Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/380 K.2025/2082

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/380 📋 K. 2025/2082 📅 17.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/380 E.  ,  2025/2082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/335 E., 2023/1214 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/675 E., 2022/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Giresun ili, Bulancak ilçesi, ... köyünde bulunan 110 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacılara ait olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında hatalı olarak davalılarla paydaş olacak şekilde tespit edildiğini, çekişmeli taşınmazda davalıların herhangi bir hissesinin bulunmadığını ve taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunduğunu belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki davalı paylarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olarak açıldığını, miras yoluyla gelen taşınmazların taraflarca taksim edildiğini ve kadastro tespitinin bu doğrultuda yapıldığını, çekişmeli taşınmazın aile mezarlığı olarak düşünüldüğü için tüm mirasçılar adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde aileye ait mezarlar bulunduğunu, davacı yanın taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını, mirasçılar arasında zilyetlik iddiasının da dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kök muris ...’den intikal ettiği, kök murisin mirasçılarının katılımıyla taksimat yapıldığı, çekişmeli taşınmazın davacıların murisi ...’ye düştüğü, davacıların davaya konu taşınmazı yine taksimle kendilerine intikal eden 110 ada 5 parsel ile bir bütün halinde kullandıkları, ...’nin davacıların rızasıyla dava konusu taşınmaza gömüldüğü, daha sonra 2017 yılında kök muris ...’nin ...’den olma torunu ...’nin mezarının davacıların rızası alınmadan taşınmaza yapıldığı, davacıların duruma itiraz ederek 2017 yılında yargılamaya konu davayı açtıkları, davacıların taksimle kendilerine verilen yerlerin mezarlık olarak bırakılmasına rıza gösterdikleri hususunun davalı yanca ispatlanamadığı, tespit bilirkişileri taşınmazın aile mezarlığı olarak bırakıldığı yönünde beyanları bulunsa da davacıların tespit sırasında taşınmazın başında bulunmadıkları ve davalıların yer gösterimi ile tespit yapıldığı, bu durumda taksimin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği, taksimle davacılara düştüğü, dava konusu taşınmazın davacılara ait olan 110 ada 5 parselle bütün olarak kullanıldığı, davacıların dava konusu taşınmazın mezarlık olarak ayrılmasına rıza gösterdiğinin ispatlanamadığı, tanık olarak bildirilmeyen ve re’sen dinlenen tespit bilirkişisinin beyanlarının hükme esas alınmayacağı gerekçesi ile Mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ancak davacılardan ...’in karar başlığında gösterilmemesinin isabetsiz olduğu, karar başlığında davalı mirasçısı olarak gösterilen ...’nun davalının mirasçısı olmadığı, sehven davaya dahil edildiği, adına yapılan bir tebligatın da bulunmadığı bu nedenle karar başlığından çıkarılması gerektiği, ayrıca karar harcının da davalıların paylarının değeri üzerinden hesaplanması gerektiği açıklanarak ilk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, karar başlığında davacı olarak ... gösterilmek, davalı yandan ... silinmek ve dava konusu taşınmaz üzerinde davalıların paylarının değeri üzerinden harç hesaplanmak sureti ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın payları oranında davacılar adına tesciline ilişkin yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalılar ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı ve hatalı olduğunu, ...’den intikal eden taşınmazların taksim edildiğini ancak taksimin tüm mirasçıların bir araya gelmesi sureti ile yapılmadığını, aile büyüğü olarak ağabeyileri ...’nin insiyatifi ile taksimat yapıldığını, diğerlerinin buna rıza gösterdiğini, dava konusu taşınmazın da aile mezarlığı olarak ayrıldığını, mahalli bilirkişi beyanlarının da bu yönde olduğunu, ...’ın davacı tanığı olup yanlı beyanda bulunduğunu, ... ve ...’nun da yanlı beyanda bulunduklarını ve durumu bilmelerinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu; Giresun ili, Bulancak ilçesi, ... köyünde bulunan 110 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/8’er paylarla davacıların murisi ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.912,20 TL fazla yatırılan peşin harcın talep halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.