İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1102 K.2025/1119
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1102 Esas
KARAR NO : 2025/1119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 10/07/2025
NUMARASI : 2025/469 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisine ait taşınmazlarda elektrikli araç şarj istasyonu istasyonun kurulumu ve bunun için teknik malzemelerin alınması, bölgedeki ilgili elektrik kurumu ile gerekli işlemlerin yürütülmesi, gerekli başvuruların yapılması, izinlerin alınması, işçilik bedellerinin ödenmesi, şarj istasyonu tesisi için gerekli güç tahsisi ve bağlantıları sağlanması, prosedürlerin hukuka uygun olarak yürütülmesi için davalı ile anlaşma yapıldığını ve kendisini ... Elektrik ve ... ... Teknik yetkilisi olarak tanıtan ... 'a Beyoğlu 56. Noterliği’nden 26/09/2023 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletname ile yetki verdiğini, akabinde dava dışı ...'ın, müvekkili şirkete düzenli olarak yanıltıcı ve gerçek dışı bilgiler verdiği ve usulsüz işlemler yaptığının, müvekkilince daha sonradan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından kesilen faturada yer alan ( Kaçak kullanım, mükerrer kaçak kullanım, Usulsüz kullanım bedeli ) adları altında 641.733,72 TL tahakkuk ettirilen ceza sonucunda öğrenildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin yukarıda sayılan usulsüz ve yanlış işlemleri öğrenmesinin akabinde davalıya iade faturaları kestiğini, davalı şirketçe bu iade faturalara itiraz edilmediğini, davalının, müvekkiline 150.000,00-TL ve 154.816,00-TL geri ödediğini, işbu tutarların davalının borcundan mahsup edilerek İstanbul 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi sebebiyle icra takibinin durduğunu ve işbu itirazın iptali davası açıldığını beyanla; öncelikle davalı şirketin menkul, gayrimenkullerine, banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine icra dosya borcu kadarki kısmının ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10/07/2025 tarihli ara kararı ile; İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, tedbir talep edilen davalı şirketin menkul, gayrimenkul, banka hesapları ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının dava konusu olmadığı, davaya konu taleplerin yargılamayı gerektirdiği ayrıca bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin yetkilisine ait taşınmazda elektrikli araç şarj istasyonu kurulması ve bunun için teknik malzemelerin alınması, bölgedeki ilgili elektrik kurumu ile gerekli işlemlerin yürütülmesi, gerekli başvuruların yapılması, izinlerin alınması, işçilik bedellerinin ödenmesi, şarj istasyonu tesisi için gerekli güç tahsisi ve bağlantıları sağlanması, prosedürlerin hukuka uygun olarak yürütülmesi için davalı ile anlaşma sağlandığını ve kendisini ... Elektrik ve ... ... Teknik yetkilisi olarak tanıtan ...'a Beyoğlu 56. Noterliği’nden 26/09/2023 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletname ile yetki verdiğini, akabinde davadışı ...'ın, müvekkiline düzenli olarak yanıltıcı ve gerçek dışı bilgiler verdiğini, elektrikli araç şarj istasyonuna malzeme almış ve masraf yapmış gibi ... ve ... ... Teknik üzerinden faturalar kestiğini, bölgedeki ilgili elektrik kurumu olan ... Elektrik ile hiçbir sözleşme yapmadığı ve gerekli izinleri almadığı halde almış gibi gösterdiğini, elektrik panosu, kablo gibi teknik malzemelerini de bölgedeki ilgili elektrik kurumu olan ... elektriğin standartlarına uygun almadığını, yanlış malzeme ve eşi ...’a ait borçlu şirket üzerinden müvekkili şirkete aldırdığını, en son olarak işin bittiğini ve teslime hazır olduğunu söyleyerek para istediğini, ... elektrik başvuru numarasını, tesisat numarası olduğunu belirterek müvekkili yetkilisine verdiğini, davalı şirket ve ... tarafından yetkili elektrik dağıtım şirketinden güç tahsisi işlemlerinin yapılmadığı, gerekli izinlerin alınmadığı ve müvekkili şirket yetkilisine verilen tesisat numarasının aslında başvuru numarası olduğu, alınan teçhizatların yeterli donanımda olmadığı ve gerekli izinlerin alınması için gerekli koşulları taşımadığı, kabloların trafodan kaçak olarak bağlandığı ve bu konuda müvekkili şirkete yanıltıcı ve gerçek dışı bilgiler verildiği ve yapılan diğer usulsüz işlemlerin, müvekkilince daha sonradan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından kesilen faturada yer alan ( Kaçak kullanım, mükerrer kaçak kullanım, Usulsüz kullanım bedeli ) adları altında 641.733,72 TL tahakkuk ettirilen ceza sonucunda öğrenildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin yukarıda sayılan usulsüz ve yanlış işlemleri öğrenmesinin akabinde davalıya iade faturaları kestiğini, davalı şirketçe bu iade faturalara itiraz edilmediğini,davalının Müvekkil Şirkete 150.000,00-TL ve 154.816,00-TL geri ödediğini, bu tutarların borcundan mahsup edilerek İstanbul 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız olarak itiraz etmesi sebebiyle icra takibinin durduğunu, davalı şirketin borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete olan borcunu işbu dava tarihi itibariyle hala ödemediğini, davalı şirketin alacaklılardan mal kaçırmak için üzerindeki menkul ve gayrimenkulleri 3. Şahıslara devretmek için arayışta oluğuna ilişkin duyumlar alındığını, bu sebeple ileride oluşacak zararların tazmini güç olacağı için ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurma mecburiyeti doğduğunu, müvekkilinin belirlenecek teminatı da yatırmaya hazır olduğunu, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan koşulların, talepte bulunan müvekkil tarafından sağlandığını, müvekkilinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından ya da tamamen imkansız hale gelmesinden zarar göreceğini belirterek ilk derece Mahkemesinin 10/07/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup dava dilekçesi kapsamında ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Uyuşmazlık, HMK'nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi).Somut olayda, dava konusu, icra takip dayanağı fatura alacakları olup davacı, davalı şirketin tüm malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Öncelikle, tedbir talep edilen davalının mal varlığı uyuşmazlığın konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olmayan mal, hak ve alacaklar üzerine de ihtiyati tedbir konulaması mümkün değildir. Diğer yandan, davalı tarafın icra takibine karşı itirazı, yasanın kendisine tanıdığı bir hak olmakla birlikte, itirazın tek başına mal kaçırma maksatlı değerlendirilemeyeceği gibi, böyle bir kabul şekli, yasada düzenlenen, yaklaşık ispat şekli olarak değerlendirilemez. Sonuç olarak, HMK'nun 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen 10.07.2025 tarihli ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/469 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 10/07/2025 tarihli ara kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1.f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/09/2025