İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/655 K.2023/751
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/655 Esas
KARAR NO : 2023/751
DAVA : Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacıların, 1/4 paylarla davalı şirketin ortağı olduklarını, 31.07.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3. gündem maddesinin 11.05.2023 tarihi itibarıyla faaliyet raporu, finansal tablolar, bilanço, gelir gider tablolarının ayrı ayrı görüşülmesi ve 4. gündem maddesinin YMM tarafından 11.05.2023 tarihi itibarı ile şirket bilanço aktif ve pasif varlıklarının, öz sermaye tespitinin yapılması olarak belirlendiğini, bu maddelerin görüşülmesine geçilmeden TTK'nun 420.maddesi uyarınca görüşmelerin ertelenmesini talep ettiklerini, ancak müvekkillerinin bu taleplerinin divan başkanı tarafından reddedildiğini, bu kararın kanuna aykırı olup, iptalinin gerektiğini, 4.gündem maddesinin, 3.gündem maddesi ile bağlantılı olduğu dikkate alındığında divan başkanı tarafından verilen kararın hukuki dayanağının bulunmadığını, karara karşı muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirildiğini bildirmiş, davalı şirketin 31.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gündeminin 3 ve 4. maddesinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacıların, ortaklığının 31.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurulda açıkça reddedildiğini, davacıların TTK 596(2) gereği ortaklıklarının ve kendilerine intikal eden hisselerin reddi kararını kabul ettiklerini, bu çerçevede İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyası ile TTK 597. maddesi uyarınca gerçek değerin belirlenmesi için tespit davası açtıklarını, davacıların ortaklığının ve ortaklığa bağlı haklarının 31.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan karar ile geriye dönük olarak ortadan kalktığını, TTK'nun 446.maddesi uyarınca ortak olmayanların iptal davası açma haklarının bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, şirket genel kurul kararlarının iptali sebeplerinin TTK'nun 445.maddesinde kanun veya ana sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı haller olarak sayıldığını, davacıların iddiasına göre TTK'nun 447(1).maddesi uyarınca dava konusu kararların butlan yaptırımına tabi olduğunu, kararların iptalini talep etmelerine ilişkin davaların dinlenilebilirliği bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, iptal davasının dinlenebilmesi için, davacıların toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy vermeleri ve muhalefetlerini açıkça tutanağa geçirtmiş olmalarının gerektiğini, muhalefet şerhinin içeriğinde bulunmayan sebeplere dayanılarak iptal davası açılamayacağını, davacı ...'nin muhalefet şerhinde, finansal tablolar ve bilançoların genel kurulda verildiğini iddia ettiğini, gündem maddelerinin önceden belirlenip, taraflara tebliğ edilmesi ile birlikte ilan edildiğini, davacıların, finansal tabloları ve bilançoları yerinde incelememiş olmalarının sorumluluğunun şirkete yükletilemeyeceğini, genel kurul kararlarına ilişkin yokluk veya iptal iddialarının dürüstlük kurallarına uygun olması gerekmesine rağmen iddiaların dürüstlük kurallarına uygun olmadığını, genel kurul yönetmeliğinin 28. maddesinde ilk erteleme talebinin de bir gerekçeye dayandırılması gerektiğinin belirtildiğini, davacı ...'nin dayandığı gerekçenin finansal tablolar ve bilançoların kendilerine genel kurulda verilmesi olup, bu iddianın gerekçesinin kötü niyetli ve gerçek dışı olması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların amacının genel kurulun diğer maddelerini sekteye uğratmak olduğunu bildirmiş, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; davalı anonim şirketin 31.07.2023 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında, tutanağın 3 ve 4.maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket, dört ortaklı limited şirket olup, şirketin toplam 4000 payından 1600 payın, davacıların murisi ...'a, diğer payların ise bir mirasçı ortak ile mirasçı olmayan iki ortağa ait olduğu, vefat eden muris dışındaki diğer üç ortağın her birinin şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, davacıların murisinin, genel kurul toplantısından önce 11.05.2023 tarihinde vefat ettiği, davacıların, vefat eden ortak ...'