İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/378 K.2024/1158

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/378 📋 K. 2024/1158 📅 04.07.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/378
KARAR NO: 2024/1158
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 27/10/2021
NUMARASI: 2021/130 Esas - 2021/775 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., ... Servisi A.Ş.'nin Erzincan ilinde acenteliğini yaptığını, müvekkiline ait ... plakalı aracı kullanan müvekkilinin işçisi olan ...'ın, 05.06.2011 tarihinde kargo sahiplerine teslimatı yapmak amacıyla dağıtıma çıktığı sırada ... Mah. .... Sokak üzerinde aracın geri manevra hareketi esnasında yaya ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, yaya ... gerçekleşen trafik kazasından belirli bir süre sonra tedavi gördüğü hastanede kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini, kazanın gerçekleşmesi üzerine Erzincan 1.Asliye Ceza Mahkemesinde 2011/386 Esas sayılı dosyası açıldığını, kaza neticesinde müteveffa ...'ın mirasçıları, ... Sigorta A.Ş.'ye karşı Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/277 Esas sayılı dava dosyasını açtığını, verilen kararın Erzincan İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibine konu edildiğini ve neticesinde sigorta şirketinin yaya ... mirasçılarına ödeme gerçekleştirdiğini, ... Sigorta A.Ş.'ye ... mirasçılarına yapmış olduğu bu ödemeyi müvekkilinden rücuen talep etmek amacıyla, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyası ile müvekkil ...'a karşı 144.025,61 TL takip çıkışlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili ödeme emrini 12/10/2020'de tebliğ aldığını ve hemen ertesi gün borcun tamamına itiraz dilekçesi yazdığını, müvekkili 13/10/2020 tarihli itiraz dilekçesini Covid sebebiyle aynı gün, 13/10/2020 tarihinde ... Kargo ile İstanbul ... İcra Müdürlüğüne gönderdiğini, gönderi sorgusunda İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün 15/10/2020 tarihinde müvekkilinin dilekçesini teslim aldığını ancak itiraz dilekçesinin dosyaya taranmadığını ve fiziki aramada da gönderi bulunamadığını, dosyada da yer almadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine hükmedilmesi ve davalı tarafın %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından kazada vefat eden ...’ın mirasçılarına ödeme yapıldığını, davacının ... Kargo AŞ’nin acentesi olduğunu davaya konu aracın kargo şirketinin faaliyeti için çalışanlarca kullanıldığının müvekkili şirkete bildirilmediğini, müvekkil şirketin bu duruma dair bir bilgisi olsa idi poliçeyi düzenlemeyeceğini veya poliçe düzenlenirken yüksek tutarda prim ödemesi isteyeceğini, davacının aracının kullanım şekli ve amacını gizlemesi nedeni ile müvekkilinin böyle bir şansı olmadığını ZMM Poliçesi Genel Şartları C.2 maddesinde gerçeğe aykırı beyanın kasten yapılmış olması halinde ödenen tazminatın tamamının kasıt olmaması halinde ise alınan prim ile alınması gereken prim oranı kadar kısmı dışında kalan miktarın rücu edileceğinin düzenlenmiş olduğunu, davacının kasıtlı davrandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacının davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı ... yönünden iptaline, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Karar kesinleştiğinde teminatın yatıran tarafa iadesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, sigorta edilecek araca dair gerçek durumu müvekkil şirkete bildirmesi gerektiğini ancak davacının, dava dışı ... Kargo A.Ş.'nin acentesi olduğunu ve davaya konu aracın kargo şirketinin faaliyeti için davacının çalışanlarınca kullanıldığını müvekkil şirkete bildirmediğini, müvekkili şirketin bu durumdan ancak kaza gerçekleştiğinde haberdar olduğunu, müteveffa ...'ın varislerine ödemek zorunda kaldığı tutarı davacıya rücu etmek amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış, davacının işbu icra takibine yasal süresinde ve usulüne uygun bir şekilde itiraz etmemesi üzerine icra takibi kesinleştiğini, davacının söz konusu aracı bireysel kullanımı ile aracın kargo şirketince ve davacının çalışanlarınca kullanılması arasında riziko farkı doğacağını ancak davacı beyan yükümlülüğüne aykırı bir şekilde davranarak aracın kullanım amacını müvekkil şirketten gizlediğini, Mahkeme kararında dava dışı ... Kargo A.Ş.'nin de aracın işleteni olarak sorumlu tutulmuş olduğu gözetildiğinde davacının, davaya konu aracın ... Kargo A.Ş.'nin için kullanıldığını, müvekkili şirkete bildirmemiş olmasının da, davacının 6762 sayılı kanun'un 1290. maddesini ihlal etmesi anlamına geldiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda davacıya ait davalı nezdinde ZMMS poliçeli ... plakalı aracın davalının acentesi olduğu ... Kargo A.Ş.'nin işçisi ...'ın sevk ve idaresindeyken 05.06.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kazada ölenin yakınları tarafından açılan dava nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ölenin mirasçılarına yapılan ödemenin, Genel Şartlar C2.maddesine göre poliçe düzenlenirken aracının kullanım şekli ve amacını kasıtlı olarak gizlediği nedeniyle nedenle ödenen tazminatın rücuen tahsili için davacı aleyhine icra takibi yapıldığı davacı borçlunun süresinde borca itiraz etmemesi üzerine eldeki davayı açarak menfi tespite karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde 09/02/2011-09/02/2012 dönemine ait olduğu, sigortalının davacı ... olduğu, sigortalı aracın ... plakalı araç olduğu, kullanım şeklinin Kamyonet olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. ... plakalı sigortalı aracın ruhsatnamesinde diğer bilgiler bölümünde "Kapalı kasalıdır. Aracın yanlarında ... Kargo yazı ve Logosu mevcuttur." açıklamasına da yer verildiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporunda; Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartlarının Sigortacının İşletene Rücu Hakkını düzenleyen B.4 maddesi ve Sigorta Ettirenin Sözleşme Yapıldığı Sırada Beyan Yükümlülüğünü düzenleyen C.4 maddesi kapsamında, davacının sigortalı aracının kullanım amacını kamyonet-ticari olarak bildirdiği dikkate alındığında, davalı sigorta şirketinin 15.06.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölen 3. şahıs ... mirasçılarına yaptığı ödemeyi, Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları uyarınca, sigortalısı davacı ...'tan rücuen talep edemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen poliçe ... plakalı aracın ruhsat kaydındaki açıklama değerlendirildiğinde aracın ticari nitelikte kullanıldığının davacı tarafından gizlenmediği, davalının bu bilgiyi poliçe düzenlenme tarihinde bilebilecek durumda olduğu, poliçe kapsamında aracın ticari şekilde kullanımının teminat dışı olduğuna ilişkin bir sınırlama da bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 9.838,39 TL harçtan peşin alınan 2.459,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.378,79 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/07/2024