Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/55 K.2024/423
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
D. İŞ KARAR TARİHİ : 25/10/2023
NUMARASI : D. İş Esas D. İş Karar
İSTİNAF ve TALEP EDEN :
VEKİLİ : Av.
KARŞI TARAFLAR : 1-
: 2-
DAVA : İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
YAZIM TARİHİ : 19/02/2024
Talep eden tarafından karşı taraflar aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyası ile açılan ihtiyati haciz talebine ilişkin 25/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı talep edenin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin (takviye edici gıda) sektöründe hizmet veren, yurtdışı ortaklara sahip gerek yurt içi gerekse yurtdışı pazarda ticari faaliyet sürdüren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin değişmesi ve eski şirket ortaklarından .... ile ....un ortaklık hisselerini devretmeleri neticesinde yeni yöneticilerin şirketin mali durumu araştırmak istediklerini, bu sebeple alanında uzman bilirkişilerce (SMMM ... ve ....) şirketin mali durumunu ve karşı tarafların şaibeli eylemlerinin tespit edildiği rapor hazırlandığını, bu rapor neticesinde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratıldığının, şirketin giderlerini arttırarak karşı tarafların kendilerine haksız şekilde kazanç elde ettiklerinin ve hem şirketin tüzel kişiliğini hem de diğer ortakları dolandırdıklarının anlaşıldığını, bu raporda, Interpharm Şirketinin mali durumu incelendiğinde 2021 yılında net karın net satışa oranı %21,27, 2022 yılında ise net karın net satışa oranı %18,74, 2023 yılının ilk altı ayında ise net karın net satışa oranı %3,40 olduğu anlaşıldığını, şirketin giderleri incelendiğinde Interpharm şirketinin şüpheli ve şaibeli giderlerin tespit edildiğini, söz konusu zarara ait alımların şirketin faturaya dayalı ama şirketin faaliyet amacıyla alakası olmayan alımlar, Şirket hesabına verilen para çekme talimatları, Bilişim Sistemi Alımları, Reklam Ajansına Yapılan Lakin Karşılığında Hizmet Alınmayan Ödemeler, Yöneticilerin ve Ailelerinin Yaptığı Konaklama ve Seyahat Harcamaları, Sağlık Harcamaları, Yöneticilerin ve Ailelerinin Şahsi Restoran Harcamaları, Yöneticilerin Şahsi Gayrimenkullerine Yapılan Yapı Harcamaları ve Yöneticilerin Konakladıkları Aile Konutlarının Ev Eşyası İhtiyaçlarına Yapılan Harcamalar olmak üzere toplam 436 adet şüpheli fatura bulunduğunu, sadece bu şaibeli faturaların şirkete toplam masrafının 2.700.000,00-TL civarında olduğunu, şüpheli alımlar incelendiğinde, şirket yöneticisi konumunda bulunan karşı taraf .... ve ....’un şirketin tüzel kişiliğine ve diğer ortaklarına karşı suç işlemek kastıyla hareket ederek kendilerine kazanç sağladıklarının tespit edildiğini, ayrıca bazı karşılığı alınmayan hizmet alımlarının da nakit olarak zimmetlerine geçirildiğinin şirket kayıtlarından anlaşıldığını, müvekkili firmanın yabancı uyruklu ortakları olan ..... ile .....’un resmi evrak ve diğer görüşmelerin tercümanlığını karşı tarafların gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, bu sebeple bu suçlardan zarar gören yabancı uyruklu ortaklar ile şirketin tüzel kişiliğinin, hileli davranışlarla yanılgıya uğratılarak zarara uğratıldığını, anadili Almanca olan ortaklarını yanılgıya düşürerek ve gizlemek suretiyle şirketi zarara uğratmak suretiyle kendilerine menfaat sağlamak şeklindeki ve karşılığı olmayan ürün ve hizmetlerin karşılığı varmış şeklinde gösterilerek yapılan harcamalar şeklinde davranışlar hileli davranış olarak nitelendirileceğinin aşikar olduğunu, bilirkişi raporunda hazırlanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, karşı tarafların edindikleri mal varlıklarının alınan mezkûr bilirkişi raporunda ve sunulu bulunan yazılı belgelerden de anlaşıldığını beyanla karşı taraflar .... ve ...`un menkul ve gayrimenkullerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.700.000,00 TL için ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 25/10/2023 tarih ... D. İş Esas ... D. İş Karar sayılı kararı ile; "...İhtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK'nun 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle talep edilebilecek borç alacak miktarının ve sorumluluğun yaklaşık ispat seviyesinde belli olmasının gerektiği, davanın 6102 sayılı TTK'nun 553. Maddesi kapsamında yöneticinin sorumluluğuna bağlı tazminat davası olduğu, taraflar arasında borç alacak ilişkisi ile kusur ve sorumluluk durumlarının ancak yargılamayla neticelenebileceği, alacağın varlığı konusunda İİK'nun 257.maddesi kapsamında mevcut dosya ve delil durumuna göre yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2023 tarih ve 2023/588 Esas 2023/988 Karar sayılı ilamı ile 07/12/2022 tarih ve 2022/1795 Esas 2022/1533 Karar sayılı ilamlarıda benzer doğrultudadır) anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Talep eden istinaf dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 644. Maddesinin yapmış olduğu görderme ile Anonim Şirketlere ilişkin sorumluluk hükümleri Limited Şirketler hakkında da uygulanacağını, Kanunun 553. Maddesinde "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlar, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar" yönetici veya müdürlerin sorumluluğundan söz edebilmek için kusurun varlığının şart olduğunu, yönetici veya müdürler şirkete zarar veren eylemlerini kanun hükümlerine ve şirket sözleşmesine aykırılık nedeniyle gerçekleştirdiklerinin aşikar olduğunu, bir başka deyişle karşı taraflar sistematik olarak ve çeşitli yöntemlerle şirketi açıkça ve kasten aynı zamanda edinilen paralarla şahsi çıkarları adına edinimler kazanılarak mal varlıkları edindikleri rahatlıkla tespit edilebildiğini, bunun gibi karşı tarafların zaman içinde ve ortaklığın son dönemlerinde şirketin karlılığı ve mevcudiyeti azalırken kendi mal varlıklarının ciddi manada artışların olduğunu, karşı tarafların çeşitli yöntemlerle şirketi uzun dönemli olacak şekilde zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, zira karşı tarafların edindikleri mal varlıklarının alınan mezkur bilirkişi raporunda ve sunulu bulunan yazılı belgelerden de anlaşılacağı üzere, müvekkilinin firmadan temin edilerek oluşturduğu ve mal edindiklerinin aşikar olduğunu, bu nedenlerle karşı tarafların açılacak davayı semeresiz bırakmak amacıyla bir takım tasarruf işlemleri gerçekleştireceği de bilinen gerçek olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak karşı taraf .... ve ....'un tüm menkul ve gayrimenkul malları üzerine öncelikle teminatsız olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 2.700.000,00 TL tutar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi takdirde mahkemece belirlenecek teminat karşılığından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep;ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, talep eden şirket, karşı taraflar aleyhine şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup, yargılamayı gerektiren bu konuda ihtiyati haciz talebi açısından yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, talep edenin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, talep edenin istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Talep edenin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının talep edenden tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır