İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/256 K.2025/716
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/256
KARAR NO : 2025/716
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 25/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ Otomotiv, 2023 yılında ---- ticari hayatına başlamış olduğu ve 2024 yılında ------faaliyetlerine devam ettiği, kuruluşundan bu yana müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı amaçladığını, geniş araç filosu ve kaliteli hizmet anlayışıyla araç kiralama sektöründe kendine sağlam bir yer edindiğini, ----- Otomotivin, yaklaşık 150 araçtan oluşan geniş filosu ile her türlü otomobil ihtiyacına cevap verebilmekte olduğunu, ekonomik grup araçlardan minibüslere kadar çeşitlilik gösteren araçları ile müşterilerine çeşitli seçenekler sunmakta olduğunu, ayrıca, dizel araç seçenekleri ve sürekli yenilenen araç filosu ile kaliteli ve güvenilir hizmet sağlamakta olduğunu, şirketlerinin, yüksek kalite standartlarını ve güvenilir teslim sürelerini, tüm üretimlerinde iyi eğitimli ve tecrübeli uzman kadrosu ile sağlamakta olduğunu, her alanda sürekli iyileştirmeye olan inançları sayesinde ürün ve proseslerimizi devamlı geliştirmekte olduğunu, temel çalışma prensiplerinin sürekli iyileştirme, büyüme, müşteri memnuniyeti, maliyetlerde iyileştirme ve karlılık şeklinde olduğunu, ülkemizde son 2 yıldır meydana gelen enflasyon ortamı ve mali piyasalarda oluşan faiz ve döviz dengesizliği, tüm ülkeyi etkilemiş olduğunu, ülkede yaşanan ekonomik gelişmeler sebebiyle, süreç içerisinde firmamızın satışları yükselen bir seyir takip etmiş olsa bile, tahsilat oranlarında aşağıya düşüşler meydana gelmekte olduğunu, piyasa borç ve finansal kredi ödemelerini ödemede şimdiye kadar sıkıntıya düşmeyen şirketin, son günlerde, tahsilat sıkıntısı yaşamaya başlamış olduğunu, gerek şirket faaliyetlerinde meydana gelen daralma ve gerekse ülke ve dünya ekonomisinde meydana gelen daralmalar sebebiyle, şirketin kısa ve orta vadede kredi ve çeklerini ödeme güçlüğü içerisine düşürmüş olduğunu ve nakit akışının bozulması neticesi ile karşı karşıya bırakmış olduğunu, açıklanan sebeplerle tüm bu olumsuzluklar sonrasında, gelinen noktada, müvekkili olduğu şirketin yaşadığı ve gelecekte yaşayacağı nakit sıkıntısı nedeniyle, borçların vadelere yayılmaksızın ödenemeyeceği anlaşıldığından, alacaklılara -detaylarına konkordato ön projesinde yer verildiği şekilde- vade konkordatosunu içeren konkordato teklifinde bulunulması zorunlu hale gelmiş olduğunu, İİK m. 286/1-a hükmüne göre konkordato ön projesinde, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceği, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağı, borçlunun faaliyetlerine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak mı sağlanacağı ile ilgili bilgilerin yer almasının zorunlu olduğunu, bu doğrultuda, müvekkili olduğu şirketin alacaklılara, alacaklarının %100’ünü, geçici ve kesin mühletlerine ilişkin süreler de göz önüne alınmak suretiyle, 2026 senesinden başlamak üzere, 48 ay içerisinde ödemeyi teklif etmekte olduklarını, müvekkilinin şirket ticari faaliyetlerini ve alacaklılara yapılacak ödemeleri, ticari faaliyetlerden elde edilecek gelirlerle, şirket ortaklarının yatıracakları sermaye artırımı ödemeleri ile, banka mevcudu, kasa mevcudu ve alacaklardan yapılacak tahsilatlarla gerçekleştirecek olduklarını, 101 sayılı Kanunla değiştirilmiş, İcra ve İflas Kanununun 287. maddesine göre, konkordato talebi üzerine mahkeme, Kanun’un 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir ve Kanun’un 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağını, kanun koyucu, kanun’un 286. maddesindeki belgelerin sunulmasıyla birlikte, geçici mühlet kararı verilmesini zorunlu kılmış olduğunu, İİK m. 288/I’e