İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/758 K.2025/713

🏛️ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/758 📋 K. 2025/713 📅 21.10.2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/758 Esas
KARAR NO:2025/713
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:12/12/2024
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; (Müteveffa) ...'na ait ... Plakalı araç ile dava dışı Şakir Daşdan sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç 08.01.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazada müvekkili cadde üzerinde seyir halindeyken sağ taraftan ... Plakalı araç geçiş esnasında sol arka kapı açılınca müvekkilinin aracının sağ ayna sağ arka kapısına hasar verdiğini, araca bir takım işlemler yetkili servis tarafından yapılmış olup 25.01.2024 tarihli 35.947,72 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, değer kaybı için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin cevap vermediği gibi ödemede yapmadığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen huzurdaki işbu davada değer kaybı sebebiyle oluşan müvekkilinin zararının şimdilik 1.000 TL'nin sigortaya başvuru tarihi olan 27.05.2024 tarihinden sonra oluşacak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olduğunu, eksik yatırılmış olan harçların davacı tarafa ikmal ettirilmesini aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasını, davaya konu kazaya ilişkin tarafların kusur oranlarının yetkin bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu poliçe nedeniyle sorumluluğundan söz edebilmek için poliçede kayıtlı şartların yerine getirilmiş olması şart olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile sınırlı olduğunu, 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesi ile zararın bu kanun kapsamında ve ilgili trafik sigortası genel şartlarına göre tazmin edileceği belirlenmek sureti ile sigorta şirketinin sorumluluğu da trafik sigortası genel şartları dahilinde sınırlandırıldığını, davacı tarafından talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğunu, haksız davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İşbu dava 12/12/2024 tarihinde davacı ... tarafından açılmış olup yargılama esnasında 13/08/2025 tarihinde davacının vefat etmiş olması sebebiyle davacı vekili Av. Durmuş Tunç tarafından mirasçılık belgesinin sunulduğu, yapılan kontrolde geride mirasçı olarak ..., ... ve ...'nun kalmış olduğu; tüm mirasçıların vekaletnamelerinin dosyaya ibraz edilmiş olduğu görülmekle mirasçılar davaya davacı olarak kaydedilmiş olup taraf teşkili sağlanmakla yargılamaya kalındığı yerden devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 08/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracının hasara uğraması sebebiyle HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, davacının aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
OLAY : 08.01.2024 tarihinde saat 16:30 sıralarında İstanbul, Bağcılar, Osmangazi caddesinde seyir halinde bulunan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın, bu sırada sağda duraklama halinde bulunan davalıya sigortalı ve sürücü ... yönetiminde olan ...plakalı aracın sol arka kapısının açılması üzerine sağ ayna ve sağ arka kapısı hasar görmüş, kaza maddi hasarla sonuçlanmıştır.
Davalıya sigortalı aracın sürücüsü her ne kadar kontrollü olarak sol arka kapının açıldığını belirtmişse de kazanın meydana gelmiş olması kapının kontrolsüz açıldığını göstermektedir. Dolayısıyla davalıya sigortalı aracın sol arka kapısının trafik akarken açılması nedeni ile 2918 sayılı KTK'ya bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97: “Taşıt yolu üzerinde duraklayan ve/veya park eden araçlardan inen kişilerin ve taşıta binenlerin, taşıt yolu üzerindeki trafiği tehlikeye düşürecek şekilde davranmaları yasaktır.” kuralının ihlali nedeniyle %100 etkili olduğu, davacı sürücünün normal seyri sırasında park halindeki aracın aniden açılan sol arka kapısına çarpmış olması ile ilgili kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak davacı aracın uğramış olduğu değer kaybını talep etmekte olup, dikiz aynası değişimi değer kaybında etkili değildir. Ancak sağ ön ve arka kapıların ve sağ arka çamurluğun onarılarak boyanmış olması ikinci el rayicini düşüren unsurlardır.
Dava dosyasında bulunan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden dava dosyasına sunulmuş olan 23.12.2024 tarihli tablolarda dava konusu aracın dava konusu kaza öncesi hasar kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır. İkinci el arşivlerine erişim kısıtlı olduğundan ve kasko değerleri değişen fiyatlara bağlı olarak ayda birkaç kere revize edildiğinden kaza tarihine ait kasko değer listelerinden elde edilen kasko değeri aracın kaza tarihindeki rayiç değeri olarak kabul edilmiş olup, hasarsız ikinci el rayici 1.418.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Bu belirlenen oran, nispi yaklaşımla kaza tarihinin hasarsız rayicine uygulanarak kaza tarihinin muadil hasarlı rayici: 0,89 x 1.418.000,00 = 1.262,020,00 TL hesaplanmıştır.
Dolayısıyla dava konusu aracın almış olduğu hasar giderildikten sonra kaza tarihi itibarıyla uğramış olacağı değer kaybı: 1.418.000,00 - 1.262.020,00 = 155.980,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu rapor akabinde davacı / mirasçılar vekili tarafından sunulan 29/07/2025 tarihli dilekçe ile dava değeri toplam 155.980,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Yargılama esnasında alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor, celp edilen tüm deliller bir bütün olarak incelendiğinde meydana gelen kazanın davalının sigortalısına ait aracın sürücüsünün yol kenarında park halindeyken kontrolsüz bir şekilde kapıyı açmasıyla gerçekleştiği, bu sebeple dava dışı sigortalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, davalının da sigortalısının kusuru oranında davacıya karşı sorumlu olması sebebiyle bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkememizce kabulüne karar verilen 155.980,00 TL değer kaybından davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak davalının poliçe limitinin toplam araç başına 120.000,00 TL ile sınırlı olduğu, cevap dilekçesinde de belirtildiği ve ekinde ibraz edilmiş olan dekonttan da anlaşıldığı üzere davalı tarafından davacının kasko şirketi olan dava dışı Eureko Sigorta şirketine 35.948,24 TL ödeme yapılmış olması sebebiyle davalının bakiye poliçe limitinin 84.051,76 TL kalmış olduğu, davalının davacıya karşı sorumluluğunun bu miktar kadar olması sebebiyle davacıların talep edebileceği toplam tutarın bu miktarla sınırlı olduğu kanaatine varılmış olup davacının yargılama esnasında vefat etmiş olması sebebiyle kabulüne karar verilen miktarın mirasçılık belgesi uyarınca belirlenen miras hisseleri oranında davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı müteveffa tarafından işbu dava açılmadan önce 27/05/2024 tarihinde davalıya başvuru yapılmış olması sebebiyle 8. İş gününün 06/06/2024 tarihine takebül ettiği, 07/06/2024 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacıya ait aracın hususi kullanıma ait olması sebebiyle işbu temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı müteveffa ...'nun açmış olduğu davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 08/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 84.051,76 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 07/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile .... Noterliğinin 20/08/2025 tarihli ... Yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde yer alan miras hisseleri oranında davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'na verilmesine,
-Davacıların fazlaya dair istemlerinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 5.741,58-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 2.648,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.665,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 3.075,60-TL peşin harcın (dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 2.648,00-TL harcın toplamı) davalıdan alınarak davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'na verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 147,50-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 5.635,90-TL yargılama giderinin %54 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 3.043,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'na verilmesine, kalanının davacılar üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'na verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin %54 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 1.944,00-TL'sinin davalıdan, kalan 1.656,00-TL'sinin ise davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır