İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1876 K.2023/1339

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1876 📋 K. 2023/1339 📅 07.12.2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1876 Esas
KARAR NO: 2023/1339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/04/2022
NUMARASI: 2010/425 Esas, 2022/451 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/10/2010
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 3 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2012/545 ESAS, 2012/694 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ 11/12/2012
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/197 ESAS, 2015/625 K ARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali( Haksız Eylemden kaynaklanan Zarar Nedeniyle )
DAVA TARİHİ 10/06/2014
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)|İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)|Tazminat
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas Sayılı Dosyası (görevsizlikle gelen Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/216 Esas Sayılı Dosyası) : Davacı ... AŞ (... AŞ) vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Sitesi .... Blok No:... Yenibosna/İstanbul adresinde faaliyet gösteren sigortalısı ... San. ve Tic. AŞ'nin işyerinde bulunan emtialar, demirbaşlar, tesisat ve makinelerin davalıların maliki, kiracısı ve sigortacısı bulunduğu ... Sitesi .... Blok No:...-... Yenibosna/İstanbul adresindeki mecurdan kaynaklanan 17/10/2009 tarihli yangın sebebiyle hasarlandığını, davalıların malik, kiracı ve sigortacı olmaları sebebiyle hasardan sorumlu olduklarını, eksper incelemesi neticesinde tespit edilen 447.497,00 TL hasar bedelinin 10/12/2009 tarihinde müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 447.497,00 TL'nin 10/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin, sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; itfaiye müdürlüğünce hazırlanan yangın raporunda, yangının, elektrik nedenli bir arıza sonucunda meydana geldiği tespiti yapılmasına rağmen elektriksel ısınmanın nedenine yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/120709 soruşturma sayılı dosyasında yangının çıkışında müvekkili şirketin herhangi bir ihmal ve kastının bulunmadığının tespiti ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından aldırılan bilirkişi heyeti raporunda ise, yangını başlatan elektriksel ısınmaya ana şebeke geriliminde meydana geldiği düşünülen tolerans değerinin dışına çıkan dalgalanmaların sebebiyet verdiğinin ve işletmede elektrik tesisatına ilişkin bir kusurun olmayışının bu kanaatin doğruluğunu güçlendirdiğinin tespit edildiğini, yine müvekkili şirketin başvurusu üzerine açılan Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/23 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da, bilirkişi heyetinden aldıkları rapora benzer tespitlerde bulunulduğunu, tüm bu anlatılanlar uyarınca, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ayrıca müvekkili kiracı olduğundan kusursuz sorumluluğunun da olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin, davacının zararından sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun bulunması halinde ise müvekkilinin ... AŞ nezdinde yaptırdığı işyeri sigorta poliçesi ve yangın sigorta poliçesinde yer alan 3. şahıs mali mesuliyet teminatlarından davacı ve diğer mağdurlara ödeme yapılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının, müvekkiline olay sebebiyle herhangi bir başvurusu olmadığından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını, aynı olay sebebiyle açılan birden fazla dava bulunduğundan en eski olan dosyanın yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ... San. ve Tic. AŞ'nin, müvekkili nezdinde iki ayrı Yangın Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi mevcut olup poliçelerde komşuluk sorumluluk teminatı bulunsa da bu durumun talep edilen teminatın otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, davayı kabul etmemekle birlikte zararın garameten paylaştırılması gerektiğini, zira aynı hasarla ilgili olarak birden fazla dava ve farklı miktarlarda tazminat taleplerinin bulunduğunu, zarar kalemlerinin son derece fahiş olduğunu, gerçek zarar bedelinin tespiti ile bu zarardan hurda bedelinin indirilmesi gerektiğini, sigortalısının meydana gelen yangında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirkete işbu davadan önce herhangi bir başvuru olmadığını, ihbar olmadan dava açılması halinde sigorta şirketi bakımından faizin dava tarihinden yürütülmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılar ... mirasçıları ..., .... (...) vekili ve davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas Sayılı Dosyası: Davacı ... AŞ vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin "... Sitesi ... Blok No:...-... Kat Üst Yenibosna/İstanbul" adresindeki işyerinin Sınai Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu (sigorta ettirenin .... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu), aynı şekilde dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin "... Sitesi ... Blok No:...-... Yenibosna/İstanbul" adresindeki işyerinin Sınai Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, bunun dışında dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin işyerinde bulunan makine ve cihazların da müvekkili şirket nezdinde birden fazla Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, bu poliçelerin birinde sigorta ettiren ve sigortalının ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, diğerinde sigorta ettirenin ... San. Tic. Ltd. Şti. ve sigortalının ... AŞ olduğu, bir diğerinde sigorta ettiren ve sigortalının ... AŞ olduğu, diğer ikisinde ise sigorta ettirenin .... San. Tic. Ltd. Şti. ve sigortalının ... AŞ olduğu, 17.10.2009 tarihinde aynı sitede bulunan davalı Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. AŞ'ye ait işyerinde çıkan yangın sonucu sigortalı işyerleri ve cihazların zarar gördüğünü, her bir poliçeye dayalı olarak ayrı ayrı hasar tazminatının ödendiğini, davalı ... ve ... mirasçılarının, yangının çıktığı ... ve ... nolu taşınmazların maliki olmaları sebebiyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, çünkü yapıların imalatlarının kötü yapıldığını ve bakım eksikliğinin bulunduğunu, davalı ..., olay tarihinde maliki olduğu ... nolu bağımsız bölümü dava öncesinde sattığını, ... nolu bağımsız bölümün olay tarihindeki maliki ... da dava öncesinde vefat ettiğini, bu yerlerde ise davalı Tasfiye Halinde ...San. ve Tic. AŞ'nin işyerinin bulunduğunu, patlamanın ve yangının sebebinin, bu işyerinde bulunan kimyasalların buharlaşmasından kaynaklandığını, bu davalının da diğer gerçek kişi davalılarla, uğranılan zarardan ayrı hukuki nedenlerle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun ise, davalı Tasfiye Halinde ...San. ve Tic. AŞ'nin sigortacısı olmasına dayandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.438.159,94 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline, olay sebebiyle herhangi bir başvuru olmadığından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını, aynı olay sebebiyle müvekkiline karşı açılan birden fazla derdest davanın bulunduğunu, tüm dava dosyalarının kusur ve zarar konusundaki proporsiyon hesabı bakımından birbirini doğrudan etkilemesi söz konusu olduğundan yargılamanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu poliçelerde komşuluk sorumluluk teminatının bulunmasının otomatik olarak ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini, sigortalısının bina maliki olmaması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını, iddia ve talep edilen hasar miktarını kabul etmediklerini, zarar kalemlerinin fahiş olduğunu, gerçek zarar bedelinin tespiti ile bu zarardan hurda bedelinin indirilmesi gerektiğini, yangında sigortalısının herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve yangının sigortalısına ait işyerinden kaynaklanmadığını, yangının kullanım hatasından da çıkmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılar ... mirasçıları ... ve ... vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; dosyanın, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilleri malik olsalar da her olayı kusursuz sorumluluk esaslarına göre değerlendirmenin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına neden olacağını, bina malikinin BK'nun 58. maddesine göre, meydana gelen zarardan kusuru varsa sorumlu olduğunu, yangının müvekkilinin işyerinden değil müvekkiline ait ... nolu işyerinin bitişiğindeki ... nolu işyerinden çıktığını, yangın raporlarındaki şemalara göre, trafodan gelen elektriğin önce ... nolu panoya geldiğini, buradan da dağıtım yapılarak müvekkiline ait işyerinin iki adet panosuna tevzi edildiğini, işyerlerinin kapalı olması sebebiyle çekim gücü oluşturacak hiçbir alet olmadığını, buna göre müvekkillerinin, yangının meydana gelmesinde kasti veya ihmali bir davranışının bulunmadığını, elektrik gücünün olmadığı bir yerde yangının elektrikten çıkmış olması ihtimalinin de bulunmadığını, yangın olayı ile müvekkilleri arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; itfaiye müdürlüğünce hazırlanan yangın raporunda, yangının, elektrik nedenli bir arıza sonucunda meydana geldiği tespiti yapılmasına rağmen elektriksel ısınmanın nedenine yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/120709 soruşturma sayılı dosyasında yangının çıkışında müvekkili şirketin herhangi bir ihmal ve kastının bulunmadığının tespiti ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından aldırılan bilirkişi heyeti raporunda ise, yangını başlatan elektriksel ısınmaya ana şebeke geriliminde meydana geldiği düşünülen tolerans değerinin dışına çıkan dalgalanmaların sebebiyet verdiğinin ve işletmede elektrik tesisatına ilişkin bir kusurun olmayışının bu kanaatin doğruluğunu güçlendirdiğinin tespit edildiğini, yine müvekkili şirketin başvurusu üzerine açılan Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/23 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da, bilirkişi heyetinden aldıkları rapora benzer tespitlerde bulunulduğunu, tüm bu anlatılanlar uyarınca, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ayrıca müvekkili kiracı olduğundan kusursuz sorumluluğunun da olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin, davacının zararından sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun bulunması halinde ise müvekkilinin ... AŞ nezdinde yaptırdığı işyeri sigorta poliçesi ve yangın sigorta poliçesinde yer alan 3. Şahıs mali mesuliyet teminatlarından davacı ve diğer mağdurlara ödeme yapılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/545 Esas Sayılı Dosyası: Davacı ... AŞ (... AŞ) vekili dava dilekçesinde; ... Sitesi ... Blok No:...-... Yenibosna/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... San. ve Tic. AŞ ve ... Sitesi ... Blok No:... Yenibosna/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Şirketine ait ve müvekkili tarafından işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan emtia, demirbaş, tesisat ve makinelerin, davalıların maliki, kiracısı ve sigortacısı bulunduğu ... Sitesi ... Blok No:...-... Yenibosna/İstanbul adresindeki mecurdan kaynaklanan 17/10/2009 tarihli yangın sebebiyle hasarlandığını, eksper incelemesi neticesinde tespit edilen 447.497,00 TL hasar bedelinin 10/12/2009 tarihinde ... San. ve Tic. AŞ'ye; 161.909,00 TL hasar bedelinin ise 29/12/2009 tarihinde ... Şirketine ödendiğini, müvekkili tarafından ödenen 447.497,00 TL ve 161.909,00 TL hasar bedelinin tahsili için yangının meydana geldiği yerin maliki, kiracısı ve sigortacısına karşı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas ve Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sırasında kayıtlı davaların derdest olduğunu, davalılara ise yangın olayından sorumlu olduklarından bahisle husumet yöneltilerek işbu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 447.497,00 TL'nin 10/12/2009 ve 161.909,00 TL'nin ise 29/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek avans faizi ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas ve Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın meydana geldiği adreste elektrik dağıtım işi ... AŞ tarafından yapıldığından davanın husumetten reddi gerektiğini, birleştirmeye muvafakatlerinin olmadığını, dava konusu olayın meydana geldiği ... Sitesi, ... C1 tipi yüksek gerilim satış abonesi olduğu için enerji yüksek gerilimden ve tek ölçü noktasından site yönetimine satılmakta olup arıza, bakım, onarım vb. Hizmetlerin site yönetimi tarafından yapıldığını, var olan trafonun bakım, onarım vd. Hizmetlerinin yapılmasından veya eksik yapılmasından sanayi sitesi sorumlu olup diğer davalı ... bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin meydana gelen olayda hiçbir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1085 Esas Sayılı Dosyası: Davacı ... Sigorta Şti. vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalanan ...Ticaret AŞ'nin faaliyet gösterdiği işyerinde 17/10/2009 tarihinde çıkan yangın sonucu sigortalı işyerinde ve çevre işyerlerinde maddi zararlar meydana geldiğini, yapılan inceleme ve ekspertiz raporuna göre meydana gelen hasar ve zarar sebebiyle müvekkili tarafından sigortalısına 06/11/2009 tarihinde 750.000,00 TL, 02/12/2009 tarihinde 685.000,00 TL ve 07/12/2009 tarihinde ise 240.000,00 TL ödendiğini, davalıların, müvekkilinin sigortalısının faaliyet gösterdiği işyerinin maliki olmaları sebebi ile kusursuz sorumlu olduklarını, ödeme ile birlikte müvekkili şirketin, sigortalısının haklarına halef olarak işbu rücuen tazminat davasının açıldığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.675.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... mirasçıları ... ve ... vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle işbu dosyanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davalıların binanın maliki olmalarının, her türlü zarardan sorumlu olmaları sonucunu doğurmayacağını, bina malikinin, meydana gelen zararda kusuru var ise sorumlu olacağını, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde müvekkillerinin kasti veya ihmali bir davranışının bulunmadığını, yangının başlangıç yeri olarak gösterilen yer ile müvekkillerinin hiçbir ilgisinin olmadığını, yangın olayı ile müvekkilleri arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, binanın bakımı ile ilgili müvekkillerinin tüm özeni gösterdiğini, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/197 Esas Sayılı Dosyası:Davacı ... Şti. vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, sigortalısı ... San. ve Tic. AŞ'nin faaliyet gösterdiği iş yerinde 17.10.2009 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan maddi zarara karşılık yapılan inceleme ve ekspertiz raporuna göre sigortalısına 06.11.2009 tarihinde 750.000,00 TL, 02.12.2009 tarihinde 685.000,00 TL ve 07.12.2009 tarihinde 240.000,00 TL ödediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.675.000,00 TL asıl alacak ve 222.534,08 TL faiz tutarının tahsili için başlatılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; yangın tarihinin 17.10.2009 olması sebebiyle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkil aleyhine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı dosyasında aynı olay nedeniyle açılmış dava olduğundan derdestlik itirazlarının olduğunu, herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkilinin, meydana gelen yangın ve patlama ile ilgisinin olmadığını, husumet yanlış yöneltildiğinden davanın bu sebeple reddi gerektiğini, yangının meydana geldiği ... Sitesinin ... nolu trafo merkezinden OG seviyesinde enerji aldığını, ... nolu TM ve devamındaki trafo merkezleri ve AG kablolarının işletme ve bakımı, ayrıca enerji tüketimlerinin müşteriye faturalandırılması ... Sitesine ait olduğunudan mevcut bakım, onarım vb. hizmetlerin yapılmamasından veya eksik yapılmasından dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını, kaldı ki buna ilişkin bir delilin de bulunmadığını, belirtilen tarihlerde dava konusu bölgede herhangi bir arıza veya yangına sebebiyet verici voltaj dalgalanması ve sair problemler olmadığını, yangının nereden çıktığı konusunun açık ve net olmadığını, yangının, olay mahallindeki trafodan kaynaklanmadığını, kaldı ki trafonun bakım ve sorumluluğunun da müvekkiline ait olmadığını, yangının meydana geldiği işyerinde depo edilen yanıcı ve patlayıcı maddelerin saklanması ve taşınmasına ilişkin kanunlara ve tüzük hükümlerine uyulmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını, bu nedenle işyeri sahipleri kusurlu olduğundan illiyet bağının kesildiğini, davacının, sigortalısının kusurunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, davacının sigortalılarının, müvekkili şirkete herhangi bir başvurusunun olmadığını, trafonun bakım ve onarımından Site Yönetimi sorumlu olduğundan müvekkili bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, tek taraflı ve müvekkilinin haberi olmadan alınan eksper raporunun bu dava açısından bir geçerliliği ve bağlayıcılığının olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarının da fahiş olup gerçek zararı yansıtmadığını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Asıl ve birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı davaları yönünden; ... Sitesi ... Blok ... ve ... numaralarda kiracı olarak faaliyet gösteren ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan zemin üzeri iki katlı betonarme binanın giriş katında 17.10.2009 tarihinde meydana gelen yangın olayının ... nolu işyerinde bulunan baskı makinesini enerjilendiren elektrik panosu ile elektrik kablo tesisatında başladığına yönelik kanaatin tüm tespit raporlarında en kuvvetli ihtimal olarak ele alındığı, söz konusu baskı makinesi ve elektrik tesisatının sorumluluğu ile periyodik bakım zorunluluğu (mevzuatlara göre elektrik tesisatlarının yılda 1 kez periyodik bakım zorunluluğu vardır) ve söz konusu tesisatta tedbir alma sorumluluğunun işyerini fiili olarak kullanan ...San. ve Tic. A.Ş.'de olduğu, dava konusu yangının meydana gelmesinde ... San. ve Tic. A.Ş.'nin kusurlu olduğu dosya kapsamındaki raporlarla tespit edildiği gibi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/2407 Esas 2019/11896 Karar sayılı bozma ilamı ile de, davalı kiracı ... San. ve Tic. AŞ.'nin, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamadığı, bu suretle kullanımda özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden yangın olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kabul edilerek adı geçen davalının itirazlarının reddine karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, buna göre iş yerlerinde kiracı sıfatıyla bulunan davalı şirketin, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu; yapı malikleri davalılar ... mirasçıları ile ... ise, dava konusu işyerinde yangın olayının başladığı elektrik panosu ile elektrik kablo tesisatında periyodik bakım, tedbir alma gibi kiralanan şeyin muhafazasındaki kusurlarından dolayı davalı kiracı ... San. ve Tic. A.Ş. ile birlikte sorumlu olduğu, kusur durumu Yargıtayın söz konusu ilamı kesinleştiği, emsal kusurun araştırılması bakımından makul yargılama süresinin aşıldığı ve bu süreçte enfslasyonist ortamda paranın alım gücünün azaldığı gerçekleri karşısında toplanan deliller ve emsal Yargıtay kararına göre karar verilmesi gerektiğinden diğer mahkeme dosyasında kusur durumu kesinleştiğinden artık beklenmesini gerektirir bir durumun olmadığı gerekçeleri ile, asıl ve birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı davalarında, gerçek zararların raporlarla tespit edildiği gibi davalıların sorumlu olduğundan bahisle rücuen açılan davaların garame hesabına göre kabulüne karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/ 1085 Esas sayılı davaları yönünden; davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan ... San. ve Tic. A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği işyerinde çıkan yangın sonucu meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına yaptığı ödemeyi, bina maliki olan davalıların kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle talep etmiş ise de, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki, kira sözleşmesinden kaynaklandığından, davalıların sigortalıya karşı sorumluluğunun, bina malikinin sorumluluğu değil, kiralayanın sorumluluğuna tabi olduğu, yapı malikinin sorumluluğunun, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk hali olduğu, davacı ile davalılar arasında haksız fiil ilişkisi bulunmadığından bu kuralın, davacı bakımından uygulanma olanağının olmadığı, hal böyle olunca yapı maliklerinin bu defa kusurları var ise, bu oranda ispatlandığı ölçüde sorumlu olacaklarının açık olduğu, somut olayda, bağımsız bölümlerde herhangi bir bakım eksikliği olduğunun ya da kira sözlemesine aykırı olacak şekilde ayıp bulunduğunun maliklere bildirmediği, nitekim dosya kapsamındaki ve diğer mahkemelerde alınan raporların hiçbirinde ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin pano ve elektrik tesisatında "yapım bozukluğu" veya "bakım eksikliği" olduğuna ilişkin bir tespit veya iddia bulunmadığı, bu nedenle sorumluluğu doğuran olayın ispatlanmaması sebebiyle iç ilişkide yapı malikinin bu şekilde sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, işbu dosya yönünden davacı sigorta şirketinin rücu hakkı doğmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/545 Esas ve birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/197 Esas sayılı davaları yönünden; Kural olarak Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının, sorumluluk için yeterli olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiğinin hükme bağlandığı, bu bağlamda elektrik dağıtım şirketlerinin, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlü olduğu, şayet özel hattın, olması gereken gibi tesis edilmemişse bunu düzelttirmek, gerektiğinde elektriğini kesmek zorunda olduğunu, elektrik dağıtım şirketinin, kontrol ve denetim görevini yerine getirmezse doğan zarardan müteselsil olarak sorumlu olacağı, somut olayda ise, davalılar ... ve ... kurumlarının yangının meydana gelmesinde, yangının çıkış şekli, meydana geldiği yer ve kiracı ile maliklerin sorumlu olduğu alanda meydana geldiği dikkate alındığında sorumluluğunu gerektirecek uygun illiyet bağının bulunmadığı, sonuç olarak alınan raporlara göre de, davalıların kusuru bulunmadığı gerekçelerine istinaden bu davalılar yönünden açılan davaların reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Bir kısım taraf vekillerince sunulan istinaf dilekçelerinin yasal süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; gerek mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında gerekse Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/291 Esas sayılı dosyasında yapılan incelemelerde zararın oluşmasına sebebiyet veren elektrik tesisatının ... nolu dairenin içerisinde olduğunu, yangının çıktığı kiracı ... San. ve Tic. AŞ'nin kiracı olarak kullandığı işyerinin iki ayrı bağımsız bölümden oluştuğunu, müvekkilinin ... nolu dairenin; davalı ...'nun ise ... numaralı dairenin maliki olduğunu, her iki dairenin bir bütün olarak işyeri şeklinde kullanıldığını, yangının 13 nolu işyerindeki elektrik panosundan çıktığını ve müvekkilinin dairesinin de zarar gördüğünü, Mahkeme kararında müvekkilinin, yapı maliki olması sebebiyle hukuka aykırı olarak sorumlu tutulduğunu, zire müvekkilinin taşınmazından kaynaklı bir zarar oluşmadığını, oluşan zarar ile müvekkilinin taşınmazı arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin, maliki olmadığı elektrik panosunun bakım eksikleri sebebiyle doğan zarardan sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, bu açıdan müvekkilinin bir yükümlülüğünün olmadığını, aynı yangın sebebiyle açılan Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/291 Esas sayılı sırasında kayıtlı davanın, müvekkili açısından reddedilmesine rağmen Mahkemece bu kararın dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı asıl davası ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı birleşen davası kapsamında verilen kararların kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının sorumluluk için yeterli olduğunu, sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmamasının meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip olmadığını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 5. maddesine göre, kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiğini, bu bağlamda elektrik dağıtım şirketlerinin, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlü olduğunu, aksi halde doğan zarardan müteselsil olarak sorumlu olacağını, bu nedenle davalıların zarardan sorumlu olduğunu, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1062 Esas sayılı dosyasında, dava konusu yangının, "...elektrik sisteminde kablolarda ani voltaj yükselmesi ve voltaj limitlerinin üzerine çıkmasıyla kabloların ısınarak kontak meydana gelmesi..." saiki ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, Organize Sanayi Bölgelerinin, lisans almaları halinde elektrik dağıtım işlemlerini yapabileceğini. Ancak olayın meydana geldiği yerin Organize Sanayi Bölgesi değil site olduğunu, ayrıca davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca avukatlık ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/545 Esas sayılı birleşen davası kapsamında verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece 23.03.