İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/488 K.2024/1069
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/488 Esas
KARAR NO: 2024/1069
DAVA: İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/04/2017
KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın------ tarafından dava dışı ------kredi kullandırıldığını; --------- bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını; kullandırılan ticari kredinin ödenmemesi üzerine banka tarafından hesabın kat edilip muacceliyet ihtarının asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiğini, ancak borç ödenmeyince ----- dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların icra takibine haksız itirazları ile takibin durduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılardan -------- iş bu davanın itirazdan itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle reddi gerektiğini, kredi sözleşmesindeki kendine ilişkin imzaların sahte olduğunu, bu nedenle de reddi gerektiğini, kaldı ki istenen faiz oranının da çok fahiş olduğunu belirterek savunmada bulunmuş,
İcra takibi ve takibe itirazdan sonra ancak davadan 1 ay önce kadar ölen diğer davalı ----- mirasçıları davaya dahil edilmiş, ----------mirasçıları vekili de, itirazdan itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, takibe konan alacağın 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, icra takibi esnasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesine, bu kabul edilmezse zaman aşımı gereğince reddine karar verilmesini; murisin icra takibinden sonra olsa da davadan önce ölmüş olması sebebiyle dahili dava yönüyle davaya ithal edilemeyeceklerini, müvekkillerinin murisin terekesi borca batık olmasından dolayı mirası reddedeceklerini, kaldı ki TBK 20 maddesi gereğince sözleşmenin matbu olarak hazırlanan bir metinden oluştuğunu, müvekkillerine gerekli açıklamaların yapılmadığını belirterek genel işlem sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; ayrıca mahkememizin yetkisiz olduğunu müvekkillerinin Develi'de oturması nedeniyle ----Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır. Davacı banka genel kredi sözleşmesinde kefil olan borçlular aleyhine başlattığı icra takibinde kefil ------- nolu taksitli kredi için 6.924,34 TL asıl alacak, --- işlemiş faizi ------kredisi yönünden 410.777,90 TL asıl alacak, 261.117,51 TL işlemiş temerrüt faizi, 52.770,81 TL satış harç ve diğer masrafları olmak üzere toplam 854.605,82 TL üzerinden ve 6.924,34 TL lik asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %24,30 oranında temerrüt faizi ve çıkacak faiz miktarına da %5 ----- uygulanarak, 410.777,90 TL lik asıl alacağa ise yıllık %22,50 temerrüt faizi ve bu faiz miktarına %5 ------ uygulanarak tahsili yönünden; davalı kefil -------- yönünden ise 281.500,00 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa yıllık %22,50 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ---------- uygulanarak tahsili için dava açmış, her iki borçluda borcumuz yoktur şeklinde itiraz etmişler; süresinde yapılan itirazlarla takip durmuştur. Ancak itirazlardan itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış ise de; hak düşürücü sürenin itirazların alacaklıya yada vekiline tebliğinden itibaren başlayacağı, böyle bir tebligat bulunmadığı nedeniyle itiraz süresinin başlamadığı mahkememizce belirlenmiş, her iki davalı tarafından bu yüzden 1 yıllık hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddine dair savunmalarına itibar edilmemiş, 3.celsede bu itirazlarreddedilmiştir. Davalı----- mirasçıları vekilinin alacağın zaman aşımına uğradığına dair itirazda incelenmiş olup, hesap katından sonra 5 sene geçmeden evvel icra takibi başladığı ve icra takibi başlamakla zaman aşımı kesinliğinden dolayı bu davanın borcun zaman aşımına uğradığına dair def'ine de itibar edilmemiştir.İcra takibi ve takibe itirazdan sonra, ancak dava açılmadan çok kısa bir süre önce----- de vefat eden -------- ölümünden haberdar olmayan davacı banka tarafından bu davalıya karşı da itirazın iptali davası açılmış ve mahkememizce 2.celseden itibaren birleştirme talepli dava açılmak üzere süre verilmiş ise de; ------- mirasçılarının mahkememizce süre verilmeden önce davacı tarafça dahili davalı yapıldığı; her ne kadar diğer davalarda bu mümkün değil ise de, iş bu davanın itirazın iptali davası olduğu, bir yerde derdest olan icra takibiyle ilintili ve onun devamı niteliğinde olduğu; takip anında ve itiraz anında sağ olan borçlunun, borca itirazından sonra ve davadan hemen evvel ölmesi halinde dahili davanın usul ekonomisi yönünden de mümkün sayılabileceği mahkememizce kabul edilmiş, davaya devam edilmiş, Kefaletlerin eski -------- zamanında verildiği, eski----- zamanında kefaletteki el yazılarının mutlaka kefillere ait olmasının gerekmediği, sadece yazılı olması ve kefalet limitinin ne olduğunun ve kefalet cinsinin ne olduğunun yazılı olmasının yeterli olduğu; bu nedenle bankaca sunulan kefaletlerin geçerli olacağı, Ancak davalılardan------ aynı zamanda kefaletteki imzaya itiraz ettiği nazara alınarak bu davalının örnek imzaları