İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/80 K.2025/264

🏛️ İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2025/80 📋 K. 2025/264 📅 24.03.2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/80 Esas
KARAR NO:2025/264
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 28/01/2025
KARAR TARİHİ: 24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ticari defterleri zayi olduğundan zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesizdir.
DELİLLER:Vergi dairesi kayıtları, dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; dava konusu kaybolduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde belirtilen oluş şeklinin dahi başlı başına defterlerin gerekli hassasiyetle korunmadığını ortaya koyduğu, davacının ticari defterlerinin zayi olmasını önlemek için gerekli tedbirleri almadığı açıktır. Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Somut olayda davacı tacir, defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden ve söz konusu ticari defterlerin kayıp olduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediğinden ------- davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken harç tam ve peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde------------ Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.24/03/2025