Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1421 K.2025/2571
1. Hukuk Dairesi 2025/1421 E. , 2025/2571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1611 E., 2024/1894 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/479 E., 2023/577 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kök muris ....'ın ...,...., ..., .... ve .... isminde beş kızı olduğunu, davacının ..., davalıların ise ... mirasçısı olduklarını, kök murisin, maliki olduğu tüm taşınmazları kadastro çalışmaları sırasında büyük kızı ...'a satmış gibi göstermek suretiyle ... adına tespit ve tescil ettirdiğini, söz konusu işlemlerin mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek .... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 112 farklı parselin tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
1. ... ve ... dışındaki davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... ve davalı ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kök muris ....'ın dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinden önce 12.04.1960 tarihinde vefat ettiği, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının dava tarihinden geriye doğru 10 yıl öncesinden daha önceki bir zaman diliminde kesinleştiği bu kapsamda davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı belirtilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihlerden sonra davanın açıldığı 02.07.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kök murisin ölüm tarihinin nüfus kayıtlarına hatalı işlendiğini, bu kapsamda nüfus kayıtlarına göre murisin 1960 yılında öldüğü görülmekte ise de dava konusu birçok taşınmazda 1960 yılından sonra muris tarafından işlem yapıldığını, bu hususta gerekli yasal sürecin ayrıca takip edildiğini, İlk Derece Mahkemesince tanıkların dinlenmeden davanın karara bağlanmış olmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını ve eksik incelemeye yol açtığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Şanlıurfa ili, Bozova ilçesi, Kevik köyünde bulunan ve dava konusu edilen 112 farklı taşınmazın kadastro tespitlerinin 1978, 1994 ve 1995 yıllarında kesinleştiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 02.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacının adli yardımdan faydalanarak harç yatırmaksızın kararı temyiz ettiği anlaşıldığından aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.