan hakkı mevcut olup payların değerine ilişkin davacıların iddiaları gerçekleri yansıtmadığını, bu sebeple davacıların gerçek dışı iddialarının nazar-ı itibara alınmayarak, şirket kayıtları, sunulan deliller, şirket defterleri üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi ile payların gerçek değerinin tespitini talep ettiğini, Türk Ticaret Kanunu 493. maddesi gereğince sadece "değerleme giderlerini" müvekkil şirket karşılayacağından, dava açılmasına bir kusuru nedeniyle sebebiyet vermeyen müvekkil şirket aleyhine başkaca bir yargılama gideri ve avukatlık ücreti de yüklenmemesi gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan fahiş değer tespiti talebinin reddi ile müvekkili şirket hisselerinin gerçek değerinin tespitine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara tahmilini talep etmiştir.
Davacı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 16/09/2024 tarihli dilekçesiyle, açmış oldukları davasından HMK'nın 307. maddesi gereğince davasından feragat ettiğini ve yargılama giderleri ve vekalet ücret taleplerinin olmadığını, davalı vekilince sunulan 16/09/2024 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettiklerini ve yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmişlerdir.
Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 80,70-TL'den mahsubu ile eksik yatan 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı beyan edilmekle, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/09/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”