göre, geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurmakta olduğunu, bu hüküm gereğince, geçici mühlet kararıyla birlikte, İİK m.294/I uyarınca, mühlet içerisinde müvekkiller aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanamayacağını, yine benzer şekilde, 288/I hükmünün atfıyla İİK m.295 uyarınca, rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplerde, muhafaza tedbirleri alınamayacağını ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemeyeceğini, İİK m. 288/I hükmü uyarınca geçici mühlet kararının sonucu olarak, müvekkili olduğu şirketin adi alacaklıları için takip yasağı, rehinli alacaklıları için ise muhafaza tedbiri ve satış yasağı söz konusu olmakta olduğunu, her ne kadar geçici mühletin bir sonucu olarak takip yasağı söz konusu ise de, konkordato müessesinin henüz uygulamada pek bilinmemesi sebebiyle, icra dairelerinde ve resmi kurumlarda tereddüt yaşanmaması için İİK m.294/I ve 295’de öngörülen takip yasaklarıyla ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İcra ve İflas Kanununun 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini ve ardından da kesin mühlet verilmesini ve son olarak da konkordatonun tasdik edilmesini, şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi ve şirketin malvarlıklarının korunabilmesi ve konkordato projesinin hayata geçirilebilmesi için, İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, şirket aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durdurulmasına, İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar hariç diğer alacaklarla ilgili yapılmış takiplerle ilgili muhafaza tedbiri yapılmış ise, üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla, muhafazalarının kaldırılarak şirket yetkililerine yediemin olarak teslimini talep ettiklerinden talep ve dava etmiştir.
Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir.Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. ( Yargıtay---- Hukuk Dairesinin----- esas -----sayılı kararı )
Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.
Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ( Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin--- esas ---- sayılı kararı )Borçlu gerçek kişinin konkordato teklifi, ortağı olduğu şirketin banka ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Kefil mahkemeye sunacağı ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vade de ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (-----
28.02.2018 tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli ------ Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, “İcra Ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 13 vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır.
Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.
- Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 25/02/2025 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
-Komiser heyetinin 25/04/2025 tarihinde sunmuş oldukları ön raporda özetle; '' Geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmeleri üzerine, 11.04.2025 tarihinde heyetce borçlu şirketin merkezinin kapalı olması / toplantı için uygun olmaması nedeniyle komiserlerden---- ait ofiste ilk toplantı yapılmış ve rapor ekinde sunulan ilk toplantı tutanağının düzenlendiğini, Toplantıda öncelikle, şirketin faaliyet alanı, şirketin yönetim yapısı ve şirketin konkordato başvurusunda bulunmaya iten sebepler hakkında bilgiler alınmış, daha sonra taraflarınca, komiser heyetinin yetki, görev ve sorumlukları hakkında bilgilendirmede bulunulmuş olduğunu, Konkordato ön projesinde zikredilen borç rakamı ile şirketin ticari defter kayıtlarındaki borç rakamının uyumlu olduğunu ancak bu borç rakamının doğruluğunun ve fiktif olmayan bir borç olup olmadığının ileriki aşamalarda teyit edilebileceği; bu