Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2087 K.2025/2556
1. Hukuk Dairesi 2025/2087 E. , 2025/2556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/9 E., 2024/95 K.,
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/258 E., 2020/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine; .... kızı ... (....)’ın Suriye uyruklu ..., ile evli iken 12.02.1988 tarihinde öldüğünü ancak Reyhanlı Tapu Müdürlüğünün 10.07.1997 tarihli ve .... yevmiye numaralı resmi senedi ile ... adına kayıtlı Hatay ili .... ilçesi; ... köyü 1 ve 2 sayılı parseller, ... köyü 2, 4, 6, 10, 11, 14, 15, 17, 18, 22, 23, 26, 35, 37 ve 38 sayılı parseller, ... köyü 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 sayılı parseller ile ... Mahallesi 282-303 parsel sayılı taşınmazların paylarının tamamının.... evlatları ...,...,..., ve ....’a eşit olarak bizzat satış suretiyle temlik edildiği, satışın, ...’ın nüfus kaydına dayalı olarak senedin arka tarafına nüfus cüzdan seri numarası yazılmadan, parmak izi kullanılarak yapıldığını, yasal zorunluluk bulunmasına rağmen iki tanığın satışa iştirak etmediğini, satışa konu parsellerin bir kısmında kamulaştırma şerhleri bulunduğunu, ...’ın Suriye vatandaşı olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazlarla ilgili yapılmış olan satış işleminin hükümsüz olduğunu, taşınmazlara TMK’nın 731. ve 575. maddeleri, 1062 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan kararname hükümlerine göre Hazinece el konulması gerektiğini ileri sürerek 10.07.1997 tarihli satış işlemine istinaden tesis edilen tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tescilini ve 1062 sayılı Kanun şerhi konulmasını istemiş, dava konusu Güverada 21 parselin ifrazından oluşan 33 parsel yönünden dosya tefrik edilerek eldeki esasa kaydedilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, iyi niyetli olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt maliklerinin iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların 10.07.1997 tarih 980 yevmiye sayılı işlem sonucu oluşan yolsuz tescilin tarafı olmadıkları, dava konusu taşınmazı sonradan devralan iyi niyetli 3. kişi oldukları, varlığı esas dosyada araştırılmakla beraber yolsuz bir tescilin mevcut olduğu kabul edilse dahi satış işleminin tarafı olmayan davalıların üçüncü kişi konumunda olduğuna ilişkin bir tereddüt bulunmadığı, iyi niyetli oldukları, ... Çınar'ın vatandaşlıktan çıkartıldığına dair bir kayıt da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, ...’ın Suriye uyruklu olduğunu, ölüm tarihinden sonra dublör kullanılarak taşınmazın devredildiğini, 1062 sayılı Kanun uyarınca 13.01.1939 tarihinde sonra başka bir uyruğa geçseler dahi Suriye uyruklu ad ve itibar edilmesi gerektiğini, tasarrufun usulsüz olduğunun açık olduğunu, iptaline karar verilmediğini, davalıların durumu bildiğini, kadastro kayıtlarından Suriye uyruklu olduklarının görüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Türk vatandaşı olan ...’ın 01.08.1954 tarihinde Suriye uyruklu Mehmet Havatami ile evlendiği ve çocuklarının olduğu, nüfus kaydına göre 12.02.1988 tarihinde öldüğü, müşterek çocukları Mehmet Vefa, Mehmet Velit, Usama, Mehmet Tarık, Mehmet Neşet, Mehmet Giyas, Ziyad ve Hassan’ın bulunduğu, Reyhanlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/225-232 Karar sayılı veraset ilamında da çocukları Mehmet Vefa, Mehmet Velid, Mehmet Tarık, Mehmet Züheyr, Mehmet Giyas ve Hasan’ın mirasçı olarak kaldığı, Güverada 21 parsel sayılı taşınmazda 95/4800 pay ... adına kayıtlı iken 10.07.1997 tarihinde kardeşleri Mehmet Adnan, Sait, Sadettin ve Sabahettin’e satış suretiyle devredildiği, onların da adlarına kayıtlı payları 16.12.1997 tarihinde davalı ... Yeter’e temlik ettiği, onun da 3. kişilerden aldığı bir kısım payla tevhit ettiği 11/192 payı adına kayıtlı iken taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası neticesinde 24.03.1999 tarihinde cebri icra ile Abdullah Hazırlar, Abdurrahman Hazırlar, Fatma Yörük, Mustafa Yörük, Hatice Hazırlar, Casim Kara ve Hasan Yeter adına tescil edildiği, Hasan Yeter’in 3134/19200 paydan 2471/19200 payı üzerinde ipka ile 663/19200 payını 06.04.1999 tarihinde Abdullah Hazırlar ve Fatma Yörük’e devrettiği, kalan payını ise 04.05.1999 tarihinde Abdullah Hazırlar’a temlik ettiği, Fatma Yörük’ün 30.04.1999 tarihinde 1640/19200 payını Mehmet Hazırlar’a devrettiği, taşınmazın 25.11.1999 ifrazı ile oluşan 33 parsel sayılı 41.819,98 m2 miktarlı incir ağacını havi susuz tarla nitelikli taşınmazda Mehmet Hazırlar’ın payını 11.02.2000 tarihinde ... oğlu ...’a temlik ettiği, onun da payı ...’a devrettiği, Abdullah Hazırlar’ın da payını 24.05.2000 tarihinde ...’a temlik ettiği, Fatma Yörük’ün ise payını 11.02.2000 tarihinde ...’a sattığı, onun da 1607/19200 payını ipka ile kalan payını taşınmazın paydaşlarından Ahmet oğlu ...’a devrettiği, onun da 3. kişiden aldığı payla birleştirdiği paylarını davalılar ... ve ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, ...’ın ölümü ile adına kayıtlı payın davalı mirasçılarına intikal ettiği, davalı ...’nin de adına kayıtlı payın bir kısım mirasçılardan satın alma suretiyle edindiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle ...’ın nüfus kaydına göre 12.02.1988 tarihinde öldüğü taşınmazlardaki payının ise bizzat yaptığı belirtilen 10.07.1997 tarihli işlemle temlik edildiği, ... payını devralan ilk el konumunda olmayan davalıların iyi niyetli olmadığı iddiasının ispat edilmediği de gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar başlığında davacı Maliye Hazinesi “Suriye Uyruklular ...,...,...,...,Temsilen” şeklindeki kısmın dosya ile ilgisinin tespit edilmediği, ancak mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu değerlendirilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.