İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/432 K.2025/185
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/432 Esas
KARAR NO : 2025/185
DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’in müvekkili banka bünyesinde birleşen ... A.Ş. kredili müşterisi asıl borçlu ... Ltd.Şti.’nin kefili ...’in mirasçısı olduğunu, muris ...’in genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, mirasçıların borçtan kefalet limiti itibariyle sorumluluğunun bulunduğunu, borçlu muris ...’in genel kredi sözleşmesi gereğince yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirmediğini ve borcun ödemediğini, bu nedenle borçlu şirket ve kefilleri aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ... (Eski esas ...) Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve kefil ...’in vefatı üzerine icra takibinin mirasçılara yönlendirildiğini, fakat mirasçılardan ...’in 21.10.2022 tarihinde borca ve icra takibine itirazda bulunduğunu, müvekkili banka tarafından gönderilen ... 17. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile meri’iyetteki teminat mektubu bedelinin depo edilmesi ve nakit riskin ödenmesinin ihtar edildiğini, müvekkili bankanın nakit alacağının 16.631,57 TL gayrinakit alacak tutarının ise 16.264,52 TL olduğunu belirterek; davalı borçlunun itirazının iptaline, davalının icra tazminatına mahkumiyetine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Ancak, davalı ... 24/01/2024 tarihli duruşmaya katılarak; ''... Benim dosyada herhangi bir borcum bulunmamaktadır, eşim 8 yıl önce vefat etmiştir, eşim vefat etmeden önce bankaya tüm borcunu ödemiştir, herhangi bir borcu bulunmamaktadır, zaten kendisi ödememiş olsaydı zamanında ihalelere de giremezdi, davanın reddine karar verilmesini talep ederiz ...'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski ... Esas) Esas sayılı takip dosyası, 01/07/1998 tarihli 15.000,00 TL limitli ve 09/12/1999 tarihli 2.000,00 TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, ... 17. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ şerhleri, teminat mektubu suretleri, ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı veraset ilamı celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, Emekli Banka Müdürü bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 21/05/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1) Davacı ...Ş. bünyesinde birleştirilen ... A.Ş. ile dışı asıl borçlu ... Şti. arasında imzalanan toplam 17.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçluya Teminat Mektubu Kredisi kullandırıldığı, 2) Huzurdaki davanın esasını oluşturan icra takibine konu nakit ve gayrinakit alacak tutarlarının, ... A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan teminat mektupları ile bu mektupların birikmiş komisyon borçlarından kaynaklandığı, 3) Kefil ...’e kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden adı geçen kefilin takiple temerrüde düştüğü, bu nedenle kat tarihinden takip tarihine kadar nakit alacak tutarına, yıllık % 55,00 akdi faiz oranından yapılan hesaplama sonucunda 13.715,51 TL nakit ve meri olan 2 adet teminat mektubundan dolayı 16.264,52 TL gayrinakit alacak tutarı bulunduğu, 4) Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, muris kefil ...’in 17.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti bulunduğundan, temerrüt/takip tarihi itibariyle hesaplanan 13.715,51 TL nakit ve 16.264,52 TL gayrinakit borcun 17.000,00 TL’lık kısmından kefil ...’in sorumlu tutulabileceği, bu durumda, kefil ...’in mirasçısı olan davalı ...’in, temerrüt/takip tarihi itibariyle hesaplanan 13.715,51 TL’lık nakit borcun tamamından ve 16.264,52 TL’lık gayrinakit borcun ise 3.284,49 TL’lık (= 17.000,00 TL – 13.715,51 TL) kısmının deposundan sorumlu tutulabileceği,
yönündeki görüş ve kanaatimizi ..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Dosya, ek rapor alınmak üzere Emekli Banka Müdürü bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 3a) Yargıtay güncel emsal ilamlarında, kefilin temerrüde düşürülmesi için ihtarnamenin kefile tebliğinin şart olduğu görüşündedir; “(…) Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur. Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. [Yargıtay 19. HD 07.12.2015 Tarih, ...E., ... K.] Kök raporun 3’ncü sayfasında yer verildiği üzere, kat ihtarnamesi kefil ...’e tebliğ edilememiştir. Bu sebeple, hemen yukarıdaki Yargıtay’ın emsal ilam dikkate alınarak, davalı kefilin takiple temerrüde düştüğü yönündeki görüşümüzü muhafaza etmekteyiz. Bununla birlikte; kefil bakımından da dava dışı asıl borçlu gibi, Genel Kredi Sözleşmesinin 52.1.’nci maddesi uyarınca, temerrüdün 08.10.2006 tarihinde oluştuğu görüşünün sayın Mahkeme tarafından benimsenebileceği dikkate alınarak, aşağıda takip tarihi itibariyle davacının alacak.tutarı.hesaplanmıştır. ¸
Bu durumda; kefil ..., 08.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından, kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın sorumlu tutulabileceğinden, taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde, adı geçen kefilin mirasçısı olan davalı ...’in;
➢ Takip tarihi itibariyle 16.177,07 TL’lık nakit borcun tamamından,
➢ 16.264,52 TL’lık gayrinakit borcun ise 6.211,11 TL’lık (= 17.000,00 TL Kefalet Limiti - 10.788,89 TL Temerrüt Tarihi Asıl Alacak Tutarı) kısmının deposundan, sorumlu.tutulabileceği.değerlendirilmektedir.