aşamada, taraflarınca sunulan bilgi ve belgeler ölçüsünde işlemler yapıldığı, davacı şirket tarafından hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının 2.727.416,31-TL olduğu, yine işletme yönetimi tarafından hazırlanan Rayiç Bilançosundaki öz varlığının da 12.274.577,14-TL olduğu ve borca batık olmadığı, davacıların vadesi geldiği halde ödenemeyen borçlarının bulunduğu dolayısı ile konkordato talebinin İİK m. 285'e uygun olduğu, davacı şirketin dosyaya sunduğu mali tabloların 31.12.2024 tarihli olduğu ancak bu aşamada mali verilerin yasal defter kayıtlarına uygun olduğunun tespit edilemediği, çünkü 2024 yılı defterlerini tutanmali müşavirin değiştirildiği, ancak 2024. kayıtlarının hala eski mali müşavirde olduğu, defterlerin e-defter olmaması nedeni ve henüz defterlerin fiziki olarak bastırılmaması nedeni ile komiser heyetine sunulamadığı, Nisan ayı sonunda Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilmesi sonucunda defterlerin kapanış işlemlerinin yapılarak komiser heyetine sunulacağı, davacı şirkete ait dosyada İİK m. 286'da belirtilen bilgi ve belgelerin yer aldığı, bununla birlikte raporlarının 8.5. maddesinde belirtilen sebeplerle bunların doğrulamasının yapılamadığı, Konkordato ön projesi ekinde sunulan Makul Güvence Raporunda, gelecek projeksiyonuna dayanılarak hangi değerlendirme ve sonuçlara dayanılarak ön projenin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verildiği, bununla birlikte; Şirketin 2023 yılının ortalarına doğru kurulmuş olduğu kısa geçmişine ilişkin mali veriler öngörülen kârla uyumlu olmadığı, bununla birlikte ön projede belirtilen yeniden yapılanma süreci ve daha verimli çalışılmaya yönelik önlemlerin alınmasıyla birlikte sözü edilen kâr tutarlarına ulaşılması mümkün olduğu, alacakların tahsilinin (diğer çeşitli alacaklar dahil) azamı çaba gerektirmekte olduğu, İşletmeye girişlerinin gerçekleşmesinin olası olmakla birlikte ekonominin olağan dengeleri çerçevesinde takibine dikkat edilmesinin gerektiği, Sermaye artırımı kaynağına ilişkin dosyaya kanaat getirici bir belge (ortaklara ait tapu v.b) sunulmamış olsa da bunun 2025, 2026, 2027, 2028 yıllarına yayılı olması nedeniyle ve ayrıca ülkemizdeki ticari hayatın olağan akışı çerçevesinde gerçekleşebilir olarak değerlendirildiği, konularına dikkat çektiği görülmüş olduğunu, ayrıca, borç ve alacaklara örnekleme yoluyla mutabakat yapıldığı belirtilmesine rağmen rapor ekine bu mutabakatlar sunulmadığını, yapılan İlk toplantıda şirket yetkililerine bildirilen borç ve alacak tutarları konusunda da mutabakatların bir an önce komiser heyetine sunulması gerektiği, Genel olarak konkordato projesi incelendiğinde usul olarak eksiksiz hazırlandığı görülmekle birlikte, konkordato kaynaklarının detayına bakıldığında; en yüksek tutarlı konkordato kaynağı olarak alacaklardaki tahsilat (21.026.480,00-TL) ve 2029 yıl sonuna kadar elde edilecek kâr (8.190.000,00-TL) ve mevcut araçların satışları (50.000.000,00-TL) rakamının gösterildiği anlaşılmakta olduğunu, dolayısı ile bir yandan alacak rakamının doğrulanması ve diğer yandan elde edilebilecek kâr rakamının gerçekleşme ihtimalinin olup olmadığı şirketin konkordato sürecindeki faaliyetinin başarısı ile doğrudan ilişkili gelir kaynakları olduğundan, davacının ön projesinin uygulanabilir olup olmadığı yönünde bir kanaatlerinin oluşabilmesi için şirket faaliyetlerinin en az geçici mühlet sonuna kadar izlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde de raporlarının 7.2. bölümünde belirtilen araçların satış gelirleri ile aynı araçların kira gelirlerinin (2029 sonuna kadar 197.490.000,00-TL kira hasılatı) aynı anda konkordato kaynağı gösterilmesi arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği'' yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.
