Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3051 K.2025/2937

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3051 📋 K. 2025/2937 📅 11.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3051 E.  ,  2025/2937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/121 E., 2024/639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/385 E., 2023/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris ...’ın paydaşı olduğu 233 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 300/18910 payının 11.07.2003 tarihinde davalı ... Değirmenci'ye devredildiğini, temlik tarihinde murisin 75 yaşında olduğunu, hasta ve akli melekelerinin yerinde olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişler, Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli 2019/5 Esas, 2020/1166 Karar sayılı kararı ile eldeki dava yönünden murisin terekesine ... tereke temsilcisi olarak atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı, murisin satış tarihinde ekonomik sıkıntı içeresinde olduğunu, bankaya borcu olduğundan icraya düşmemek için dava konusu taşınmazı kendisine bedeli karşılığında devrettiğini, ruhsal ve bedensel bir sıkıntısının bulunmadığını, satışın 2001 yılındaki senetle muhtar ve iki şahit huzurunda gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında davalının ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli 2018/378 Esas, 2021/384 Karar sayılı kararı ile; Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.2.2013 tarihli 2007/97 Esas, 2013/45 Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kararın dahili davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli 2022/183 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararı ile; tereke temsilcisi olan mirasçı ... tarafından tereke temsilcisi sıfatıyla dava takip edilmediği, davayı takip eden vekile tereke temsilcisi sıfatıyla verilmiş bir vekaletnamenin dosyada bulunmadığı, karar başlığında ölü davalı ... Değirmenci’ye yer verilmesinin doğru olmadığı belirtilip hükmün infazı ve gerekçeye ilişkin sebeplerle karar kaldırılarak Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemenin 14.06.2022 tarihli 2022/52 Esas, 2022/190 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının dahili davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli 2022/1350 Esas, 2022/1575 Karar sayılı kararı ile; Ticaret Mahkemesi dosyasında murisin 18.10.2022 tarihinde ehliyetsiz olduğunun rapor edildiği, eldeki dosyada ise işlem tarihinin farklı olduğundan Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi ve dava tereke adına açıldığından karar başlığının buna göre düzenlenmesi gerektiği belirtilerek karar kaldırılıp dosya Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.08.2023 tarihli raporunda murisin işlem tarihi olan 11.07.2003 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, fiil ehliyeti bulunmayan kişinin yapacağı işlemlerin sonuç doğurmayacağı, karşı tarafın iyi niyetli olmasının işlemi geçerli kılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı dahili davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; adi sözleşme tarihinde murisin ehliyetli olduğunu, tanık delillerine itibar edilmeden hüküm tesis edildiğini, fiil ehliyetinin olmadığına ilişkin bilgi veya belge bulunmadığını, raporda satış tarihinde ehliyetli olup olmadığının araştırılmadığını, temlik tarihine yakın olmayan 12.03.2004 tarihli sağlık raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanıklara bu hususta soru sorulmadığını, davanın kabulü ile sebepsiz zenginleşme oluştuğunu, ödenen bedelin günümüz değeri ile kendisine ödenmesi gerektiğini, bu hususta karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçeli
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1928 doğumlu ...’ın 19.06.2004 tarihinde ölümü ile geride dava dışı eşi ... ile çocukları davacılar ...ile dava dışı çocukları ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’nin murisin eşi ...’nin kardeşi olduğu, dava konusu 233 ada 3 parsel sayılı 18.709,13 m2 miktarlı üzerinde kargir ev olan tarla ve fındıklık nitelikli taşınmazın 12910/18910 payı muris adına kayıtlı iken 300/18910 payının 11.07.2003 tarihinde davalı ... Değirmenci’ye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacı ...’nin Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli 2019/5 Esas, 2020/1166 Karar sayılı kararı ile tereke temsilcisi olarak atandığı, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tereke temsilcisi olarak gösterilmemiş olmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Dahili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 10.071,12 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.