İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/555 K.2025/1107
-T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/555
KARAR NO : 2025/1107
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2022
NUMARASI : 2022/130 E. - 2022/1552 K.
DAVA TÜRÜ : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
BİRLEŞEN 2022/298 ESAS
SAYILI DAVADA
DAVA TÜRÜ: Kambiyo Senedi Nedeniyle Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin babası ... hakkında 50.760,00 TL'lik kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, ...'in 21.11.2021 tarihinde vefat ettiğini, Malkara Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2021 tarih 2021/1350 Esas 2021/1552 Karar sayılı Mirasçılık Belgesinden de anlaşılacağı üzere muris ...'in geriye mirasçıları olarak eşi ... ..., kızı ..., kızı ..., kızı ..., kızı ... ..., oğlu... ve oğlu ...'in kaldığını, Malkara İcra Dosyasındaki takibin kesinleştiğini ve ...'in gayrimenkullerine haciz konulduğunu ve satış yapılması için kıymet takdiri yapıldığını, müvekkili ...'ın söz konusu icra dosyasından babasının vefatından sonra ve kısa bir süre önce haberdar olduğunu, müvekkilinin babası ...'in okuma yazma bilmeyen bir kişi olduğu için normalde imza yerine mühür basarak veya parmak izi ile işlerini hallettiğini, nadiren imza kullandığı da olduğunu, ancak kesinlikle dava konusu 3 senedi de ...'in imzalamadığını, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada söz konusu senetleri aynı senetlerde borçlu olarak görünen ve muris ...'in aynı zamanda torunu olan ... ...'in imzaladığının anlaşıldığını, gözle yapılan incelemede dahi ...ve ... imzalarının aynı kalemden çıktıkları ve aynı karakter sergilediklerinin açıkça anlaşılabileceğini, bilirkişiler tarafından senetlerdeki imzalarla ilgili, imza incelemesi yapıldığında ... adına atılmış imzaların ...tarafından atıldığının açıkça ortaya çıkacağını ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.06.2019 Tarih 2017/839 Esas 2019/690 Karar sayılı ilamı uyarınca müvekkilinin böyle bir davayı açmaya hakkı olduğunu iddia ederek, öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir miktar ile icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, müvekkilinin Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, dava konusu icra takibinin borçlu ... yönünden iptaline, davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet-i ücretin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; şirket satış sorumlularınca takip borçlusuna satılan yemlerin karşılığında dava konusu senetlerin tanzim ediliğini, senetler,n şirket muhasebesine teslimi ile cari kayıtlara girdikten sonra vadesinde ödenmediğinden müvekkili davalı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini, icra takibine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, kesinleşmiş bir icra takibinin sonrasında borçlu olunmadığının tespiti için dava açılmasının mümkün olmadığını, inkar edilen imzaların murise ait olmadığı hususunun davacı mirasçının ispat ile yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, senet tanzim tarihlerindeki satış sorumlusunun şirketin eski çalışanı ... tarafından cari hesaba işlenmesi amacıyla üzeri yazılı ve imzalı şekilde şirket muhasebesine teslim edilmiş olması dolayısıyla senetlerdeki imzaların davacı murisine ait olup olmadığının icrra takibi yapılmasına karar veren şirket yöneticilerince bilinemeyeceğinden davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet-i ücretin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davaya cevaben talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Birleşen davada davacı vekilinin 25.01.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin babası ... hakkında 01.09.2019 vade tarihli, 10.720,00 TL bedelli senedin alacaklı tarafından ödenmesi üzerine rücuen tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, ...'in 21.11.2021 tarihinde vefat ettiğini, Malkara Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2021 tarih 2021/1350 Esas 2021/1552 Karar sayılı Mirasçılık Belgesinden de anlaşılacağı üzere muris ...'in geriye mirasçıları olarak eşi ... ..., kızı ..., kızı ..., kızı ..., kızı ... ..., oğlu... ve oğlu ...'in kaldığını, Malkara İcra Dosyasındaki takibin kesinleştiğini ve ...'in gayrimenkullerine haciz konulduğunu ve satış yapılması için kıymet takdiri yapıldığını, müvekkili ...'ın söz konusu icra dosyasından babasının vefatından sonra ve kısa bir süre önce haberdar olduğunu, müvekkilinin babası ...'in okuma yazma bilmeyen bir kişi olduğu için normalde imza yerine mühür basarak veya parmak izi ile işlerini hallettiğini, nadiren imza kullandığı da olduğunu, ancak kesinlikle dava konusu senedi ...'in imzalamadığını, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada söz konusu senedi muris ...'in aynı zamanda torunu olan ... ...'in imzaladığını, senede karşılık davalı yem fabrikasından yem alıp müvekkilinin murisi ...'in haberi olmadan yemleri 3. kişilere sattığını, icra takibine konu senet çıplak gözle bile incelendiğinde, senette borçlu olarak gözüken ... ...'in imzaları ile ...'in imzalarının ve yazıların aynı kalemden çıktıkları ve aynı karakter sergilediklerinin açıkça anlaşılabileceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.06.2019 Tarih 2017/839 Esas 2019/690 Karar sayılı ilamı uyarınca müvekkilinin böyle bir davayı açmaya hakkı olduğunu iddia ederek, öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir miktar ile icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, Malkara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/43 Esas sayılı dosyası ile hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle davanın birleştirilmesine, müvekkilinin Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu icra takibinin borçlu ... yönünden iptaline, davalı tarafın kötü niyetli ve ağır kusurlu olması sebebiyle de kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet-i ücretin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; şirket satış sorumlularınca takip borçlusuna satılan yemlerin karşılığı alınan 23.09.2019 tarihli 10.720,00 TL bedelli senedin şirket muhasebesine teslimi ile cari kayıtlara girdikten sonra şirket alacaklısı ... ... A.Ş.'ne ciro ciro edilerek devredildiğini, senedin vadesinde keşideci borçlular tarafından ödenmemesi üzerine son hamil ... ... A.Ş. Tarafından Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından keşideci borçlular ..., ...ve ciranta müvekkili şirket aleyhine takibe konulduğunu, takip konusu borcun ... ve ...tarafından ödenmeyince müvekkili şirketin hesaplarına bloke konulduğunu, neticede icra dosyasının 24.01.2020 tarihinde toplamda 13.898,16 TL olarak müvekkili şirket tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığını, bu sebeple müvekkili şirketin keşideci borçlulara rücu gereğince Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından haklı ve zorunlu olarak ilamsız icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, kesinleşmiş bir icra takibinin sonrasında borçlu olunmadığının tespiti için dava açılmasının mümkün olmadığını, inkar edilen imzaların murise ait olmadığı hususunun davacı mirasçının ispat ile yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, senet tanzim tarihindeki satış sorumlusu tarafından cari hesaba işlenmesi amacıyla üzeri yazılı ve imzalı şekilde şirket muhasebesine teslim edilmiş olması dolayısıyla senetteki imzanın davacı murisine ait olup olmadığının icra takibi yapılmasına karar veren şirket yöneticilerince bilinemeyeceğinden davacı tarafın tazminat ve para cezası taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmekle davanın reddine, davacı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet-i ücretin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davaya cevaben talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacıların murisi ... aleyhine başlatılan takip dayanağı bonolardaki keşideci isminin yanında atılmış olan imzaların 26.07.2022 tarihli ve 25.11.2022 tarihli raporlarda ...'e ait olmadığının tespit edildiği, imza incelemesine esas teşkil eden mukayese imzaların bono tanzim tarihine yakın tarihli resmi kurumlar önünde atılmış samimi imza örnekleri asılları olduğu, raporun hükme esas alınabileceği, davacının imzanın kendisine ait olmadığı ve takip dayanağı bono bedelinin ödenmesinden sorumlu olmadığı iddiasının ispatlandığı, davacı vekiline talep edilen kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi için takip başlatan alacaklının haksız ve kötü niyetli takip başlatması gerektiği, dosya kapsamı ve bonodaki tarafların sıfatı nazara alındığında bonolarda lehtar olan davalının , keşideci ile ilişkisi nazara alındığında asıl dava konusu takipleri başlatırken kötü niyetli olduğunun ispatlandığı, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne, tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle "Asıl Davanın KABULÜNE, Davacıların miras bırakanı ...'in külli halefleri sıfatıyla aleyhlerine yapılmakta olan Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, 10.152,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen davanın KABULÜNE, Davacıların miras bırakanı ...'in külli halefleri sıfatıyla aleyhlerine yapılmakta olan Malkara İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, 2.144,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin 2017/3829 E.2017/9280 K.13/06/2017 tarihli kararında ;.. Bir hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Keşideci muris hakkında başlatılan icra takibi, muris hayatta iken başlayıp kesinleştiğine ve keşideci muris tarafından imza ve sahtecilik itirazı ileri sürülmediğine göre, sonradan mirasçıların, muris tarafından itiraz edilmeyen keşideci imzasına itiraz hakkı bulunmamaktadır."denildiğini, muris hayatta iken kesinleşen icra takibinden dolayı mirasçıların murisin itiraz etmediği imzasına sonradan mirasçı sıfatıyla itiraz etme haklarının bulunmadığını, taraflar arasında görülmüş Malkara İcra Hukuk Mah.'nin 2020/16 E. Sayılı borca itiraz davasının yargılaması sırasında tanık sıfatıyla dinlenen ve dava konusu senetlerdeki diğer keşideci ve murisin torunu olan ...18/05/2022 tarihli duruşmadaki senetlerdeki imzalar ile ilgili beyanında ;".......'in okuma yazması olup olmadığını bilmiyorum.ancak TV 'deki alt yazıları okuyamıyordu, ... benim borcumu biliyordu, kendi borcundan haberi yoktu. Uyuşmazlık konusu senetlerdeki imzaları dedem adına ben attım, daha sonra eve insanlar gelince bu borçtan dedemin haberi oldu, ben daha sonra dedeme senin yerine imza attım dedim, bu durumu 2019 yılı gibi dedem öğrendi. Dedem bana "ben seni bir kere kurtardım,neden böyle bir borç yaptın dedi "" şeklinde beyanda bulunduğunu, buna göre murusin icra takibindeki senetlerdeki imzasının torunu olan ...tarafından atıldığını öğrendiğini ancak herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini,-dava konusu senetlerdeki imzanın muris ...'in eli ürünü olmadığına dair bilirkişi raporlarında keşide tarihi sonrasına ait bir belge olan 17/10/2019 tarihli Malkara Tarım Kredi Koop... no'lu borç senedi ile fotokopi bir belge olan T.C.... ... müşteri no'lu 16/08/2018 tarihli bireysel müşteri bilgi formu fotokopisi üzerinde mukayese imza incelemesi yapıldığını, bu şekilde yapılan imza incelemesinin ise fotokopi belgeler üzerinde mukayese imza incelemesi yapılamayacağı kuralı karşısında yerinde olmadığını, raporun yetersiz olduğunu, -kötüniyetin ispatlanamadığını, dosyada bu hususta herhangi bir delil bulunmadığı gibi davaya konu senetlerin, şirket satış personeli tarafından cari hesaba işlenmesi amacıyla üzeri yazılı ve imzalı şekilde şirket muhasebesine teslim edilmiş olması dolayısıyla, senetlerdeki imzaların davacılar murisine ait olup olmadığının icra takibi yapılmasına karar veren şirket yöneticileri tarafından bilinemeyeceğinden bu sebeple de davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın, Davacılar murisi ... aleyhine başlatılmış Malkara İcra Müd.' nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında takip dayanağı 01/04/2019 tanzim 26/08/2019 vade tarihli 10.960TL bedelli; 20/03/2019 tanzim 28/08/2019 vade tarihli 25.500 TL bedelli; 29/04/2019 tanzim 01/09/2019 vade tarihli 14.300 TL bedelli üç adet kambiyo senedindeki imzaların ve birleşen dosyada da Malkara İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine dayanak 11/03/2019 tanzim ve 01/09/2019 vade tarihli 10.720,00TL bedelli senetteki imzanın dosya borçlularından muris ...'in eli ürünü olmadığı iddiasını dayalı menfi tespit ve takiplerin iptali talepli olduğu anlaşılmıştır.Dosyanın rapor tanzimi için Grafoloji alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 27.07.2022 havale tarihli raporunda özetle; 29.04.2019 düzenleme, 01.09.2019 ödeme tarihli, düzenleme yeri Malkara, alacaklısının ...