-Komiser heyetinin 29/05/2025 tarihinde sunmuş oldukları bilirkişi görevlendirilmesi raporunda özetle; ''Mahkemece 25/03/2025tarihli "Geçici Mühlet Ve İhtiyati Tedbir Kararı"nda "Rayiçlerin tespiti için (araç, makine, demirbaş için makine mühendisi; taşınmaz için gayrimenkul değerleme uzmanı gibi) teknik bilirkişi atanması gerekip gerekmediği, hangi alanlarda uzman teknik bilirkişiye ihtiyaç duyulduğu hususlarının tek tek araştırılarak raporda yanıtlanması ve dayanaklarının gösterilerek denetime elverişli şekilde hazırlanacak ilk raporda sunulmasına müteakip teknik bilirkişi/bilirkişilerin mahkememizce atanarak bilirkişi ücretlerinin mahkememizce takdir edilmesi hususunda ara karar oluşturulmasına" karar verildiği, bu karar gereğince, yasal kayıtlar ve geçici komiser heyeti tespitlerine göre davacı şirket adına kayıtlı 1 adet gayrimenkul bulunduğu Gayrimenkulün daire niteliğinde olduğu ve ------ de bulunduğu, taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesi konusunda SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi görevlendirilmesi gerekmekte olduğunu, Dosya üzerinde yapılan incelemede şirketi adına kayıtlı 43 adet binek otomobil ile 2 adet demirbaşın bulunduğu tespit edilmiş olduğunu, araçlar ve demirbaşların rayiç değerinin belirlenmesi konusunda makine mühendisi görevlendirmesi yapılması gerekmekte olduğunu, Davacı şirkete ait araçfarın 25 inin -----, 3 tanesinin -----, 7 tanesinin ------, 2 tanesinin -----, 2 tanesinin -----, 1 tanesinin ---, 1 Tanesinin ----- ve 1 tanesinin de ------ bulunmakta olduğunu, Davacı yetkililerinden alınan bilgiye göre araçların çoğunluğunun belirtilen ilerde yeddiemin depolarında bulunduğu, ------- araçlarında farklı ilçelerde bulunduğu, Geçici mühlet süresinin kısalığı nazara alınarak bilirkişilere raporlarını hazırlamaları için 15 gün süre verilmesi'' yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.
-Komiser heyetinin 17/06/2025 tarihinde sunmuş oldukları, geçici mühletin en az 1 ay süreyle uzatılması konulu raporunda özetle; ''Dosya üzerinde yapılan incelemede, davacı şirket adına 1 adet gayrimenkul, 2 adet demirbaş ve 43 adet araç bulunduğu tespit edilmiş olduğunu, Komiser heyeti tarafından şirket yetkilileri ile yapılan ilk toplantıda ve akabinde defaatle talep edilmiş olmasına rağmen şirket araçlarının ruhsatları, bulundukları yerler ve hukuki durumları hakkında şirket yetkililerince taraflarına sağlıklı bilgi sunulamadığını, buna gerekçe olarak ise konkordato borçlusu şirket tarafından araçlarının birçoğunun muhtelif illerde yedieminde olması, ----- araçların da aynı şekilde muhtelif ilçelerde dağınık olması, araçlara ilişkin şirket kayıtlarının sağlıklı olmaması ve şirketi temsil eden yetkilinin bu konuda detaylı bilgiye sahip olmaması; bu sebeple bilgileri toparlamanın zaman aldığını, Netice itibarıyla, mahkemenin 02/06/2025 tarihli ara kararı gereği konkordato borçlusu bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine yatırmış ve dosya, inceleme ve tespitlerini yapmak üzere bilirkişilere tevdi edilmiş olduğunu, ancak gelinen durumda, bilirkişilerin raporlarını tanzim ederek mahkemeye sunması ve akabinde heyetin Geçici Mühlet Konkordato Komiser Heyeti Değerlendirme Raporu'nu sunabilmesi için yeterli süre mevcut olmadığı değerlendirilmekte olduğunu, Bu sebeple, dosyaya sunulacak bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve revize proje kapsamında nihai bir karara varılabileceği, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olup olmadığının da buna bağlı olarak ortaya çıkabileceği kanaatiyle, geçici mühletin en az 1 ay süreyle uzatılması'' yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.
