Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1244 K.2025/2589
1. Hukuk Dairesi 2024/1244 E. , 2025/2589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/657 E., 2023/1202 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumru Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/201 E., 2021/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 116 ada 22, 117 ada 27, 28, 29 parsel sayılı taşınmazların murislerinden intikal ettiğini, davacının dava konusu taşınmazlarda miras hissesi oranında hakkı bulunduğunu, duyduklarına göre davacının haberi, rızası ve muvafakati olmaksızın veya yazılı herhangi bir yasal dayanak bulunmaksızın davalı kardeşler arasında dava konusu taşınmazların taksim edildiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hissesi oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 116 ada 6, 17, 20, 21 ve 117 ada 25 parsel sayılı taşınmazların murislerinden intikal ettiğini, davacının dava konusu taşınmazlarda miras hissesi oranında hakkı bulunduğunu, duyduklarına göre davacının haberi, rızası ve muvafakati olmaksızın veya yazılı herhangi bir yasal dayanak bulunmaksızın davalı kardeşler arasında dava konusu taşınmazların taksim edildiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hissesi oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... asıl davaya cevap dilekçesinde; 117 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ... ile adına eşit paylarla tespit edildiğini, tespite itirazının olmadığını, ...’ın taşınmazın hepsini telle çevirmesi sonucunda aralarında sorun çıktığını, ...’ın teli geriye alacağını söylediğini, ...’ın kendisine ait olan yarı hisseyi de almak istediğini, kendisinin taşınmazını satmak istemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... birleştirilen davada; murisleri olan babalarının taşınmazları bizzat paylaştırdığını, paylaşımın kardeşler eşleştirilmek sureti ile yapıldığını, davacının bu paylaşımdan haberdar olduğunu, 116 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 3. kişiden satın alındığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2018 tarih ve 2017/8 Esas, 2018/62 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2018 tarih, 2018/971 Esas, 2018/1315 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği, taşınmazların tarafların ortak murisinden geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların paylaşıma veya taksime konu olup olmadığı noktasında toplandığı açıklanmış, mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazların taksim ya da paylaşıma konu olup olmadığının ve taksimin bozulup bozulmadığının belirlenmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin gönderme kararı sonrasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 116 ada 17 numaralı parselin davalı ... tarafından satın alınan yer olduğu dolayısıyla tarafların ortak murisi ...'a ait olmadığı, dava konusu diğer parsellerin ise tarafların ortak murisi ...'a ait olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazların kadastro tespitinden önce taraflar arasında her erkek kardeşe bir kız kardeş düşecek şekilde paylaşıldığı, davacının bu paylaşımdan haberinin olduğu, mahalli bilirkişiler ... ve ...'nin beyanlarından davacının yapılan paylaşımı kabul etmiş olduğu, taşınmazların geçerli bir taksim sonucunda davalılar adına tescil edildiği iddiasının, taksimin kadastro tespitinden önce yapılmış olması nedeniyle mahalli bilirkişi ve tanık dahil olmak üzere her türlü delille ispatlanabileceği de dikkate alındığında davalıların taksim iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte alınan özellikle mahalli bilirkişiler Z...,..., ve ...'nin beyanları, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazlardan 116 ada 7 parselin kök muristen kalmadığı, davalı tarafça üçüncü kişilerden satın alındığı, diğer taşınmazların kök muris ...'den gelmekle birlikte kök murisin sağlığında kendisinden kalan taşınmazları her erkek kardeşe bir kız kardeş düşecek şekilde paylaştırdığı ve bu taşınmazların zilyetliğini devrettiği, buna göre de kullanımın devam ettiği, kök murisin sağlığındaki paylaşımın bağış olarak kabulünün gerektiği ve bu şekilde kadastro öncesi tapusuz olup menkul niteliğinde olan taşınmaz bölümünün kök murisin terekesinden çıktığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebi reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının taksime onay vermediğini, taksim konusunda mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 116 ada 6, 17 parsel ..., 116 ada 21 ve 117 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ..., 116 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ... ve ..., 117 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ... ve ..., 117 ada 28 ve 29, 116 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar İsmail ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı dava konusu taşınmazların müşterek murislerinden intikal ettiği ve çekişmeli taşınmazlarda miras payı bulunduğu iddiası ile dava açmış, Mahkemece 116 ada 17 parsel sayılı taşınmazın üçüncü kişiden satın alındığı, diğer parsellerin ise kadastro tespitinden önce paylaşıldığı ve bu paylaşımın davacı tarafça bilindiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi de reddedilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davaya konu taşınmazların murisin sağlığında mı paylaşıldığı, vefatından sonra mı taksim edildiği ve taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, paylaşıma dair beyanlar genelde duyuma dayalı olduğu halde bu husus göz ardı edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle oluca doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların kimden ve ne zaman kaldığı, taşınmazların paylaşıma, satışa veya taksime konu olup olmadığı, paylaşım ya da taksim yapılmış ise kime isabet ettiği maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; bu şekilde çekişmeli taşınmazlar üzerinde kimin hangi hukuki nedene dayalı olarak zilyet olduğu tereddütsüz belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Kumru Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,.
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.