Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4837 K.2025/3096

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4837 📋 K. 2025/3096 📅 17.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4837 E.  ,  2025/3096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/190 E., 2023/1268 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/390 E., 2022/279 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... ... (dava açıldığı sırada davacıya velayeten ...); muris ...'ın dava konusu 63 ada 106 parsel sayılı taşınmazını oğlu olan davalı ...'a ara malik kullanmak ve satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazın muris ...'in borçları nedeniyle dava dışı ...'e satıldığını, ... tarafından dava dışı ... satılan taşınmazı 28.12.2005 tarihinde birikimleri ile ve borçlanarak kendisinin satın aldığını, baba yadigarı olduğundan satın almak istediğini, taşınmazı satın aldığı tarihte murisin ve davacının babasının hayatta olduğunu, davacının babası tarafından herhangi bir dava açılmadığını, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tüm devirlere ilişkin satış senetlerinin getirtilerek satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki farkın tespit edilmediği, davacı tarafın tanıklarının beyanlarına gerekçeli kararda neden değer verilmediğinin tartışılmadığı, eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, harcın tamamlanması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın temlikinde gerçek irade ve amacın mirasçılardan mal kaçırma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin muvazaalı ve mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığının sabit olduğunu, salt bedeller arasındaki eşitsizliğin muvazaanın delili olamayacağını, tanıkların tekrar dinlenmesini talep ettiklerini, iddianın ispatlanamadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile somut delil olmadan karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1936 doğumlu muris ...'ın 19.01.2015 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı torunu ... ..., davalı oğlu ..., dava dışı eşi ..., çocukları ... ve ...'nın kaldığı, ...'in murisin kendisinden önce 18.10.2008 tarihinde ölen oğlu ...'in çocuğu olduğu; muris ...'in çekişme konusu 63 ada 106 parsel sayılı taşınmazdaki 24.02.1987 tarihinde temlik aldığı 76/134 payını 14.03.2005 tarihinde dava dışı...'ye; ...'in 16.08.2005 tarihinde dava dışı ...'a, ... ise 28.12.2005 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği; yine muris ...'in 09.09.2005 tarihinde devraldığı 58/134 payını ise 07.12.2011 tarihinde dava dışı ...'e, ...'ın da 31.12.2012 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, davalı ...'un temlik aldığı paylarla dava konusu taşınmazın tamamının maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 23.054,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.