İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1728 K.2025/1418
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1728
KARAR NO : 2025/1418
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2024
NUMARASI : 2024/178 Esas - 2024/491 Karar
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ... ... Alım Satım Ticaret Limited Şirketinin İstanbul Ticaret Odası'na ... Sicil no ile kayıtlı olup ortakları ..., Kemal ... Ve ...'ın şirket ortakları olduğunu, 07/03/2024 tarihinde gerçekleşen toplantıyla alınmış olan ; Üsküdar 29. Noterinin 07.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu Ortaklar Genel Kurulu Kararıyla, görev süresi 02/05/2024 tarihinde dolacak olan şirket müdürü (ve ortağı) ...'ın görev süresinin aksi yönde bir karar alınana dek uzatılmasına (yeniden müdür seçilmesine) karar verilmiş ve bu kararın tescil - ilanı talebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 13.03.2024 tarihinde:"şirketin ortaklarıyla ilgili devam eden davalarınız bulunmaktadır, tescil talebinizin işleme alınması mümkün değildir. DİKKAT: Arada ortaklıkla ilgili birçok karar iptal edilmiş olup şirketin ortaklık yapısının nasıl olacağı belli değildir. Nihai bir karar gelmediği için düzeltme yapılamamaktadır. Şirket bu ortaklarla hiçbir karar alamaz tescil yapılamaz" şeklinde cümlelerle "İADE" açıklamasıyla reddedildiğini, Şirketin Ticaret Sicilde Tescilli Mevcut Ortakları İle Usule Uygun Şekilde almış olduğu bir kararın tescil ve ilanına ilişkin talebinin reddettiği gibi zaruri bir yönetim organı olan şirket müdürü ataması hususundaki "geçici tescil" talebinin de reddedildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kendi sisteminde tescilli ve ilan edilmiş olan ortakların oy birliği ile şekil şartlarına uygun alınmış bir kararı "Geçici Tescilden" kaçınamayacağını, Ticaret Sicilinde kayıtlı olan mevcut ortaklarıyla, şekil şartlarına uygun şekilde alınmış olan kararının tescil talebinin iade edilmesi, geçici tescilin de yapılmaması "hem tescil hem de geçici tescil" talepleri açısından talebin reddi anlamına geldiğini Şirketin daha evvel ortağı olan, ancak 2021 yılı itibarı ile şirkette bulunan 760 adet payının tamamı kesinleşmiş bir icra ihalesi ile elinden çıkmış olan, bu aşamada şirkette ortaklığı bulunmayan, güncel ticaret sicil kayıtlarında da ortaklığı görünmeyen ..., İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582 Esas nolu davası kapsamında hukuka aykırı şekilde kesinleşmiş olan, 1995 yılına ilişkin bir tespit kararının tescilini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden talep etmiş, güncel kayıtlarla ve daha sonra gerçekleşen pay devirleri - icra ihalesi- pay devri ve sermaye artırım kararları ile çelişen bu kararın tescilinin mümkün olmadığına karar verilmesi üzerine Ticaret Sicil Müdürlüğü çalışanlarını haksız şekilde savcılığa şikayet ederek üzerilerinde bir baskı yarattıklarını, Ticaret Sicil Müdürlüğü mevcut 3 ortağın usule uygun şekilde aldığı Şirket Müdürü seçimi kararını tescil ve ilan etmekle yükümlü olmasına rağmen, bir takyidat kaydını gerekçe yaparak, şirketin her türlü kararının tescil ve ilanına engel olduğunu, bu kaydın hiçbir mahkeme kararına dayanmadığını, ...'un müvekkili şirketin ticari faaliyetleri ile alakalı herhangi bir talep - dava hakkı kalmadığını, açtığı ya da açacağı davaların tamamında aktif husumet yokluğu olgusu ile karşılaşacağını, eski bir ortağın, kendisinden sonraki ortakların almış olduğu ortaklar kurulu kararlarının iptalini talep etme yetkisi olmadığını, ... ile müvekkili şirket arasında görülmüş olan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 Esas nolu dosyası ile alakalı konulmuş olan her türlü tedbir kararının, aynı dosya çerçevesinde verilmiş olan 08/11/2023 tarihli ek karar çerçevesinde kaldırılmış ve ayrıca şirkette görev yapan Denetim Kayyımının görevine son verildiğini, kararın 14/11/2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilerek tescil ve ilanı istendiğini, hiçbir mahkemenin hiçbir kararında; şirketin ortaklar