3b) Kök raporumuzun 2’nci sayfasında yer verildiği üzere, kefil ...’in, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde 17.000,00 TL tutarında kefalet imzası bulunmaktadır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, “kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından
sorumludur” görüşündedir. “(…) Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. (…)” [Yargıtay 19. HD 07.12.2015 Tarih, ... E., ... K.] “(…) Somut olayda, dava konusu genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış olan davalı kefillere, hesap kat ihtarı tebliğ edilmemiş ise de hesap kat ihtarının dava dışı asıl borçluya tebliğ edildiği ve böylece asıl borçlunun takip tarihinden önce temerrüde düşürülmüş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı kefillerin takip tarihi itibariyle sorumluluklarının asıl borç ve asıl borca takip tarihine kadar işleyecek faizleri toplamının kefalet limitini geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. (…)” [Yargıtay 19. HD 01.12.2015 Tarih, ... E.,...K.] “(…) Davalı, davacı banka ile dava dışı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Dosya içeriğinden davalı kefilin icra takibi öncesi
temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limit dahilinde sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, davalı kefilin, asıl borçlunun asıl borcu ile temerrüt faiz borcundan kefalet limiti kadar sorumlu olduğu gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. (…) [Yargıtay 19. HD 22.02.2016 Tarih, ...E., ...K.] Kefil ...’e kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden takiple temerrüde düşmüştür. Bu durumda, temerrüt/takip tarihi itibariyle teminat mektubu komisyonları bakımından hesaplanan 13.715,51 TL nakit ve Genel Kredi Sözleşmesinin 20. Maddesi uyarınca 16.264,52 TL gayrinakit borç tutarı toplamının, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere, 17.000,00 TL’lık kısmından kefil ...’in sorumlu tutulabileceği değerlendirilmektedir. Bu sebeple, takiple temerrüde düşen kefil bakımından kök raporun 5’nci sayfasında temerrüt/takip tarihi itibariyle hesaplanan; 13.715,51 TL’lık nakit borcun tamamından ve 16.264,52 TL’lık gayrinakit borcun ise 3.284,49 TL’lık (= 17.000,00 TL – 13.715,51 TL) kısmının deposundan, kefilin mirasçısı olan davalı ...’in sorumlu tutulabileceği yönündeki görüşümüzü muhafaza etmekteyiz.
Bununla birlikte; Genel Kredi Sözleşmesinin 52.1.’nci maddesi uyarınca, dava dışı asıl borçlu gibi kefilin de 08.10.2006 tarihinde temerrüdü düştüğü görüşünün sayın Mahkeme tarafından benimsenebileceği dikkate alınarak, hemen yukarıda takip tarihi itibariyle hesaplama yapılmıştır. Sayın Mahkeme tarafından, kefilin 08.10.2006 tarihinde temerrüde düştüğü görüşünün benimsenmesi halinde, adı geçen kefilin mirasçısı olan davalı ...’in; ➢ Takip tarihi itibariyle 16.177,07 TL’lık nakit borcun tamamından, ➢ 16.264,52 TL’lık gayrinakit borcun ise 6.211,11 TL’lık (= 17.000,00 TL Kefalet Limiti – 10.788,89 TL Temerrüt Tarihi Asıl Alacak Tutarı) kısmının deposundan, sorumlu tutulabileceği değerlendirilmektedir. 3c) Davacı tarafından, takip tarihinden itibaren 10.788,89 TL Asıl Alacak tutarına yıllık % 105 faiz oranından temerrüt faizi talep edilebilecektir. Takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımla arz ederim ..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacakların tahsili ile gayri nakdi alacakların depo edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; devir öncesi ... A.Ş. ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında 01/07/1998 tarihli 15.000,00 TL limitli ve 09/12/1999 tarihli 2.000,00 TL limitli olmak üzere toplam 17.000,00 TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı ...'in muris ... mirasçısı olup muris ...'in işbu genel kredi sözleşmelerine toplam 17.000,00 TL miktarla müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, davalının mirasçı sıfatıyla kefil murisin borçlarından kefalet limiti ile sorumlu olduğu, genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.ye teminat mektubu kredisi kullandırıldığı, ancak dava dışı asıl borçlunun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi kredi alacaklarını sözleşmede kararlaştırılan şekilde davacı bankaya ödeyemediği, bu durum üzerine ...A.