Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/818 K.2025/2032

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/818 📋 K. 2025/2032 📅 16.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/818 E.  ,  2025/2032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1920 E., 2023/2265 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/8 E., 2023/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 284 ada 41 parselin irsen intikalen davacı zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın özel mülkiyete konu nitelikteki tarım arazisi vasıflı yerlerden olduğunu, davacı lehine 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 46/1. maddesinde yazılı koşulların oluştuğunu iddia ederek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur.
II.CEVAP
Davalı Hazine vekili, aşamalarda taşınmaza revizyon gören tapu kaydına tutunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydının oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıl süreyle taşınmazın davacı ve murisleri tarafından nizasız ve fazılasız kullanıldığı hususunun ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 284 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza uygulanan Ocak 1963 tarih ve 350 sıra numaralı tapu kaydının, dosyada bulunan toprak tevzi paftası ve komşu parsel tutanak ve dayanaklarının değerlendirilmesi neticesinde dava konusu taşınmaza uyduğunun anlaşıldığı, bu nedenle tapu kaydının oluştuğu tarihten evvelki iktisaba elverişli zilyetliğin ispatlanması gerektiği, ne var ki dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanlarının yazılı dönemi kapsamadığı, öte yandan dava konusu taşınmazın dava dışı ...'a satıldığı ve zilyetliğin adı geçene devredildiğine dair yerel bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı ve murisi evvelleri lehine iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı, hal böyle iken davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dayanağının Ocak 1963 tarihli ve 350 sıra numaralı tapu kaydı olduğundan ihtilafın tapunun oluştuğu 03.01.1963 tarihi itibarı ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup-oluşmadığı noktasında toplandığı, dava konusu taşınmazın bölgede ''... Yaylası'' olarak nitelendirildiği, bahsi geçen " ..." lakaplı kişinin davacının murisi evveli ve dedesi olan ... ... olduğu, adı geçenden önce de taşınmazın yine bu kişinin ataları tarafından kullanıldığı, hatta dayanak tapu kayıtları ve kadastro tutanağında yer alan zilyetlik şerhinin bu hususu doğruladığı, şu halde zilyetliğin başlangıcının çok eski tarihlere tesadüf ettiği, dinlenen tanıkların nizalı taşınmazın çok eskiden ve bilinmeyen bir zamandan beri davacı ve murisi evvellerinden kaldığını beyan ettikleri, dosya içeriği ile davacının eklemeli zilyetliğinin 1943 yılı öncesi başladığının sabit olduğu, taşınmazın öncesinde ilk olarak davacının büyük dedesi olan ve ''... Ağa'' olarak adlandırılan kişiye ait iken, oğlu ... ...'a, ondan ise davacının babası olan ...'a intikal ettiği, dava dosyasına sunulan 30.04.2012 tarihli " tarla devir sözleşmesi " adlı muvafakatname ile taşınmazın ... mirasçıları tarafından münhasıran davacıya bırakıldığını, tüm bunlara rağmen delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu Konya ili, ... ilçesi, .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan 284 ada 41 parsel sayılı 55.168,80 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz toprak tevzi kayıtları esas alınmak suretiyle tarla vasfıyla ve beyanlar hanesinde ... ... mirasçılarının işgalinde olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.