İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/411 K.2024/546

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/411 📋 K. 2024/546 📅 21.03.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/411
KARAR NO: 2024/546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/02/2024 ( Ara Karar Tarihi )
DOSYA NUMARASI : 2023/780 Esas (Derdest Dava Dosyası)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2023/814 ESAS VE 2023/942 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA Ticari Şirket (Fesih İstemli)
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili dava ve ihtiyati tedbir istem dilekçesinde özetle; Aleyhine tedbir istenen .. A.Ş., 03.03.1975 tarihinde kurulmuş bir anonim şirket olduğunu,... A.Ş nin sermaye dağılımının hali hazırda ... 21.420.000 TL ...4.725.250 TL ... 4.725.250 TL ... 3.149.500 TL ...5.000.000 TL ... 2.980.000 TL Şeklinde bulunduğunu, yönetim kurulu kararı uyarınca 24.10.2023 tarihinde 2021-2022 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasına karar verildiğini, söz konusu genel kurulun TTK madde 420 uyarınca 1 ay ertelenerek 24.11.2023 tarihine ertelendiğini, genel kurul gündeminin 7. maddesinin şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000TL’ye çıkarılması olduğunu, 24.10.2023 tarihli Genel kurulda teslim edilen 2021 ve 2022 yılı gelir tablosu ile bilançonun incelenmesi neticesinde şirketin herhangi bir gelirinin olmadığı, şirketin borca batık durumda olduğunu, 2022 yılı bilançosundaki net zararın sermaye ve yasal akçeler toplamının 2/3’ünden fazla olduğunu, 2022 yıl sonu bilançosu baz alındığında, genel kurulca TTK’nın 376. maddesi uyarınca sermaye artırım kararı alınamayacağını, tüm bunlara rağmen TTK’da yer alan emredici kanun hükümlerine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde 24.11.2023 tarihli Genel Kurulda sermaye artırımına dair karar alındığını Sermaye artırım kararının icrasının tedbiren durdurulmaması halinde müvekkillerinin ve şirketin zarara uğrayacağını, sunulan 2022 yılı bilanço ve gelir tablosundan şirketin borca batık durumda olduğu ve zararın sermaye ve yasal yedek akçesinin 2/3'ünden fazla olduğunu Müvekkillerine sermaye artırımına ilişkin olarak tescilden önce artırılan sermayenin 1/4 ü tutarındaki bedeli ödemeleri için kısıtlı bir süre (15 gün) verildiğini, ileride verilecek olası bir ihtiyati tedbir kararının işlevsiz kalmaması adına bu hususa ilişkin yönetim kurulunun görüşü beklenmeksizin HMK madde 389 uyarınca tedbir talebinin kabulü ile 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul gündemindeki ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7. maddesi ile alınan kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/12/2023 tarih ve 2023/780 Esas Sayılı Ara Kararı ile; " İstem; davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısı gündemindeki ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7. maddesi ile alınan kararın icrasının tedbiren durdurulmasına ilişkindir. Kararın yürütülmesinin geri bırakılması TTK MADDE 449- (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. TTK 449 md gereğince genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılması için öncelikli koşul yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasıdır. Ancak somut olayda davacı ortaklara artırılan sermayeden hisselerine düşen kısmın tamamlanması için 15 günlük süre verildiği açıklanmıştır. Bu halde TTK 449 md uygulanması için araştırma süresi fiili olarak mümkün görülmemiştir. HMK MADDE 389; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davacılara sermaye artırımına ilişkin tutarı ödemeleri için verilen 15 günlük süre dikkate alındığında daha sonra verilecek tedbirin işlevsiz kalacağı, HMK madde 389 anlamında davacıların korunacak acil yararı olduğu sabit bulunmuştur. Alınan genel kurul kararı incelendiğinde davacıların bizzat tamamlaması gereken sermaye artırım miktarı tam olarak belirlenememiş, şirket tarafından ortaklardan nakden karşılanacak toplam sermaye miktarı dikkate alınarak takdiren 500.000,00 TL teminatın yeterli olacağı mahkememizce takdir edilmiştir. Mahkememizce HMK 389 md gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabülü ile Davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantı gündeminde ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7 numaralı " Şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000 TL’ye çıkarılmasına, bu defa arttırılan 53.250.000 TL sermayenin 26.629.600 TL’sinin iç kaynaklardan karşılanmasına, 26.420.000 TL’sinin ortaklardan nakden karşılanmasına ve TTK 376. Madde mucibince şirket sermayesinde yaşanan kaybı telafi etmek ve şirket sermayesinin TTK 376. Maddesinde belirtilen şartları haiz hale getirmek için şirket esas sözleşmesinin ‘Sermaye’ başlıklı 8. Maddesinin tadil edilmesine" Şeklindeki genel kurul kararının icrasının/yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-HMK 389 maddesi uyarınca sermaye artırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 2-Mahkememiz kararının taraflara ve davalı şirket Yönetim Kurulu ile davacının talep edeceği yerlere tebliğine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. DAVALI VEKİLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; şirket sermayesinin artırılması kararının zorunlu sebeplerle alınması gereken bir karar olduğunu, şirketin çok uzun yılardır ticari faaliyetini ekonomik bir getiri olmadan sürdürdüğünü, şirket mülkiyetinde olan arazinin üzerine bina yapılmasından kaynaklı bina yapım bedelinin ödenmesi için kredi kullanmak zorunda kalındığını, Akabinde yaşanan pandemi ve ekonomik sorunlardan kaynaklı olarak şirket herhangi bir gelir elde etmediğini, bu durumun ortaklardan ...'in şahsi gayreti ve şirketi fonlaması sayesinde şirketin faaliyetini sürdürmesi mümkün olduğunu, Şirket sermayesinin yetersiz kalmasından kaynaklı olarak şirketin hayatiyetine son verilmemesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesi kapsamında şirket sermayesinde yaşanan kaybın telafisi için zorunlu olarak sermaye artırımı yapılmasının gerektiğini, Şirket yönetim kurulu kararı ile sermaye artırımına iştirak için 15 günlük süre verilmesi kanun kapsamında mümkün kılınan bir süre olup sermayedeki eksilmeden kaynaklı aciliyeten de kaynaklı bir durum olduğunu, İlk derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının gerekçesi olarak; sermaye artırımına katılım için 15 günlük sürenin verilmiş olması dayanak olarak gösterildiğini, Türk Ticaret Kanununda 461. maddesindeki düzenlemede; '' Rüçhan hakkı MADDE 461- (1) Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haizdir. (2) Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur. Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse haklı görülmeyecek şekilde, yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir. (3) Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az onbeş gün süre verir. Karar tescil ve 35 inci maddedeki (…)60 gazetede ilan olunur. Ayrıca şirketin internet sitesine konulur. (4) Rüçhan hakkı devredilebilir. (5) Şirket, rüçhan hakkı tanıdığı pay sahiplerinin, bu haklarını kullanmalarını, nama yazılı payların devredilmelerinin esas sözleşmeyle sınırlandırılmış olduğunu ileri sürerek engelleyemez. '' düzenlemesinin mevcut olduğunu, İlgili maddenin 3. fıkrasındaki düzenleme 15 günlük sürenin mümkün olduğunu gösterdiğini, kanun ile öngörülen bir sürenin şirket yönetim kurulu tarafından kullanılması, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmediğini, ihtiyati tedbir kararı şirket yönetim kurulunun görüşü alınmadın verilmiş bir karar olduğunu, ihtiyati tedbir kararının bu yönü ile de istinaf incelemesi kapsamında kaldırılmasının gerektiğini, şirket yönetim kurulunun tüm iyi niyetti ve sermaye artırım kararının aciliyet gerektirmesi sebebiyle 18.12.2023 tarih ve 2023/15 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile Türk Ticaret Kanunu'nun 461. Maddesi kapsamında rüchan haklarının kullanılması için 20.02.2024 tarihine kadar ortaklara süre tanınması ile ilgili yeni bir karar oluşturulduğunu, Şirketler kamu düzeni tarafından faaliyetlerinin sağlıklı olarak sürdürülmesi istenen yapılar olduğunu, huzurdaki davanın davacıları şirketin faaliyetini sürdürmemesi için gayret içine girmiş tavır ve yaklaşım sergilemekte olduğunu, bu tavır yargı makamları tarafından korunabilecek bir yaklaşım olmadığını beyanla; 04.12.203 tarihli ara karar ile HMK 389 maddesi uyarınca sermaye artırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı ileride şirketin faaliyetinin dahi sona ermesine sebebiyet verebileceğinden ve telefi edilemeyecek zararlar doğuracağından, tedbirin kaldırılmasına istinaf incelemesi sonucu karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/02/2024 tarih ve 2023/780 Esas Sayılı Ara Kararı ile; "İstem; davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısı gündemindeki ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7. maddesi ile alınan kararın icrasının tedbiren durdurulmasına ilişkindir. Mahkememizce 04/12/2023 tarihli ara karar ile HMK 389. Maddesi uyarınca sermaye arttırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce 27/12/2023 tarihli ek karar ile; "Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin; ara karara karşı itiraz yolu açık olduğundan reddine" karar verilmiş ve dilekçe ihtiyati tedbire itiraz olarak değerlendirilmiştir. İtiraz dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili itirazın reddini istemiştir. Somut olayda; Kararın yürütülmesinin geri bırakılması TTK MADDE 449- (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. TTK 449 md gereğince genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılması için öncelikli koşul yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasıdır. Ancak somut olayda davacı ortaklara artırılan sermayeden hisselerine düşen kısmın tamamlanması için 15 günlük süre verildiği açıklanmıştır. Bu halde TTK 449 md uygulanması için araştırma süresi fiili olarak mümkün görülmemiştir. HMK MADDE 389 ; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davacılara sermaye artırımına ilişkin tutarı ödemeleri için verilen 15 günlük süre dikkate alındığında daha sonra verilecek tedbirin işlevsiz kalacağı, HMK madde 389 anlamında davacıların korunacak acil yararı olduğu sabit bulunmuştur. Alınan genel kurul kararı incelendiğinde davacıların bizzat tamamlaması gereken sermaye artırım miktarı tam olarak belirlenememiş, şirket tarafından ortaklardan nakden karşılanacak toplam sermaye miktarı dikkate alınarak takdiren 500.000,00 TL teminatın yeterli olacağı mahkememizce takdir edilmiştir. Mahkememizce HMK 389 md gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabülü ile Davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantı gündeminde ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7 numaralı " Şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000 TL’ye çıkarılmasına, bu defa arttırılan 53.250.000 TL sermayenin 26.629.600 TL’sinin iç kaynaklardan karşılanmasına, 26.420.000 TL’sinin ortaklardan nakden karşılanmasına ve TTK 376. Madde mucibince şirket sermayesinde yaşanan kaybı telafi etmek ve şirket sermayesinin TTK 376. Maddesinde belirtilen şartları haiz hale getirmek için şirket esas sözleşmesinin ‘Sermaye’ başlıklı 8. Maddesinin tadil edilmesine"Şeklindeki genel kurul kararının icrasının/yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir uygulanmasında davacının korunacak acil yararının bulunduğu, yargılama sonunda verilecek karara kadar mevcut durumun korunmasında davacının yararının bulunduğu,davalının itirazlarının davacının acil ihtiyacını bertaraf etmediği anlaşılmış itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleri ile "Davalı şirket vekilinin mahkememizce verilen 04/12/2023 tarihli genel kurul kararının icrasının/yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbire itirazının reddine,..." karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ara karar ile HMK 389 maddesi uyarınca sermaye artırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir konulmasına, karar verdiğini, kararın gerekçesi olarak; ''DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstem; davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısı gündemindeki ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7. Maddesi ile alınan kararın icrasının tedbiren durdurulmasına ilişkindir. Mahkememizce 04/12/2023 tarihli ara karar ile HMK 389. Maddesi uyarınca sermaye arttırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce 27/12/2023 tarihli ek karar ile; "Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin; ara karara karşı itiraz yolu açık olduğundan reddine" karar verilmiş ve dilekçe ihtiyati tedbire itiraz olarak değerlendirilmiştir. İtiraz dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili itirazın reddini istemiştir. Somut olayda; Kararın yürütülmesinin geri bırakılması TTK MADDE 449- (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. TTK 449 md gereğince genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılması için öncelikli koşul yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasıdır. Ancak somut olayda davacı ortaklara artırılan sermayeden hisselerine düşen kısmın tamamlanması için 15 günlük süre verildiği açıklanmıştır.Bu halde TTK 449 md uygulanması için araştırma süresi fiili olarak mümkün görülmemiştir. HMK MADDE 389 ; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davacılara sermaye artırımına ilişkin tutarı ödemeleri için verilen 15 günlük süre dikkate alındığında daha sonra verilecek tedbirin işlevsiz kalacağı, HMK madde 389 anlamında davacıların korunacak acil yararı olduğu sabit bulunmuştur. Alınan genel kurul kararı incelendiğinde davacıların bizzat tamamlaması gereken sermaye artırım miktarı tam olarak belirlenememiş, şirket tarafından ortaklardan nakden karşılanacak toplam sermaye miktarı dikkate alınarak takdiren 500.000,00 TL teminatın yeterli olacağı mahkememizce takdir edilmiştir.Mahkememizce HMK 389 md gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabülü ile Davalı şirketin 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantı gündeminde ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7 numaralı " Şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000 TL’ye çıkarılmasına, bu defa arttırılan 53.250.000 TL sermayenin 26.629.600 TL’sinin iç kaynaklardan karşılanmasına, 26.420.000 TL’sinin ortaklardan nakden karşılanmasına ve TTK 376. Madde mucibince şirket sermayesinde yaşanan kaybı telafi etmek ve şirket sermayesinin TTK 376. Maddesinde belirtilen şartları haiz hale getirmek için şirket esas sözleşmesinin ‘Sermaye’ başlıklı 8. Maddesinin tadil edilmesine" şeklindeki genel kurul kararının icrasının/yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir uygulanmasında davacının korunacak acil yararının bulunduğu, yargılama sonunda verilecek karara kadar mevcut durumun korunmasında davacının yararının bulunduğu,davalının itirazlarının davacının acil ihtiyacını bertaraf etmediği anlaşılmış itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.'' denilmiş olduğunu, Şirket sermayesinin artırılması kararının zorunlu sebeplerle alınması gereken bir karar olduğunu, şirketin çok uzun yıllardır ticari faaliyetini ekonomik bir getiri olmadan sürdürdüğünü, şirket mülkiyetinde olan arazinin üzerine bina yapılmasından kaynaklı bina yapım bedelinin ödenmesi için kredi kullanmak zorunda kalındığını, Akabinde yaşanan pandemi ve ekonomik sorunlardan kaynaklı olarak şirketin herhangi bir gelir elde etmediğini, bu durumun ortaklardan ...'in şahsi gayreti ve şirketi fonlaması sayesinde şirketin faaliyetini sürdürmesinin mümkün olmadığını, Şirket sermayesinin yetersiz kalmasından kaynaklı olarak şirketin hayatiyetine son verilmemesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi kapsamında şirket sermayesinde yaşanan kaybın telafisi için zorunlu olarak sermaye artırımı yapılması gerektiğini, Şirket yönetim kurulu kararı ile sermaye artırımına iştirak için 15 günlük süre verilmesinin kanun kapsamında mümkün kılınan bir süre olup sermayedeki eksilmeden kaynaklı aciliyetten de kaynaklı bir durum olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının gerekçesi olarak sermaye artırımına katılım için 15 günlük sürenin verilmiş olmasının dayanak olarak gösterildiğini, Türk Ticaret Kanununda 461. maddesinde; '' Rüçhan hakkı MADDE 461- (1) Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haizdir. (2) Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur. Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse haklı görülmeyecek şekilde, yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir. (3) Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az onbeş gün süre verir. Karar tescil ve 35 inci maddedeki (…)60 gazetede ilan olunur. Ayrıca şirketin internet sitesine konulur. (4) Rüçhan hakkı devredilebilir. (5) Şirket, rüçhan hakkı tanıdığı pay sahiplerinin, bu haklarını kullanmalarını, nama yazılı payların devredilmelerinin esas sözleşmeyle sınırlandırılmış olduğunu ileri sürerek engelleyemez. '' düzenlemesinin mevcut olduğunu, İlgili maddenin 3. fıkrasındaki düzenlemenin 15 günlük sürenin mümkün olduğunu göstermekte olduğunu, kanun ile öngörülen bir sürenin şirket yönetim kurulu tarafından kullanılmasının, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmemesi gerektiğini, ayrıca ihtiyati tedbir kararının şirket yönetim kurulunun görüşü alınmadan verilmiş bir karar olduğunu, ihtiyati tedbir kararının bu yönü ile de istinaf incelemesi kapmasında kaldırılması gerektiğini, Şirket yönetim kurulunun tüm iyi niyeti ve sermaye artırım kararının aciliyet gerektirmesi sebebiyle 18.12.2023 tarih ve 2023/15 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile Türk Ticaret Kanunu'nun 461. maddesi kapsamında rüchan haklarının kullanılması için 20.02.2024 tarihine kadar ortaklara süre tanınması ile ilgili yeni bir karar oluşturduğunu (EK: 1 ... AŞ. 2023/15 sayılı karar sureti ) Şirketlerin, kamu düzeni tarafından faaliyetlerinin sağlıklı olarak sürdürülmesi istenen yapılar olduğunu, huzurdaki davanın davacılarının şirketin faaliyetini sürdürmemesi için gayret içine girmiş tavır ve faaliyet sergilemekte olduklarını, bu tavrın yargı makamları tarafından korunabilecek bir yaklaşım olmadığını beyanla; Açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesinin 08/02/2024 tarihli ara kararı ile HMK 389 maddesi uyarınca sermaye artırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı ileride şirketin faaliyetinin sona ermesine sebebiyet verebileceğinden ve telafi edilemeyecek zararlar doğuracağından, İstinaf incelemesi sonucu tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; asıl davada davalı şirketin 24/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı genel kurul kararlarının butlanı, bunun mümkün olmaması halinde iptali davasında sermaye arttırımına ilişkin 7 numaralı kararının HMK'nın 389 ve TTK'nın 449 maddeleri uyarınca yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 04/12/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kabulü ile davalı şirketin dava konusu olağan genel kurulunda alınan sermaye arttırımına ilişkin 7 numaralı kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 08/02/2024 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6102 sayılı TTK'nın Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Mahkemece 04/12/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kabulü ile davalı şirketin dava konusu olağan genel kurulunda alınan sermaye arttırımına ilişkin 7 numaralı kararının icrasının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmeden önce davacı ortaklara artırılan sermayeden hisselerine düşen kısmın tamamlanması için 15 günlük kısa bir süre verilmesi ve tedbir kararının işlevsiz kalmaması amacıyla yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmamıştır. Mahkemece TTK'nın 449.maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı olarak yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmadan karar verilmiş ise de, bu karardan sonra ve ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararı verilmeden önce 16/01/2024 tarihinde davalı vekili tarafından yönetim kurulu üyelerinin görüşü dosyaya sunulduğundan ve eksik koşul tamamlandığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili, davalı şirketin borca batık durumda olduğunu, buna rağmen davalı şirketin mali durumu düzeltmeye yönelik tedbirler almadan ve TTK'nın 376 maddesinde düzenlenen prosedürleri izlemeden doğrudan sermaye arttırımına gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının butlan ile sakat olduğunun tespiti ve söz konusu kararın icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin mali durumunun sıkıntılı olduğu ve mali durumunun düzeltilmesi amacıyla sermaye arttırımına gidildiği davalı tarafından davacılara gönderilen cevabi ihtarnameler ve yönetim kurulu üyelerinin dosyaya sunduğu beyanları ile de davalının kabulündedir. Mahkemece şirketin mali durumu üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında sermaye arttırımına ilişkin kararın yerinde olmadığına karar verilmesi ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacıların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği ve bu hususta yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi 08/02/2024 tarihli ara karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının 08/02/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60- TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.