İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/880 K.2024/1951
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/880
KARAR NO: 2024/1951
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2020/251 Esas - 2021/966 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14/06/2018 tarihinde müvekkilinin murisi ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile davalıların murisi ...' nün idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması şeklindeki trafik kazasında davacının eşi sürücü ...' ın vefat ettiğini, eşinin ölümü nedeniyle davacı ...' ın eşinin desteğinden yoksun kaldığını, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın eş ... için davalı sürücünün mirasçıları yönünden tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalılar ... mirasçıları, ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan tebligatlar usulsüz olup davalılara tebliğ edilmiş olarak kabul edilemeyeceğini, kaza yerinin Denizli İli Tavas ilçesinde olması nedeniyle görevli ve yetkili mahkemenin Tavas Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ve bu nedenle yetki ve görev itirazında bulunduklarını, yolun durumu nedeniyle ... asli kusurlu olduğuna dair raporlar hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılara 07.11.2018 tarihinde 46.483,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi halde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacı tarafından sigortalısının kusuru ve kusur ile zarar arasına illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesi gerektiğini beyanla, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ")Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 51.551,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... AŞ. yönünden 07/11/2018 tarihinden itibaren diğer davalı asiller yönünden kaza tarihli olan 14/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek davacıya verilmesine, 2) Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 40.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ...nden müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ..., ..., ..., ... vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ..., ..., ..., ... vekili vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin hükmettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu, reddedilen kısmı için takdir ettiği vekalet ücretini her iki davalı lehine ortak hükmettiğini, davalı ... Şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun olmadığı kabul edildiğinde husumet yönünden reddi gerektiğini ve bu yönden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, müvekkili davalıların sorumluluğunda olan manevi tazminat için ise reddedilen kısım yönünden ise diğer davalı ... Sigortadan bağımsız ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dava dilekçesinde manevi tazminatın ... mirasçılarından talep edilmesine, mahkemece bu doğrultuda davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesine rağmen davalı ... lehine manevi tazminattan kaynaklanan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalılar ..., ..., ..., ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalılar ..., ..., ..., ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1)Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 51.551,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... AŞ. yönünden 07/11/2018 tarihinden itibaren diğer davalı asiller yönünden kaza tarihli olan 14/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek davacıya verilmesine, 2) Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 40.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ...nden müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; 3-Karar harcı 6.253,86 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 174,20 TL harç ile 172,66 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.907,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 174,20 TL peşin nispi harç ve 172,66 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 401,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 347,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.947,10 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.755,36 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 7.501,67 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine, 9-Davalılar ..., ..., ..., ... vekili kendilerini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden belirlenen vekalet ücretinin 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ..., ...'ne verilmesine,10-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.190,02-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 129,98 TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN 1-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında bir kısım davalılar tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024