İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/112 K.2025/509
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/112 Esas
KARAR NO: 2025/509
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Müvekkili şirkete --- nolu poliçe ile trafik sigortalı -----maliki bulunduğu ---- plakalı motosiklet, olay yerini terk eden kusurlu sürücü -----sevk ve idaresindeyken --- tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde------ no' lu araç nezdinde % 100 kusurlu bir şekilde hasar meydana getirdiğini, Meydana gelen kaza sonrasında müvekkili şirkete trafik sigortalı bulunan ------ plaka no' lu motosikleti sevk ve idare eden şahsın olay yerinden firar ettiği anlaşıldığını, dava konusu trafik kazası sonrasında hukuki bir mazeret bulunmaksızın olay yerinden firar edilmesi ile ------- maddesi ihlal edilmiş olup, ilgili maddenin ihlali ile müvekkili sigorta şirketinin sigortalı davalıya rucu hakkı doğduğunu, Nitekim ilgili maddeye göre "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kurulusuna gitme, can güyenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigorta şirketinin sigortalısına rucu hakkı vuku bulmaktadır."demekle; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;----dosyası ile 3.530,92 TL hasar tutarı ile 459,70 TL işlenmiş yasal faizin toplamı 3.990,62 TL tazminatın tahsili için 1.02.2021 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ------olay günü meydana gelen kaza ardından olay yerini terk ettiğini, Ancak olay yerini terk etmesi haklı bir sebebe dayandığını, müvekkilinin idaresinde bulunan motor ile yaptığı kazanın ardından kazanın karşı tarafı zarar görenlerden şiddet tehlikesi belirdiği için can korkusu ile olay yerini terk etmek zorunda kaldığını, Özellikle ülkemizde motosiklet kullanıcılarına karşı genele yayılan bir nefret hali mevcutken olayın sıcaklığı ile kazada zarar gören mağdur tarafından şiddete uğraması, can güvenliğinin tehlike altına girmesi olası olduğunu, Nitekim olaydan yaklaşık bir saat gibi kısa bir süre sonra kolluğa ifadeye gittiğini, Müvekkilinin vakit kaybetmeksizin ifadesini vermek üzere polis karakoluna gittiğini ve ifadesini verdiğini, can güvenliği endişesi ile olay yerinden ayrıldığını beyan ile mağdurdan eşinden özür dileyip zararlarını giderdiğini, Tüm bunlar göz ardı edilerek müvekkilinin olay yerinden yalnızca meydana gelen kazada kusurlu olduğu nedeniyle firar ettiğini öne süren davacı iddiasının haksız olduğunu, müvekkilinin olay yerinden ayrılması davacı sigorta şirketinin rücü etmesi için haklı bir sebep olmadığını, davacı sigorta şirketinin müvekkillerinin Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının B.4-f maddesinin ihlal edildiğini bu sebeple rücu haklarının doğduğunu iddia etmektedir. İlgili maddede “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde” rücu hakkının doğacağı ifade edildiğini, müvekkilinin olay yerini, kaza anının sıcaklığı ve zarar gören tarafın ve eşinin öfkesi nedeniyle şiddete uğramaktan çekinmesi ve can güvenliğinin zarar göreceği endişesi ile terk ettiğini, Bu sebeple ilgili maddede sayılan zorunlu hallerden biri nedeniyle olay yerini terk etmek zorunda kalan müvekkilimin bu fiili davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğmasına sebep olmayacağını, Ayrıca müvekkilinin olay yerini terk etmesi tek başına sigorta şirketine rücu hakkı da sağlamayacağını,------- Karar sayılı ilamında Davacı vekili dava dilekçesinde rücu sebebi olarak sürücünün firar ettiğini belirtmiş olup sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı vermeyeceğini, Sigorta şirketinin somut delillerle genel şartlar B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir şeklinde hüküm kurmuş ve yerleşik kararları da bu yönde olduğunu, Bu sebeplerle haklı bir nedene dayanarak olay yerini terk eden müvekkilinin yalnızca bu fiilini gerekçe göstererek davacı sigortacının müvekkillerine karşı rücu hakkının doğmuş olduğu iddiasının haksız olduğunu, müvekkillerine karşı açılan haksız davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın iik 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında sigorta ilişkisi bulunduğu, trafik kazasının gerçekleştiği, kaza nedeni ile ve sigorta poliçesi gereği davacı zorunlu sigortanın 3. Şahıslara ödeme yapmış bulunduğu hususlarında bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacının zorunlu sigorta olarak ödemiş bulunduğu meblağı sigortalısına rücu şartlarının doğup doğmadığı, doğmuş ise gerçek miktarının ne olduğu noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dava dosyasının makine mühendisine tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi 06/12/2023 Tarihli raporunda; Kaza mahallini terk ettiği için kimliği bilinmeyen sürücünün idaresindeki --- plakalı motosikleti ile seyrederken hızını yağmurlu hava şartlarına göre ayarlamayarak kontrolünü kaybettiği ve park halindeki ----plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/b – 84/l ve KTY 101/b – 157/a/12 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki ----- plakalı otomobil kurallara uygun olarak park edildikten sonra yağmurlu havada kontrolden çıkan-----plakalı motosikletin kayarak çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Dava konusu ----- plakalı otomobilin 10.05.2019 tarihinde karıştığı kaza ile ilgili ekspertiz raporunun veya detaylı onarım faturasının ve de davacının hasar tutarını ödeme belgesinin temininden sonra tazminat tutarının belirlenebileceği; ---- adına tescilli ---plakalı motosikletin ---- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 10.05.2019 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde maddi teminat limitinin 36.000 TL ve hasar tutarının ödenmesi için yeterli olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının ve değer kaybının sigortalı sürücünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; Kaza mahallini terk eden ----plakalı motosiklet sürücüsünün tedavi olmak veya güvenlik nedeniyle kaza mahallini terk ettiği ispata muhtaç durumda olduğu için ---- maddesi gereğince davacı ----- plakalı otomobilin hasar tutarı karşılığı ödediği tazminatı ödenme tarihi itibariyle işlenmiş avans faizi ile davalı sigortalısı ----talep edilebileceği; Ancak taraflar arasındaki ilişkinin temelinde bulunan KZMSS poliçesinde taraf olmadığı için davalı ---- talep edilemeyeceği rapor edilmiştir. Dosyanın önceki bilirkişiye verilerek sunulan belgelerde dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 24/12/2024 tarihli raporunda; 06.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda eksikliği belirtilen belgeler sunulmadığı için için yeni bir değerlendirme yapılamayacağını rapor etmiştir. Dosyanın önceki bilirkişiye verilerek 2. ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 2. Ek raporunda; Kaza mahallini terk ettiği için kimliği bilinmeyen sürücünün idaresindeki ---- plakalı motosikleti ile seyrederken hızını yağmurlu hava şartlarına göre ayarlamayarak kontrolünü kaybettiği ve park halindeki ---plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/b – 84/l ve KTY 101/b – 157/a/12 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki ---- plakalı otomobil kurallara uygun olarak park edildikten sonra yağmurlu havada kontrolden çıkan ------ plakalı motosikletin kayarak çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; ----- tarih ve sayılı kararında, bilirkişi incelemesi sonucu------ plakalı otomobilde 1.525 TL değer kaybı olduğunun belirlendiği ve ----- tarafından 09.09.2020 tarihinde 1.525 TL değer kaybının ödendiği; ----- dosyası ile değer kaybının işlenmiş yasal faizi ile tahsili için 11.02.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı; 1.525 TL değer kaybının ödenme tarihi 09.09.2020 itibariyle işlenmiş yasal faizi ile talep edilebileceği; ----- plakalı otomobilin 1.525,00 TL değer kaybı ile ödenme tarihi ---- arasındaki süreye denk işlenmiş yasal faizin 58,28 TL ve değer kaybı ile toplamının 1.583,28 TL olduğu;----- sayılı ----adına tescilli ----- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği ----- tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde maddi teminat limitinin 36.000 TL ve hasar tutarının ödenmesi için yeterli olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının ve değer kaybının sigortalı sürücünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; Kaza mahallini terk eden ---- motosiklet sürücüsünün tedavi olmak veya güvenlik nedeniyle kaza mahallini terk ettiği ispata muhtaç durumda olduğu için ---- maddesi gereğince davacı -----plakalı otomobilin hasar tutarı karşılığı ödediği tazminatı ödenme tarihi itibariyle işlenmiş avans faizi ile davalı sigortalısı-----talep edilebileceği; Ancak taraflar arasındaki ilişkinin temelinde bulunan KZMSS poliçesinde taraf olmadığı için davalı --- talep edilemeyeceği rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 10.05.2019 tarihinde meydana gelen dava konusu olayda, kaza mahallini terk ettiği için kimliği bilinmeyen sürücünün idaresindeki ---- motosikleti seyrederken hızını yağmurlu hava şartlarına göre ayarlamayarak kontrolünü kaybettiği ve park halindeki ----- plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/b — 84/1 ve KTY 101/b — 157/a/12 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; sürücü ---- plakalı otomobil kurallara uygun olarak park edildikten sonra yağmurlu havada kontrolden çıkan ---- plakalı motosikletin kayarak çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; bu kusur durumu mahkememizce dava konusu olaya ve bilimsel verilere uygun bulunarak kabul ve takdir edilmiştir. ----- tarih ve sayılı kararında, bilirkişi incelemesi sonucu ----plakalı otomobilde 1.525 TL değer kaybı olduğunun belirlendiği ve---- değer kaybının ödendiği;-----adına tescilli ----- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 10.05.2019 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde maddi teminat limitinin 36.000 TL ve hasar tutarının ödenmesi için yeterli olduğu anlaşılmıştır. Sigorta poliçesi gereği karine; kaza yerini terk edip tutanak tutulmasına engel olan sigortalı ya da sigortalının şoförü, sigortanın kusurlu 3. Şahsa rücusunu önlediği için, 3. Şahsın zararını gideren sigorta ona rücu eder. Bunun istisnası; sürücünün kaza mahalini darpa uğramamak için terk etmesi ve saldırıyı ispatlaması ya da sürücünün tedavi için terk etmesi gerekir. Bu durumda da tedaviyi ispatlaması gerekir. Somut olayda kaza mahallini terk eden ----- plakalı motosiklet sürücüsünün tedavi olmak veya güvenlik nedeniyle kaza mahallini terk ettiği ispata muhtaç durumda olduğu için KZMSS Genel Şartlarının B.4.f maddesi gereğince davacı -------plakalı otomobilin hasar tutarı karşılığı ödediği tazminatı ödenme tarihi itibariyle işlenmiş avans faizi ile davalı sigortalısı ------talep edilebileceği; ancak taraflar arasındaki ilişkinin temelinde bulunan ----- poliçesinde taraf olmadığı için davalı ----talep edilemeyeceği tespit ve kabul edilmekle; davalı---- yönünden redddine diğer davalı ---- yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacağın haksız fiilden kaynaklandığı likit olmayacağı bu nedenle inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talepleri yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davalı -----yönünden davanın REDDİNE,
2-Davalı ------Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.525,00 TL asıl alacak, 58,28 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.583,28 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Takip konusu alacak haksız fiilden kaynaklandığı için icra inkar tazminatı talebinin reddine
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 68,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 547,25 TL harcın davalı ------ mirasçılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.583,28 TL vekalet ücretinin davalı ----mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen kısım yönünden ----yararına taktir olunan AAÜT tarife uyarınca taktir olunan 2.407,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -----mirasçılarına ödenmesine,
7-Davalı -----yönünden davanın reddine karar verildiğinden davalı ----- yararına taktir olunan 3.990,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --- ödenmesine,
8-Davacı tarafça yatırılmış 68,15 TL peşin harcın ve 59,30 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalı----mirasçılarından alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 7.505,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 2.977,61 TL'nin davalı ---- mirasçılarından alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 720,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı ----- mirasçılarından tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
12-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/06/2025