Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1419 K.2025/2568

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1419 📋 K. 2025/2568 📅 15.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1419 E.  ,  2025/2568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1367 E., 2024/1689 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/721 E., 2024/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, davacılardan ...'nin, .... mirasçısı olarak, ...'un ... mirasçısı olarak, ... ve ...'ün ise bizzat kendilerinin çok uzun yıllardan beri dava konusu taşınmazı kullandıklarını, davalıların ise dava konusu taşınmazın 70 - 80 yıldır kullanmadıklarını, Siverek Kadastro Mahkemesinin 08.05.1996 tarih ve 1978/35 Esas, 1996/3 Karar sayılı kararıyla Hasırlı Mahallesinde kain 513, 523 ve 526 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına tespit ve tesciline karar verildiğini, dava konusu taşınmazın 846 parsel numarasını sonradan aldığını, söz konusu taşınmazın ne şekilde davalılar adına tescil edildiğinin şaibeli olduğunu ve hileli bir şekilde davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek 846 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. ..., ..., ..., ... ve.... dışındaki davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Siverek Kadastro Mahkemesinin 08.05.1996 tarih ve 1978/35 Esas, 1996/3 Karar sayılı kararının dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu 846 parsel sayılı taşınmazın.... parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluştuğu,.... parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının 12.09.1973 tarihinde kesinleştiği belirtilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 846 parsel (eski 511 parsel) sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 12.09.1973 tarihinde kesinleştiği, iddianın ileri sürülüş biçimine göre eldeki davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 12.09.1973 tarihinden davanın açıldığı 26.07.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili temyiz başvurusunda; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın hile hukuki nedenine dayandığını ve hak düşürücü süre ya da zamanaşımına tabi olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; .. ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan tapulama çalışmaları sonucunda ... parsel sayılı taşınmazın 03.04.1973 tarihinde...,...,...,...,...,, ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit gördüğü, taşınmazın tapulama tutanağının 12.09.1973 tarihinde kesinleştiği, dava dışı .... tarafından 511 parsel sayılı taşınmazın tespitine itiraz edilmesi üzerine Siverek Kadastro Mahkemesinin 08.05.1996 tarih ve 1978/35 Esas, 1996/3 Karar sayılı kararıyla, dava tarihi itibariyle 511 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği belirtilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Siverek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2005 tarih ve 2001/9 Esas, 2005/699 Karar sayılı kararı ile, dava dışı Sait Karaçalı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 511 parsel sayılı taşınmazın 14.591 metrekare yüz ölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile adı geçen davacı adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2005 tarih ve 2001/9 Esas, 2005/699 Karar sayılı kararının 23.01.2007 tarihinde infazı neticesinde 511 parsel sayılı taşınmazın 846 ve 847 numaralı parsellere ifraz gördüğü, ifraz sonucu oluşan 847 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına, dava konusu 846 parselin ise davalılar adına tescil edildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ve kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak 26.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.