ın 1/4 payı oranında mirasçısı oldukları, davacılar dışında iki mirasçının daha bulunduğu, mirasçılardan birinin aynı zamanda şirket ortağı ve yetkilisi ... olduğu, davacıların, şirket ortağı olarak ticaret siciline kaydedilmeleri için yaptıkları başvurunun, mirasçılara ilişkin payın geçişinin reddedilmesi ve TTK'nun 597.maddesi uyarınca değer tespiti yapılmamış olması nedeniyle reddedildiği, davaya konu olağan genel kurul toplantısının 31.07.2023 tarihinde düzenlendiği, toplantıya mirasçı ve paydaş ... vekili, paydaş..., paydaş ... vekili ile davacı mirasçı ...'ın bizzat, davacı mirasçı ... vekilinin katıldıkları, genel kurul toplantısının 5. maddesinde ortak ...'ın vefatı nedeniyle mirasçılarına geçen payı nedeni ile TTK'nun 596(2) maddesi uyarınca yeminli mali müşavire düzenlettirilen 11.05.2023 tarihli finansal tablolar ve öz varlık değerleme raporuna göre, davacılar ile dava dışı mirasçı ...'ın miras yolu ile iktisap ettikleri paylarına karşılık her birine 3.782.370,72 TL ödeme yapılarak bu payların mirasçı ve şirket ortağı ...'a devredilmesine davacıların ret oyuna karşılık toplantıya katılan diğer ortakların kabul oyu ve oy çokluğu ile karar verildiği, bu oylamadan önce toplantı tutanağının 3. maddesine konu kararın, müdürler kurulunun faaliyet raporu, finansal tablolar, bilanço ve gelir tablosunun müzakere edilmesi ile oylanmasına, 4.gündem maddesinin ise yeminli mali müşavir tarafından 17.07.2023 tarihinde hazırlanan ve muris paydaş ...'ın ölüm tarihi itibariyle davalı şirketin bilanço aktif ve pasif varlıklarının, öz sermaye tespitinin yapılmasına ilişkin raporun müzakere edilip oylanmasına ilişkin olduğu, bu kararlardan önce gündemin 2.maddesi uyarınca toplantı başkanlığı ve katip üyelik seçimlerinin yapılmasından sonra davacı ... vekilinin ve davacı ...'un, TTK'nun 420.maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesini talep ettikleri, toplantı başkanı tarafından talebin reddine karar verilerek gündem maddelerinin görüşülmeye devam edildiği ve her iki dava konusu kararın oy çokluğu ile kabul edildiği, dosyada toplanan delil ve belge örnekleri ile anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça, cevap dilekçesinde; davacıların, ortaklığının davaya konu genel kurulda açıkça reddedilmesi, miras yoluyla geçen paylarının reddine ilişkin kararı kabul etmeleri ve payların değerinin tespiti konusunda dava açmış olmaları nedeniyle davacıların ortaklığının ve ortaklığa bağlı haklarının geriye dönük olarak ortadan kalkması nedeni ile davacıların, dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiştir. Her ne kadar TTK'nun 596(3) maddesinde ret kararının devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkili olduğu düzenlenmiş ise de, ret kararının, verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyeceği aynı maddede belirtilmiştir. Buna göre davacıların genel kurul toplantısına çağrılıp, ret kararının verildiği aynı toplantıda olsa dahi oylamaya katıldıkları, genel kurul kararları yönünden kararların alındığı zamanda ortak sıfatlarına bağlı olarak dava haklarını kullanmalarının usul ve yasa hükümleri gereği olup, somut dava yönünden ret kararının toplantının 5. maddesinde alınıp, dava konusu 3 ve 4 nolu kararların 5. maddeden önce alınmış olması ve bu kararların oylamasına davacıların katılmış olması yanında, her iki kararın davacıların payına karşılık olarak teklif edilen bedele doğrudan etkili bulunması nedeniyle kararların iptali konusunda dava açmalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, diğer yandan davacıların, ortaklıklarının reddi kararından sonra ilgili mahkemede paylarının değerinin tespiti konusunda dava açmış olmalarının, pay