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş., borçlusunun ..., kefilinin ...olduğu, 14.300,00 TL meblağlı senet, 20.03.2019 düzenleme tarihli, 28.08.2019 ödeme tarihli, düzenleme yeri Malkara olan, alacaklısı ...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş., borçlusu ..., kefili ...olan, 25.500,00 TL meblağlı senet ve 01.04.2019 düzenleme, 26.08.2019 ödeme tarihli, düzenleme yeri Malkara olan, alacaklısı ...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş., borçlusu ..., kefili ...olan 10.960,00 TL meblağlı senet üzerinde bulunan ... afına atfen atılı imzalar ile dava dosyasında mevcut tüm belgeler üzerinde bulunan ...'e ait imzalar arasında yapılan inceleme neticesinde inceleme konusu 3 senet üzerinde bulunan ... adına atfen atılı imzaların ...'in eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Birleşen dava konusu senet yönünden dosya grafoloji alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 25/11/2022 havale tarihli raporunda özetle; 11.03.2019 düzenleme, 01.09.2019 ödeme tarihli, düzenleme yeri ..., alacaklısı ...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş., borçlusu ..., kefili ...olan 10.720,00 TL meblağlı senedin üzerindeki ... adına atfen atılı imzaların ...'in eli ürünü olmadığı kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça, mirasçıların kesinleşen takip nedeniyle dava hakkı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, menfi tespit davası takip kesinleşse bile açılabilecek genel dava türü olup, bu davayı hayatta iken murisin de takip kesinleşmesine rağmen açabileceği gözetildiğinde, mirasçıların bu davayı açma haklarının kısıtlanamayacağı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde, Bilirkişi raporunda, inceleme konusu ve mukayese imzaların, ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla objektif denetime uygun olarak inceleme yapılmış olduğu ve yine raporda inceleme konusu imzalarla mukayese için çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içeren noter ve banka asıl imza örneklerinin incelendiği, sadece fotokopi belgenin değil asıl belgelerin de incelendiği, Yargıtay'ın teknik olarak belirttiği hususlarda inceleme yapıldığı, buna göre yeniden rapor alınması gerektirir bir delilin bulunmadığı, imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği, sadece fotokopi belgenin değil asıl belgelerin de incelendiği buna göre yeniden incelenmesine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, takip konusu senetlerde davalının lehtar olduğu , senetlerdeki borçlu imzalarının keşideciye ait olmadığının tespiti ile takibin haksız olduğu ayrıca, davalının senedin lehtarı olması nedeniyle alacaklı ve borçlu arasında yüz yüzelik ilkesinin söz konusu olduğu , bu nedenle imzanın borçluya ait olmadığını bilecek durumda olduğu halde senedi takibe koymakla kötü niyetli olarak kabulü gerektiği, İİK'nın 72/5 maddesindeki tazminat koşullarının somut olay bakımından gerçekleştiği, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü imza itirazının mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden mahkemece grafolog bilirkişiden aldırılan raporda da imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/130 E., 2022/1552 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.199,69 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.050,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.149,69 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025