İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/2286 K.2024/1946

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2286 📋 K. 2024/1946 📅 31.12.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2024/2286
KARAR NO:2024/1946
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:10/10/2024 tarihli ara karar
NUMARASI:2024/373 (E)
DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:31/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu, 20/10/2023 günü davalılardan ... Şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın maliki olduğu, olay günü uyuşturucu madde etkisinde olan ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonun Maltepe Bölge Amirleri Ekibi tarafından ihbar üzerine başlayan kovalamacası sonrasında, araçlara ve şahıslara çarparak seyrine devam ederken o sırada diğer meslektaşları ekip ile trafik kontrol uygulaması yapan müvekkiline ve diğer görevli memurlara çarpması sonucunda çok taraflı maddi zararlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün ağır kusuru bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200 TL sürekli iş göremezlik, 200 TL geçici iş göremezlik, 200 TL tedavi ve geçici bakıcı gideri, 200 TL kazanç kaybı, 200 TL çalışma gücününün azalmasından doğan ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan maddi kayıpların tazmini amacıyla şimdilik toplam 1.000 TL maddi tazminat ve 5.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi veya ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; kazaya karışan ... plakalı kamyon üzerine 3. kişilere devir ve tescilinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve ayrıca davalıların taşınmaz ve taşınır malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 28/05/2024 tarihli tensip tutanağının (17) numaralı ara kararı ile; "1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, -Davacı vekilinin manevi tazminat talebine ilişkin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile, tarafların sıfatı ile davanın niteliği gözetilerek taktiren 100.000 TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu teminat olarak yatırıldığında, davalılar ... ve ...'ın adına kayıtlı menkul mallar ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine dava değeri olan 5.000.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına, -Davacı vekilinin maddi tazminat talebine ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekilinin 10/06/2024 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemenin 28/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararında belirtilen teminat bedelini bugün itibariyle yatırdıklarını, ancak ilgili icra müdürlüğü tarafından sürenin geçtiğinden bahisle kararın infaz edilemediğini belirterek 5.000.000 TL manevi tazminat talebine ilişkin olarak borçluların menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 10/06/2024 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekilinin manevi tazminat talebine ilişkin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile tarafların sıfatı ile davanın niteliği gözetilerek takdiren 100.000 TL teminatın davacı tarafından mahkememiz dosyasına 10/06/2024 tarihinde ... seri no, ... sıra no, ... özel numaralı tahsilat makbuzu ile yatırılan 100.000 TL'den karşılanarak davalılar ... ve...'ın adına kayıtlı menkul mallar ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine dava değeri olan 5.000.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına" karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin 28/05/2024 tarihli tensip tutanağı ve 10/06/2024 tarihli ara kararıyla verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmesi üzerine ilk derece mahkemesince 10/10/2024 tarihli ara kararıyla; "Davalı... vekilinin mahkememizin 10/06/2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı... vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 28/05/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü yönündeki karara karşı 24/06/2024 tarihinde yapmış oldukları itirazlarının hala neticelendirilmediğini ve bu hususta nihai karar verilmemişken davacı vekilinin yeniden talebi üzerine ilk derece mahkemesince istinafa konu 10/06/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacı tarafın mahkemenin 28/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına ilişkin olarak kararda belirtilen teminatı süresinde yatırmadığını, ihtiyati haciz kararlarının icrasına yönelik olarak İİK'nin 261. maddesinde düzenlenen 10 günlük yasal sürede ilgili icra müdürlüğünden talepte de bulunulmamışken ve 28/05/2024 tarihli karara karşı itirazları da halen daha karara bağlanmamışken davacı tarafın 10/06/2024 tarihli başvurusu üzerine verilen 10/06/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 28/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararı gözetildiğinde 10/06/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının mükerrer olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkilinin iradesi dışında zorla, cebren ve şiddet kullanılarak elinden çıktığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, dava dosyasında mübrez kamera görüntülerinde de görüleceği üzere müvekkilinin olay günü davaya konu kazadan önce canı pahasına kazaya karışan aracı ve davalı sürücüyü engellemek için elinden geleni yaptığını, aracın elinden çıkmasını müteakip kolluk kuvvetlerini derhal arayarak ihbarda bulunduğunu ve konuya ilişkin olarak şikayetçi de olduğunu, olayda esasen müvekkilinin de mağdur olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının müvekkili yönünden oluşmadığını, ihtiyati haczin devamının müvekkilini orantısız ve hakkaniyetsiz şekilde mağdur ettiğini, ticari itibarını zedelediğini ve ticari işlerini sekteye uğrattığını belirterek ilk derece mahkemesinin 10/10/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacının manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir.Dosyada bulunan ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/311 Esas sayılı dosya içeriği, davalı sürücünün olay sırasında kanında uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunduğuna dair 08/12/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi raporu, İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün davacının bilateral alt ekstremitelerde multibl kemik kırıkları ve derin yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunu belirten 31/10/2023 tarihli raporu, yatan hasta epikriz formu manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğunun anlaşılması karşısında ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak tarafların hak ve menfaat dengesi gözetilerek 200.000 TL manevi tazminat alacağını karşılayacak biçimde takdiren 5.000 TL teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin 10/10/2024 tarihli ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davacı vekilinin manevi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz isteminin kabulüne, davalılar ... ve ...'ın taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 200.000 TL manevi tazminat alacağını karşılayacak biçimde takdiren 5.000 TL nakdi teminat yatırıldığında veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda, araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın İİK'nin 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına,2-Teminat yatırılmış olduğundan yeniden teminat alınmasına yer olmadığına,3-Müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından;1-Davalı... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talepte bulunulması durumunda, ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024