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davalı ... Sigorta yönünden 199.275,30 TL ile sorumlu olmak kaydıyla kabul kararı verilmişse de Mahkemece karara esas alınan proposiyon hesabının hatalı olduğunu, zira proporsiyon oranı belirlenmeden hatalı yüzdelikler üzerinden hesaplama yapıldığını belirterek Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı birleşen davası kapsamında verilen kararın davalı ... kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı asıl davası, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı birleşen davasında verilen kararlara yönelik istinaf sebepleri bakımından, hiçbir somut veriye dayanmayan, afaki ve dayanaksız tespitler doğrultusunda müvekkili şirket sigortalısına kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, farklı mahkemelerde açılan emsal dosyalar değerlendirilmeksizin ve tarafların kusur ve sorumlulukları noktasında denetime ve ispata elverişli inceleme yapılmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şöyle ki her ne kadar ispat için gerekli ve yeterli teknik veri bulunmasa da, tamamen farazi biçimde ve hiçbir dayanağı olmaksızın elektriksel ısınmanın kaynağının panolarda zamanla gevşeyen bağlantı noktaları veya baskı makinesi gücüne uyumsuz kablo kesit değerleri veya sigorta değerleri olmasının kuvvetle muhtemel olduğu sonucuna varıldığını, ancak bilirkişi raporundaki bu tespitlerin hiçbir somut veriye dayanmadığını ve çeşitli varsayımlar üzerinden ihtimaller dahilinde ortaya konulduğunu, dava konusu yangına ilişkin olarak alınan Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1062 D. İş sayılı dosyası ve Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/23. D. İş sayılı dosyaları başta olmak üzere değişik iş dosyalarından alınan raporlar ve emsal mahkemelerden alınan bilirkişi raporları, YTÜ Kimya Metalürji Fakültesi Malzeme Mühendisliği bölümünün 12.12.2009 tarihli kök ve 28.11.2012 tarihli ek raporları, yine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/120709 Soruşturma 2009/74069 Karar sayılı kararına göre, yangının kök sebebinin, gerek kabloların panolara giren uçlarındaki ve gerekse pano uçlarındaki bağlantı devamındaki bakır iletkenlerde elektriksel ısınma (kısa devre) kaynaklı olduğunu, tüm bu raporlarda müvekkil şirket sigortalısı ... AŞ'ye atfedilecek kusur bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükme esas alınan proporsiyon hesabı hatalı olup müvekkili şirketin poliçe teminat limitlerini aşacak nitelikte olduğunu, Mahkeme kararında, dava konusu olayda birden fazla zarar gören olması sebebiyle garame hesabı yapılmak suretiyle hüküm kurulduğunu, oysa açıklandığı üzere müvekkili şirket sigortalısına atfedilen kusurun kabulü mümkün olmadığından müvekkil şirket sigortalısının kusurlu olduğu kabulüne dayanılarak yapılan proporsiyon hesabının kabulünün de mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükme esas alınan proporsiyon hesabında hata yapılarak müvekkili şirketin poliçe teminat limitlerini aşacak şekilde hesap yapıldığını, ... Sigorta tarafından açılan Bakırköy (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı sırasında kayıtlı dosyanın bozma ilamlarından sonra en son Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/291 Esas sırasına kaydedildiği ve 2022/400 Karar sayılı karar ile, muris ... mirasçıları, sigortalı ...San. ve Tic. AŞ ile müvekkili şirket yönünden davanın kabulü ile 161.909,00 TL'nin 29/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verildiğini, oysaki istinafa konu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı dosyası bakımından müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında belirlenen sorumluluk miktarına %16 proporsiyon oranı uygulanmak suretiyle 18.842,11 TL müvekkili şirketten talep edilebilecek tutarın hesaplandığını, fakat müvekkili şirket yönünden kesinleşen mahkeme ilamı uyarınca bu tutarın 161.909,00 TL olarak esas alınması gerekeceğinden Mahkeme kararının bu yönüyle müvekkili şirketin poliçe teminat limitlerini aşacak nitelikte olduğundan kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1085 Esas sayılı birleşen davası ve İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/197 Esas sayılı birleşen davasında verilen kararlara yönelik istinaf sebepleri bakımından, elektrik şirketleri ve bina maliklerinin dava konusu yangın hadisesinden sorumlu oldukları hususunun, açıklanan emsal dosyalardan yapılan teknik incelemeye ve bilimsel verilere dayanan, denetime elverişli bilirkişi raporları ile sübut bulduğunu, bu sebeplerle kiracı konumundaki sigortalısına kusur atfedilemeyeceğinin açıkça ifade edildiğini, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1062 D. İş sayılı dosyası başta olmak üzere emsal dosyalardan alınan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu yangının, elektrik sistemindeki kablolarda ani voltaj yükselmesi ve voltaj limitlerinin üzerine çıkması ile kabloların ısınarak kontak meydana gelmesi sonucu oluştuğu ve dolayısıyla davalılardan ... ve ...'ın dava konusu yangında sorumlu olduklarının açıkça tespit edildiğini, aynı zamanda itfaiye raporunun da aynı minvalde tespitler içerdiğini, müvekkili şirket sigortalısına atfedilen kusurun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 02.12.2021 tarihli kök raporda yer alan bilirkişi tespitleri ile bahsi geçen zarar sorumluları yönünden davacıları oldukları birleşen davaları açmakta hukuki yararlarının bulunduğu ve rücuen talep haklarının var olduğu kanıtlandığını, davalısı oldukları asıl ve birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı dosyalarında bahse konu kök rapor hükme esas alınarak müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasına karşılık davacısı oldukları birleşen davalar bakımından işbu raporda müvekkili şirket lehine yer alan tespitler hükme esas alınmaksızın davaların reddine karar verilmesinin de kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı asıl davası, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı birleşen davası, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1085 Esas sayılı birleşen davası ve İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/197 Esas sayılı birleşen davası kapsamında verilen kararların kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalılar ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde; ... Sitesi ... Blok'taki ... nolu binanın malikinin, müvekkillerinin murisi ... ve bitişiğindeki ... nolu binanın malikinin ise davalı ... olduğunu, ... ve ... nolu bitişik binaların arasındaki duvarı yıkarak münhasıran bu binaları kendi fiili tasarrufunda imalathane olarak kullananın ise kiraca ... San. ve Tic. AŞ olduğunu, 17.10.2009 tarihinde işbu kimyasalların bulunduğu imalathanede yangın olayının meydana geldiğini, yangının, binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğmadığını, bu nedenle illiyet bağı olmadığından müvekkillerinin hukuki sorumluluğu ve hasar tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, dosyada mübrez 08.03.2018 tarihli uzman görüşünü ihtiva eden en geniş şekilde dosyaların incelenmesine müteakip hazırlanan ve ... nolu bina maliki ... meydana gelen yangın olayında sorumluluğunun ve yangının meydana geliş sebebi ile binanın illiyet bağının bulunmadığına müteallik görüşünü muhtevi rapor ile gerek yerel mahkeme heyetince ve gerekse yine dosyada mübrez 02.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve işbu rapora itirazları üzerine alınan 14.02.2022 tarihli ek raporda çelişkiler denetime elverişli şekilde giderilmeden hüküm verildiğini, binanın giriş katında kiracı olarak bulunan ... San. ve Tic. AŞ'nin büyük baskı makinesini kullanabilmek için "PANO 3"ü kendi tasarrufunda ve sorumluluğunda kurduğunu ve kendisinin döşettiği kablolarla da davalılardan ...'un maliki bulunduğu 15 nolu binanın yanındaki trafodan beslenen ve yine 15 nolu binada bulunan "PANO 1"e bağlantı yaptığını, "PANO 1" ile kiracının tesis ettiği "PANO 3"ün 13 nolu bina ile illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilleri yönünden herhangi bir kusur veya sorumluluk kabulü anlamına gelmemek kaydıyla gerek 02/12/2021 tarihli kök rapor ve gerekse 14/02/2022 tarihli ek raporda müvekkillerine %33,3 oranında kusur izafesinde yasal isabet bulunmadığını, raporun herhangi bir teknik gerekçeye dayanmadığını, ayrıca meydana gelen yangın hadisesinin haksız fiil ve bina sahiplerinin de gerçek kişi olduğunu, bu nedenle yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizine hükmolunmasında yasal isabet bulunmadığını belirterek Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas sayılı asıl davası ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı birleşen davası kapsamında verilen kararların kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı ... mirasçıları vekili 13/07/2023 tarihli dilekçesi ile, asıl dosya davacısı ... AŞ yönünden istinaf talebinden feragat edildiğini, diğer birleşen davaların davacıları yönünden istinaf taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir.Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin başka Mahkemelerde açılan davalar ile değişik iş dosyaları kapsamında alınan raporlar bulunduğu gibi Mahkemece de birden çok rapor alındığı anlaşılmış olup Mahkemenin 04/03/2021 tarihli celsesinde, tarafların itirazlarının incelenmesi bakımından dosyada bulunan değişik iş dosyası raporu, emsal mahkemelerden alınan raporlar, ekspertiz raporları, sunulan deliller ve tutanaklar dikkate alınarak asıl ve birleşen dosyalar kapsamında sigorta hasar bedelinin rücuen tazminat koşulları ile emtia bedellerinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı ve hasar miktarının tespiti hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/12/2021 tarihli raporda özetle; yangın olayının meydana gelmesinde davalılardan ... ve ... kurumlarına kusur atfedilebilecek somut bir bilgi, belge veya tespitin bulunmadığı, ... mirasçıları olan davalılar ile davalı ... ve davalı ... AŞ'nin meydana gelen yangından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Şirketinin, davacılar ... AŞ ile... AŞ'ye karşı, poliçesinde yer alan yangın mali mesuliyet teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sigortalısı ... AŞ'nin kusuru oranınca sorumlu olacağı, davacı ... AŞ'nin, Mahkemenin 2010/425 Esas sayılı dosyası ile talep ettiği 447,494,24 TL hasar tazminat bedelini, ... mirasçıları olan davalılar ile davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen talep edebileceği, davalı ... Şirketinin, ... AŞ'nin yangın mali mesuliyet sigortacısı olarak poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davacı ... AŞ'ye karşı sorumlu olacağı, davacı ... AŞ tarafından birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/545 Esas sayılı dosyası ile sadece davalılar ... VE ... talepte bulunduğu, ancak ... VE ... kurumlarının yangının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından sorumluluklarının bulunmadığı, davacı ... AŞ'nin ödediği 3.438,159,94 TL hasar tazminat bedellerini, ... mirasçıları olan davalılar ile davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen talep edebileceği, davalı ... Şirketinin, ... AŞ'nin yangın mali mesuliyet sigortacısı olarak poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davacı ... AŞ'ye karşı sorumlu olacağı, davacı ... Şirketinin, sigortalısı ... AŞ'ye yaptığı ödemeyi davalıların kusurları oranınca, ... mirasçıları olan davalılar ile davalı ...'dan (sigortalısı ... AŞ'nin kusuruna denk gelen kısım haricinde) talep edebileceği, davacı ... Şirketi tarafından birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/197 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine itirazın iptali davası açılmış ise de, ...'ın yangının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından sorumluluğunun doğmadığı ve bu nedenle ...'tan talepte bulunulamayacağı bildirilmiştir.Mahkemenin 23/12/2021 tarihli celsesinde, dosyanın yeniden son bilirkişi heyetine tevdi edilerek, emsal olarak beklenen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ve tarafların kusur ve sorumlulukları noktasında itirazlarının ayrıntılı olarak, gerekçeli şekilde değerlendirilmesi ve garame hesabı yapılmaması sebebiyle birden fazla zarar görenin olması sebebiyle birden fazla davanın açıldığı farklı mahkemelerdeki dosyalarda dikkate alınarak var ise sonuç bedelin sigorta şirketi yönünden garame hesabına göre tespiti hususlarında ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/02/2022 tarihli raporda özetle; dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalılardan ... ve ... kurumlarına kusur atfedilebilecek somut bir bilgi, belge veya tespitin bulunmadığı, dava konusu yangının meydana gelmesinde ... San. ve Tic. AŞ'nin kusurlu olduğu, yapı maliklerinin, dava konusu işyerinde yangın olayının başladığı elektrik panosu ile elektrik kablo tesisatında periyodik bakım, tedbir alma kusurlarından dolayı kiracı ... San. ve Tic. AŞ ile birlikte sorumlu olduğu yönündeki kanaatlerini yineledikleri, proporsiyon hesabına göre; davalı ... Şirketi nezdinde sigortalı ... AŞ'nin ... sayılı Yangın Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde yangın mali mesuliyet teminatının 180.000,00 TL olarak belirlendiği, ayrıca ... Şirketi nezdinde düzenlenen ... AŞ'ye ait ... sayılı bir diğer poliçede de yangın mali mesuliyet teminatının 173.325,00 TL olarak belirlendiği, her iki poliçeden dolayı toplam teminat tutarının 353.325,00 TL olduğu, ... mirasçıları olan davalılar ile davalı ... ve davalı ... AŞ' müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan kusur dağılımının %33,33 olarak kabulü halinde ... Şirketinin yangın mali mesuliyet teminat limitinden dolayı sorumluluğunun 353.325,00 TL * %33,33 = 117.763,22 TL olarak tespit edildiği, işbu limitin de zarar gören davacılar arasında proporsiyon yapılması gerektiği, buna göre davacı ... AŞ'nin, ... AŞ'den talep edebileceği tutarın 32.502,64 TL ve davacı ... AŞ'nin, ... AŞ'den talep edebileceği tutarın 66.418,45 TL olduğu, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı dosyasında davacı ... AŞ'nin asıl alacak talep miktarı 161.909,00 TL olduğundan proporsiyon oranının %16 olduğu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/376 Esas sayılı dosyasının bozma kararı sonrası 2020/291 Esas numarasını aldığı, davacısı ... AŞ'nin (... AŞ) asıl alacak talep tutarının 161.909,00 TL olduğu ve bu davanın devren Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı dosyasının ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/130 Esas sayılı davasında ... AŞ yönünden sorumluluk yer olmadığından değerlendirmeye Alınmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti içerisinde yer alan sigorta uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 23/03/2022 tarihli raporda özetle; ... Şirketi yangın mali mesuliyet toplam teminat tutarının 353.325,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin müşterek müteselsil sorumluluğu dikkate alındığında, poliçe teminatının tamamı üzerinden yapılan proporsiyon hesabının düzeltilmesi gerektiği belirtilerek buna göre davacı ... AŞ'nin asıl alacak talep miktarının 447.494,24 TL ve proporsiyon oranının ise %27,60 olduğu ( 447.494,24 TL / 161.909,00 TL ), buna göre 353.325,00 TL * % 27,60 = 97.517,70 TL ... Sigorta AŞ'den talep edebileceği, davacı ... AŞ'nin asıl alacak talep miktarının 3.438.159,94 TL ve proporsiyon oranının % 56,40 olduğu ( 3.438.159,94 TL / 447.494,24 TL + 161.909,00 TL), buna göre 353.325,00 TL X % 56.40 = 199.275,30 TL ... AŞ'den talep edebileceği, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/454 Esas sayılı dosyasında davacı ... AŞ'nin asıl alacak talep miktarının 161.909,00 TL ve proporsiyon oranının %16 olduğu, 353.325,00 TL X % 16 = 56.532,00 TL olduğu bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Aynı olay nedeniyle farklı Mahkemelerde zararın tazminine yönelik davaların açıldığı sabittir. Aşağıda belirtilecek olan iki farklı Mahkemede açılan davaların birinde verilen karar, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiş ise de diğer dosya kapsamında verilen kararın, karara karşı yapılan temyiz başvurusu henüz sonuçlanmadığından kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından aynı olay sebebiyle uğradığı zararın tazminine ilişkin ... San. ve Tic. AŞ ile onun sigortacısı ... AŞ'ye karşı açılan davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/03/2013 tarih ve 2009/141 Esas 2013/114 Karar sayılı kararı ile, yangın olayında, davalı ... San. ve Tic. AŞ'nin kusuru veya yanlış kullanımı, kira akdi hükümlerine aykırı bir davranışı tespit edilemediğinden haksız fiil nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davalının sigortacısı diğer davalı ... AŞ'nin de sorumluluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/04/2015 tarih ve 2013/14548 Esas 2015/6142 Karar sayılı ilamı ile "..Somut olayda; yangının, dava dışı ...'nun mirasçılarının maliki, davalı ...San. ve Tic. AŞ.'nin kiracısı olduğu 13 numaralı iş yerinde çıktığı ve olayda hiç bir kusuru bulunmayan davacının iş yerinin zarar görmesine sebebiyet verdiği sabittir. Bu durumda; yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kiracı ... San ve Tic AŞ.'nin, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamadığı, bu suretle kullanımda özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden yangın olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğunun, davalı sigorta şirketinin de sigorta ettirenin kusurundan doğan hasarı tazmine zorunlu olduğunun kabulü ile, yangın nedeniyle meydana gelen zarardan, hem davalı kiracının hem de sigortacısı olan diğer davalı ... AŞ.'nin birlikte sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçelerine istinaden ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş olup her iki davalı tarafından kararın düzeltilmesi talebi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19/10/2017 tarih ve 2015/18804 Esas 2017/9335 Karar sayılı ilamı ile "...dosyada mevcut bilirkişi raporlarından, yangın raporundan ve mahkeme kanalıyla yapılan tespit davalarından anlaşılacağı üzere zararın doğmasına sebebiyet veren yangın asıl dosyada davalı şirketin işyerinden başlayarak diğer iş yerlerine sirayet etmiş, yangının çıkmasında asıl dosyada davalı kiracı şirketin bir kusuru bulunduğuna dair bir tespit yapılamamıştır. O halde, mahkemece, davalı ... BK. 41 ve devamı maddeleri ile 256. madde kapsamında kusur izafe edilemeyeceği, sigortacının ancak sigortalının kusuru ve sorumluluğu halinde hasardan sorumlu tutulabileceği, olayda sigortalının kusuru olmadığından sigorta şirketinin de sorumluluğunun gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır..." gerekçelerine istinaden davalıların karar düzeltme talepleri kabul edilerek bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece Mahkemesi hükmünün onanmasına karar verilmiştir. Dava dışı ... AŞ tarafından aynı olay sebebiyle sigortalısının uğradığı zararın tazminine ilişkin ... mirasçıları, ... San. ve Tic. AŞ ve onun sigortacısı ... AŞ'ye karşı açılan davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 31/12/2012 tarih ve 2011/454 Esas 2012/668 Karar sayılı kararı ile, yangının başlamasına sebep olan elektrik panolarının bulunduğu ... nolu bağımsız bölüm maliki davalı ... mirasçılarının BK 58 maddesi çerçevesinde kusursuz sorumluluk hükümleri gereği, bu bağımsız bölümden başlayarak hızla yayılan yangın nedeni ile gerçekleşen zarardan sorumlu oldukları, davalı kiracı ... AŞ'nin, ... nolu bağımsız bölümle birlikte kullanımında bulunan ... nolu bağımsız bölümün olay tarihi itibari ile maliki olan davalı ... ise, gerçekleşen yangının ... nolu bağımsız bölümden başlayarak yayılmış olduğu anlaşıldığından sorumluluk yüklenemeyeceği, davalı ... AŞ'ye ise, yangının gerçekleşmesinde BK 41 ve devamı maddeleri kapsamında kusur izafe edilemeyeceği, bunun sonucuna bağlı olarak bu davalının sigortacısı olan davalı ... Şirketinin de poliçe kapsamında sorumluluğunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle davalılar ...San. ve Tic. AŞ, ... Şirketi ve ... yönelik açılan davanın reddine; davalı .... mirasçılarına yönelik olarak açılan davanın kabulü ile, 161.909,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/04/2015 tarih ve 2013/15240 Esas 2015/6143 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda; yangının, ...'nun mirasçılarının maliki, davalı ... San. ve Tic. AŞ'nin kiracısı olduğu ... numaralı iş yerinde çıktığı ve olayda hiç bir kusuru bulunmayan davacının sigortalısına ait iş yerinin zarar görmesine sebebiyet verdiği sabittir. Bu durumda; yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kiracı ... San ve Tic AŞ.'nin, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamadığı, bu suretle kullanımda özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden yangın olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kabulü ile, yangın nedeniyle meydana gelen zarardan yapı malikleri ile birlikte sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçelerine istinaden ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş olup davalı ... mirasçıları ve davalı ...Sigorta Şirketi tarafından kararın düzeltilmesi talebi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24/02/2016 tarih ve 2015/15945 Esas 2016/2234 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 08/12/2016 tarih ve 2016/376 Esas 2016/852 Karar sayılı kararı ile, davalılar ... San. ve Tic. AŞ ve ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne, 161.909,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup diğer davalılar yönünden bir hüküm tesis edilmemiştir. Kararın davacı ve davalılar ... mirasçıları ile ...San. ve Tic. AŞ tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/12/2019 tarih ve 2017/2407 Esas 2019/11896 Karar sayılı ilamı ile "...Bozma sonrasında yapılan yargılamada mahkemece, bozmaya uyulduğu belirtilmiş ise de; davacının davalılar ... San. Tic. A.Ş ve ... hakkında açmış olduğu tazminat davasına ilişkin müspet ve menfi bir hüküm kurulmamış olup davacının davalılar ... San. Tic. A.Ş ve ... Sigorta hakkında açtığı dava da değerlendirilerek bu konuda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik hüküm tesisi doğru görülmemiştir..." gerekçelerine istinaden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davalılar .. mirasçıları ile ... San. ve Tic. AŞ'nin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 14/04/2022 tarih ve 2020/291 Esas 2022/400 Karar sayılı kararı ile, davalı ... yönelik açılan davanın reddine; davalılar ... mirasçıları, ... San. ve Tic. AŞ ve ... Şirketi yönünden açılan davanın kabulü ile, 161.909,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar davacı ve davalılar ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiş olup temyiz başvurusunun sonuçlanmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, dava konusu yangın, ... Sitesinde bulunan muris ... mirasçılarının maliki olduğu ... numaralı bağımsız bölüm ile davalı ... maliki olduğu ... numaralı bağımsız bölümde kiracı olarak faaliyet gösteren davalı ... San. ve Tic. AŞ'nin kullanımında olan işyerinde çıktığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, yukarıda safahati özetlenen her iki dava dosyasında verilecek kararın kesinleşmesi beklenmiş olup Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/03/2013 tarih ve 2009/141 Esas 2013/114 Karar sayılı kararının kesinleşmesinden sonra ise diğer dosya kapsamında verilecek olan kararın kesinleşmesinin beklendiği anlaşılmaktadır. Kesinleşmeyen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemenin 14/04/2022 tarih ve 2020/291 Esas 2022/400 Karar sayılı kararı ile (önceki 2011/454 Esas, 2016/376 Esas), yapı maliki davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından, verilen karar bu yönüyle temyiz edilmiş ve bu nedenle karar henüz kesinleşmemiş iken eldeki dosyada adı geçen davalı yönünden davanın kabulüne (asıl ve birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/390 Esas sayılı dosyalarında) karar verilmesi doğru olmamıştır. Şöyle ki aynı olaya ilişkin olarak Yargıtay tarafından verilecek olan karar işbu dava bakımından da güçlü delil teşkil edeceğinden tarafların kusur oran ve aidiyetleri bakımından çelişkili kararların verilmesi olasılığının ortadan kalkması, hak ve adalet kurallarına aykırı bir sonuç ortaya çıkmaması, yargıya olan güvenin sarsılmaması hususları da gözetilerek Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2022 tarih ve 2020/291 Esas 2022/400 Karar sayılı kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinde şüphe yoktur. Kaldı ki Mahkemece, bu kadar uzun süre söz konusu dosya bekletici mesele yapılmış ve hele de dosya kapsamında verilen karar temyiz aşamasında iken kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı kanaati ile sonuca gidilmiş ise de, söz konusu kararın kesinleşmesi de beklenilerek akabinde oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair yönler ve işin esası incelenmeden HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, diğer istinaf başvuruları hakkında hükmün kaldırılma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ..., davacı... A.Ş, davacı ... A.Ş, davacı ... Şirketi, davalılar ... mirasçıları vekillerince istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/425 Esas, 2022/451 Karar sayılı ve 21/04/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince istinaf edilen iki dosya için alınması gereken toplam 539,70 TL harcın davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 66.357,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 65.817,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... İADESİNE, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı ... AŞ tarafından peşin olarak yatırılan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 108,45 TL harcın davacı ... AŞ'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı ... AŞ tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacı ... AŞ'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince istinaf edilen dört dosya için alınması gereken toplam 1.079,40 TL harcın davacı ... Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 5.310,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.231,17 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Şirketi'ne İADESİNE, 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince istinaf edilen iki dosya için alınması gereken toplam 539,70 TL harcın davalılar ... mirasçıları tarafından peşin olarak yatırılan 66.356,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 65.817,09 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalılar ... mirasçıları'na İADESİNE,9-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/12/2023