-Komiser heyetinin 11/07/2025 tarihinde sunmuş oldukları değerlendirme raporunda özetle; ''Konkordato geçici komiser heyeti olarak gerek dosya üzerinde gerekse 4 ay boyunca davacı şirket temsilcilerinden elde edilen bilgi ve belgeler ışığında; Davacı şirket tarafından hazırlanan 30.04.2025 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 6.201.061,72-TL olduğu, aynı tarih itibari ile komiser heyeti tarafından hazırlanan Rayiç Bilançosundaki öz varlığının da 222.989,21-TL olduğu ve borca batık olmadığı, bununla birlikte; taraflarınca hazırlanarak sunulan rayiç bilanço tablosunun açıklamasında detaylı olarak sunulduğu üzere alacak kalemi olarak sunulan birçok kalemin tahsil kabiliyetinin olmaması sebebi ile rayiç bilanço dışında bırakıldığı, konkordato ön projesi ekinde sunulan Makul Güvence Raporunda, gelecek projeksiyonuna dayanılarak hangi değerlendirme ve sonuçlara dayanılarak ön projenin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verildiği, bununla birlikte; şirketin 2023 yılının ortalarına doğru kurulmuş olduğu kısa geçmişine ilişkin mali veriler öngörülen kârla uyumlu olmadığı, bununla birlikte ön projede belirtilen yeniden yapılanma süreci ve daha verimli çalışılmaya yönelik önlemlerin alınmasıyla birlikte sözü edilen kâr tutarlarına ulaşılması mümkün olduğu, alacakların tahsilinin (diğer çeşitli alacaklar dahil) azamı çaba gerektirmekte olduğu, İşletmeye girişlerinin gerçekleşmesinin olası olmakla birlikte ekonominin olağan dengeleri çerçevesinde takibine dikkat edilmesinin gerektiği, sermaye artırımı kaynağına ilişkin dosyaya kanaat getirici bir belge (ortaklara ait tapu v.b) sunulmamış olsa da bunun 2025, 2026, 2027, 2028 yıllarına yayılı olması nedeniyle ve ayrıca ülkemizdeki ticari hayatın olağan akışı çerçevesinde gerçekleşebilir olarak değerlendirildiği konularına dikkat çektiği görülmüş olduğu, ayrıca, borç ve alacaklara örnekleme yoluyla mutabakat yapıldığı belirtilmesine rağmen rapor ekine bu mutabakatlar sunulmamış olduğu, bununla birlikte şirket yönetimine yapılan ihtarat sonucu 04.7.2025 tarihinde komiser heyetine özellikle alacakların tahsil kabiliyeti ile ilgili sunulan bilgiler üzerine rayiç bilanço hazırlanmış olduğunu, genel olarak konkordato projesi incelendiğinde usul olarak eksiksiz (alacaklarla ilgili doğrulamalar dışında) hazırlandığı görülmekle birlikte, konkordato kaynaklarının detayına bakıldığında; en yüksek tutarlı konkordato kaynağı olarak alacaklardaki tahsilat (21.026.480,00-TL) ve 2029 yıl sonuna kadar elde edilecek kâr (8.190.000,00-TL) ve mevcut araçların satışları (50.000.000,00-TL) rakamının gösterildiği anlaşılmakta olduğu, bu hususların komiser heyeti tarafından incelendiğinde; Mevcut araçların satışının bilirkişi raporunda belirtilen 60.000.000,00 TL tutarında gerçekleşmesi mümkün olmakla birlikte 2025 yılı için öngörülen 32.360.000 TL satış hasılatının ve 9.300.000,00 brüt satış karının gerçekleşmesi olası gözükmemekte olduğunu, araçların bir kısmının yedieminlerde veya alacaklıların uhdesinde bulunması da bu cironun gerçekleşmesini daha da zorlaştırmakta olduğunu, 2025 yılının ilk 5 ayından herhangi bir ciro gerçekleşmemiş olması da bu hususu doğrulamakta olduğunu, şirketin