Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3868 K.2025/3081

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3868 📋 K. 2025/3081 📅 17.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3868 E.  ,  2025/3081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2357 E., 2023/411 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/253 E., 2021/450 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 758 ada 278 parselin 1/2 payının müvekkilinin eşi ... adına kayıtlı iken diğer 1/2 paydaş ... ile birlikte.... Noterliğinin 17.09.1992 tarihli ve 36610 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapılmak üzere yüklenici ile anlaşmaya varıldığını, yüklenicinin imara aykırı bina inşa ettiğini ve harici sözleşme ile sattığı şahıslar ile aralarında sorun çıktığını, taşınmazın satışı ile ilgili ilân vermeleri üzerine davalı ...'nın yardım teklif ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin eşi ile bu davalı arasında iş takip sözleşmesi imzalandığını, adı geçen davalının isteği üzerine ...'in payını 14.08.2009 tarihinde müvekkiline devrettiğini, müvekkili tarafından adı geçen davalıya .... Noterliğinin 17.08.2009 tarih ve 23567 yevmiye sayılı vekaletnamenin verildiğini, 31.12.2009 tarihinde ise 1/2 payın bilabedel ...'ya devredildiğini, sonra hissenin yarısının davalı ...'ye devredildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin aynı noterliğin 06.08.2014 tarih ve 14292 yevmiye sayılı işlemi ile ...'yı vekillikten azlettiğini, taşınmazın devrinden sonra emlak vergilerinin müvekkili tarafından ...'ya ödendiğini, 4 nolu dairenin kira paralarının müvekkili tarafından alındığını, taşınmazın iadesi talebinin karşı tarafça kabul görmediğini, sonra da dava dilekçesine ekli (ek 11) "sözleşme" başlıklı belgenin taraflarca imzalandığını ileri sürerek taşınmazda davalılar adına olan payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili ...'nın davacının eşi ile önceye dayalı tanışıklıkları olduğunu, yüklenici ile aralarındaki sorunların çözümü için müvekkilinden yardım istediğini, vekaletnamelerin bu kapsamda verildiğini, müvekkilinin belediye ve yüklenici nezdinde girişimleri olduğunu, işlemlerin uzun sürmesi nedeniyle davacının taşınmazı satmak isteyip müvekkiline teklif ettiğini, isteği geri çeviren müvekkili ...'nın sonradan taşınmazı diğer davalı ile birlikte almayı davacıya teklif ettiğini ve bedeli karşılığında taşınmaz paylarını satın aldıklarını, yüklenici aleyhine açılan davalardan olumlu sonuç alınmaya başlayınca payların geri istendiğini, davacı tarafın sunduğu belgeleri kabul etmediklerini, resmi belgenin aksinin aynı kuvvette belge ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının iradesinin fesada uğradığını iddia etmediğini, inanç sözleşmesi de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/208 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/477 Karar sayılı kararı ile; " ... Dava dilekçesine ekli iş takip sözleşmesi başlıklı tarih içermeyen adi yazılı sözleşmenin vekil ... ve ... tarafından akdedildiği; .... Noterliğinin 15.01.2009 tarihli 1715 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davaya konu taşınmazla ilgili inşaat yapımı, ifraz, tevhid yola terk, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması yönünde yetkiler içeren vekaletnamenin ... tarafından davalı ...'ya verildiği, yine aynı noterliğin 17.08.2009 tarihli 23567 yevmiye sayılı vekaletnamesinin davacı tarafından davalıya verildiği, vekaletnamenin, kiraya verme vs. yetkilerle birlikte dava ve dava takip yetkisi içerdiği, yine dava dilekçesine ekli sözleşme başlıklı davacı ve davalılarca imzalanmış adi yazılı sözleşmede 4 nolu dairenin kira bedellerinin davacıya verilmekte olduğu, bina ile ilgili sorunların tamamı halledildiğinde ... tarafından harcamalara ilişkin çıkartılacak hesaba göre taraflar arasında karşılıklı iyi niyetli olarak çözüm aranacağı hususlarına yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan 25.05.2016 tarihli dosya inceleme tutanağından ve iddianame örneğinden davacı tarafından yapılan şikayet üzerine davalılardan ... hakkında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçundan İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/276 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yargılamanın halen derdest olduğu, kovuşturma aşamasında yaptırılan imza incelemesi sonrasında sözleşmedeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığı yönünde rapor düzenlendiği, anılan şahıs hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu görülmüştür. Somut olayda; davacı, davalıların hileli eylemleri sonucu hataya düştüğünden, iradesinin fesada uğratıldığından bahisle tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmakta olup olaya ilişkin ceza dava dosyasındaki maddi saptamanın davalıların sorumluluk durumlarına ve davaya doğrudan etki edeceği açıktır. Esasa etkili delil değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur. O halde; davalı tarafın esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilgili ceza dava dosyasının bekletici sorun yapılması, ceza dava dosyasındaki maddi saptamalar ve bu dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere HMK'nın 353/(1)/a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılması,..." gerektiği gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; tüm dosya içeriğinden davacının eşi ile yüklenici arasında yaşanan sorunlar nedeni ile davalı ...'nın yardım teklifinde bulunduğu, bu davalının önerisi ile taşınmazın kayıt maliki olan davacının eşi tarafından 1/2 hissenin 14.08.2009 tarihinde davacıya devredildiği, davacının eşi tarafından 15.01.2009 tarihinde, davacı tarafından da 17.08.2009 tarihinde davalı ...'ya vekaletler verildiği, davalı ...' nın yönlendirmesi ile 31.12.2019 tarihinde davacının, eşi tarafından kendisine devredilen hisseleri 1/4'er hisse ile ... ile diğer davalı ... ...'e tapuda 112.550,00 TL bedel göstererek satışla devrettiği, davalılardan ...' nın taşınmazdaki sorunların halli için devraldığı tapuyu iade etmeyerek ve dolandırma kastı ile hareket ettiği kabul edilerek dolandırıcılık suçundan mahkum olduğu anlaşılmakla, davalı ...'nın davacıların halefi olması sebebi ile davacılara karşı ileri sürülebilecek her türlü savunmanın kendine karşı ileri sürülmesinin mümkün olması nedeni ile davacılara yardım etmesi için taşınmazın intikaline ihtiyaç olmadığı halde bu inançla taşınmazın kendisine devrini sağladığı, ...'in imzasının sabit olduğu sözleşmede taşınmazın bu amaçla da diğer davalıya devredildiğinin belirtildiği, dava konusu taşınmazın davalılara taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden devredilmesi sebebi ile davalıların taşınmazı iade ile yükümlü oldukları dikkate alınarak ve her ne kadar davalı ... hakkında ceza mahkemesinde açılmış bir dava bulunmamakta ise de tapuda her iki davalıya birlikte intikal yaptırıldığı, davalı ...'in davalı ... tarafından tapuya getirildiği, davalı ... tarafından bu kişiye de işlemlerin kolay yürütülmesi için devir yapıldığının bildirildiği ve ... tarafından da taşınmaz bedelinin ödendiğine ilişkin hiç bir delil sunulmadığı dikkate alındığında davalı ...' nin de diğer davalı ... ile birlikte hareket ettiği sonucuna varılması nedeni ile her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, davalılardan ...'nın Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden emekli olduğunu söyleyerek davacının eşinin yüklenici ile akdedilen sözleşmeden kaynaklanan imar problemlerini çözme vaadinde bulunduğu ve davacının eşi ile iş takip sözleşmesi akdettiği, ayrıca taşınmaz payını eşine devretmesi halinde işlerin daha kolay çözüleceğini söyleyerek davacının eşi ...'dan .... Noterliğinin 15.01.2009 tarihli ve 1715 yevmiye numaralı vekaletnameyi aldığı, ...'in payını ... devrettiği, davalı ...'nın davacıdan da .... Noterliğinin 17.08.2009 tarihli ve 23567 yevmiye sayılı vekaletnamesini aldığı ve tapunun kendi üstüne devredilmesi gerektiğini söyleyerek taşınmaz hisselerinin kendisi ve ...'ye devrini sağladığı; aradan geçen süreçte problemlerin hallolmaması ve taşınmaz payının kendine devredilmemesi üzerine ...'in vekil ...'yı vekillikten azlettiği; bu şekilde gelişen olay, eldeki davada toplanan deliller ve davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyetle sonuçlanan ceza davası içeriğindeki somut olgu ve saptamalar da nazara alındığında davacı tarafından davalılara yapılan devrin davacının iradesi fesada uğratılmak suretiyle gerçekleştiği, davacının davalılara satışı amaçlamadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece icra edilen keşif sonrası sunulan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde 85 m2 oturum alanlı altı katlı yapı bulunduğu, 1/2 payın dava dava tarihi itibarıyla arsa değerinin 376.500,00 TL, 1/2 bina değerinin 117.000,00 TL olmak üzere arsa ve bina değerinin toplam 493.500,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup davacı tarafça eksik harcın ikmal edildiği, harçlandırılan değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava değerinin 351.000,00 TL olduğunun kabulü ile harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesi ile; müvekkillerinin davaya konu taşınmazın 1/2 payını 225.100,00 TL bedel karşılığı satın aldıklarını; Mahkemenin davacının birinci dereceden yakınları olan tanık beyanlarını nazara alarak davayı kabul ettiğini; istinafları üzerine İstanbul BAM 1. Hukuk Dairesinin 02.06.