Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1779 K.2025/2436
1. Hukuk Dairesi 2025/1779 E. , 2025/2436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/215 E., 2024/295 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesince; davacıların... mirasçıları olduğunu, dava konusu 120 ada 25, 121 ada 57 ve 133 ada 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davacıların murisi ... ile davalılar adına tescil edildiğini, söz konusu taşınmazların müşterek kök muris ...’dan geldiğini, ... kızı ...’nın babasından gelen taşınmazlardaki hakkını devretmek amacıyla 09.04.1984 tarihinde davacı ...’yi vekil tayin ettiğini, ....’nın bu vekaletname ile babasından gelen taşınmazlardaki hakkını iki eşit pay halinde davacılar murisi... ile davalıların murisi...’e devretmeyi amaçladığını, kök muris ... kızı ...’nın mirasçılarının da murislerinden gelen taşınmazlardaki haklarının tamamını davacılar murisi...’ye devretmek amacıyla davacılardan ....’yi vekil tayin ettiklerini ancak kadastro tespiti sırasında bu devirlerin göz önünde bulundurulmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile söz konusu devirler göz önünde bulundurularak davacıların paylarının adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda öncelikle davacıların murisi ... adına tespit edildiğini, ....nin 30.06.2009 tarihli itiraz dilekçesiyle tespite itiraz ederek taşınmazların kendisi ile kardeşi ve davalılar murisi... adına tescilini talep ettiğini, Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda itirazın kabulü ile taşınmazların davacıların murisi ile davalılar adına tesciline karar verildiğini, davacı tarafın sunduğu vekaletnamelerden kimsenin bugüne kadar haberinin olmadığını, uyuşmazlık konusunda davacıların murisinin açık bir irade beyanının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarih ve 2017/89 Esas 2019/25 Karar sayılı kararı ile; kadastro sonucunda dava konusu taşınmazların yarı payının davacıların murisi, yarı payının ise davalılar adına tescil edildiği, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...’dan geldiğinin, ... kızı ....’nın taşınmazlardaki hakkını tarafların murislerine hibe ettiğinin ve yine ... kızı ... mirasçılarının taşınmazlardaki hakkını davacıların murisi...’ye hibe ettikleri hususunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarih ve 2017/89 Esas 2019/25 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarih ve 2019/2788 Esas 2022/2615 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kök muris ...'ya ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılardan ....'nın hissesini mirasçı ... ile ...'e eşit şekilde, diğer mirasçı ... mirasçılarının da hisselerini ...'e devrettiği, ...'in taşınmazların ... adına da tescili gerektiği yönündeki itirazında eşit hisselerle tescil edilmesi şeklinde bir beyanı bulunmadığı belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarih ve 2019/2788 Esas 2022/2615 Karar sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; Dairenin 21.05.2024 tarih ve 2023/1882 Esas, 2024/3696 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar davacılar dava konusu taşınmazların müşterek kök murisleri ... ...'dan geldiğini, ...'nın mirasçısı ..'nın murisinden gelen miras payını eşit şekilde ...'in çocukları olan... ve...'ye, ...'nın mirasçılarının ise murislerinden gelen miras paylarının tamamını...’ye dava dilekçesinin ekinde sunmuş oldukları vekaletnamelerle hibe ettiğini iddia etmiş iseler de dosya kapsamında davacıların dayandığı vekaletnamelerin pay devrine ilişkin olmadığı, çekişmeli taşınmazlardaki payların söz konusu vekaletnamelerle davacıların murisine devredildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, öte yandan çekişmeli taşınmazların tespitinin ... adına yapıldığı, ... tarafından Kadastro Komisyonuna hitaben yazılan 30.06.2009 tarihli itiraz dilekçesiyle "taşınmazların benimle birlikte ağabeyim ...'in (Her ikimizin) adına tescil edilmesi için gereğinin yapılmasını arz ederim" şeklinde talepte bulunulduğu, itiraz sonucunda Kadastro Komisyonu tarafından taşınmazların 1/2 payının ..., 1/2 payının ise ... mirasçıları adına verasette iştiraken tescil edildiği, bu kapsamda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından dayanılan vekaletnamelerin doğrudan pay devrine yönelik olmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında ilk önce davacılar murisi .... adına tespit edildiği, davacılar murisi .... tarafından Kadastro Komisyonuna sunulan itiraz dilekçesinde taşınmazların kendisinin ve kendisi birlikte davalılar murisi ....'in her ikisi adına tescil edilmesini talep ettiği, itiraz dilekçesinde dava konusu taşınmazlardaki çekişmeli paylara ilişkin herhangi bir beyanının da bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardaki çekişmeli payların tarafların kök murisi .... kızı .... ve kök muris..... kızı....'nın mirasçıları tarafından davacılar murisi ....'in eşi ve aynı zamanda davacı olan ...'e verilen vekaletnamelerle temlik edildiğini, söz konusu vekaletnamelerin pay devri dışındaki bir hususta verildiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların da davacının iddialarını doğruladığını, davacıların murisi ....’in Kadastro Komisyonuna hitaben yazdığı dilekçeye atıfta bulunulmasının da hatalı olduğunu zira söz konusu dilekçenin .... ve ...in babaları olan muris ....'ten gelen hisseler için yazıldığını, kök muris ....’dan gelen paylar için herhangi bir talebin bulunmadığını ve davacıların dayanılan vekaletnameler kapsamında eldeki davayı açmakta haklı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ... ada 25 parsel sayılı 5.169,69 metrekare, 121 ada 57 parsel sayılı 6.392,53 metrekare ve 133 ada 21 parsel sayılı 3.065,69 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .... adına tespit edilmiş, ....'in "120 ada 25, 121 ada 57 ve 133 ada 21 parsellerde benimle birlikte ağabeyim ....'in (Her ikimizin) adına tescil edilmesi için gereğinin yapılmasını arz ederim" şeklindeki itirazı üzerine, Kadastro Komisyonunca itirazın kabulü ile taşınmazların 1/2 payı...., 1/2 payı ise .... mirasçıları adına verasette iştiraken tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.