kurulu kararı alamayacağına - şirket müdürünün görev süresini uzatamayacağına - bağımsız denetçi atayamayacağına - rutin işleyişine devam edemeyeceğine dair bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığını, haksız iade (ret) kararı ile şirketin rutin işleyişinin önüne geçildiğini, mahkemece tedbir kararı verilmemiş olan hususlarda ticaret sicil müdürlüğü'nün bu şekilde "devam eden davaların sonuçlanmadığı" gibi bir gerekçe yaratması, şirketin rutin işleyişinin önüne geçmekte ve şirketin faaliyetini imkansız hale getirmekte olduğunu, bundan birkaç ay sonra şirket müdürünün görev süresi sonlandığında gerçekleşecek tescil talebi de aynı şekilde reddetmeleri halinde şirketin Yönetim organı eksikliği gibi bir durum gündeme gelebileceğini, bu vesileyle, yaşanabilecek olası gelişmeleri de göz önüne alarak, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmemiş hususlardaki tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, görünüşte haklılık ilkesi ve telafisi mümkün olmayacak zararların doğması ihtimali, ayrıca şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve hukuki işlemlerinde temsilinin sağlanabilmesi teminatsız yahut makul bir teminat karşılığında, dava süresince mevcut şirket müdürünün görev süresini uzatan kararın "tescili" yahut "geçici tescili" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirket ortaklarından ...'ın şirket müdürü olarak ilanına, bundan sonra davanın kabulü ile Şirketin faaliyetlerini aksatan ve herhangi bir yargı kararına dayanmayan takyidat kaydının kaldırılmasını ,yargılama giderlerinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Müdürlük tarafından, dava konusu tescil talebinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında incelenerek tescil başvurusunun eksikliklerinin giderilerek tamamlanması için iade edildiğini, dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını, ticaret sicil müdürlüklerinin ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde, red kararı yazdığını, verdiği red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ ettiğini, tescil başvuru evrakı ile birlikte, söz konusu red kararının da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedildiğini, Dava konusu tescil başvurusuna ilişkin mevzuata uygun bir “red kararı” bulunmadığı açık olduğundan, huzurdaki davanın usûlden reddi gerektiğini, Nitekim, HMK m.114/f.2 gereğince, iş bu dava bakımından, “red kararı” yazılmış olması, bir dava şartı niteliğinde olduğunu, davanın usulen reddi gerektiğini Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, Türk Ticaret Kanunu. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin ticaret sicili dosyasında yapılan incelemede, davacının belirttiği İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/665E sayılı davası ile ilgili tedbir bulunduğu gibi; bunun yanı sıra kesinleşmiş olduğu halde, fiili olarak tescil edilemeyen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582E ve 2020/23K sayılı kararının tescil edilememesinden kaynaklanan veyahut da tescil edilemese de hukuk aleminde doğurduğu sonuçlarla ilgili bir engelin söz konusu olduğunun tespit edildiğini, huzurdaki davada tedbir bulunmadığına ilişkin davacı iddiasının eksik olduğunu, tescil edilememiş olsa da ticaret sicili kayıtlarını etkileyecek şekilde tescil edilmiş pek çok kararın yokluğuna karar veren ve yine, bu sebeple de, söz konusu davadan sonra ve bu davaya ilişkin karar tescil edilmeden alınarak tescil edilmiş ve bu sebeple de iptali istenmemiş tescil edilmiş son iki genel kurul kararının da dayanağının ortadan kalkmasına neden olan bir mahkeme kararının söz konusu olduğunu, Anılan karar tescil edilebilseydi zaten, sicil kayıtlarının değişmiş olacağını, dava konusu başvurunun iade nedeninin, davacının ifadesi ile; dava konusu şirkete ilişkin tescil edilememiş ve şirketin tüm yapısını değiştiren mahkeme kararının neticesi ve bu neticeler karşısındaki hukuki durum olduğunu belirterek; Huzurdaki dava konusu tescil başvurusunun iadesi, hukuki değerlendirmeye ilişkin kayıttan ibaret olup, müvekkili müdürlükçe dava konusu tescil işleminin iadesi ve aslında, buna neden olan hukuki değerlendirme de mevzuata uygun olduğunu, müvekkili müdürlük dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle de, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davalı Ticaret sicil müdürlüğü karar bulunmadığı usulü itirazında bulunmuş ise de; davacı şirketin isteminin reddine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü sayfası/sisteminde kararın kayıtlı olduğu bölüm görseli ibraz olunmuş,red kararının verildiği de davalı tarafça kabul olunmuştur.Bu nedenle usulü itiraz yerinde bulunmamıştır. Davacı şirket tarafından geçici tescili istenen hususun davacı şirketin 07/03/2024 tarihli ortaklar kurul toplantısında alınan Ortaklar Genel Kurulu Toplantısında alınan şirketin temsiline ilişkin şirket müdürü/şirket ortağı ...'ın görev süresinin ( duruşma tarihi itibariyle 02/05/2024 tarihinde dolan) aksi yönde bir karar alınana dek uzatılması şeklindeki karar olduğu,İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü nün 13/03/2024 tarihli geçici tescilin reddine ilişkin kararın gerekçesinde; İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/665E sayılı davası ile kesinleşmiş olduğu halde, fiili olarak tescil edilemeyen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582E ve 2020/23K sayılı kararı ile bu kararın tescil edilememesinden kaynaklanan veyahut da tescil edilemese de hukuk aleminde doğurduğu sonuçlarla ilgili bir engelin söz konusu olduğunun açıklandığı, görülmüştür.Mahkememizce İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582E ve 2020/23K sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/665E sayılı dava dosyalarında davacı şirkete yönetim yada denetim kayyumu atanmadığı belirlenmiştir.Davacı şirketin alınan ticaret sicil dosyasından ve İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582E ve 2020/23K sayılı dosyasında verilen mahkeme cevabından; İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582E ve 2020/23K sayılı dosyasında atanan yönetim/denetim kayyumunun görevinin sona erdiği, şirket ortağı ...'ın münferiden temsile yetkili müdür olduğu, görev süresinin 02/05/2024 tarihinde dolduğu, şirketin duruşma tarihi itibariyle organsız kaldığı belirlenmiştir. Davacı şirketin tescil yada geçici tescil talebiyle huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı vardır. Mahkememizce davacı şirketin hukuki yararı dikkate alınarak; 07/03/2024 tarihli Ortaklar Kurulu Kararının tescilinin reddine ilişkin 13.03.2024 tarih ve ... tahakkuk numaralı kararının kaldırılmasına, davacı şirketin tescil talebinin geçici tescil olarak kabulüne, 07.03.2024 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı uyarınca şirket ortaklarından ...'ın davacı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü olarak geçici şekilde tescil ve ilanına, geçici tescil kaydının İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/665E sayılı mahkeme kararı kesinleşinceye kadar devamına karar vermek gerekmiştir.Ancak hüküm kısmında "mahkememiz kararı kesinleşinceye kadar devamına " şeklinde yazılmış olup, HMK 304-305 md gereğince uygulamada çelişkinin giderilmesi açısından bu bölüm gerekçeli karar ile açıklanarak tashih edilmiştir. Ancak İstanbul 15 ATM nin 2023/246-2023/697 sayılı kararında açıklandığı üzere davacı şirketin ortaklarının ve bu ortakların pay durumunun belirlenebilmesi için İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/665 E sayılı dosyasında açılan davanın sonuçlanması gerekmektedir. Bu nedenle davacı şirketin ticaret sicil kaydındaki takyidatın devamı gerekmektedir.Bu nedenle Sicildeki takyidat kaydının kaldırılması isteminin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu işleminin hukuka uygun olduğu hâlde, açılan davanın kabul edilmesine ilişkin mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, geçici tescilin tedbir kararı olarak, Türk Ticaret Kanunu m.32/f.4 gereğince mahkeme tarafından verilmesinin mümkün olmadığını, tüm bunların sonucu olarak geçici tescil talebinin, davacının başvurduğu şekilde mahkemeden tedbir kararı olarak istenmesinin de, geçici tescilin, sicil müdürlüğünden istenmesi hakkındaki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.32'nin açık lafzına ve her iki müessesinin aynı sonuçları doğurduğuna ilişkin uygun olmadığı gibi, HMK m.367 hükmünün işlevsizleşmesi sonucunu doğurduğunu, mahkemenin geçici tescil kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açık olup, bunun geçici tescilden farklı olarak salt tedbir kararı olarak kabul edilmesi halinde de, her halükarda, tedbir-geçici tescile davasında müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davaya konu şirket hakkında, ilgili mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmamış olup, bu bakımdan da davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kabul edilmemekle birlikte, huzurdaki davanın usulden reddedilmediği takdirde, dava konusu iade işleminin hukuka uygun olduğunu, dava konusu tescil başvurusunun iadesinin hukuki değerlendirmeye ilişkin kayıttan ibaret olup; yine yukarıda ele alınan nedenlerle, müvekkil müdürlükçe dava konusu tescil işleminin iadesi ve aslında, buna neden olan hukuki değerlendirmenin de mevzuata uygun olduğunu, yerel mahkeme kararında da teyit edildiği üzere, müvekkil müdürlüğün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını ve bu nedenle de yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2024 tarih ve 2024/178 E. 2024/491 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 07.03.2024 tarihli ortaklar kurulu kararının tescilinin reddine ilişkin 13.03.2024 tarih ve ... tahakkuk numaralı kararının kaldırılmasına, davacı şirketin tescil talebinin geçici tescil olarak kabulüne, 07.03.2024 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca şirket ortaklarından ...'ın davacı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü olarak geçici şekilde tescil ve ilanına, geçici tescil kaydının karar kesinleşinceye kadar devamına, takyidatların kaldırılması talebin reddine karar verilmiş olup, davalı vekilince Mahkemece verilen kabul kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, istem konusuyla ilgili olarak ticaret siciline geçici tescil koşulları bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dosya kapsamından davacı şirketin 07.03.2024 tarihli ortaklar genel kurulu kararı ile şirket müdürlüğüne devam eden şirket ortaklarından ...'ın aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürlüğünün devamına ve şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verilmesine karar verildiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan başvuru sonucunda 13.03.2024 tarihli ... tahakkuk nolu yazıda belirtilen "iade sebebi" başlığı altında "şirket ortaklarıyla ilgili devam eden davanız bulunmaktadır. Tescil talebinin işleme alınması mümkün değildir" şeklindeki açıklamayla geçici tescilin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı şirketin geçici tescile ilişkin yaptığı başvurunun davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce kabul edilmeyerek tescil talebinin olumlu sonuçlanmadığı nazara alındığında davalı Sicil Müdürlüğünün 13.03.2024 tarihli cevabının, tescil isteminin reddine yönelik karar niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.UYAP üzerinden dosya kapsamına alınmış olan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 Esas ve 2020/23 Karar (Eski esas:2014/673) sayılı davacı ... tarafından şirket aleyhine açılan “limited şirketin esas sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile payının tespiti” talepli dava dosyasında, ilgili genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğuna ve ...'un şirkette %40 oranında, ...'un %60 oranında pay sahibi olduğuna karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarih, 2021/11-701 E. ve 2022/275 K. sayılı kararı ile onanarak10.01.2023 tarihinde kesinleşmiştir. İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582 Esas ve 2020/23 Karar sayılı dosyasında 08.11.2023 tarihinde verilen ek karar ile tedbir mahiyetinde verilen kayyım atanması kararlarının, verilen nihai kararın kesinleştiği gözetilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.UYAP üzerinden dosya kapsamına alınmış olan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/665 Esas sayılı dava dosyasında, davacı ... tarafından şirket aleyhine açılan "19.08.2022 ve 06.12.2022 tarihli sermaye arttırımına ilişkin şirket genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali, davacı adına şirket hissesinin tescili, ortaklık yapısının 23.10.1995 tarihindeki ortaklık yapısına uygun hale getirilmesi" talepli davanın derdest olduğu görülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 623.maddesinde şirketin yönetimi ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği, şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsilinin, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği, en azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen dosyalarda davacı şirkete denetim veya yönetim kayyumu atanmadığı gibi dosya kapsamına alınan ticaret sicil kaydına göre davacı şirketin ortağı görünen ...'ın münferiden temsile yetkili müdür olup, görev süresinin 02.05.2024 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. TTK'nun 34/1. maddesinde tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde yine ilgililerin sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiş olup, davacı tarafça, ticaret sicil müdürlüğünün geçici tescil talebinin gerçekleştirilmemesi üzerine eldeki dava açılmıştır.TTK'nın 32/4.maddesinde, "çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır." hükmü mevcuttur. Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işlemlerine itiraz üzerine inceleme yaparak doğru işlemin yapılmasına karar verebilen yargı merciinin, geçici tescil talebi hususunda karar verme yetkisi olmadığı düşünülemez. Asıl uyuşmazlığa bakan mahkemenin uyuşmazlık konusu kesin olarak çözümleninceye kadar, sicile geçici tescil hususunda sicile takdir hakkı vermeyen bir dil ile yazılan TTK 32/4.madde hükmüne göre geçici tescil işleminin davalı sicil tarafından yapılmasına karar verilmesi cümlesinde geçici hukuki himaye kapsamında ihtiyati tedbir yolu ile geçici tescile karar verebilmesine engel bulunmamaktadır. (Emsal nitelikte Yargıtay 11 HD nin 2014/16686 Esas, 2015/1927 Karar sayılı 16.2.2015 tarihli emsal ilamı) Kaldı ki yargılama sonucunda verilecek kararın neticesine göre geçici tescil edilen kayıt sicil tarafından resen silineceği öngörüldüğüne göre hüküm sonucu elde eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiği de ileri sürülemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde davalı Sicil Müdürlüğünce davacı şirketin 07.03.2024 tarihli ...'ın aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürlüğünün devamına ilişkin ortaklar kurulu kararının geçici tesciline ilişkin talebinin, devam eden davalar nedeniyle işleme alınmadığı belirtilmiş ise de davaya konu ortaklar kurulu kararının geçici tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı sicil müdürlüğünce talebin reddine karar verilmesi, yani geçici tescilden kaçınılması yasal düzenlemeye aykırıdır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı Sicil Müdürlüğünün 13.03.2024 tarih ve ... tahakkuk numaralı kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Sicile tescil ve ilanın, kamuya açıklığın ve bilgi edinmenin sağlanması gibi sonuçları bulunduğu dikkate alınarak mahkemece 07.03.2024 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca şirket ortaklarından ...'ın davacı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü olarak geçici şekilde tescil ve ilanına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı tarafça davanın açılmasına sebep olunmadığı , aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığı yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de ilk derece mahkemesince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle davalı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/202516/10/2025