halen aktif olarak çalışan bir ofisinin bulunmaması da olumsuz olarak değerlendirilmekte olduğunu, komiser heyetince hazırlanan rayiç bilançodaki alacak kalemlerinden tahsilatının gerçekleşeceği tespit edilen tutarlara bakıldığında da konkordato kaynakları içerisinde yer alan 21.026.480 TL kaynağın ancak 6.760.899,05, gerçekleşebileceğini göstermekte olduğunu, yine gayrimenkul değerleme uzmanının yaptığı değerlemeye göre 5.000.000,00 TL olarak beyan edilen gayrimenkul satış gelirinin de 2.800.000,00 TL olacağı anlaşılmakta olduğunu, rapor tarihi itibari ile şirketin tamamının sahibi olarak gözüken ------ henüz komiser heyetiyle irtibat kurmamış olması nedeniyle, taahhüt edilen 1.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artışı ile 14.880.000 TL tutarındaki cari hesap borcunun (ayrıca 8.016.123 TL de cari hesap alçağı mevcuttur bilançoda) ne şekilde ve hangi kaynaklardan ödeneceğine ilişkinde komiser heyetinde herhangi bir taahhüt veya bilginin mevcut olmadığını, sayılan bu hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda dosyada sunulan konkordato kaynaklarının belirtilen tutarda gerçekleşmeyeceği bu nedenle sunulan projenin uygulama imkanının olmadığı'' yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, konkordato talep eden borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı, kesin mühlet şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve komiser raporu birlikte değerlendirildiğinde; talepte bulunan borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı, konkordato kaynağı olarak alacaklılardan tahsilat, 2029 yıl sonuna kadar elde edilecek kâr ve mevcut araçların satışları rakamının gösterildiği, mevcut araçların satışının bilirkişi raporunda belirtilen 60.000.000,00 TL tutarında gerçekleşmesi mümkün ise de komiser heyet raporundaki tespitlerde 2025 yılı için öngörülen 32.360.000 TL satış hasılatının ve 9.300.000,00 brüt satış karının gerçekleşmesi olası gözükmediği, araçların bir kısmının yedieminlerde veya alacaklıların uhdesinde bulunması da bu cironun gerçekleşmesini daha da zorlaştırdığı, yine 2025 yılının ilk 5 ayına kadar herhangi bir ciro gerçekleşmemiş olması da bu hususu doğruladığı, şirketin halen aktif olarak çalışan bir ofisinin dahi bulunmadığı, komiser heyetince hazırlanan rayiç bilançodaki alacak kalemlerinden tahsilatının gerçekleşeceği tespit edilen tutarlara bakıldığında da konkordato kaynakları içerisinde yer alan 21.026.480 TL kaynağın ancak 6.760.899,05, gerçekleşebileceği, yine gayrimenkul değerleme uzmanının yaptığı değerlemeye göre 5.000.000,00 TL olarak beyan edilen gayrimenkul satış gelirinin de 2.800.000,00 TL olacağı, dosyada sunulan konkordato kaynaklarının belirtilen tutarda gerçekleşmeyeceği bu nedenle sunulan projenin uygulama imkanının olmadığı anlaşılmakla talep sahibi şirketin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ------ kesin mühlet verilmesi talebinin reddine,
2-Geçici mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine,
4-Kararın ------ Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
5-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,Dair, davacı vekili ile hazır bulunan bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.