Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/581 K.2024/1038

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/581 📋 K. 2024/1038 📅 20.05.2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 06/03/2024
NUMARASI : Esas
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1-... - (T.C. Kimlik No: ...)
2-... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ... - [
Av. ... - [
DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
YAZIM TARİHİ : 21/05/2024
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit ve istirdat davasında 06/03/2024 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası ...'nin 17.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, alacaklı görünen ...'ın müvekkillerinin kardeşi ve diğer mirasçı...'ın kocası olduğunu, muris ...'nin son yıllarda oğullarını dışladığını, ...'nin neredeyse tüm mal varlıklarını ve davalardan doğacak haklarını, herhangi bir ihtiyacı olmadığı halde kızlarına, damatlarına ve torunlarına veya onların yakınlarına bedelsiz olarak devrettiğini, ayrıca aralarında temel ilişki olmadığı halde, kambiyo senetleri düzenleyerek kızlarına, damatlarına ve torunlarına veya onların yakınlarına verdiğini, bu durumun tek açıklamasının müvekkillerinden mal kaçırmak olduğunu, davalı damada keşide veya ciro edilen bonolar ve çekler üzerindeki miras bırakana ait keşide veya ciro imzalarının sahte olduğunu, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... ve Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyaları ile müvekkilleri aleyhinde icra takibi başlatıldığını, sözü geçen icra takiplerinden ve takibe konu iki adet bonodan dolayı miras bırakanın keşideci, lehtar veya ciranta imzalarına itirazları olduğunu ve bonolardaki keşideci veya ciranta kısımlarındaki imzaların sahte olduğunu belirterek; her iki müvekkilinin uğradığı mağduriyet nazara alınarak mümkünse takdiren teminatsız olarak, değilse karşılanabilecek makul bir miktar teminat karşılığında Konya .. İcra Müdürlüğünün ... ve Konya.. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyalarındaki icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, icra takiplerine konu edilen keşidecisi ..., lehtarı ve hamili ... olan 17.09.2014 tanzim 30.09.2019 vade tarihli 950.000,00 USD miktarlı bononun ve keşidecisi ... lehtarı ve hamili ... olan 17.09.2014 tanzim 30.09.2020 vade tarihli 950.000,00 USD miktarlı bononun yeni bir icra takibine konu edilmesinin tedbiren önlenmesine, her iki bonodan dolayı davalıya herhangi bir ödeme yapılmışsa takiplere konu 2 adet bonodan dolayı her iki müvekkilinin mirasçı sıfatıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, şayet davalıya tamamen ödeme yapılmışsa; ödenen miktarların 3/16'şarının ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı müvekkillerine ödenmesine, davalıya kısmi ödeme yapılmışsa; ödenen kısımlar yönünden ödenen miktarların 3/16'şarının ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı müvekkillerine ödenmesine ve ödenmeyen kısımlar yönünden ise her iki müvekkilimizin mirasçı sıfatıyla ayrı ayrı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tedbire ilişkin dava konusu takipler yönünden kambiyo senedindeki sahtelik veya bedelsizlik iddiası ile herhangi bir savcılık soruşturmasının veya benzer başka bir delilin de bulunmaması karşısında, terditli olarak yapılan soyut imza itirazı yaklaşık ispat prensipleri bakımından tedbir kararı vermek için yeterli görülmemiştir.
Davacı tarafın terditli olarak muvazaaya dayalı ihtiyati tedbir talebi de, gerek henüz yaklaşık ispat prensiplerine göre bu takiplere dayanak bonoların muris tarafından muvazaalı verildiğinin ispat edilememesi ve gerekse 2004 s. İİK'nin 72/3. maddesi gereğince (kambiyo senetlerindeki yazı ve imza inkarı hariç) icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla takibin durdurulamayacak olması nedeniyle reddedilmiş..." gerekçesiyle; ihtiyati tedbir isteyenler ... ve ...'nin 05/03/2024 tarihli dava dilekçelerindeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ve beyan dilekçelerini tekrar etmekle; davaya konu takip dosyalarından ve takibe konu kambiyo senetlerinden dolayı miras bırakanın imzalarına itirazları ve terdiden muris muvazaası ile ilgili dava dilekçesinde belirttikleri dosyalar incelenerek miras bırakanın tüm mal varlığının neredeyse %98-99'unun muris muvazaasına konu edilmesi karşısında kambiyo senetleri nedeniyle başlatılmış veya başlatılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerekirken taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesince verilen ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava dosyasındaki mevcut delillerin incelenmesinde; ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebi ile ilgili delilleri değerlendirmesi sonucunda varmış olduğu kanaate göre ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, talep edenlerin istinaf başvuru taleplerinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır