İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/664 K.2025/298
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/664 Esas
KARAR NO : 2025/298
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/01/2021
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.05.2012 tarihinde ... Mevkiinde müvekkili ...'un da içinde yolcu olduğunu, sürücü ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracını geriye doğru kaçırması neticesinde önce arkada bulunan ... plakalı aracın arka kısmına, ardından da depo olarak kullandıkları kapı ve duvar kısımlarına çarpmış ve sol kısımları üzerine yatması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada sürücü ...' in 2918 sayılı KTK'da belirtilen (manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak) kuralını ihlal ettiğinden davaya konu kazanın meydana geldiğini, sürücü ...' in asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili ...'un olay yerine çağırılan ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ağır yaralandığını, eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin, kaza sebebiyle oluşan maluliyetini gösterir Engelli Sağlık Kurulu raporunun bulunduğunu, ...Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen rapora göre bir maluliyet oranının belirlendiğini, davaya konu trafik kazasına karışan ... plaka numaralı aracın dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Poliçe No’su ile sigortalandığını, 12.12.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kazaya ilişkin ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından kazaya dair herhangi bir zarar ödemesinin yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak bir anlaşmanın sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesine göre belirlenecek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra, davalı şirket yönünden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden 8 gün sonra işletilecek faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı asilin uğramış olduğu zarar ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın tazminat taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, huzurdaki davayı maddi tazminat talepleri yönünden belirsiz alacak davası olarak açmış olduklarını, dava değerinin dava dilekçesinde 1.000 TL olarak belirtildiğini, müvekkili sigorta şirketinin gerçekleşen trafik kazası neticesinde uğradığı maddi zararların tazminine ilişkin olarak ikame ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kusur ve maluliyet oranlarını kendince belirlediğini, tazminat taleplerini belirli/belirlenebilir hale getirdiğinin açık olarak görüldüğünü, kaza sonrası kazaya bağlı olarak meydana gelen kaybını ve alacağını belirttiğini, bu anlamda, davacının müvekkili şirketten tazmin edilmesini talep ettiği maddi tazminat miktarı belirli/belirlenebilir durumda olduğunu, poliçe limitleri ve maddi tazminat tutarı gibi hususlar belirsiz alacak konusu olmadığını, belirsiz alacak davasının açılabileceği durumlar kanunda kesin şekilde belirlendiğini, bu çerçevede davacının ancak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceğini veya imkansız olduğu hallerde davasını belirsiz alacak davası olarak açabileceğini, alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli/belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yararın dava şartı niteliğinde olduğunu, alacağın miktarının tam ve belirli/belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından, huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca yetki itirazlarında bulunduklarını ve yetkili mahkemenin ise İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin ZMMS poliçesi kapsamında olmadığını, iş bu taleplerinin SGK 'ya yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesaplamasına karar verilmesi halinde hatır taşıması kurumunun iş bu davada uygulanarak tazminatta indirime gedilmesini talep ettiklerini, mahkemenin aleyhe hüküm kurması halinde sigorta poliçelerindeki teminat miktarlarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak poliçe kapsamında ve poliçe limitleri dahilinde olacağını, haksız olarak açılan davanın öncelikle usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise kaza ile zarar arasında illiyet bağı bulunmayan davanın esastan reddini, davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin de reddi ile haksız açılan davada müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 06/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel zararların tazmi istemine ilişkindir.
Dava ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/06/2021 tarihli ... esas ve... karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize tevzi olunmuş ve işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılama devam ederken davacı ... 04/08/2022 tarihinde vefat etmiş olup, sunulan mirasçılık belgesine göre muris ... mirasçıları ..., ... ve ... davaya devam etmişlerdir.
Davacılar murisinin maluliyet oranı ve iyileşme süresine yönelik iddiaları bakımından kaza tarihinin 06/05/2012 olması sebebiyle, kaza ve poliçe tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hükümlerine uygun olarak rapor düzenlenmesi için dosya ATK gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulunun ... karar sayılı ve... karar sayılı ön raporlarındaki eksiklikler tamamlanarak dosya yeniden ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiştir.
ATK 2. İhtisas Kurulunun ...tarih ve ... karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; Hüseyin oğlu 1959 doğumlu ...'un 06.05.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kişinin maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur.
Mahkememizin 07/05/2025 tarihli duruşmasında muris Faruk mirasçıları vekili dosya üzerinde aktüer bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmediklerini, bu nedenle davalarını ıslah etmeyi de düşünmediklerini, fazlaya ilişkin haklarını ise ayrı bir dava yönünden saklı tuttuklarını bu nedenle davanın mevcut hali ile dava dilekçesinde belirtmiş oldukları 1.000,00 TL değer üzerinden kabulünü talep ettiklerini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Müteveffa davacı mirasçılarının tazminat talebinin dayanağı olan zararın niteliği, miktarı ve kusur durumu gibi hususların teknik ve uzmanlık bilgisi gerektirdiği, bu bağlamda, söz konusu hususların sağlıklı bir şekilde değerlendirilerek bir karar verilebilmesi için dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılması hususunun zaruri olduğu, HMK'nın 266. ve devamı maddelerinde bilirkişi incelemesinin usul ve esasları düzenlendiği, anılan hükümler uyarınca, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen bilirkişiye başvurabileceği, somut olayda, müteveffa davacı mirasçılarınca dava sürecinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı, mahkememizce, davanın aydınlatılması ve hakkaniyete uygun bir karar verilebilmesi amacıyla bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu düşünülmekle birlikte, müteveffa davacı mirasçılarının bu yönde bir talebinin olmaması ve mevcut delil durumu itibarıyla zararın ve sorumluluğun kesin ve net bir şekilde tespitinin mümkün olmaması nedeniyle, müteveffa davacı mirasçılarının tazminat talebinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, zira, müteveffa davacı mirasçılarının, iddia ettiği zararın miktarını, niteliğini ve bu zararın davalının sigortalısı sürücünün kusuru neticesinde meydana geldiğini somut ve inandırıcı delillerle ortaya koymakla yükümlü olduğu, bilirkişi incelemesi, bu ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde önemli bir araç olmasına rağmen, müteveffa davacı mirasçılarının bu imkandan faydalanmadığı anlaşılmakla müteveffa davacı mirasçılarının tazminat talebinin, sunulan deliller ve dosya kapsamı itibarıyla yeterince ispatlanamadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 59,30TL harcın mahsubu ile eksik kalan 556,10-TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.07/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır