İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1135 K.2025/1151

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1135 📋 K. 2025/1151 📅 23.09.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1135
KARAR NO : 2025/1151
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 27/06/2025
NUMARASI : 2023/874 Esas (Derdest)
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekili talep dilekçesinde özetle; Beşiktaş 11.Noterliği’nin 07 Mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacak Temlik Sözleşmesi” ile davalılara güvenilir kişi olarak temliken alacaklısı bulunduğu dosyalarının tümüne ilişkin; evvelemirde İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesine ve 2004 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar ... Mirasçıları ... ..., ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davalıların alacaklılığının inançlı işlemle yaratıldığını, davacının bu husustaki beyanlarının müvekkilleri tarafından doğrulandığını beyan etmişlerdir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının yerinde olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince 27/06/2025 tarihli Ara Karar ile, " , ...Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse, veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu itibarla mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı, asıl davada ihtiyati tedbir talep edildiği , talebin red edildiği, dosyada durumu değiştirecek bir durum oluşmadığından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir için gerekli tüm şartların gerçekleştiğini, yaklaşık ispatın sağlandığını, davalıların hak sahipliğinin inançlı işleme dayandığını, gerçekte herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, asıl dava davacısı tarafından alacaklılara ödemeler yapıldığını, davalıların o tarihte çalışan olması sebebiyle güvenilir kişi olarak hak sahibi kılındığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Asıl ve birleşen menfi tespit davalarında talep: İİK'nın 72/3. Maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, Birleşen dava yönünden ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen birleşen dava davacıları; davalı tarafın güvenilir kişi belirlenmesi nedeniyle yapılan bir takım işlemler ile, gerçekte kredi borcunun davalı tarafça ödenmemesine rağmen onların aracılığıyla ödenmesi nedeniyle alacağın temliğinin davalılar adına yapıldığını ve davalı tarafın icra dosyalarında gerçek bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle açılan menfi tespit davasında icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; aynı hukuki olguya dayalı asıl davacının tedbir talebi 07/12/2023 tarihli ara kararı ile değerlendirilerek ihtiyati tedbir istemenin reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine dairemizce 2024/164 E. 2024/312 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiş, bilahare davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemini yenilemesi üzerine, İlk derece mahkemesince 27/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararın asıl dava davacı vekilince istinafı üzerine dairemizin 2024/1898 E. 2024/1876 K. Sayılı ilamıyla istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiş, asıl dava davacı vekilince ihtiyati tedbir talebinin yenilenmesi üzerine ilk derece mahkemesince 25/03/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın istinafı üzerine de dairemizin 2025/565 E. 2025/544 K. Sayılı ilamı ile İstinaf isteminin kesin olarak reddine karar verilmiştirİstinafa konu birleşen dosya yönünden tüm iddialar asıl dava dosyası ile aynı vakıalara ve hukuki sebeplere dayanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Somut uyuşmazlıkta: menfi tespit istemine konu alacağı birlikte temlik alan davalı ... mirasçılarının beyanları kendilerini bağlayıcı niteliktedir. Yine dosya içeriğindeki beyanlardan ve cevap dilekçelerinden davalı ... mirasçıları ile davalı ... arasında temlik alınan alacağın varlığı ve alacaklılık oranı konusunda çekişme bulunduğu, davalı ...'nun bu yönde davalar açtığı beyan edilmektedir. Davaya konu icra takiplerinin alacağın temliği sözleşmesine dayalı olması karşısında, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle toplanan deliller istem hakkında haklılığını yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... ... Sanayi Anonim Şirketi ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025