Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2183 K.2025/2564
1. Hukuk Dairesi 2024/2183 E. , 2025/2564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/211 E., 2024/361 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/50 E., 2023/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan babaları ...'in ölmeden önce tüm taşınmazlarını davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini, ...'in ise sonrasında kardeşleri olan diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devrettiğini, murisin adına kayıtlı tüm taşınmazlarını aynı anda satmasını gerektirecek herhangi bir ekonomik zorunluluğunun olmadığı gibi, söz konusu gayrimenkullerin davalıya devir ve tescilinden sonra müteveffanın herhangi bir borç ödemesi, yatırım yapması ya da banka mevduatlarında artış olmasının da söz konusu olmadığını, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalılara devredilen taşınmazların 135 ada 13, 107 ada 2-4 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, bunlardan 11 parsel sayılı taşınmazın 2017 yılında ifraz edilerek 37 ve 38 parsellere gittiğini, 38 parsel sayılı taşınmazın davalı ... üzerinde kaldığını, 37 parselin ise davacılardan ...'e devredildiğini, diğer davacıların bu taşınmazlarda paylarını alamadıklarını ileri sürerek dava konusu 135 ada 13, 107 ada 2-4 ve 38 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlar; davalı ... katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davalılardan ....'in tapu kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıların murisi ...'in dava konusu taşınmazları öncelikle davalılardan ...'e devrettiği, ancak ...'in bu taşınmazları hiç kullanmadığı, taşınmazların davalı ... tarafından kullanıldığı, murisin, sağlığında bu taşınmazları satması için herhangi bir neden bulunamadığı, tüm malvarlığının bu taşınmazlar olduğu, sonrasında davalılardan ...'in bu taşınmazları diğer davalı ...'e devrettiği, bu şartlar altında miras bırakanın gerçek iradesinin taşınmazların satışı olmadığı, diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu, temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesi ile; davacının davasını ispat edemediğini, muris muvazaası olduğuna dair dosya kapsamına tek bir delil dahi sunamadığını, eski hale getirme talebinde bulunduğunu, davacının tüm iddialarının afaki ve gerçek dışı olduğunu, delillerinin bildirilmesi için kendisine süre verilmediğini, bu sebeple verilen hükmün geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1950 doğumlu mirasbırakan ...'in 18.01.2022 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ...,... ve ..., davalı oğlu Kahraman ve dava dışı kızı ....'in kaldıkları, murisin adına kayıtlı 107 ada 2 ve 4 ile 135 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarını ve 107 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 11.11.2014 tarihinde satış yolu ile davalı ara malik ...'e devrettiği, onun tarafından da taşınmazların 25.08.2015 tarihli satış işlemi ile davalı ...'a temlik edildiği, çekişmeli 107 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payın ise dava dışı ... adlı şahıs adına kayıtlı iken 01.12.2015 tarihinde satış yolu ile davalı ...'ın iktisap ettiği, böylece davalı ...'ın 11 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik olduğu, daha sonra bu taşınmazın 22.11.2017 tarihli ifraz işlemi ile 107 ada 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara gittiği, 37 parselin davacı ..., 38 parselin ise davalı ... adına kayıtlı hale geldiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davaya konu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda; HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olacak şekilde çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmazın gittisi olup davalı ... adına kayıtlı hale gelen 38 parsel sayılı taşınmaza muris ... tarafından devredilen 1/2 payın ne kadarının yansıdığının tespit edilmemesi ve davalının dava dışı kişiden edindiği payı da kapsayacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca; yeniden bilirkişi raporu almak suretiyle çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmazın gittisi olan 38 parsel sayılı taşınmazda davalının muristen edindiği payın ne kadar yansıdığının tespit edilmesi (üçüncü kişilerden edinilen payların hesaba katılmaması) ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan; davalı ... yönünden ara malik olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gözetilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de; anılan husus davacılar tarafından temyize getirilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.