Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2370 K.2025/2372
1. Hukuk Dairesi 2024/2370 E. , 2025/2372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2513 E., 2024/459 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/538 E., 2022/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye döndüğünü, birikimleri ile dava konusu 89 ada 104 parsel sayılı taşınmazı 2012 yılında satın aldığını, dava dışı ... tarafından davacıya 200 milyon TL danışmanlık ücreti olan büyük bir projede çalışacağının, danışmanlık ücretinin davacının banka hesabına bloke edileceğinin, paranın 7 ay 10 gün sonra çekilebileceğinin, daha sonra danışmanlık ücretinin davacının banka hesabına gönderilmesi için %3 damga vergisi (7 Milyon TL) ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının da bu kadar parasının olmadığını söylemesi üzerine bu bedeli taşınmaz ile ödeyebileceğinin ifade edildiğini, sahte olarak düzenlenmiş fatura ve sözleşmeler gösterilerek dava konusu taşınmazın devri konusunda davacının ikna edildiğini, tüm davalıların ... ile birlikte hareket eden kişiler olduklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazın 1/5 payını 750.000,00 TL karşılığında davalı ...'dan satın aldığını, davacı ile ... arasında geçen meselelerle ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; taşınmazı 3.500.000,00 TL bedel ile satın aldığını, davacının dava dilekçesindeki bir takım iddialar ve bahsettiği ... ile yaşadığı sorunun kendisini ilgilendirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; davalı ... tarafından kıymetli bir villanın uygun fiyata satılacağının söylenmesi üzerine villaya baktığını ve almaya karar verdiğini, villanın satış bedeli olarak bildirilen 4.500.00,00 TL'nin 1.850.000,00 TL'sinin peşin 2.650.000,00 TL'sinin de senet karşılığında 1 ay vadeli senet düzenlenerek satın alma fırsatı sunulduğundan teklifi kaçırmak istemediğini, bu şartlar dahilinde davalı ...'den dava konusu villayı satın aldığını, 1.850.000,00 TL'sini peşin olarak ...'e teslim ettiğini, kalan miktar için 2.650.000,00 TL bedelli 1 ay vadeli senet düzenleyerek kendisine teslim ettiğini, vadesi geldiğinde de bakiye miktarı yine ...'e ödediğini ve borcunun kalmadığını, satın aldığı taşınmazın 3/5 payını 26.10.2017 tarihinde 3.500.000,00 TL bedelle peşin olarak ...'a sattığını, satış bedelini de teslim aldığını, daha sonra 28.11.2017 tarihinde de taşınmazın 1/5 payını ...'a 750.000,00 TL bedelle peşin olarak sattığını, bedelini de peşin olarak aldığını, 1/5 payın halen kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; tacir olduğunu, aynı zamanda ... isimli dergide yazarlık yaptığını, 2017 eylül ayının sonunda yazarlık yaptığı derginin imtiyaz sahiplerinden ...'ın bir taşınmazın satış işlemlerini vekaleten yürütüp yürütemeyeceğini sorması ve kendisinin de kabul etmesi üzerine devir işlemlerini yaptığını, ... ile yaptığı görüşmelerde satın aldığı dava konusu taşınmazı daha sonra satacağını söylemesi üzerine isterse alıcı bulabileceğini belirttiğini, ...'nun da yatırım amaçlı olarak taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; iddiaları kabul etmediklerini, fer'i müdahili hiçbir zaman kendisini davacının iddia ettiği şekilde tanıtmadığını, davacı tarafından sunulan sözleşmenin sahte olarak düzenlendiğini, bu belgedeki imzanın fer'i müdahile ait olmadığını, dava konusu taşınmazın devredilmesinin sebebinin 30.09.2017 tarihli sözleşme olduğunu belirterek davanın reddin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 08.02.2016 tarihli danışmanlık faturasının, dava dışı ... Gayrimenkul A.Ş. vekilinin Beyoğlu 37. Noterliğinin 01.09.2016 tarih 18672 yevmiye numaralı ihtarı ve iade faturası ile birlikte fer'i müdahile iade edildiği, faturanın iade edilmesi ile tartışmalı hale gelen 2.480.857.457,62 TL’lik fatura alacağının yaklaşık bir yıl kadar sonra ve sadece yedi milyon TL karşılığında davacıya temlik edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, satış bedellerinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, davalıların fer'i müdahil ile ... isimli derginin faaliyetleri kapsamın tanışık oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; fer'i müdahilin alacaklı olduğunu belirttiği dava dışı ... Gayrimenkul A.Ş. vekilinin alacağı gösteren faturayı iade ettiği, bu alacağın bir yıl sonra sadece yedi milyon TL karşılığında temlik edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların birbirlerini tanıdıkları, ... Dergisi'ile bağlantılarının bulunduğu, taşınmazın kısa süre içerisinde ardışık şekilde davalılar arasında devir gördüğü, resmi akitte belirtilen bedellerle gerçek bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, olmayan bir alacağın varmış gibi gösterilerek davacının yanıltıldığı ve bu şekilde devir işlemi yapıldığı, davalıların durumu bildiği ve iyi niyetli kabul edilemeyecekleri, ödemelere ilişkin belge sunulmadığı, davalı ...'nun taşınmazın tamamını devraldıktan sonra 1/5 payı üzerinde bırakıp diğerini diğer davalılara devrinin de hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; fer'i müdahil ...'ın TBMM’ye sunduğu 22.08.2023 tarih ve 1272122 evrak kayıt numaralı dilekçe doğrultusunda mutlak delil nitelikli sesli ve görsel videoların meclis kayıtlarına girmesi beklenilerek ve dosyaya celbi sağlanmak suretiyle bu hususun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, bu taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını, fer'i müdahilin reddi hakim talebinin de dikkate alınmadığını, davanın dayanağını teşkil eden 30.09.2017 tarihli "Temlikname ve Temliğe Dayalı Kati Alım Sözleşmesi"nin 5. paragrafının değiştirildiğini ve sahte olarak düzenlediğini, davacı yanın sunduğu belgenin de sahte olduğundan aslını dava dosyasına sunamadığını, 30.09.2017 tarihli temliknamenin aslının 13.09.2018 tarihinde fer'i müdahil tarafından dava dosyasına sunulduğunu, taraflar arasındaki anlaşmanın fer'i müdahilin davacıya 7.000.000,00-TL'lik alacak karşılığında davacının davaya konu taşınmazı fer'i müdahile devretmesi üzerine olduğunu, davacıya alacak temlik edildikten sonra ise bu temlikin icra takibine konulmasının davacının kendi görevi olduğunu, bu durumun fer'i müdahili bağlamadığı gibi fer'i müdahil ve davacı arasındaki olaylardan ve konulardan uzak olan diğer davalıları ilgilendirmediğini, 02.11.2017 tarihli sözleşmenin damga vergisi için daha önceki 30.09.2017 tarihli temliknamenin düzenlenemeyeceğini, davalıların dergi ile tanışık olmalarının hile olgusunu kanıtlamayacağını, davacının da dergi ile bağlantılı olduğunu, dava dışı ... Gayrimenkul A.Ş.'nin bahse konu faturayı feri müdahile iade etme girişiminin fatura alacağını ortadan kaldırmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, 02.10.2017 tarihli vekaletname ile davalı ...’i vekil tayin ettiği, vekilin dava konusu 859 ada 104 parseli 03.10.2017 tarihinde davalı ...’ya temlik ettiği, davalı ...’nin taşınmazın 1/5 payını uhdesinde bırakarak kalan 4/5 payı 26.10.2017 ve 28.112017 tarihlerinde davalılar ... ve ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle vekaletnamenin hileyle alındığı iddiasının aynı zamanda vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını da içerdiği, dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanıldığı hukuki nedenine dayanıldığı ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, diğer davalıların vekil ile el ve iş birliği içinde hareket eden kişiler oldukları anlaşıldığından davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 281.163,96 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.