Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5296 K.2025/3095

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5296 📋 K. 2025/3095 📅 17.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5296 E.  ,  2025/3095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1893 E., 2023/1624 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/98 E., 2021/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ..., ... ve vekilleri ...ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris dedesi ...'in ölümü ile dava konusu 1328, 1371, 509, 970, 755, 726 ve 1094 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, uzun yıllardır dava konusu taşınmazların bulunduğu köyden ayrı olup halen ... Genel Müdürlüğünde otobüs şoförü olarak görev yaptığını, taşınmazların ise geleneksel olarak önce İsmail Şahin, ölümü ile de oğlu olan davalı ... ve çocukları tarafından kullanıldığını, davalı ...'ın Ekim/2009'da köyde bir ev yapmak istediğini ve kendi payının da bulunduğu bahçe üzerinde birkaç dönümlük alana gereksinim duyduğunu, bedeli nispetinde ödeme yapabileceğini belirtmesi üzerine ve işinden izin almasının zor olması nedeniyle, davalı ...'ın yönlendirmesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiğini, yalnızca bir taşınmazdaki ufak bir payı için vekalet vermek istediği halde bilgisizliğinden, tecrübesizliğinden, iyi niyetinden ve akrabalık bağlarına olan güveninden faydalanıldığını ve davalı ...'ın taşınmazların tamamı üzerinde geniş yetkilere sahip olan davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak paydaşı olduğu 1328, 1371, 509, 970 ve 1094 parsellerdeki paylarını davalı ...'a, 755 parseldeki payını ise davalı ...'ın oğlu olan diğer davalı ...'e satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin bilgisi ve iradesi dışında yapıldığını, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, vekilin kendisini satıştan haberdar etmediği gibi bedel de ödemediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile devredilen payları oranında adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiş, bilahare 1094 parsel yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davacının taşınmazlardaki paylarını satmak istediğini, 2005 yılından itibaren taşınmazların zilyetliğini devrettiğini, karşılığında peyderpey parasını aldığını, 185.000,00 TL bedelli bono verildiğini, davalı ...'a vekaletname verileceği teklif edildiğinde, ...'ın davacıya taşınmazları satıp paralarını alıp almadığını sorduğunu, davacının 185.000,00 TL'yi aldığını beyan ettiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sadece 726 ve 1094 parsel sayılı taşınmazlar yönünden satış amacıyla vekaletname verdiği, davalıların kötüniyetli olarak taşınmazların devrini sağladığı, davalı ...'ın ise tescil yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptal-tescile; dava konusu 1094 parsel (yeni 116935 ada 34) sayılı taşınmaz yönünden talepten vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekil ile diğer davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettikleri, davacının dava konusu taşınmazlardaki paylarının vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle davalı vekil ... tarafından diğer davalılara devredildiği gözetilerek davanın kabulüne dair verilen kararın doğru olduğu, ayrıca vekil ... diğer davalılar ile el ve işbirliği içerisinde hareket ederek vekâlet görevini kötüye kullanma eylemini gerçekleştirdiğine göre davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak ... yönünden verilen hükme karşı istinaf talebinde bulunulmaması nedeniyle anılan hususa eleştiri yapılmakla yetinildiği, öte yandan davacının dava konusu 1094 (yeni 116935 ada 34) parsel yönünden davadan feragat ettiği, tapu iptal-tescil hükmünün kuruluş şeklinin ve hükmedilen harç ile vekalet ücretinin doğru olmadığı gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile; 116935 ada 34 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın davacının satış iradesi olmadığı, taşınmazlarının da aldatılarak vekaletnameye eklendiği, vekaletnamenin aldatma (hile) ile alınıp vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayandığı, 1 yıllık süre hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in Ankara Gölbaşı ... 26.10.2009 tarihli ve 18598 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiği, davacı adına vekaleten davalı vekil ...'ın; 09.12.2009 tarihinde 509 ve 970 parsel sayılı taşınmazlardaki davacı adına kayıtlı 1/2'şer payları davalı ...'a, 755 parseldeki davacı adına kayıtlı 1/2 payı ise diğer davalı ...'ya; 26.01.2011 tarihinde de 1328 ve 1371 parsel sayılı taşınmazlardaki davacı adına kayıtlı 1/2'şer payları davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, söz konusu taşınmazların önce yenileme, bilahare toplulaştırma işlemine tabi olduğu ve yeni ada/parsel numaralarını aldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını da içerdiği, eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayanıldığı gözetildiğinde, davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına,
Aşağıda yazılı 32.997,27 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.