Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2221 K.2025/2515

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2221 📋 K. 2025/2515 📅 12.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2221 E.  ,  2025/2515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/37 E., 2024/453 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/77 E., 2023/617 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı adına vasisi olarak ...; davacı ...’nun 88 yaşında olup bir süredir alzheimer tedavisi gördüğünü, son on yıl içerisinde akli melekelerinin yerinde olmadığını, adına kayıtlı traktörünü satması için oğlu davalı ...'yu Kırşehir 1. Noterliğinin 06.09.2019 tarih ve 9986 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini ancak vekilin davacının maliki olduğu 1330 ada 4, 565 ada 12, 568 ada 7, 569 ada 2, 565 ada 1 ,567 ada 5, 569 ada 3 , 1333 ada 2 ,1338 ada 4 ve 191 ada 33 parsel sayılı taşınmazlarını 24.01.2020 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı ...’nın vekalet görevini kötüye kullandığını belirterek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline olmadığı takdirde taşınmazların temlik tarihindeki değerinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacının aşamada ölmesi üzerine davalı ... dışındaki mirasçıları davaya dahili davacı olarak katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı ...; ...’ın dava açma yetkisinin olmadığını, vekaletnamenin düzenlendiğinden ...'ın da haberdar olduğunu, hastane raporuyla da hukuka uygun şekilde işlemin gerçekleştirildiğini, annesinin onayını alarak taşınmazlardaki payını diğer davalıya sattığını, vekalet yetkisine göre hareket ettiğini, vekil olarak elde ettiği ve vekil edene vermesi gerektiği parayı da vekil edenin hesabına gönderdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davalı ...'nun annesinin de onayını alarak dava konusu taşınmazlardaki payını 455,000.00 TL karşılığında sattığını, davacının tam ehliyetli olduğuna dair rapora itibar ederek taşınmazları devraldığını, ortağının akrabasının hesabından taşınmaz sahibi davacı ...’nun hesabına bedelin büyük kısmını banka aracılığı ile aktardığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarih, 2020/109 Esas, 2020/335 Karar sayılı kararı ile; davanın açıldığı tarihte ...'nun kısıtlı olmadığı, ...'ın dava açma ehliyetinin bulunmadığı, vasi olduğunu iddia eden kişinin dava açılırken vasiliği yoksa (HGK 1967/2-806 E,195 Karar sayılı ilamı) vasinin daha sonra davayı takip ettiğini bildirmesinin usulsüz açılan davaya sıhhat kazandıramayacağı gerekçesi ile davacının davasının aktif husumet yokluğu (dava şartı yokluğu) nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı adına vasisi olarak ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2021 tarih 2020/1689 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararı ile; davacı adına dava açan ...'ın dava açılırken vasi olmadığı ancak dava açıldıktan sonra yargılama esnasında vasi olarak atandığı, dava şartı noksanlığının tamamlanmış olduğu, HMK'nın 115/3. maddesi hükmü karşısında artık davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, işin esasına girilerek taraf iddia ve savunmaları değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 13.03.2023 tarih 2366 sayılı raporuna göre muris ...'nun Kırşehir 1.Noterliğinin 06.09.2019 tarihli ....yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnameyi düzenlendiği tarih olan 06.09.2019 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetinin var olduğu ancak 09.08.2023 tarih 7391 sayılı rapora göre satış tarihi olan 24.01.2020 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacıların murisi ...'nun satış esnasında ehliyetli olmadığından davalı ...'a yapılan satış işlemine değer verilemeyeceği, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak TMK'nın 28. maddesi hükmü uyarınca ölümle kişiliğin son bulduğu dikkate alınmadan ölü kişi muris ... adına tescil kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalıların değinilen yönden istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiğini, ...’ın dava açılırken davacının vasisi olmadığını, davalının annesi...’nın talimatı dışında hareket etmediğini, vekaletname düzenlenirken sağlık raporu alındığını, satış bedelinin davacının banka hesabına gönderildiğini, vekaletnamede tanık olarak yer alan kişinin davacı adına davayı açan ... olduğunu, davalının vekalet görevi kapsamında hareket ettiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmayacağını, çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalının iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, taşınmazlardaki davacıya ait payı satış bedelini ödeyerek devraldığını, dosyada davacının ehliyetli olduğuna ve olmadığına dair iki farklı rapor olduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’nun Kırşehir 1. Noterliğinin 06.09.2019 tarih, 9986 yevmiye nolau vekaletnamesi ile oğlu olan davalı ...’yu vekil tayin ettiği, vekilin dava konusu taşınmazlardaki davacıya ait payların tamamını 24.01.2020 tarihinde davalı ...’ya satış suretiyle temlik ettiği, davacının aşamada ölümü üzerine davalı ... dışındaki mirasçılarının davaya dahil oldukları, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 09.08.2023 tarih 7391 sayılı raporu ile davacının 24.01.2020 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davalıların davacının durumunu bilerek birlikte hareket etmiş olmalarına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; dava konusu taşınmazlarda davacıya ait payların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan 956.562,72 TL değeri üzerinden karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan; harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, hüküm fıkrasının (2-c) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Alınması gerekli 65.342,79 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah olarak alınan toplam 17.342,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 48.000,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,” ve hüküm fıkrasının (2-d) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 135.221,90 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.