İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1563 K.2024/1609

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1563 📋 K. 2024/1609 📅 17.10.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1563 Esas
KARAR NO:2024/1609 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2024/550 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:26/07/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA:Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:17/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin ortakları arasında yapılan ön protokol kapsamında şirketin tüm hisselerinin müvekkiline devri konusunda anlaşma sağlandığını ancak müvekkilinin aynı alanda dört ayrı şirkette hissedar olması ve yasal olarak daha fazlası mümkün olmadığından hisselerin daha sonra devredilmek üzere yani inançlı işlem ile yeğeni olan davalı ... adına alındığını, ödemeleri ise müvekkilinin yaptığını, davalının şirket hisselerini devretmediğini ve şirkete ait frekansı satışa çıkardığını, davalı şirketin faaliyet konusu itibariyle en önemli malvarlığının radyo frekansı olduğunu, bu şekilde şirketin içinin boşaltılacağını beyanla davalı şirkete ait hisselerin, şirket bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerin, işletme lisanslarının, radyo lisanslarının, radyo frekans haklarının, davalı şirkete ait tüm menkul ve gayrimenkullerinin devir, temlik, satış ve bölünmelerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 2024/550 Esas ve 26/07/2024 tarihli ara kararında;"Davacının ihtiyati tedbir talebine konu olan şeylerin yargılama konusu olmaması ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, uzun yıllardır radyo, iletişim ve medya alanında iştigal ettiğini, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin kurucusu, ortağı ve işleteni olması ve halihazırda 4 ayrı şirketin yönetim kurulunda üyeliği ve ortaklığı mevcut olması hasebiyle, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunu'nun kuruluş ve hisse oranları başlıklı 19/1-d madde bendi gereğince 4 ayrı şirkette ortaklığı olması sebebiyle 5. şirket hisselerini yasa hükmü itibariyle alamadığından, bizzat yaptığı ön protokol doğrultusunda yeğeni olan davalı asil ... adına davalı şirketin hisselerini almaya karar verdiğini, ön protokol kapsamında kararlaştırılan bedelleri ödediğini ve yaptığı ödemelerden sonra devri kararlaştırılan davalı şirketin % 75 oranındaki hissesinin davalı asil adına tescil edildikten sonra asıl sahip davacı müvekkili adına tescil edilmemesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini; Davalı şirketin mülkiyetinde bulunan radyo frekansı İstanbul ... numaralı frekans olup şirketin faaliyet konusunun, şirketin ticari unvanından da anlaşılacağı üzere radyo yayıncılığı ve medyacılık olduğunu, dava dilekçesinde detaylıca açıklandığı üzere davalı şirket mülkiyetinde faaliyet gösteren İstanbul .... radyo frekansının ve bütünlük arz eden tüm teferruatlarının devredileceğinin, satılacağının ilan edildiğini;Davalıların taraflar arasında imza edilmiş ön protokol ve asıl sözleşmeye sadık kalmamaları ve oldukça kötü niyetli olan mezkur ... ilanları doğrultusunda olası bir satış ve devrin gerçekleşmesi halinde şirket içinin boşaltılmış olacağını, işletmenin iştigal ettiği faaliyetin ortadan kalkacak oluşu ve bu doğrultuda halihazırdaki maddi değerinin kalmayacağı hasebiyle davalı şirket hisselerinin, davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerin, işletme lisanslarının, radyo lisanslarının, radyo frekans haklarının, davalı şirkete ait tüm menkul ve gayrimenkullerin devir, temlik, satış ve bölünmelerinin önlenmesi amacıyla; kendileri tarafından somut olay bazında zaruri nitelikte olan ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmişse de bu kararın hukuka aykırı olduğunu, şirket hisseleri üzerinde satış ve devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir müessesesinin uygulanmaması durumunda davanın konusuz kalacağını ve bu durumun davalıların amaç ve menfaatine uygun düşeceğini;Davalı ... Şirketi'nin, 3 Ekim 1994 tarih ve 3629 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanından da görüleceği üzere, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun’un 4. maddesinde belirtilen yayıncılık ilkelerine bağlı kalmak kaydıyla faaliyetlerini yapmak için kurulduğunu ve aynı tarihte ...’na İstanbul ilinde ... frekansından, ...yerel ... radyo yayını yaptığına ilişkin olarak başvurusunu tescillediğini.Davalı şirketin, kuruluşundan itibaren sadece İstanbul ilinden ... frekansından ... yerel ... radyo yayın faaliyeti sürdürdüğünü, RTÜK kanun ve yönetmelikleri kapsamında da başkaca faaliyette bulunmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin elinde bulundurduğu, İstanbul ... frekansından,...yerel... radyo yayın hakkını kaybetmemek için; 3984 sayılı kanunun yerine getirilen 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun kapsamında şirket ana sözleşmesinin ‘Amaç ve Konu’ başlıklı maddesini, 24/05/2024 tarih ve 11089 sayılı amaç ve konu değişikliği ilan türünde yayınlanan TTSG ilanı ile ''... şirketin başlıca amacı; 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde radyo yayıncılığı, televizyon yayıncılığı ve isteğe bağlı yayın hizmeti faaliyetlerinde bulunmaktır.'' olarak güncellediğini; Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların iştigal konularının 6112 sayılı Kanuna aykırı faaliyetler içermemesi gerektiğini, ana sözleşmeye aykırı hükümler konulamayacağını, açıklanan sebeplerle şirketin ancak bir radyo, bir televizyon ve bir isteğe bağlı yayın hizmeti sunabileceğini ve 6112 sayılı kanunun hükümleri çerçevesinde çalışabileceğini ama asla karasal radyo, televizyon frekansı ya da lisans izni alamayacağını, İstanbul ilinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun başvuruculara tahsis edebileceği karasal boş bir FM frekansı olmadığını, çünkü karasal frekansların 1995 yılına kadar başvuru ve tescil kayıtlarını yapan şirketler tarafından doldurulduğunu, bu sebeple TRT,Diyanet Radyo, Meteorolojinin Sesi gibi devlet kuruluşlarının İstanbul ilinden karasal .. radyo yayını yapmak için, ancak bu kuruluşlardan frekans kiralayarak yayın yapabildiklerini;Davalı şirketin kuruluşundan bugüne kadarki mali kayıtları hatta Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında da görüleceği üzere sadece ve sadece İstanbul ilinden karasal ... frekansından ...yerel yayını faaliyetinde bulunduğunu, ancak süreç içerisinde sadece sahip ve ortaklarının değiştiğini, bu şirketin en önemli sermaye değerinin 1994 yılında kuruluşu ile birlikte ...’na kaydettirdiği İstanbul ilinden karasal....frekansından ...yerel yayını olduğunu, 6112 sayılı kanun uyarınca, davalı şirketin sahip olduğu İstanbul ilinde karasal .... frekansından ... yayınını bir başka şirkete satamayacağını ve devredemeyeceğini, somut olay özelinde yapılmak istenenin, davalı ...'nin davalı şirketin tek değeri olan İstanbul ilinden karasal 93.4 frekansından ... yerel yayınını yine kendisinin kurduğu bir başka şirket ile kısmi birleşme - bölünme yaparak devretmek ve davalı şirketi değersiz bir şekilde borçları ile terk etmek olduğunu;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilenin taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimler olduğunu, uyuşmazlık konusunun dava sırasında el değiştirmesi veya çekişmeli şeyin telef olması ya da hasara uğramasının bu duruma örnek teşkil edebileceğini, bu hallerde tam da somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilmez ise olacağı gibi, taraflardan biri davayı kazansa da ilk halde uyuşmazlık konusu başkasına devredildiğinden hakkını elde edemeyeceğini, diğer halde ise hakkına tam olarak ulaşamayacağını;26/07/2024 tarihli ara kararda ihtiyati tedbir talebinin ret gerekçesi ''Davacının ihtiyati tedbir talebine konu olan şeylerin yargılama konusu olmaması'' olarak açıklanmışsa da, işbu dilekçe ile arz ve izah edildiği üzere davalı şirketin en değerli mali değeri ve sermayesi İstanbul ...numaralı frekans olup yargılama konusu huzurdaki davanın konusunu bu frekans ve buna bağlı yan hakların oluşturduğunu;Diğer yandan diğer ret sebebinin ise yaklaşık ispat koşulunun oluşmamasına bağlandığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 390/3 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden haklılığını, yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, bu kapsamda dava dilekçesinde tüm sürecin detaylıca izah edildiğini, dilekçe eklerinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 10.05.2024 tarihli, 20.05.2024 tarihli ve 28.05.2024 tarihli ilanlarına, müvekkilinin inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı olarak ön protokol kapsamında yaptığı yüklü miktardaki ödeme dekontlarına yer verildiğini, tüm bu delillerin Yerel mahkeme nezdinde yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği kanaatini oluşturduğunu, ayrıntılı istinaf dilekçesi doğrultusunda mezkur ilanların mahiyeti ve ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekliliği ve zaruriliği karşısında işbu dilekçe ekinde tekrar sunduklarını beyanla İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/550 E. Sayılı dosyasıyla ikame edilmiş davadaki ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davalı şirket mülkiyetindeki İstanbul ... numaralı frekansın, davalı şirket hisselerinin, davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerin, işletme lisanslarının, radyo lisanslarının, radyo frekans haklarının, davalı şirkete ait tüm menkul ve gayrimenkullerin devir, temlik, satış ve bölünmelerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacı ile davalı ... arasında yapıldığı iddia olunan inançlı temlik sözleşmesi gereğince adı geçen davalı adına kayıtlı diğer davalı şirket hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti ve davacı adına tescili aksi halde bedellerinin tespiti ile davalıdan tahsili talebi ile açılmış davada, davalı şirket hisseleri ve şirkete ait radyo frekans hakkı da dahil olmak üzere tüm işletmeler, menkul ve gayrimenkuller üzerine devir ve temlikinin önlenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda; Mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ve sunulan delillerin davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat etmediği, bu minvalde mevcut durumda meydana gelecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin güçleşeceği veya tamamen imkansız hale geleceğine yönelik kanaatin oluşmadığı, Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.