İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/272 K.2024/564

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/272 📋 K. 2024/564 📅 17.04.2024

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/272
KARAR NO: 2024/564
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2020
NUMARASI: 2017/1284 Esas - 2020/396 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin kendisine ait ... plaka sayılı motosiklet ile davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı halk otobüsünün çarpışması neticesinde meydana gelen 05/08/2017 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü olan müvekkilinin kolunda çift kırık oluşacak biçimde ağır şekilde yaralandığını, ameliyat olmasına rağmen halen tam olarak iyileşemediğini ve kaza neticesinde motosikletinin de hasara uğradığını, bundan ayrı değeri 7.500,00-TL olan koruyucu ekipmanın da kullanılamaz hale geldiğini, keza müvekkilinin biran önce ameliyat olabilmesi için Elazığ'a uçakla gitmek zorunda kaldığını ve tüm bunlardan ayrı otopark ve ekspertiz ücretiyle sair sağlık harcamaları yaptığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında vekil edeninin kırmızı ışıkta geçtiği bu nedenle de kusurlu bulunduğu yönünde belirleme mevcut ise de; kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere kırmızı ışıkta geçenin davalı ... olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğunu, vekil edeninin kaza neticesinde uğradığı maddi zararların ... plaka sayılı araç sürücüsü ile aracın ZMM sigortacısı bulunan davalı ... Sigorta A.Ş ve aracın kasko + İMM sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş tarafından giderilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL'si bedensel, 1.000,00-TL'si de diğer maddi zararlarına karşılık olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın (-sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) tüm davalılardan 50.000,00-TL manevi tazminatın da davalı ... ile ... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davacı ...'un 01/01/2019 tarihinde hayatını kaybetmesi üzerine, mirasçıları olduğu anlaşılan ... ve ...'un kendi adlarına verdiği vekaletnameye dayanılarak Av. ... tarafından dosyaya sunulan 18/02/2019 günlü dilekçe ile mirasçılık belgesi ve vekaletname ibraz edilmek suretiyle, adı geçen mirasçıların davacı sıfatıyla, şahsının da davacı vekili sıfatıyla dosyaya eklenmesine karar verilmesi talebinde bulunduğu, bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığı ve davacı mirasçıları vekili Av. ... tarafından dosyaya sunulan 27/11/2019 günlü bedel arttırım dilekçesi ile; maddi tazminata ilişkin istek miktarını 11/11/2019 günlü bilirkişi raporu doğrultusunda 15.238,72-TL daha arttırarak toplam 17.238,72-TL'ye çıkarttıklarının açıklandığı; müteakip sunulan 03/02/2020 günlü ıslah dilekçesi ile de; 25/12/2019 günlü duruşma oturumunda beyan edildiği üzere, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın iki kaleme dayandığını, bunlardan birincisinin müvekkillerinin murisi ...'a ait araçta meydana gelen araç hasar bedeline mahsuben 1.000,00-TL, ikincisinin ise müvekkillerinin murisi ...'un şahsında meydana gelen geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına mahsuben 1.000,00-TL bulunduğunu, 27/11/2019 günlü bedel arttırım dilekçesinde; araç hasarına ilişkin talep 16.238,72-TL daha arttırılacakken sehven 15.238,72-TL olarak yazılarak arttırıldığını beyanla, 27/11/2019 günlü dilekçedeki maddi hatayı bu şekilde düzelttiklerini ve bedensel zarara ilişkin istek miktarını da 17.238,72-TL'ye çıkarttıklarına bildirmiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacı ...'un yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza neticesinde davacıda herhangi bir maluliyet oluşmamış ise de, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, buna göre davacının geçici iş göremezlik dönem zararının 17.171,72-TL bulunduğu, SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesi düşüldüğünde, davacının bedensel zarara karşılık olarak 13.836,72-TL talep edebileceği, ayrıca kazada hasarlanan aracın onarım bedelinin 17.756,83-TL, otopark ve ekspertiz giderinin ise 811,84-TL, uçak biletinin de 670,05-TL olduğu, bu suretle davacının toplam 31.075,44-TL maddi zarara uğradığı, bu miktarın davalılardan tahsili gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin ise somut olayın özelliklerine göre kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; -Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.756,83 TL. motosiklet onarım bedeli, 8.111,84 TL. Otopark ve ekspertiz bedeli, 670,05 TL. Uçak bileti, 13.836,72 TL. Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 31.075,44 TL. Maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta yönünden 27/07/2018 tarihi itibariyle diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 05/08/2017 tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesine, -Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 24.000,00 TL. manevi tazminatın davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 05/08/2017 tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesine, -Fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş (yeni unvanı ... Sigorta A.Ş ) vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalı ... ve davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş) vekilinin istinaf nedenleri; geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğun, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM sigortası genel şartlarına uyarınca teminat kapsamı dışına çıkartıldığı, ayrıca otopark ve uçak gideri gibi zararların da dolaylı zararlardan bulunduğu, bu durumda müvekkili sigorta şirketinin bu zarar kalemlerinden sorumlu tutulamayacağı halde, sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; vekil edeni sigorta şirketinin kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı aracın, kasko+İMM sigortacısı olması nedeniyle hüküm altına alınan maddi tazminatlar bakımından sadece ZMM sigorta poliçesi teminat limiti üzerinde kalan miktardan sorumlu tutulabileceği, mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatın toplam miktarı gözetildiğinde ZMM sigorta poliçesi teminat limitlerinin aşılmadığı anlaşılacağı, bu durumda vekil edeni sigorta şirketinin maddi tazminat bakımından diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, ancak karar yerinde bu konuda bir açıklama bulunmadığı, bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.Davalı ...'nun istinaf nedenleri; hükme esas bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı, kusur durumunun hatalı belirlendiği ve kabule göre de görülmekte olan davada diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiği halde, hüküm altına alınan tazminatları davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde karar yerinde açık bir belirleme yapılmamasının aleyhine olduğu, bu durumun düzeltilmesi gerektiğine yöneliktir. Davacı mirasçıları vekilinin istinaf nedenleri ise; kaza neticesinde davacı tarafa ait araçta oluşan değer kaybı zararına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve aracın uğradığı değer kaybı ile ilgili olarak hüküm kurulmamış olmasının hatalı olduğu, ayrıca manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken, son derece yetersiz bir manevi tazminata hükmedilmiş olmasının da isabetsiz olduğu, bu yöndeki hatalı uygulamanın düzeltilmesi gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarara ve araç hasarına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup ; dava şartı resen gözetilmesi gereken, kamu düzenine ilişkin bir husus olması nedeniyle yapılan incelemede; 26/04/2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir. Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMSS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir. Olayımızda, dava tarihi olan 28/06/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, İlk derece mahkemesince dava şartına ilişkin bu eksiklik gözetilerek 13/07/2018 günlü duruşma oturumunda verilen ara kararla davacı tarafa davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunulması için mehil ve imkan verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça 16/07/2018 günlü dilekçeler ile sigorta şirketlerine ayrı ayrı başvuruda bulunulduğu, söz konusu bu başvuruların muhataplarına ulaştığı, ancak davalı sigorta şirketleri tarafından davacıya herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davanın başında mevcut olan ve fakat tamamlanabilir dava şartı niteliği taşıyan eksikliğin yargılama sırasında giderildiği anlaşıldığından, tarafların davanın esasına ilişkin istinaf başvurularının incelemesine geçilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (aşağıda belirtilen hususlar hariç) usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına ve özellikle kaza tespit tutanağı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyası ile kaza anını gösteren kamera kayıtlarının değerlendirilmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan 11/11/2019 günlü kusur bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında, mahkemece bu raporun hükme esas alınması suretiyle, talep konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında ve davacının geçici iş göremezlik dönem zararına ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılan 20/01/2020 günlü rapordaki hesap yönteminin de dosyaya, oluşa ve yerleşmiş yargısal içtihatlara uygun bulunması karşısında mahkemece söz konusu bu raporunda hükme esas alınmış olmasında herhangi bir yanılgı tespit edilememesine; ayrıca dava açan dilekçede araç değer kaybı zararıyla ilgili bir talepte bulunmadığından, mahkemece bu yönde araştırma yapılmamış olmasında ve bunun sonucu olarak talep edilmeyen bir şey hakkında da hüküm tesis edilmemiş bulunmasının da doğru olmasına; keza kazadan sonra kolu kırılan davacının biran önce ameliyat olmak amacıyla başka bir şehre uçakla gittiği ve orada ameliyat olduğu anlaşıldığından, bu yolculuk için yapılan harcamanın yol gideri niteliğinde olması ve diğer otopark ve ekspertiz ücretininde araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti amacıyla yapılmış bulunması ve tüm bunlardan ayrı geçici iş göremezlik zararının esasen bedensel zararın bir türü olması karşısında (Bkn; İBAM 8. Hukuk Dairesinin 2020/1932 Esas-2023/2002 Karar sayılı ilamı) davalı ZMM sigortacısının hüküm altına alınan maddi tazminata ilişkin tüm zarar kalemlerinden sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da istinaf nedenlerine göre bir yanılgı tespit edilememesine göre; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin tüm, davacı mirasçıları vekilinin ise araç değer kaybına ve davalı ...'nun da kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davacı taraf vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih (-05/08/2017), kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği (-davacı kaza neticesinde sol ön kolunda çiftli kırık oluşacak ve 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanmış olup, herhangi bir maluliyet oluşmamıştır.), tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı TMK'nın 4. Maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre yetersiz olmadığından davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. 3-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf itirazları ile davalı ...'nun sair istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; a-Dosya kapsamından talep konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde genişletilmiş sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, söz konusu bu poliçenin manevi tazminatları da teminat altına aldığı ve aynı zamanda ihtiyari mali mesuliyet sigortasını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ihtiyari mali mesuliyet sigortası ZMM sigorta limitlerini aşan bir zararın varlığı halinde, poliçede belirlenen limitlerle sınırlı sorumluluğu gerektirir. Somut olayda ... plaka sayılı araç davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigortalı olup, hüküm altına alınan maddi tazminat miktarlarının kaza tarihinde geçerli ZMM poliçesinin limitlerini aşmadığı sabittir. Bu durumda davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş'nin maddi tazminatlar bakımından sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün değildir. Ne var ki mahkemece verilen kararda bu konuda herhangi bir ayrım/açıklama yapılmaksızın, hüküm altına alınan "toplam 31.075,44-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine" denilmek suretiyle, davalı ... Şirketi'nin diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesine imkan verecek yani infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamıştır. b-Görülmekte olan dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; maddi tazminat talebi tüm davalılara (Sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), manevi tazminat talebi ise ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ile söz konusu aracın kasko sigortacısı bulunan ... Sigorta A.Ş'ye yöneltilmiş ve tüm tazminat kalemleri bakımından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yoluna gidilmesi istenilmiştir, yani dava 2918 sayılı KTK'nın 88 ve TBK'nın 61 ve devamı madde hükümleri ile TBK'nın 162.ve devamı maddelerinde düzenlenen teselsül hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlardan davalıların müteselsilen sorumlu oldukları ve zaten davacı taraf talebinin bu şekilde bulunduğu gözetilerek, talep gibi hüküm tesis edilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması da isabetsizdir. Ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ve davalı ... istinaf itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte ayrı ayrı gösterilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile harcında kamu düzeninden olduğu gözetilerek, sadece hatalı olduğu sonucuna varılan hususların davalı ... sigorta A.Ş ve davalı ... yararına ve davacı ...'un yargılama sırasında ölmekle, taraf sıfatını kaybettiği,bu nedenle kendisi leh ve aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği, keza yargılama sırasında vekille temsil edilmeyen kişi yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve bu hususların kamu düzeninden olması nedeniyle resen düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2020 tarih ve 2017/1284 Esas - 2020/396 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş (yeni unvanı ... Sigorta A.Ş ) vekili ve davacı mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurularının ise, yukarıda (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle ayrı ayrı KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Sigorta A.Ş ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılması gereken 2.122,76-TL harçtan peşin yatırılan 940,55-TL harcın düşümü ile bakiye 1.182,21-TL bakiye istinaf karar ve ilam harcın davalı ... Sigorta A.Ş 'den (yeni ünvanı ... Sigorta A.Ş) tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf yasa yoluna başvuran davacı mirasçılardan birlikte alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 373,20-TL harcın başlıkta yazılı mirasçılardan müstereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
2-)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 23/09/2020 tarih ve 2017/1284 2020/396 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacı tarafça, davalı ... Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile 15.756,83 TL. motosiklet onarım bedeli, 8.111,84 TL. Otopark ve ekspertiz bedeli, 670,05 TL. Uçak bileti, 13.836,72 TL. Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 31.075,44 TL. Maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak başlıkta yazılı davacı mirasçılarına miras hisseleri oranında verilmesine, davalı ... Sigorta yönünden 27/07/2018 tarihi itibariyle diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 05/08/2017 tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesine, -Davalı ... Sigorta Aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın ise reddine, b-)Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 24.000,00 TL. manevi tazminatın davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak başlıkta yazılı davacı mirascılarına miras hisseleri oranında verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 05/08/2017 tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesine, c-)Fazlaya dair manevi tazminat istemin ise reddine, d-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 3.762,20 TL harçtan, peşin alınan 177,61 TL harç ile 261,00 TL ve 237,00 TL tamamlama harcı olmak üzere 675,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.086,59 TL karar ve ilam harcının davalılardan ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 2.383,77- TL ile davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu ise 702,82-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, e-)Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 177,61 TL peşin harç ile 261,00 TL ve 237,00 TL tamamlama harcı toplamı 707,01 TL, ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 552,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.759,51 TL'nin kabul ve red oranı nazara alındığında 1.874,54- TL'si nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiyesinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, f-)Davacı taraf yararına maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 4.661,32 TL vekalet ücretinin ... Sigata dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, g-)Davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik maddi tazminat talepli davada limit aşımının olup olmayacağı davacı tarafça bilinemeyeceğinden, ... Sigorta yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, h-)Davacı taraf yararına hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, ı-)Davalılardan ... Sigorta A.Ş yargılama sırasında vekille temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, -Davalı ... vekille temsil edilmediğinden reddedilen manevi tazminat talebi bakımından yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, i-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2024