değerini etkileyecek genel kurul kararlarının iptalini talep etmelerine engel nitelikte bir işlem olmayıp, süreye bağlı yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olduğu dikkate alınarak, davalı tarafın aksine iddialarında haklılık görülmemiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 596. maddesininde; esas sermaye payının, miras yoluyla geçmesi halinde, tüm haklar ve borçların, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği, şirketin, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebileceği, bunun için, şirketin payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesinin şart olduğu, şirketin üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça veya yazılı olarak reddetmemesi halinde onayını vermiş sayılacağı, ret kararının, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkili olup, reddin bu konudaki kararın verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyeceği düzenlenmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenleme gereği, limited şirketlerde, payın miras yoluyla iktisabı halinde, ortakların muvafakatine gerek olmaksızın, mirasçılar, murisin vefat tarihi itibariyle ve miras payı oranında şirketin paydaşı olurlar. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca pay edinen mirasçıların şirkete ortak olarak katılması kesin olmayıp, şirketin ret hakkını kullanarak bu duruma engel olması mümkündür. Limited şirketlerde ret hakkının şirketin hangi organı tarafından ne şekilde kullanılacağı düzenlenmemiş ise de doktrinde ve uygulamada TTK'nun 595. maddesi hükmündeki gibi genel kurul kararı alınması yoluyla kullanılabileceği kabul edilmiştir.
TTK'nun 447. maddesinde batıl nitelikteki kararlar sayılmıştır. Davaya konu kararlar, bu maddede sayılan kararlardan olmadığından, TTK'nun 446.maddesine tabi iptali talep edilen nitelikteki kararlardandır. Buna göre; TTK'nun 445.maddesi gereği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve TTK'nun 446.maddesinde yer alan özel dava şartlarının varlığının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Dava, T.T.K.'nun 445.maddesinde ön görülen hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
TTK'nun 446 (1/a) maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların, alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerektiği düzenlenmiştir. Bu kural emredici hüküm niteliğindedir. Somut dava yönünden genel kurul tutanağında davacıların, dava konusu ettikleri gündem maddeleri için ret oyu kullandıkları gibi muhalefet şerhini de kaydettirdiği görülmekle, TTK'nun 446/1-a maddesindeki özel dava şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla dava, esastan incelenmiştir.
Dava konusu kararlar; davalı şirketin 31.07.2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan üstü genel kurul toplantısında, toplantı tutanağının 3 ve 4.maddeleri ile alınan kararlardır. Toplantı tutanağının 3.maddesinde; faaliyet raporu, finansal tablolar, bilanço ve gelir tablosunun okunup müzakere edilmesinden sonra davacılar bu belgelerin tarafsızlık karinesine uygun, bağımsız denetim kuruluşlarının denetiminden geçirilmeden ve tarafsız değerleme kurullarına değerleme yaptırılmadan hazırlandığı iddiasında bulunmuş, karara konu belgelerin oy çokluğu ile onaylanmasına karar verilmiştir. Tutanağın 4.maddesinde ise; yeminli mali müşavir tarafından 17.07.2023 tarihinde hazırlanan şirketin bilanço, aktif ve pasif varlıkları ile özsermaye tespitinin yapılmasına ilişkin değerleme raporu okunarak müzakere edilmiş, davacılar raporu kabul etmediklerini bildirmişler, oy çokluğu ile raporun kabulüne karar verilmiştir.
Toplantı tutanağının 2.maddesinde; davacı ... ile davacı ... vekili, TTK'nun 420.maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunmuş, divan başkanı tarafından erteleme isteminin reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 617(3). maddesinde; genel kurulun toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yolu ile uygulanacağı belirtilmiştir.
TTK'nun 420(1). maddesinde; finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların, maddede belirtilen hisse miktarına sahip ortakların, istemi üzerine genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı, 413(3). maddesinde ise, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yıl sonu finansal tablolarının müzakere maddesi ile ilgili sayılacağı düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarih, 2022/8488 esas ve 2022/5946 karar, 04/06/2018 tarih, 2016/11091 esas ve 2018/4259 karar, 23/03/2016 tarih, 2015/7411 esas ve 2016/3247 karar sayılı ve benzer konulardaki süregelen ve yerleşmiş çok sayıda ilamlarında; TTK'nun 420. maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların ertelenmesi talebinin kabul edilerek bu konudaki görüşmelerin bir ay sonraya ertelenmesine karar verilmesi halinde, TTK'nun 413(3).maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin, görevden alınmaları ve yenilerin seçiminin, finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılması gerektiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin müzakerenin yapılamayacağı, bu durumun yokluk yaptırımına tabi olmadığı, bu konulardaki müzakerelerin yapılarak karar alınması halinde kararın, iptal edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları dikkate alınarak; miras yolu ile davalı şirkette pay sahibi olan davacıların, TTK'nun 596(1).maddesi hükmü gereği murisin ölümü ile birlikte muristen kalan hisseleri oranında esas sermaye payını iktisap ettikleri, buna bağlı olarak şirket ortağı sıfatıyla davaya konu genel kurul toplantısına davet edildikleri, tutanağın 5.maddesinde, TTK'nun 596(2).maddesi uyarınca davacıların ortaklığı genel kurul kararı ile reddedilmiş ise de, bu gündem maddesinin öncesinde 2 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında davacıların, TTK'nun 420.maddesi uyarınca finansal tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebine rağmen divan başkanı tarafından açık kanun hükmüne aykırı olarak talebin reddine karar verildiği, divan başkanının talebi reddetme konusunda bir takdir yetkisinin bulunmadığı, buna göre verilen kararın kanuna ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, toplantı tutanağının 3.maddesinin; finansal tablolar, bilanço ve gelir gider tablosu ve faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin olup, erteleme talebinden sonra bu belgelerin görüşülmesinin mümkün bulunmamasına rağmen müzakeresinin yapılarak oy çokluğu ile onaylanmasına karar verilmesinin kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı bulunduğu, toplantı tutanağının 4.maddesi, davacıların miras yolu ile iktisap ettikleri pay için teklif edilecek pay bedeline dayanak teşkil edecek değerleme raporu olup, değerleme raporu içinde davalı şirketin bilançosu, aktif ve pasif varlıkları gibi finansal tablolarla ilgili konuların bulunması nedeniyle değerleme raporunun TTK'nun 420.maddesinde tanımlanan finansal tablolara bağlı konular niteliğinde bulunduğu, aynı toplantıda bu değerleme raporundaki verilerden hareketle davacılara tutanağın 5.maddesinde gösterilen pay bedellerinin teklif edildiği, buna göre genel kurul toplantısında henüz redde ilişkin karar açıklanmadan önce davacıların miras yolu ile kalan paylarının değerini etkileyecek nitelikte olan faaliyet raporu, bilanço, gelir gider tablosu gibi finansal tablolarla ilgili belgeler ile değerleme raporuna etki edecek nitelikteki finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde, davacıların hukuki yararının bulunduğunun varlığı açık olup, kanunda payın geçişi reddedilen ortağın redde ilişkin verilen karara kadar ortaklıktan doğan haklarını kullanmasına engel bir hüküm bulunmadığı gibi, davaya konu her iki kararın davacıların teklif edilen pay bedelini doğrudan etkiler nitelikte bulunması nedeniyle TTK'nun 596(1).maddesi hükmü uyarınca karar anında varlığı bulunan ortaklık sıfatına bağlı olarak davacıların, kararların iptalini talep etmelerinde hukuki yararlarının bulunduğu anlaşılmakla TTK'nun 617(3). maddesinin yollaması ile 420(1).maddesine aykırı olarak oy çokluğu ile alınan davaya konu kararların iptaline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1- Davanın KABULÜ ile;
Davalı ...'nin 31/07/2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında, toplantı tutanağının 3 ve 4.maddelerinde alınan genel kurul kararlarının iptaline,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 269,85TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 1,75TL bir adet KEP gideri, 20,00 TL iki elektronik tebligat gideri, 87,00 TL müzekkere/posta gideri, olmak üzere toplam 648,45TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...e-imza