Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3038 K.2025/2881

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3038 📋 K. 2025/2881 📅 10.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3038 E.  ,  2025/2881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/231 E., 2021/74 K.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının murisi ...’nın paydaşı olduğu 126 ada 225 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu dükkan vasıflı bağımsız bölümü mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı muvazaalı olarak dava dışı şirkete devrettiğini, bu şirketin de taşınmazı davalıya muvazaalı olarak temlik ettiğini, devirlerin kısa aralıklarla yapıldığını, davalının taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü bulunmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, aşamada; devirlerin gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.11.2015 tarihli ve 2014/746 Esas, 2015/668 Karar sayılı kararı ile; keşif ve gider avansının eksik olduğu, bu hususun davacı vekilinin talebi üzerine davacıya 12.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu eksikliğin verilen kesin sürede giderilmediği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK nın 94 ve devam maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.02.2019 tarihli ve 2016/3403 Esas, 2019/563 Karar sayılı kararı ile ara kararda istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücreti olduğu belirtildiğinden, avansın delil ikamesi avansı niteliğinde olup HMK'nın 324. maddesi gereğince, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucunun, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağı olduğu, işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı ve davalının kardeşleri ... ve ... ile anneleri ... beyanlarından, söz konusu taşınmazın muris ...'nın borçlarından dolayı satıldığı ve murisin borçları ödendikten sonra kalan paranın kardeşler arasında paylaştırıldığı ancak daha sonraki bir tarihte dava konusu taşınmazın tekrardan satın alınarak davalı ... adına tescil edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin uzun yıllar Almanya’da çalıştığını, çifte emekli maaşı olduğunu, çay üreticiliğinden ve kiradan geliri olduğunu, murisin hangi borcu için taşınmazı sattığının açıklanmadığını, tanıkların bu satıştan paylarını aldıklarını ifade ettiklerini, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da taşınmazı alacak ekonomik gücü bulunmadığını, davalı tarafın tanık beyanları ile dahi iddialarının kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Muris...’nın 11.10.2014 tarihinde öldüğü, geride eşi dava dışı ... ile çocukları olan davacı, davalı ve dava dışı 5 kişinin mirasçı olarak kaldığı, murisin dava konusu taşınmazı 08.09.2010 tarihinde dava dışı şirkete satış suretiyle temlik ettiği, anılan şirketin de 16.02.2011 tarihinde taşınmazı davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.