İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/954 K.2024/1076

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/954 📋 K. 2024/1076 📅 10.06.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/954 Esas
KARAR NO: 2024/1076 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2024 ( Ön İnceleme Tutanağının 2 nolu ara kararı )
NUMARASI: 2024/134 Esas (Derdest Dava Dosyası)
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında yerel mahkemece 08/05/2024 tarihli ön inceleme tutanağı ile verilen 2 nolu ara karar ile " Davalı ve fer'i müdahale talep edenin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının yerinde görülmediğinden istinaf yolu açık olmak üzere reddine, " şeklinde verilen karara karşı, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden fer'i müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin diğer ortağı ...’nun karar tarihine en yakın şirket değerlemesi üzerinden pay bedellerinin kendisine ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına, bu mümkün görülmediği takdirde iki tarafa da süre verilerek hem alabileceği hem de satabileceği bir fiyat verdirerek sonrasında ortaklar arasında açık artırma suretiyle en yüksek fiyatı veren kimseye alma zorunluluğu getirmesine, bu mümkün görülmediği takdirde şirket hisselerinin tamamının hissedarların da dahil olduğu üçüncü kişilerin de katılabileceği umuma açık artırma usulüyle satılmasına, bu taleplerin uygun bulunmaması halinde davalı şirketin ortakların faaliyet konuları uyarınca bölünmesine, bunun da mümkün görülmemesi halinde en son çare olarak davalı şirketin feshine karar verilmesi talepli davada, davalı şirkete yönetim veya tedbir kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 17/04/2024 tarihli ara karar ile davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmış, ihtiyati tedbir kararına davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin itiraz etmesi üzerine Mahkemece 08/05/2024 tarihli duruşmada ihtiyati tedbir kararına itirazların reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK'nın 394/5 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi halinde istinaf kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.Mahkemece, 08/05/2024 tarihli ön inceleme tutanağının 2 nolu ara kararı ile "Davalı ve feri müdahale talep edenin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının yerinde görülmediğinden istinaf yolu açık olmak üzere reddine," karar verildiği, ancak gerekçeli ara karar yazılmadığı ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmış ise de; istinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle verilen kararın gerekçeli karar şeklinde yazılması, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf edilmiş olması gerekmekte olup, esasen istinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine görede, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. (aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarih 2013/21-1791 Esas 2013/1676 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2013/7082 Esas 2013/6234 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/8772 Esas 2016/7981 Karar sayılı ilamı ) Bundan başka, ihtiyati tedbire itiraz hakkında verilen kararın HMK' nın 297/1-c maddesine uygun olarak yazımı gereklidir. HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. İstinaf edilen kısa karar bu hususları kapsamadığından, istinaf denetimi mümkün değildir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince HMK'nun 297/1 maddesi ve 1982 Anayasası'nın 141. Maddesine uygun olarak gerekçeli ara karar yazılması ve taraflara tebliğe gönderilerek HMK'nın 347/2 maddesindeki süreler de dolduktan sonra yeniden gönderilmesi için, dava dosyasının bu aşamada mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesi dosyasının MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE, dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, dairemiz kararının da ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden gönderilmesine, fizikî olarak gönderilmesine yer olmadığına, 2-İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 3-Verilen kararın niteliğine göre harç ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde oy birliği ile HMK' nın 352. maddesi uyarınca karar verildi.