toplanmış, kefalet imzaları ile karşılaştırılmak suretiyle sahte olup olmadıkları konusunda ----- rapor alınmış;---- raporunda bankanın ibraz ettiği ----- tarihli sözleşmede bu davalının imzasının bulunmadığı (zaten bankanın da bu sözleşmeden dolayı bu davalıdan bir talebinin bulunmadığı)------ tarihli sözleşmedeki imzaların davalı ------ait olduğu, sadece bunlardan ----tarihli sözleşmenin ---yazıların------- ait olmadığı tespit edilmiştir. Ancak yukarıda da izah olunduğu üzere eski BK zamanında yazıların mutlaka kefile ait olması gerekmediğinden her iki sözleşmedeki imzalarında bu borçluya ait olduğundan, artık ----- de kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olacağı mahkememizce kabul edilmiştir.Davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmelerinde, taraflar arasında ihtilaf vuku bulduğunda banka kayıtlarının esas alınacağı yazılı olup bu delil sözleşmesi niteliğindedir, kefilleri de bağlar.Bu sebeple banka kayıtları üzerinde uzman bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup, bankacı bilirkişi dava dışı şirketin almış bulunduğu kredilerin ödenmemesi sebebiyle sözleşmeye dayalı olarak banka tarafından hesabın kat edildiğini, kat ihtarının tebliğe çıkarıldığını, hesabın katı ile birlikte bankanın kalan tüm alacağının muaccel hale geldiğini, temerrüt tarihine kadar bu tür kredilere uygulanan faiz üzerinden işlemiş faizin hesaplanıp kat ihtarından sonra oluşan temerrüt tarihinde banka alacağı ile hesaplanan bu faizin toplanması suretiyle asıl alacağın tespiti gerektiği; bu şekilde tespit edilen asıl alacağa da takip tarihine kadar temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanabileceği kuralı gereğince her iki borçlunun ayrı ayrı miktardaki sorumluluklarını tespit etmiş;mahkememizce bilirkişi raporu hesaplama şekli ve gerekçeleri yönünden yerinde olduğu gözetilerek kabule şayan bulunmuş ve hükme esas alınmış,Davacı tarafın icra inkar tazminatı istediği, banka kredi alacaklarından doğan miktarların likit olup, haksız bulunan itirazları sebebiyle davalılardan inkar tazminatı alınması da gerektiği değerlendirilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
Davalıların --------- sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline,
Takibin davalı kefil ------- yönünden:
------- nolu taksitli kredi için 6.924,34 TL asıl alacak, 123.015,26 TL işlemiş faizi,
---- kredisi yönünden 410.777,90 TL asıl alacak, 261.117,51 TL işlemiş temerrüt faizi, 43.082,00 TL satış harç ve diğer masrafları olmak üzere toplam 844.917,01 TL üzerinden ve 6.924,34 TL lik asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %24,30 oranında temerrüt faizi ve çıkacak faiz miktarına da %5 ---------uygulanarak, 410.777,90 TL lik asıl alacağa ise yıllık %22,50 temerrüt faizi ve bu faiz miktarına %5 ------ uygulanarak devamına,
Takibin kefil -------- mirasçıları yönünden:
156.700,00 TL asıl alacak ve buna yıllık %22,50 oranında temerrüt faizi ve çıkacak faiz miktarına da %5 ------ eklenerek devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali taleplerinin reddine,
Taraflardan yapılacak tahsilatların birbirleri ile tekerrür ettirilmemesine,
417.702,24 TL asıl alacaklar toplamının üzerinden %20 icra inkar tazminatının davacıya verilmek üzere bunun ilk 156.700,00 TL lik kısmının üzerinden hesaplanacak %20'sinden hem davalı --- hemde ---- mirasçılarının müteselsilen sorumlu olmasına, kalan miktar üzerinden hesaplanacak %20'sinden ise sadece davalı ---- sorumlu olmasına,
Alınması gereken 57.716,28 TL ilam harcından dava açılırken alınan 14.594,54 TL nin mahsubu ile eksik 43.121,74 TL ilam harcının ilk 7.997,44 TL sinin davalı ---- mirasçıları ----------müteselsilen, kalan 35.124,30 TL sinin ise sadece davalı ------ alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafından karşılanan 14.625,94 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile; 10.125,00 TL davacı tarafından ödenen Adli Tıp Fatura ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.815,00 TL de yazışma ve tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 13.939,39 TL lik kısmının toplamı 28.565,33 TL yargılama giderinin; ilk 5.297,78 TL lik kısmının davalı-------------müteselsilen, kalan 23.267,55 TL sinin ise davalı ---- alınarak davacı bankaya verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye karar gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 130.288,44 TL nispi vekalet ücretinin ilk 30.000,00 TL sinin davalı -------- mirasçıları----müteselsilen, kalan 100.288,44 TL sinin ise sadece davalı------- alınarak davacı bankaya verilmesine; reddedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından (toplam talep 1.006.376,71 TL olup bundan 844.917,01 TL düşülerek bulunan ve diğer kefil Mehmet Türkoğlu'nun sorumluluğunda kalan kısmında bunun içinde eridiği sebebiyle) 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin de davacıdan alınıp davalı ---- mirasçıları ----- verilmesine,
Dair karar huzurdaki davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak ve oy birliğiyle verildi. Açıkça okundu, usulen tefhim olundu. 26/12/2024