Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1642 K.2025/2030

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1642 📋 K. 2025/2030 📅 16.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1642 E.  ,  2025/2030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2870 E., 2024/3266 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/56 E., 2024/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; çekişmeli 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek murisi ...'den intikal ettiği ancak kadastro sırasında muvazaalı biçimde davalıların babası olan ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini iddia ederek tapu iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... benzer içerikli cevap dilekçelerinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, dava konusu edilen taşınmazın müşterek muris ... tarafından davalıların babası ...'ye hibe edildiğini, bağış olarak yapılan işlemlerde muvazaa iddiasının kabul edilebilirliğinin bulunmadığını, yasal şartların mevcut olması halinde davanın tenkis davasına dönüştürülebileceğini; ancak tenkis davası bakımından hak düşürücü sürenin dolduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği halde muvazaalı şekilde davalıların babası ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
1-Dava konusu 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının 3/512 oranında iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
2-Dava konusu 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının 3/512 oranında iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
3-Dava konusu 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının 3/512 oranında iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 23.01.1961 tarihinde kesinleştiği, davacının talebinin kadastro tespitinden önceki sebebe dayandığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 08.03.2023 tarihinde dava açıldığı, hak düşürücü süre geçirildikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak dava açılamayacağı, yine çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden evvel tapuda kayıtlı olmadığı ve davalılar murisine hibe yoluyla devredildiği anlaşıldığına göre somut olayda muvazaa iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama olanağının da olmadığı anlaşılmakla davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tespit tarihinden önce müşterek murisin tapuda adına kayıtlı çekişmeli taşınmazı davalıların babasına devrettiği ve bu işlemin muvazaalı olduğu, taşınmazın kadastro tespit işlemi ile davalıların murisi ... adına tescil edildiği, ne var ki adı geçenin kadastro tespiti sırasında 21 yaşında olduğunu ve taşınmazı temlik alabilecek yaşta olmadığı, dava konusu taşınmazın mal kaçırmak amacıyla tescil edildiğini, somut olayda hak düşürücü sürenin uygulanma imkanının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1961 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... köyü 270 parsel sayılı taşınmaz 3.280 metrekare yüz ölçümü ve bahçe niteliği ile edinme nedeni olarak " ... oğlu ...'in tasarrufunda iken 1960 yılında oğlu ...'ye bağışladığı" gerekçesiyle davalıların yakın mirasbırakanı ... adına tespit ve 23.01.1961 tarihinde tescil edilmiş, yörede 2018 yılında 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu neticesinde 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaz numarasını almış, 2019 yılındaki intikal işlemi neticesinde davalılar adına tescil edilmiştir. Eldeki davanın ise 08.03.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, öncesi itibariyle tapusuz taşınmazlar yönünden muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğinin, davacının talebinin kadastro tespitinden önceki sebebe dayandığının ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra eldeki davanın açıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.