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/477 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığını; bu kez Mahkemenin müvekkillerinden ... aleyhine İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/585 Esas sayılı ceza dava dosyasına dayalı olarak davayı kabul ettiğini; ceza dava dosyasının hukuk mahkemesinde delil olma özelliği olmasına rağmen, ceza kararının hukuk davası için bağlayıcılığından söz edilemeyeceğini; davacının davasını dayandırdığı tek yazılı delilin tarihsiz Sözleşme isimli belge olup Mahkemenin ceza dava dosyasındaki maddi vakaların yanında, davacının davasını dayandırdığı tek yazılı belge olan sözleşme isimli belgenin içeriğini yorumlamadığını, ceza dava dosyasının içeriğinde müvekkili hakkında beraat kararı veren İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2016/276 Esas, 2017/547 Karar sayılı kararının varlığının dahi tartışılmadığını; müvekkilleri tarafından dava konusu taşınmaz için üçüncü şahıslara açılan birçok davanın varlığı konusunda da hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını, keza ceza dava dosyasında sanık olmayan bu davanın davalısı müvekkili ... hakkında da davanın kabul edilmesinin, cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini gösterdiğini, davacının şikayeti üzerine açılan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/92694 soruşturma numaralı dosyası kapsamında yapılan imza incelemesinde davacının bu davada sunduğu sözleşme başlıklı belgede yer alan imzanın ...'ye ait olmadığı anlaşıldığından hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacı tanığının da sözleşme imzalandığında ...'nin orada bulunmadığını teyit ettiğini; müvekkiline 1/4 payın ... tarafından bizzat devredildiği dikkate alındığında iddiaya göre muvazaa ya da taraflarının iddialarına göre inanç sözleşmesinin yazılı olarak bu müvekkili yönünden ispatlanamadığından, ayrıca davacının müvekkili yönünden iradesinin fesada uğratıldığını ispatlayamadığı da dikkate alınır ise verilen kararın hatalı olduğunun anlaşıldığını, davacının kendi muvazaasından lehine sonuç çıkarılamayacağını; müvekkili ... hakkında verilen mahkumiyet kararının da doğru olmadığını, ceza yargılaması için Anayasa Mahkemesine yeniden yargılama yapılmak üzere bireysel başvuruda bulunduklarını; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını; tanık olarak dinlenilen davacının eşinin de taşınmazın öncesinde kendisine ait olduğunu, taşınmaz üzerindeki sorunların halledilmesi için müvekkillerinden ... ile anlaştığını ve ilk başta müvekkili ile iş takip sözleşmesi yaptığını, sonrasında bu taşınmazdaki problemlerin bu yol ile çözülemeyeceği düşüncesi ile bu taşınmazı davacıya devrettiğini, sonrasında ise müvekkilline devredildiğini beyan ettiğini, davacının da bizzat 18.06.2021 tarihli duruşmada taşınmazı muvazaalı devraldığını ikrar ettiğini; dolayısıyla davacının gerçekte hak sahibi olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 758 ada 278 parsel sayılı 251 metrekare miktarlı, tarla vasıflı taşınmaz 1/2'şer paylı olarak davacının eşi ... ve dava dışı ... adlarına kayıtlı iken davacının eşi ...'in maliki olduğu 1/2 payını 14.08.2009 tarihli satış işlemi ile davacıya devrettiği, davacının ise 31.12.2009 tarihinde söz konusu 1/2 payını satış yolu ile davalılara temlik ettiği, dava dilekçesi ekinde yer alan "iş takip sözleşmesi" başlıklı tarih içermeyen adi yazılı sözleşmenin vekil ... ve ... tarafından akdedildiği; .... Noterliğinin 15.01.2009 tarihli ve 1715 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davaya konu taşınmazla ilgili inşaat yapımı, ifraz, tevhid yola terk, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması yönünde yetkiler içeren vekaletnamenin ... tarafından davalı ...'ya verildiği, yine aynı noterliğin 17.08.2009 tarihli ve 23567 yevmiye sayılı vekaletnamesinin davacı tarafından davalıya verildiği, vekaletnamenin, kiraya verme vs. yetkilerle birlikte dava ve dava takip yetkisi içerdiği, yine dava dilekçesine ekli "sözleşme" başlıklı davacı ve davalılarca imzalanmış adi yazılı sözleşmede 4 nolu dairenin kira bedellerinin davacıya verilmekte olduğu, bina ile ilgili sorunların tamamı halledildiğinde ... tarafından harcamalara ilişkin çıkartılacak hesaba göre taraflar arasında karşılıklı iyi niyetli olarak çözüm aranacağı hususlarına yer verildiği, dava konusu olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/585 Esas, 2020/302 Karar sayılı dosyasında dolandırıcılık suçundan yargılanan ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 19.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 25.282,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.