Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/300 K.2024/405

🏛️ Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2021/300 📋 K. 2024/405 📅 06.06.2024

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR :1-
:2-... -T.C....,
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR :1-
:2-... -T.C...., ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Taraflar arasında bir gayrimenkul yapılmasına dair ekte sundukları 11.11.2020 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşme doğrultusunda davalıların davacılara ilgili gayrimenkulü 30.05.2021 tarihine kadar yapma taahhüdünde bulunduklarını, ancak ekte sundukları fotoğraflarda dikkate alındığında davalıların işe yapmadıklarını ve teslim etmediklerini, ilgili işin yapılması iç in diğer davacı ... tarafından yine ekte sundukları; 12.11.2021 düzenleme ve 05.07.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.08.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.09.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.10.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.11.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.12.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.01.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.02.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.03.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.04.2022 vade tarihli 47.000 TL, Tarihli bonoların alacaklı kısmı yazılmamış olarak teslim edildiğini, davacının şu anda hem işini yaptırmadığını, hem de icra takibine borçlu olarak yansıyacak şekilde haciz baskısı altında olduğunu, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında hem işleri teslim edilmeyen davacıların mağduriyeti, hem de haciz baskısı altında kalmaları ye alındığında ilgili senetlerin davalılar veya herhangi bir 3. Kişi tarafından icra takibine konu edilmesinin davacıları hem manen hem de madden büyük zarara uğratacağını, bu sebeple davacının davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davacı ... yönünden bahsi geçen 10 adet bono ile ilgili olarak davalı tarafa hiçbir borcu olmadığının ve davacı ... yönünden ise iş yapılıp teslim edilmediğinden ilgili sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğinin tespitini istemek zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davacıların davalılara ilgili senetler ve sözleşme yönünden hiçbir borcu olmadığının tespitine, senetlerin kötü niyetli olarak icra takibine konu edilebilmesi mümkün olduğundan ve senet alacaklı bölümü boş olduğundan hem davalılar hem de 3. Şahıslar yönünden ilgili senetlere dair açılacak icra takiplerinin takdiren teminatsız olarak, ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise veznede depo edilmek üzere uygun bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasına, yapılacak yargılama sonucu davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve ilgili bonolar ile sözleşmenin iptaline, davalı tarafın alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ikame ettikleri bu davanın usul ve yasaya aykırı olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıların dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları bonolardan dolayı herhangi bir borçları olmadığının tespitini talep etmişlerse de, dava konusu edilen senetlere ilişkin olarak davacılara yönelmiş bir hukuki tehdidin söz konusu olmadığını, bunun yanında davalının davacı tarafla yapmış olduğu sözleşme kapsamındaki işi yapmaya başladığı, sözleşmenin ifası aşamasında demir, beton ve sair inşaat malzeme fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle işi devam ettiremediklerini, davacı tarafın yapılan müzakerelerde fiyat artışlarını kendisinin karşılayacağını ifade etmişse de bu sözünde durmadığını, bu nedenle de davalıların inşaata devam edemediklerini, davalının dava konusu bonoları borçlarına karşılık olmak üzere cirolamak suretiyle 3. kişilere devrettiğini, bu 3. Kişilerin çoğunlukla davalının malzeme tedarik ettiği kişiler olduğunu, davalının bahsi geçen senetleri, devretmiş olduğu ve halen borcunun bulunduğu 3. kişilerden geri alamadığı için davacılara iade edemediğini, davacıların ise, davalının yapmış olduğu kısım işe karşılık ödemek zorunda oldukları senetlerin dahi iadesini talep etmekle haksız olduğunu, davacıların davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini iddia etmişlerse de; davalının sözleşme hükümleri sözleşme tarihine kadar yerine getirmemesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı tarafından ruhsat için başvuru yapıldığı, ancak ruhsatı 2021 yılı Nisan ayında alabildiklerini, pandemi nedeniyle devlet kurumlarında esnek çalışmanın uygulanması ve mimarı projeden kaynaklı sorunların çıkması nedeniyle ruhsatın geç alınabildiğini, yani hükümlerinin yerine getirilmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalıların davacılar ile iletişime geçip pandemi nedeniyle gecikmenin olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra malzeme fiyatında artış olduğunu söz konusu sözleşmenin ifa edilmesinin kendisi için çekilmez hale geldiğini, malzeme bedelinin karşılanması halinde sözleşmeye devam edebileceğini belirttiğini, ancak davacıların malzeme bedelini karşılamayacaklarını ve sözleşmeyi feshetmek istediklerini söylediklerini, bunun üzerine sözleşmenin tarafların karşılıklı iradeleri ile feshedildiğini, ayrıca ruhsat alındıktan sonra davalı tarafından söz konusu gayrimenkulün temelinin de atıldığını, ancak davacıların sözleşmeyi feshetmek istemeleri nedeniyle gayrimenkulün yapımına devam edilemediğini, dolayısıyla davalı söz konusu sözleşmenin devamı için elinden geleni yaptığını ve karşı tarafın istediği üzerine sözleşme feshedildiği, bu nedenle davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan, Selçuklu Belediye Başkanlığı'ndan ilgili evraklar temin edilerek dosya arasına alınmış, mali müşavir, harita mühendisi ve gayrimenkul değerlendirme uzmanından oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, raporun taraflara tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden ve eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bir gayrimenkul yapılmasına dair ekte sundukları 11.11.2020 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşme doğrultusunda davalıların davacılara ilgili gayrimenkulü 30.05.2021 tarihine kadar yapma taahhüdünde bulunduklarını, ancak ekte sundukları fotoğraflarda dikkate alındığında davalıların işe yapmadıklarını ve teslim etmediklerini, ilgili işin yapılması iç in diğer davacı ... tarafından yine ekte sundukları; 12.11.2021 düzenleme ve 05.07.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.08.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.09.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.10.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.11.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.12.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.01.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.02.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.03.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.04.2022 vade tarihli 47.000 TL, Tarihli bonoların alacaklı kısmı yazılmamış olarak teslim edildiğini, davacının şu anda hem işini yaptırmadığını, hem de icra takibine borçlu olarak yansıyacak şekilde haciz baskısı altında olduğunu, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında hem işleri teslim edilmeyen davacıların mağduriyeti, hem de haciz baskısı altında kalmaları ye alındığında ilgili senetlerin davalılar veya herhangi bir 3. Kişi tarafından icra takibine konu edilmesinin davacıları hem manen hem de madden büyük zarara uğratacağını, bu sebeple davacının davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davacı ... yönünden bahsi geçen 10 adet bono ile ilgili olarak davalı tarafa hiçbir borcu olmadığının ve davacı ... yönünden ise iş yapılıp teslim edilmediğinden ilgili sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğinin tespitini istemek zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davacıların davalılara ilgili senetler ve sözleşme yönünden hiçbir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın İİK.72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.
Keşif sonrası gayrimenkul bilirkişisi, mali müşavir bilirkişisi ve harita mühendisinin düzenlediği 21/12/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacılar tarafından, taraflar arasında yapılan sözleşme konusu iş bedeli olarak 05.07.2021-05.04.2022 dönemine ait borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 10 adet bono verilmiş olup, senetlerin toplam tutarı 470.000 TL olduğu, davalılar hakkında açılmasına sebep olan aralarında yapılan sözleşmenin yerine getirilmediği dönemde çekilen fotoğraflar ve uydu görüntülerine göre mahallinde sadece temel betonunun döküldüğü, statik proje üzerinden alınan temel kalıp planından taşınmazın alt temeli için gerekli grobeton alanı ve temel kalıp işçiliği hesaplandığı, davanın açıldığı tarihteki maliyetler: grobeton dökülmesi: 6.24 m3 x 266.94 TL/m3 = 1.665,71 TL, kalıp İşçiliği:18.76 m2 x 77.03 TL/m2= 1.445,39 TL olmak üzere toplam 3.111,10 TL maliyeti olduğunun tespit edildiği, keşif tarihi itibariyle maliyetler, 2023 Yılı 2. dönemini kapsayan (01.07.2023-31.12.2023) 2023 Yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat ve Tesisat Birim fiyatları esas alınarak 6.594,23 TL maliyeti olduğu tespit edildiği, 29.10.2023 keşif tarihi itibari ile parsel üzerindeki yapının güncel değeri 2.976.350 TL olarak belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan ''uygulama işlerine ait sözleşmenin'' incelenmesinde; tarafların ... ve ... oldukları, sözleşmenin 10. maddesinde işin bitirilme tarihinin 30/05/2021 olduğu, hava muhalefetinden dolayı 30 güne kadar ek süre verilebileceğini kararlaştırıldığı sözleşmenin 11. maddesinde ödeme şartnamesi başlığı altında yüklenicinin hakedişinin 05/07/2021 tarihinden başlayarak aylık periyotlarda 10 parça halinde ödeneceği, ödemeler öncesinde belirtilen tarihlere senet hazırlanarak garanti edileceği belirtilerek, senet bilgilerinin 12.11.2021 düzenleme , 05.07.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.08.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.09.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.10.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.11.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.12.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.01.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.02.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.03.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.04.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senet olarak belirtildiği sözleşmenin ... ve ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacıların davalılar ile aralarında yapılan eser sözleşmesi sonucu yapılması gereken gayrimenkulün yapılmaması üzerine davacı ... tarafından verilen on adet senetten ve sözleşmeden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, davalının fahiş fiyat artışı nedeniyle inşaata devam edemediklerini, davalıların kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin tarafların iradeleri ile fesih edildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, dosyaya sunulan ''uygulama işlerine ait sözleşmenin'' incelenmesinde; tarafların ... ve ... oldukları, sözleşmenin 10. maddesinde işin bitirilme tarihinin 30/05/2021 olduğu, hava muhalefetinden dolayı 30 güne kadar ek süre verilebileceğini kararlaştırıldığı sözleşmenin 11. maddesinde ödeme şartnamesi başlığı altında yüklenicinin hakedişinin 05/07/2021 tarihinden başlayarak aylık periyotlarda 10 parça halinde ödeneceği, ödemeler öncesinde belirtilen tarihlere senet hazırlanarak garanti edileceği belirtilerek, senet bilgilerinin sözleşmede yukarıda izah eildiği üzere belirtildiği, 21/12/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sözleşmenin yerine getirilmediğinin dönemde çekilen fotoğraflar ve uydu görüntülerine göre mahallinde sadece temel betonunun döküldüğünün belirtildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde; dava konusu edilen senetlere ilişkin olarak davacılara yönelmiş bir hukuki tehdidin söz konusu olmadığını, bunun yanında davalının davacı tarafla yapmış olduğu sözleşme kapsamındaki işi yapmaya başladığı, sözleşmenin ifası aşamasında demir, beton ve sair inşaat malzeme fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle işi devam ettiremediklerini ifade ettiği anlaşılmakla, her ne kadar bilirkişi raporunda temel betonun dökülmesi sonucu oluşan maliyet hesabı yapılmış ise de bu maliyetin davalı tarafından talep edilmediği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın, davalı ...'e senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, sözleşmenin tarafı olan davacı ...'nın yine sözleşmenin tarafı olan davalı ...'e 11/11/2020 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacılar ... ve ...'nın, sözleşmenin ve senetlerin tarafı olmayan davalı davalı ...'e yönelik açmış oldukları davaların ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı ...'nın, davalı ...'e 12.11.2021 düzenleme , 05.07.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.08.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.09.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.10.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.11.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.12.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.01.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.02.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.03.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.04.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı ...'nın davalı ...' e 11/11/2020 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacılar ... ve ...'nın, davalı davalı ...'e yönelik açmış oldukları davaların ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle reddine,
4-Karar tarihi itibariyle ( dava değerinin 470.000,00 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 32.105,70 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.026,43 TL harcın mahsubu ile kalan 24.079,27 TL harcın davalı ...'ten alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 8.521,83 TL ilk yargılama harcının davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalı ...'ten alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.144,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.644,25 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 470.000,00 TL olduğunun kabulü ile) davacı için 71.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından (hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden) AAÜT'nin 7/2.maddesine göre hesaplanan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ... Hakim ...