Ş.'nin ... 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesaplarının kat edildiği ve 02/10/2006 kat tarihi itibariyle bankaya olan toplam kredi borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki (2) gün içinde bankaya ödenmesini dava dışı asıl borçlu ile kefillerden talep ettiği, hesap kat ihtarnamesinin davalının murisi kefil ...'e adresten taşındığı belirtilerek tebliğ edilemediği ve bilâ ikmal edildiği, ancak kefil ...'in kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile adresini "..." şeklinde belirttiği, kat ihtarnamesine ilişkin davetiyenin mazbata parçasından açıkça görüleceği üzere kefilin sözleşmede belirtilen bu adresine çıkartıldığı, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 52. maddesinde kefilin sözleşmedeki yazılı adresinin kanuni ikametgah adresi olduğu, bu adrese yapılacak tebligatların şahsına yapılacağını kabul ettiği, ikametgah değişikliği halinde yeni ikametgah göstermenin ve bu yeni ikametgahın davacı Bankaya noter marifeti tebliğ edilerek bildireceği, aksi halde kefilin sözleşmedeki adresine yapılacak tebligatın geçerli olacağı ve kefilin itiraz hakkının bulunmayacağının kararlaştırıldığı, davalının murisi kefil ...'in adres değişikliğini Bankaya bildirmediği, dolayısıyla genel kredi sözleşmesinin 52.maddesi uyarınca davetiyenin kefilin sözleşmedeki adresine ulaştığı 05/10/2006 tarihi itibariyle tebliğin yapılmış sayılması (YARGITAY 11. HD. ... E. ...K.) gerektiği, ihtarda belirtilen atıfet süresi eklendiğinde kefil ...'in 08/10/2006 tarihinde temerrüte düştüğü, kat ihtarnamesinde davalı kefillere tanınan atıfet sürelerine rağmen borcun ödenmediği, ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı veraset ilamı uyarınca muris kefil ...'in 27/12/2016 tarihinde vefat ettiği, davacı bankanın muris kefilin ölümü üzerine veraset ilamı uyarınca kefilin mirasçıları hakkında ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, ancak davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacının duran takibe devam edilmesi için işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların hesabın kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelecekleri, muacceliyet için kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, kat ihtarının tebliğinin ancak muhatap borçlu ya da kefiller için takip öncesi temerrüt durumunu etkilediği, öte yandan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan kişilerin asıl borçlu gibi kredi borcundan kefalet ettikleri tutar kadar hukuken sorumlu bulundukları, bu bağlamda asıl borçlunun genel kredi sözleşmesindeki kredi borçlarını geri ödeyememesi halinde, alacaklının elbette müteselsil kefilleri takip ve dava edebileceği konusunda duraksama yoktur.
Öte yandan, kefilin ölümü halinde murisin mirasını reddetmemiş mirasçılarının da sahip oldukları hakların yanı sıra terekenin borçlarından da (kefilin kefalet limiti ile sınırlı olarak) sorumludurlar.
Uyuşmazlığın temeli, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise icra takip tarihi itibariyle asıl alacak ve feri kalemlerle (işlemiş faiz ve masraf) birlikte kefilin kefalet miktarı da gözetilerek alacaklı olduğu toplam miktarının tutarı noktasında toplanmaktadır.
Meselenin halli, özel ve teknik bilgi ile nitelikli hesaplama gerektirdiğinden bankacılık alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Bu amaçla, dosya bankacılık alanında uzman ve emekli banka müdürü bilirkişi ...' e tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapor dosyaya sunulmuştur.
