İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/477 K.2020/349
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/477 Esas
KARAR NO : 2020/349
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/02/2001
KARAR TARİHİ : 16/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, mahkememize verdiği 14/02/2001 tarihli dilekçesinde; davalıların S.S. ...' nin 07/01/2001 tarihinde yapılan olağanüstü genel kuruluna kadar kooperatif yöneticiliği yaptıklarını, bu olağanüstü genel kurulda yönetim değişikliği yapıldığı gibi kooperatif yöneticisi bulunan davalılar hakkında yasal işlem yapılmasına da karar verildiğini, davalıların Kooperatifler Yasası ve ana sözleşmeye aykırı davranarak kooperatifi sürekli zarara uğrattıklarını, davalıların kendi müşterilerinden aldıkları senet ve çekleri kooperatif kasasına koyarak kooperatiften bunun karşılığı nakit çekme hakkı bile tanıdığını, yapılan harcamaları abarttıklarını, gerçek dışı faturalar ibraz ederek fazla harcama yapılmış gibi gösterdiklerini, İzmir Shm' nin... D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte masraf belgeleri ile toplanan aidatlar arasında 8.989.121.790- TL eksik gözüktüğünü, ayrıca bilirkişi raporunda belirtildiği gibi kasa mevcudunun 20.584.838.431-TL olması gerektiği halde kasada nakit para bulunmadığı ve yeni yönetime böyle bir kasa teslim edilmediğini, nakitlerin teslimine yönelik olarak davalılara İzmir... Noterliği' nin 17/01/2001 tarih... sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen belgeler teslim edilmeyince İzmir ...Ahm' nin... d. İş sayılı dosyasından tespit ve tedbir istenildiğini, verilen tedbir kararı ile kooperatifin burosunun çilingir aracılığıyla açtırıldığını, bazı ortak aidat senetlerinin olmadığı ve belgelerin bulunmadığının belirlendiğini, davalılar hakkında İzmir CBS' nin ...ılı evrakı ile şikayette bulunulduğunu belirtmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 8.989.121.790-TL' nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, mahkememize verdiği 20/03/2001 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkilinin diğer davalılar ile birlikte davacı kooperatifin 25/12/1998 tarihinde 07/01/2001 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 21/03/1999 yılında yapılan 1998 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereğince kooperatife ait icra hesaplarına icra konması sebebiyle toplanan aidatların kooperatif kasasında bulundurulması hususunda genel kuruldan yetki alındığını, alınan bu yetki çercevesinde yönetim kurulu üyesi olan davalıların kendi aralarında yapmış oldukları iş bölümü sonucu mali işlerin ve kasanın tutulması hususundaki sorumluluğunun başkan...i, bir süre sonra kooperatif ortaklarından... ile davalı ...' nin davalı... ün yaptığı harcamalar ve aldığı faturalar konusunda şüpheye düştüğünü ve denetim kurulu üyeleri...' e şikayette bulunarak kooperatif defter ve belgeleri üzerinde inceleme istediklerini, denetçilerin yaptığı inceleme sonucunda kasa açığı olduğunun İzmir ... Noterliği' nin 02/11/2000 gün ve... nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, bu ihtarnameden sonra müvekkili ile davalı ...' un İzmir... Noterliği' nin 09/11/2000 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başkan...' e denetçilerin hazırladığı rapor doğrultusunda eksikliklerin ve kasada bulunması gerekli paranın teslimini istediklerini ve ayrıca yine İzmir... Noterliği' nin 09/11/2000 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile denetçiler...' e ihtar çekerek denetlemelerin neden yapılmadığı, kasa açığı mevcut ise neden bu durumun önceden kendilerine bildirilmediğini ve yapılan tespit sonucu denetçilerin de para topladığı tespit edildiğinden denetçilere İzmir... Noterliği' nin 13/11/2000 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tahsil ettikleri paraların kooperatife iadesinin talep edildiğini, denetçilerin yaptığı tespitten sonra müvekkili ile davalı ...' un yönetim kurulu toplantısı yaparak başkan ...' ün başkanlık ve kasa sorumluluğu yetkilerini elinden alarak 04/11/2000 tarihinde görev değişikliği yaptıklarını, başkanlığa ...' nin getirildiğini, ... in muhasip üyeliğe getirildiğini, ... ün 04/11/2000 tarihinde şahitler huzurunda imzaladığı tutanak başlıklı belge ile kasa ile ilgili tüm sorumluluğun kendine ait olduğunu kabul ve beyan ederek tutanağı imzaladığını, daha sonra müvekkili ile davalı ...' un İzmir ... Shm' nin... d.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, yapılan tespitte ...' ün kasasında mevcut para olmadığı gibi bir çok usulsüz işlem yaptığının da tespit edildiğini, ...' ün başkanlıktan alındıktan sonra 10/11/2000 tarihinde para tahsil ettiği, daha önce tahsil edilen üye aidatlarının ... veya denetçi ...arafından tahsil edilmesine rağmen kimi makbuzlara ... tarafından tahsil edilmiş gibi imza atılarak tahsilat makbuzu düzenlendiğinin, yapılan tespitte belirlendiğini, müvekkilinin açıkları ortaya çıkaran kişi olmasına rağmen kendisi hakkında dava açıldığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, mahkememize verdiği 16/04/2001 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın eksik muhasebe kayıtlarına göre hazırlandığını, müvekkilinin halen rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünü, dava dilekçesinde bilanço ve kayıtlar sunulmadığı için esasa ilişkin savunma haklarını saklı tuttuklarını ancak mevcut belgelerden görebildikleri kadarı ile ödemesi yapılıp faturası henüz alınmayan bazı mal ve hizmetlerin bilançoda gösterilmediğini, parası ödenmiş olan bazı hizmet ve malları bedelinin bilançoda ödenmemiş gibi gözüktüğünü, bazı resmi kurumlara yapılan ödemelerin bilançoda gözükmediğini, müvekkilinin hastaneye yatmasından sonra 2. Başkan ... tarafından ve muhasip üye ...' nin müvekkilinden aldığı paraların kayıtlara geçip geçmediğinin bilinmediğini, yine müvekkilinden hastalığı sırasında denetçi ... tarafında alınan paranın kayıtları intikal edip etmediğinin bilinmediğini, denetçilerin ve diğer yönetim kurulu üyelerinin müvekkilinin hastalığını fırsat bilerek onu yönetimden uzaklaştırmak için el ve iş birliği içinde bu oyunu tezgahladığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., başlangıçta cevap dilekçesi ibraz etmemiş ancak daha sonra vekili vasıtası ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ....E. sayılı dosya yönünden davanın kabulüne , Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir ... ATM' nin... K. sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay.... Hukuk Dairesi Başkanlığı ' nın... Karar sayılı ilamıyla " 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. ve 98. maddeleri yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumluluk durumunda, zararın tazmini müteselsil borçluların tamamından istenebileceği gibi bir kısım borçlulardan da istenebilir. Davacı vekili, koooperatif eski başkanı davalı...'ün 23.04.2002 tarihinde ölümü ile bu davalı hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını 16.09.2002 tarihli duruşmada imzalı beyanıyla belirtmiş, mahkemece 10.04.2013 tarihli celsede davacı vekiline atiye terkin usulüne uygun olmadığı belirtilerek mirasçıların davaya dahil edilmesi için verilen sürede mirasçılar davaya dahil edilmiş ve mahkemece tüm davalılar hakkında karar verilmiş ise de, atiye terk konusunda tarafların uzun süre suskun kalmaları, birleşen itirazın iptali davasında kooperatif eski başkanı ...mirasçılarına karşı icra takibi yapılmaması ve 6100 sayılı HMK'nın 24. maddesinde düzenlenen ve yargılamaya hakim olan ''tasarruf ilkesi'' gereği hiç kimsenin kendi lehine olan bir davayı açmaya ve takip etmeye zorlanamayacağı da gözetilerek davacı vekilinin 16.09.2002 tarihli beyanın ölen davalı hakındaki davanın takipsiz bırakılması olarak yorumlanması ve HMK'nın 150. maddesi gereği işlem yapılması gerekirken davalı Melih mirasçılarının da sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. Birleşen davada; 15.471,06 TL asıl ve 44.694,41 TL işlemiş faiz yönünden başlatılan icra takibinde davalıların itirazlarının iptali istenmiş olup, mahkemece dava kısmen kabul kısmen red edilmesine rağmen red edilen miktar üzerinden davalılar vekillerine vekalet ücreti takdiri yapılmaması da hatalı olmuş, belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili Mahkememize verdiği 14/07/2020 tarihli dilekçesinde; dosyadan karşılıklı olarak feragat ettiklerini belirtmiş feragat sebebiyle düşme kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......vekili Mahkememizin 16/07/2016 tarihli celsesinde tarafların aralarında anlaştıklarını , feragate binaen davanın reddine karar verilmesini istediklerini , yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiş bu beyanını imzasıyla tasdik etmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememizin 16/07/2016 tarihli celsesinde tarafların aralarında anlaştıklarını , feragate binaen davanın reddine karar verilmesini istediklerini , yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiş bu beyanını imzasıyla tasdik etmiştir.
Davalı... mirasçıları vekili Mahkememizin 16/07/2016 tarihli celsesinde feragate bir diyecekleri olmadığını ancak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep ettiklerini belirtmiş , bu beyanını imzasıyla tasdik etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, davacı kooperatifin 07/01/2001 tarihinden önceki yönetim kurulu üyesi olan davalıların Kooperatifler Yasası ve ana sözleşmeye aykırı davranışları ile kooperatifi zarara uğrattıklarından bahisle oluşan zararın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı yine davacı tarafça, aynı gerekçelere dayalı olarak davalılar hakkında İzmir .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine yapılmış olan itirazın iptali için davalılar... Atm' nin... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı, davacı vekilinin mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 14/07/2020 tarihli dilekçesi ile açtığı davadan feragat ettiği, feragatın davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davalılar ...ve ... 'nin davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, vaki feragate binaen dava ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın VAKİ FERAGATE BİNAEN REDDİNE,
2-Asıl dava dosyası yönünden peşin alınan harç fazla olduğundan 67,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Asıl dosya yönünden Mahkememizce çıkartılan 12/05/2014 tarihli 2014/89 harç no lu Harç Tahsil Müzekkeresinin işlem yapılmaksızın iadesinin istenilmesine,
Birleşen dava dosyası yönünden peşin alınan harç fazla olduğundan 169,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Birleşen dava dosyası yönünden Mahkememizce çıkartılan 12/05/2014 tarihli 2014/90 harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin işlem yapılmaksızın iadesinin istenilmesine,
3-Davalı Melih Tevkur mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... mirasçılarına verilmesine,
4-Taraflarca yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair; tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davalı... mirasçıları vekili Av.... ile davalı ... ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av....ın yüzlerine karşı davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.
16/07/2020
Başkan ...
E- İmza
Üye ...
E- İmza
Üye ...
E- İmza
Katip ...
E- İmza