İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/618 K.2024/747
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/618 Esas
KARAR NO: 2024/747 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/388 D.İş - 2023/410 Karar
TARİHİ : 07/11/2023
TALEP: İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesi ile; borçlu ... Limited Şirketinin müvekkiline, 09.10.2023 tarihli, ... numaralı, 215.937,67 TL bedelli, 09.10.2023 tarihli, ... numaralı, 63.039.367,74 TL bedelli, 03.10.2023 tarihli, ... numaralı, 1.327.259,24 TL bedelli, 02.10.2023 tarihli, ... numaralı, 47.074.265,10 TL bedelli iade faturalar uyarınca 67.956.748,73 TL borçlu durumda olduğunu, faturalara konu borcun vadesi geçmiş olmasına rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine borçlu yana İstanbul .... Noterliğinden gönderilen 17.10.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile "yukarıda ayrıntısı zikredilen iade faturalar uyarınca müvekkiline 67.956.748,73 TL borçlu olduğu, söz konusu tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkiline ait ihtarnamede ayrıntılı bilgisi verilen banka hesabına nakden ve defaten ödenmesi, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde müvekkilinin alacağının tahsili için yasal yollara müracaat edileceği"nin ihtar edildiğini, ihtarnamenin borçlu yana 19.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından ihtarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin işbu faturalara dayalı olan alacağının rehin, ipotek vb. ile herhangi bir teminat altına alınmadığını, haricen edinilen bilgiye göre borçlunun üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek suretiyle mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığının mevcut olduğunu, bu nedenlerle duruşma ve tebligat yapılmaksızın, öncelikle teminatsız aksi kanaat halinde ise uygun görülecek teminat mukabilinde alacağa yeter miktarda; borçlunun tüm menkul ve gayrimenkul malları ile bankalarda bulunan tüm mevduatları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları başta olmak üzere haczi kabil tüm malvarlığı değerleri üzerine ihtiyaten haciz konulmasına ve menkullerin muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih ve 2023/388 D.İş - 2023/410 Karar sayılı kararında; "İİK 257. Maddesinde, Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür. İİK 258. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Cümlesinde " Alacaklı, alacağa ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü bulunmaktadır. Yaklaşık ispat kuralından hareketle ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.İhtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen faturadan kaynaklanmaktadır. Alacağın varlığı noktasında dosyaya sunulan e-arşiv fatura örneği " yaklaşık ispat"a elverişli değildir.İhtiyati haciz talep eden tarafından alacağına ilişkin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek deliller sunulmadığından ve alacağın miktarı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden İİK'nın 257. ve 258. maddeleri gereğince İcra İflas Kanunu'nun 257. ve 258. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; karşı taraf/borçlunun müvekkiline 67.956.748,73 TL borçlu durumda olduğunun ve söz konusu borcun vadesinin geçmiş olduğunun dava dosyasına sundukları faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname ile sabit olduğunu, dava dilekçesi ve işbu istinaf başvuru dilekçesi ekinde ibraz ettikleri faturalardan görüleceği üzere borçlu ... Limited Şirketi'nin müvekkiline; 09.10.2023 tarihli ... numaralı 215.937,67 TL bedelli; 09.10.2023 tarihli ... numaralı 63.039.367,74 TL bedelli; 03.10.2023 tarihli ... numaralı 1.327.259,24 TL bedelli; 02.10.2023 tarihli ... numaralı 47.074.265,10 TL bedelli iade faturalar uyarınca 67.956.748,73 TL borçlu durumda olduğunu, faturalara konu borcun vadesi geçmiş olmasına rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını; Bunun üzerine taraflarınca borçlu yana İstanbul .... Noterliği'nden gönderilen 17.10.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile; "yukarıda ayrıntısı zikredilen iade faturalar uyarınca müvekkile 67.956.748,73-TL borçlu olduğu, söz konusu tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkile ait ihtarnamede ayrıntılı bilgisi verilen banka hesabına nakden ve defaten ödenmesi, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde müvekkilin alacağının tahsili için yasal yollara müracaat edileceğinin" ihtar edildiğini, işbu ihtarnamenin borçlu yana 19.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ancak borçlu tarafından ihtarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu kapsamda borçlunun vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete ödenmemiş olan borcunu gösterir ..., ..., ..., ... numaralı faturalar dava dilekçesi ve işbu dilekçe ekinde taraflarınca dosya kapsamına sunulmuş olup ekte yer alan faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname kapsamında karşı taraf/borçlunun müvekkiline 67.956.748,73 TL borçlu olduğunun, söz konusu borcun muaccel olduğunun ve borçlunun temerrüde düştüğünün açık olduğunu, müvekkilin işbu faturalara dayalı olan alacağının rehin, ipotek vb. ile herhangi bir teminat altına alınmadığını, haricen edinilen bilgiye göre borçlunun üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek suretiyle mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığının bulunduğunu; Yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini, dilekçe ekinde sunulan borçlu ... Limited Şirketi ile müvekkili arasındaki alacak-borç ilişkisini gösterir cari hesap ekstresi ile ekstrede görünen faturalara ait tasdik belgelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, tüm bu belgelerden açıkça görüleceği üzere müvekkilinin, borçludan ihtiyati haciz talebine konu edilen 67.956.748,73 TL tutarında alacaklı olduğunu, buna rağmen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini;İİK’nın 257. maddesi gereğince vadesi gelen bir para alacağı için alacaklının ihtiyati haciz talep etme hakkı bulunmakta olup İİK’nın 258. maddesi kapsamında ise ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmadığını, dosyaya sunulan faturalarla müvekkilinin alacağının varlığı ve muaccel olduğu sabit olup söz konusu faturaların yakın ispat kuralları yönünden yeterli olduğunu, Yargıtay kararları kapsamında vadesi gelen bir para alacağı için ihtiyati haciz talep edilebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmadığı ve bu kapsamda sadece faturalara dayanılarak ihtiyati haciz kararı istenemeyeceği, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve talebin dayanağı olan belgenin İİK’nın 68/I maddesindeki belgelerden olmaması gibi nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilemeyeceğinin açık bir şekilde ifade edildiğini, bu kapsamda karşı taraf/borçlunun müvekkiline olan 67.956.748,73 TL borcunun vadesi geçmesine rağmen halihazırda borçlu tarafından ödeme yapılmamış olduğundan bahisle müvekkilinin vadesi gelen söz konusu para alacağı bakımından ihtiyati haciz talep edilebileceğinin açık olduğunu, taraflarınca dosya kapsamına sunulan faturalarla da müvekkilin söz konusu alacağının ispat edildiğini; İİK’nın 264. maddesi karşısında, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektirdiğini, bu kapsamda Yerel mahkeme tarafından alacağın miktarının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulünü, Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, faturaya dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Somut talep yönünden yapılan değerlendirmede; talep eden tarafça sunulan ve tek taraflı olarak düzenlenmiş iade faturalarının tek başına alacağı ispat etmeyeceği, talep eden tarafa mal teslim edilip edilmediği, talep eden tarafça düzenlenen iade faturalarının hangi faturalara karşılık düzenledikleri ve içeriklerinin haklı olup olmadığının ancak açılmış bir davada tarafların ticari defterleri ile sunacakları diğer deliller üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile anlaşılabileceği, dosyada mübrez kayıtların alacağı yaklaşık olarak dahi ispat etmediği ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.