Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/465 K.2024/972

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/465 📋 K. 2024/972 📅 31.05.2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/465
KARAR NO : 2024/972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2023 - 12/01/2024 (Ek Karar)
NUMARASI : 2022/830 Esas - 2023/639 Karar
DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ELBİRLİK HARİTA İNŞAAT GIDA PETROL ÜRÜNLERİ BOYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 10/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının Elbirlik Harita İnşaat Gıda Petrol Ürünleri Boya Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin ortağı olduğunu, ortaklar arasında 35 yıldır yakın arkadaşlık ve güven ilişkisi olduğunu ve bu sebeple şirketin kazancından doğan tüm malvarlığının şirket yanında ... adına kayıtlı olduğunu, şirketin gelirleri ile edinilen arsa üzerinde inşa edilen ancak ... adına kayıtlı olan ve ortakların ayrı ayrı kullanımında bulunan üç villa hususunda ...'nun 18.06.2022 tarihi itibariyle niza çıkardığını ve 27.07.2022 tarihinde de sadece davacıya karşı Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/490 Esas sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi davası açtığını, ...'nun davacının haklarını gözetmeksizin şirketi de tasfiye etmek istediğini, davacının şirketteki kazanımlarına el konulmak istendiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini belirterek şirketin haklı nedenle feshine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi açısından haklı bir sebep bulunmadığını, davacının bahsi geçen evden çıkması talebinin şirketin feshi için bir sebep olmadığını, bu talebin dürüst ölçülü ve iyiniyetli olmadığını, davacının diğer ortağa ait evde işgalci konumunda bulunması ve bu haliyle haksız olması itibariyle davacının eldeki bu davayı açamayacağını, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın kabulüne, TTK 531 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine uygun çözüm olarak davacının şirketten çıkarılmasına,
2-Karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değer üzerinden belirlenen 9.347.240,29 TL ayrılma akçesinin kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirket tarafından davacıya ödenmesine ... " karar verilmiştir.
Davalı vekili 11/01/2024 tarihli talep dilekçesi ile; mahkemenin 29/11/2023 tarihli 2022/830 Esas ve 2023/639 sayılı kararının 3. sayfasında davacı ...'nun şirketteki pay oranının %11,5625 olmasına rağmen %18,50 olarak yazıldığını ve bunun maddi hatadan kaynaklandığının anlaşıldığını belirterek düzeltilmesini talep etmiştir.
Bu kararlara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 12/01/2024 tarihli ek kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira söz konusu 29/11/2023 tarihli kararın 3 sayfasında davacı ...'nun hisse oranı olan %11.56,25'nın %18.50 şeklinde sehven yazıldığının kabul edilmesine rağmen, bu hatanın düzeltilmesine ilişkin tavzih taleplerinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemeye sunulan gerek 31/08/2023 tarihli gerekse 17/11/2023 tarihli dilekçelerde izah etmeye çalışılan hususlar ve ek bir bilirkişi raporunun tanzim edilmesi hususundaki taleplerinin dikkate alınmadan ayrılma akçesinin bu raporlar doğrultusunda hesaplanarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda bilirkişi tarafından yapılan incelemede eksik ve hatalı hususların mevcut olduğu ve itirazlarının teknik ve somut verilere dayandığı sabit olduğunu, 09//11/2023 tarihli bilirkişi raporunun 2.3) Öz Varlık Hesaplama Tablosunda mevcut olan ve ayrılma akçesinin hesaplanmasında baz alınan rakamların kabulü mümkün olmadığını, yerel mahkemenin dava konusu gayrimenkullere dair gerek imar durumuna ilişkin değerlendirmede ,gerekse taşınmazın arsa bedeli ve arsa üzerindeki yapılara ilişkin değerlendirmesinde itirazlar göz önüne almadan ve itiraz edilen hususları tartışmadan hüküm kurmasının eksik, hatalı ve fahiş ayrılma akçesinin hesaplanmasına sebep olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/830 Esas - 2023/639 Karar sayılı 29/11/2023 tarihli gerekçeli kararı ile 12/01/2024 tarihli Ek Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; şirketin feshi istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı vekilinin, müvekkilinin ...'nin ortağı olduğunu, ortaklar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle şirketin kazancından doğan tüm malvarlığının şirket yanında ... adına kayıtlı olduğunu, şirketin gelirleri ile edinilen arsa üzerinde inşa edilen ancak ... adına kayıtlı olan ve ortakların ayrı ayrı kullanımında bulunan üç villa hususunda ...'nun 18.06.2022 tarihi itibariyle niza çıkardığını ve 27.07.2022 tarihinde de sadece davacıya karşı Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/490 Esas sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi davası açtığını, ...'nun davacının haklarını gözetmeksizin şirketi de tasfiye etmek istediğini, davacının şirketteki kazanımlarına el konulmak istendiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini belirterek şirketin haklı nedenle feshini istediği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince, şirketin değerinin belirlenmesi için mal varlığı üzerinde keşif yapılıp rapor alındığı, şirket defterlerinin incelendiği ve en son şirketin değerinin tespiti için bilirkişi ...'tan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporu alınarak davacının şirketten çıkarılmasını ve davacıya ayrılma akçesi ödenmesine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, şirketin değerinin doğru belirlenip belirlenmediği ve davacı lehine hükmedilen ayrılma akçesinin fazla olup olmadığı noktasındadır.
İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden 28/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, rapora itirazlar üzerine itirazların değerlendirilmesi için aynı bilirkişiden 04/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı görülmektedir.
İlk derece mahkemesince davalı şirkete ait taşınmaz ve iş yerin değerinin belirlenmesi için inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerlenme uzmanı bilirkişilerden alınan 16/08/2023 tarihli bilirkişi raporuna davalı vekilinin 31/08/2023 tarihli itiraz dilekçesiyle şirket taşınmazının m² fiyatının fazla belirlendiği, dükkan sayısının ve m²'sinin yanlış hesaplandığı, yıpranma oranının doğru olmadığı ile taşınmazın imar durumuna ilişkin itirazlarda bulunduğu, ilk derece mahkemesince itirazlar reddedilerek ek rapor alınmadan karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 281-(1) maddesinde; "taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" hükmü bulunmaktadır.
Bu hüküm uyarınca, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar hakimin hukuk bilgisi dışındaki konulara ilişkin olduğunda ilk derece mahkemesince bilirkişilerden ek rapor alınması, raporun açıklattırılması veya başka bir bilirkişiden rapor alınması 6100 sayılı HMK'nın 27. Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.
Eldeki uyuşmazlıkta, gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde gerekse istinaf dilekçelerinde bilirkişi raporunda itiraz edilen konular hakimin hukuk bilgisi dışında kalan ve teknik ve özel bilgi gerektiren konulardan olduğundan ilk derece mahkemesince ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; 16/08/2023 tarihli inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerlenme uzmanı bilirkişilerin hazırladığı bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması, daha sonra şirketin rayiç değerini ve ayrılma akçesini hazırlayan bilirkişi ...'tan ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/830 Esas - 2023/639 Karar sayılı 29/11/2023 tarihli gerekçeli kararı ile 12/01/2024 tarihli Ek kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*