Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2193 K.2025/2557
1. Hukuk Dairesi 2025/2193 E. , 2025/2557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1747 E., 2024/1033 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/254 E., 2019/203 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine; .... kızı ... (....)’ın Suriye uyruklu .... ile evli iken 12.02.1988 tarihinde öldüğünü ancak Reyhanlı Tapu Müdürlüğünün 10.07.1997 tarihli ve 980 yevmiye numaralı resmi senedi ile ... adına kayıtlı .... ili, .... ilçesi, .... köyü 1 ve 2 sayılı parseller, Kötübüyük köyü 2, 4, 6, 10, 11, 14, 15, 17, 18, 22, 23, 26, 35, 37 ve 38 sayılı parseller, .... köyü 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 sayılı parseller ile ... Mahallesi ..., 303 parsel sayılı taşınmazların paylarının tamamının .... evlatları ...,...,..., ve ... ....’a eşit olarak bizzat satış suretiyle temlik edildiği, satışın, ...’ın nüfus kaydına dayalı olarak senedin arka tarafına nüfus cüzdan seri numarası yazılmadan, parmak izi kullanılarak yapıldığını, yasal zorunluluk bulunmasına rağmen iki tanığın satışa iştirak etmediğini, satışa konu parsellerin bir kısmında kamulaştırma şerhleri bulunduğunu, ...’ın Suriye vatandaşı olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazlarla ilgili yapılmış olan satış işleminin hükümsüz olduğunu, taşınmazlara TMK’nın 731. ve 575. maddeleri, 1062 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan kararname hükümlerine göre Hazinece el konulması gerektiğini ileri sürerek 10.07.1997 tarihli satış işlemine istinaden tesis edilen tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tescilini ve 1062 sayılı Kanun şerhi konulmasını istemiş, dava konusu .... 9, 10, 12, 18 parsel yönünden dosya tefrik edilerek eldeki esasa kaydedilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., ..., ...,.... ve .... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemin üzerinden 14 yıl geçtiğini, zaman aşımı söz konusu olduğunu, usulsüz olduğu belirtilen aktin tarafı olmadıklarını, iyi niyetle tapuya güven esasına göre malik olduklarını belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ... bir kısım taşınmazlar yönünden kamulaştırmanın söz konusu olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt maliklerinin iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya arasındaki kayıtlardan satışın....'nün beyanına göre kendisinin çiftlikte çalıştığı, resmi senedi kendisinin parmak basarak onayladığı, 10.07.1997 tarih 980 yevmiye sayılı işlem sonucu oluşan yolsuz tescilin varlığı esas dosyada araştırılmakla beraber yolsuz bir tescilin mevcut olduğu kabul edilse dahi satış işleminin tarafı olmayan davalıların üçüncü kişi konumunda olduğuna ilişkin bir tereddüt bulunmadığı, davalıların iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, ...’ın Suriye uyruklu olduğunu, ölüm tarihinden sonra dublör kullanılarak taşınmazın devredildiğini, 1062 sayılı Kanun uyarınca 13.01.1939 tarihinden sonra başka bir uyruğa geçseler dahi Suriye uyruklu ad ve itibar edilmesi gerektiğini, tasarrufun usulsüz olduğunun açık olduğunu, iptaline karar verilmediğini, davalıların durumu bildiğini, kadastro kayıtlarından Suriye uyruklu olduklarının görüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Türk vatandaşı olan ...’ın 01.08.1954 tarihinde Suriye uyruklu.... ile evlendiği ve çocuklarının olduğu, nüfus kaydına göre 12.02.1988 tarihinde öldüğü, müşterek çocukları ...,...,...,...,.., ve ....’ın bulunduğu, Reyhanlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/225 Esas, 1993/232 Karar sayılı veraset ilamında da çocukları...,...,...,..., ve ....’ın mirasçı olarak kaldığı, dava konusu .... 9, 10, 12 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 95/4800 payı ... adına kayıtlı iken 10.07.1997 tarihinde kardeşleri ...,...,..., ve ...’e satış suretiyle devredildiği, onların da adlarına kayıtlı payları 16.12.1997 tarihinde davalı ...’e temlik ettiği, davalının 3. kişilerden aldığı bir kısım payla tevhit ettiği paylarını 10, 12 ve 18 parsel sayılı taşınmazlarda 04.05.1999 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’ın 10 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalılar ... ve ...’a temlik ettiği, belirtilen paylar dışında diğer davalılar adına kayıtlı payların....’dan gelmediği, davalıların dava dışı kişilerden satış veya cebri icra suretiyle aldığı payları da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle ,,,,’ın nüfus kaydına göre 12.02.1988 tarihinde öldüğü, taşınmazlardaki payının ise bizzat yaptığı belirtilen 10.07.1997 tarihli işlemle temlik edildiği,...payını devralan ilk el konumunda olmayan davalıların iyi niyetli olmadığı iddiasının ispat edilmediği de gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar başlığında davacı Maliye Hazinesi “Suriye Uyruklular ...,...,...,...,Temsilen” şeklindeki kısmın dosya ile ilgisinin tespit edilmediği, ancak mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu değerlendirilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.