Bankacı bilirkişi tarafından sunulan 24/01/2025 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere; genel kredi sözleşmelerinin 02/10/2006 tarihi itibariyle kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin davalının murisi kefil ...'e adresten taşındığı belirtilerek tebliğ edilemediği ve bilâ ikmal edildiği, adres değişikliğine ilişkin durumun ve yeni adresin muris kefil tarafından Bankaya noter marifeti ile bildirilmediği, bu suretle genel kredi sözleşmesinin 52.maddesi uyarınca davetiyenin kefilin sözleşmedeki adresine ulaştığı 05/10/2006 tarihi itibariyle tebliğin yapılmış sayılması kabul edilerek ihtarda belirtilen atıfet süresi gereği muris kefil ...'in 08/10/2006 tarihinde temerrüte düştüğü, bankanın hesabın kat edildiği tarih itibariyle davalının murisi kefilden 10.788,89 TL asıl alacak, kat tarihi ile temerrüt tarihi (02/10/2006- 08/10/2006) arasında 98,90 TL işlemiş akdi faiz (GKS uyarınca akdi faiz %55 oranında), temerrüt tarihi ile takip tarihi (08/10/2006- 14/03/2007) arasında 4.940,41 TL işlemiş temerrüt faizi (GKS uyarınca akdi faiz %105 oranında), 251,97 TL BSMV ve 105,55 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 16.185,72 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davacı banka icra takibinde alacak tutarı olarak 16.071,52 TL talep ettiğinden, talep edilen tutarın hesaplanan miktardan az olması ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca nakit alacak için davacının netice itibariyle 16.071,52 TL Asıl Alacak ve 105,55 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 16.177,07 TL alacaklı olduğu, gayri nakit alacak bakımından dava konusu iki adet teminat mektubunun meri durumda olduğu, davacı bankanın ... tarihli ... seri numaralı ve 1.421 TL bedelli ve ... tarihli ... seri numaralı ve 14.843,52 TL bedelli iki adet teminat mektubundan takip tarihi itibariyle toplam 16.264,52 TL'nin teminat mektupları meri olduğundan bankaya deposunu talep hakkının bulunduğu, ancak kefilin 17.000 TL kefalet limiti nazara alındığında kat tarihi itibariyle 10.788,89 TL nakit alacak mahsup edildiğinde gayri nakit alacak için bakiye kefalet limitinin 17.000 TL - 10.788,89 TL= 6.211,11 TL olduğu, dolayısıyla davalının iki adet toplam 16.264,52 TL teminat mektubu depo bedelinden kefalet limiti gözetilerek 6.211,11 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, aşan kısımdan kefalet limiti uyarınca sorumlu olmadığı kabul edilmiştir / sonucuna varılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından sunulan 24/01/2025 tarihli ek rapor ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olup, tarafların ve Mahkemenin denetimine elverişli olduğu, davacı taleplerinden farklılıkların gerekçeli olarak açıklandığı, nihayetinde alacak hesabında maddi hata bulunmaması karşısında ek rapora itibar edilmiş, içeriği denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi ek raporuna karşı davalı tarafça itirazda bulunulmamıştır.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı genel kredi sözleşmesinin 20. maddesi uyarınca davalının kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın teminat mektubunun depo edilmesi talebinin tümü için sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bilakis bahsi geçen sözleşmenin 20.maddesinde kefilin teminat mektubu ve gayri nakdi kredilere ilişkin olarak kredi imza bölümünde belirtilen kefalet miktarına kadar sorumlu olacağının açıkça düzenlenmekle davacı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında; mahkememizce hükme esas alınan 24/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Gayri nakdi alacak bakımından, alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. Nakdi kredi alacağı ise likit ve muayyen olmakla birlikte itiraz eden davalı mirasçı olup davacı tarafça mirasçı borçlunun kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından 2004 s. İİK 67/3. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
(TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA),
1.NAKDİ ALACAK TUTARI BAKIMINDAN;
Davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 16.177,07 TL Alacak üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarına (10.788,89 TL) yıllık % 105 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2. GAYRİ NAKDİ ALACAK TUTARI BAKIMINDAN;
a)Davacı tarafından icra takibine konu edilen Teminat Mektubundan kaynaklanan (11/08/1998 tarihli 74816 seri numaralı ve 1.421 TL bedelli ve ... tarihli ... seri numaralı ve 14.843,52 TL bedelli iki adet teminat mektubu) takip tarihi itibariyle toplam 16.264,52 TL'nin muris ...'in kefalet limiti gözetilerek (17.000 TL - 10.788,89 TL) 6.211,11 TL gayri nakdi alacağın davalı ... tarafından davacı banka nezdinde açılacak olan faizsiz bir hesaba DEPO EDİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, ayrıca takip sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde tazmin bedeli üzerinden ve tazmin tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık % 105 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmasına,
3-Nakdi alacak bakımından 2004 s. İİK 67/3. maddesindeki yasal koşullar bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Gayri nakdi alacak bakımından, alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Kabul edilen dava değeri (nakdi alacak 16.177,07 TL + gayri nakdi talebi yönünden 6.211,11 TL = 22.388,18 TL) üzerinden alınması gereken 1.529,33 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 427,90 TL posta ve tebligat masrafı ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.427,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.055,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan 2.372,68 TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinden davalı davada kısmen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olduğundan 1.186,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan 1.186,34 TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (22.388,18 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 22.388,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumları ile 6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca 2.621,69 TL'sinin davalıdan, 498,31 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır