İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/497 K.2024/760

🏛️ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2018/497 📋 K. 2024/760 📅 02.10.2024

T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/497 Esas
KARAR NO : 2024/760
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/04/2018
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2015 tarihinde davalı sürücü ...'ın davalı ... 'e ait ... plakalı minibüs ile ... Caddesinden Bornova İstikametine seyir halinde iken kaza yaptığını, kaza esnasında araç içinde bulunan yolculardan müvekkilleri davacılar ... ve kızı ...'ün yaralandığını, minibüs şoförü ...'ın araç seyir halindeyken bir yandan sinirli bir şekilde telefonla konuşup bir yandan da aracı bu sinirin etkisiyle hızlı kullanmakta olduğunu, telefondaki hararetli tartışma sonucu daha da sinirlenen araç sürücüsünün, telefonu söylenerek kapattığını ve bir kenara fırlattığını, bu sırada davalının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla attığını, kaza tespit tutanağında da sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52-1-b maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden bahisle tam kusurlu olduğunu, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da kaza tespit tutanağıyla paralel olarak sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, minibüs şoförü ...'ın davaya konu kaza sebebiyle İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası kapsamında yargılanarak 1 yıl 6 ay hapis cezası aldığını ancak dosyanın şu an istinaf incelemesinde olduğunu, kaza yapan ... plakalı ticari minibüsün 16/09/2014 tarihinde ... poliçe no’su ile ... Sigorta tarafından sigortalanmış olduğunu, meydana gelen trafik kazasında minibüsün içinde yolcu olarak bulunanlardan müvekkili ...'ün vücudunun çeşitli bölgelerinden yaralanarak, omurgasında kırık oluştuğunu ve vücudunun çeşitli yerlerinde sabit izler kaldığını, olay esnasında % 95 oranında engelli kaldığını, müvekkilinin kaza sonrası geçirdiği bir dizi ameliyat sonrası kötürüm kaldığını, bundan sonraki hayatını tekerlekli sandalyede geçireceğini, kızının hayatını kurtaran, kaza anında savrularak araçtan fırlamasını, sakat kalmasını engelleyen müvekkilinin eşinin ve ailesinin bakımına muhtaç hale geldiğini beyanla davanın kabulüne, davalılar ... ve ...’in araçları ve taşınmaz malları üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, müvekkil adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi ve 60.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, toplam 60,500TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yaptırılan aktüer hesaplaması esas alınarak başvuran şahsa ilişkin olarak hesaplanan maluliyet tazminatına binaen 290.000.00-TL tutarında tazminat ödemesinin, müvekkili şirket tarafından 11/11/2015 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve poliçe teminatının tamamının ödendiğini, davacı ... açısından müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını tedavi evraklarının da gönderilmediğini, manevi tazminat taleplerinin müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçe teminatı kapsamında olmadığından davanın reddi gerektiğini, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın kusur tespiti için Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat tutarının hesaplanmasında asıl dikkat edilmesi ve esas alınması gereken hususun, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatı olduğunu, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, poliçe teminatının tamamı ödendiğinden teminat limitinin bitmesi sebebiyle herhangi bir sorumluluğu kalmaması ve müvekkili şirket nezdinde akdedilen poliçede Manevi tazminat teminatı bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı Müteveffa ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; her ne kadar bir ceza soruşturması yapılmış ve bu konuda karar verilmiş ise de ceza davasının hukuk hakimini bağlamayacağını, müvekkilinin çok uzun yıllar boyunca Almanya'da yaşıyor olup yatırım amacıyla yıllar evvel satın aldığı minibüsü ve hattını kiraya vererek elde edilen gelirden pay aldığını, hal böyle olunca aradaki mevcut kira ilişkisi nedeniyle "Araç İşleten" sıfatını yitirdiğini, gerçekleşen kazada kusur ve sorumluluk oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zararın olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılması gerektiğini, kanunda, aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişilerin de gerçek işleten sayıldığını, müvekkiline ait aracın sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, teminat limitleri kapsamında maddi tazminatı karşılamak zorunda olduğunu, müvekkilinin talep edilen maddi tazminatın muhatabı olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin nedeni olan zararlandırıcı olayın davalı şoförün bizzat neden olduğu kaza olduğunu, kazayı gerçekleştiren şoförün, olaya sebebiyet verdiği için, manevi tazminatın olaya sebep veren kişi ve araç işleten sıfatı ile kiracı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek, kayden maliki bulunduğu aracı uzun süre kiraya vermiş olmakla "Araç İşleten" sıfatını yitiren müvekkili aleyhine açılmış bulunan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacıların yolcu olduğu sırada davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın 01.03.20215 tarihinde ... Caddesi'nden Bornova istikametine seyri sırasında meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralanması sonucu geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlar, ilaç ve tedavi sürecinde yapılan tüm masraflar, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi tazminatlar ile 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiştir.
Olay hakkında yürütülen kovuşturma dosyası olan İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu Trafik bilirkişisinden aldırılan 25.11.2016 tarihli kusur raporunda davalı minibüs şoförünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından davacı ... Hepgün adına düzenlenen maluliyet raporunda kaza sonucu davacının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir. Mahkemece verilen 18.07.2017 tarihli karar ile davalı sürücü ...'ın tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan TCK 22/4 maddesi delaletiyle TCK 89/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle davacının ve kazaya karışan araç sürücülerinin ya da üçüncü kişilerin kusur durumu ve oranlarının tespitine yönelik Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın % 25 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı yargılama sırasında vefat etmiş, Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas,... Karar sayılı ilamı ile mirasçılar tespit edilmiş, mirasçılık belgesindeki davalılar vekili tarafından sunulan vekaletname uyarınca yargılamaya devam olunmuştur.
Davacıların kaza nedeni ile geçici ve sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.12.2019 tarih ve 2868 sayılı raporda; davacı ...'ün kaza nedeni ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının sürekli maluliyet oranın %0, tıbbi iyileşme süreci ise 1 hafta olarak belirlenmiş, davacı ... yönünden düzenlenen 06.01.2020 tarih ve 27 sayılı raporda; davacının kaza nedeni ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli maluliyet oranın %100 olduğu ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
EÜTFH Adli Sağlık Kurulu raporu ile davacı vekili tarafından ibraz edilen sağlık kurulu raporu arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK .... İhtisas Dairesi'nden rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK tarafından düzenlenen 29.04.2022 tarihli raporda; davacı ...'ün sürekli maluliyet oranının %100 olduğu ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu mütalaa edilmiştir.
Maluliyet ve kusur raporları dikkate alınarak davacıların tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususunda Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.02.2023 tarihli raporda; davacı ...'ün ATK tarafından %0 oranında Maluliyet tespiti yapıldığını, geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı, davacı ...'ün sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının davalılar tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye tazminat alacağının 4,040,576,76 TL olacağı, davacının kalan ömrü boyunca hesaplanan bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.453.430,53 TL olduğu, davacının kalan ömrü boyunca bakım ihtiyacı olduğu süreçte yapılabilecek muhtemel tedavi ve ulaşım giderleri toplamının 164.006,40 TL olabileceği, SGK sorumluluğunda olmayan dosya içerisinde sunulu tedavi giderinin 12.790,11 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacılar vekilince davanın ıslahı için süre talep edilmiş, davacı vekiline ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verilmiş ancak davacı tarafça dava ıslah edilmemiştir.
Yargılama sırasında davacılar vekili tarafından 31.10.2023 tarihli duruşmada davalı ... ve mirasçıları yönünden maddi ve manevi tazminat davasından feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadıklarını, davalı ...Ş. Ve şoför davalı ... yönünden davanın davaya devam ettiklerini belirtmiş, duruşmada hazır bulunan davalı ... mirasçılarının vekilleri tarafından davacılardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı belirtilmiş, tutanak taraflarca imza altına alınmıştır.
Dava trafik kazası nedeniyle araç işleteni ile sürücüsüne ve Zorunlu Trafik Sigortacısına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin davalı ... şirketine dava açılmadan 11.11.2015 tarihinde davacı ...'e poliçe limiti kapsamında 290.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava açıldığı tarihte sağ olan davalı işleten ... yargılama sırasında vefat etmiş ve mirasçılık belgesi dosyaya sunulanarak ve mirasçılar davaya dahil edilerek davalı ölü işleten mirasçıları aleyhine yargılamaya devam olunmuş, davacılar vekilince 31.10.2023 tarihli celse de davalı müteveffa işleten mirasçıları davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat davasından feragat ettiklerini beyan ve imza etmiştir. Dava trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluğa dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. TBK'nın 166. Maddesi uyarınca "Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmiş ise, bu oranda diğer borçluları da kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan ancak durumu veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler." HMK'nın 307. Maddesi uyarınca davadan feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine HMK'nın 311.maddesi uyarınca, feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davacı vekilince yargılama sırasında müteselsil sorumlulardan davalı işleten mirasçıları hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasından feragat edilmiştir. Davacılar vekilince davanın ıslah edilmemesi ve sigorta şirketi tarafından poliçe limiti kapsamında dava açılmadan evvel ödeme yapıldığı ve yine davacılar vekilince yargılama sırasında davalı işleten mirasçıları hakkındaki davadan feragat edildiği dikkate alındığında TBK'nın müteselsil sorumluluğa ilişkin ve HMK'nın davadan feragata ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacılar vekilinin feragat beyanı ile dava konusu trafik kazasına yönelik tüm maddi ve manevi tazminat alacaklarının feragat edilmeyen taraflar yönünden de feragatin sirayeti nedeniyle sona ermiş olduğu kanaatine varılmakla, feragat edilen davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden feragatin sirayeti nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta A. Ş. ve Davalı ... hakkındaki davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı başlangıçta peşin alınan 35,90 TL harç ile 377,38‬ TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 413,28‬ TL harç indirildikten sonra bakiye 14,32‬ TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Dava ... Mirasçıları vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığına yönelik beyanı dikkate alınarak bu mirasçılar lehine maddi ve manevi tazminat davası yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı ...Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.