Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1761 K.2025/2038
1. Hukuk Dairesi 2025/1761 E. , 2025/2038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/127 E., 2025/464 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/226 E., 2024/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Beyşehir ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 291 ada 143, 298 ada 29 ve 50 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit ve tescil edildiğini oysa taşınmazlara davacının zilyet olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2021 tarih 2021/52 Esas, 2021/713 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih 2022/518 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1. maddesi kapsamında yer almadıkları, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zaman aşımının sağlandığı, davacının dava konusu 291 ada 143 parsel sayılı taşınmazı annesinden satın aldığı, 298 ada 29 parsel sayılı taşınmazın davacıya anneannesi tarafından düğün hediyesi olarak verildiği, 298 ada 50 parsel sayılı taşınmazın davacının kocası tarafından davacıya bağışlandığı gerekçesi ile çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" şerhi yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1. maddesi kapsamında yer almadığı, orman veya orman olmadığından zilyetlik ile kazanımının mümkün olduğu, 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşulunun oluştuğu, davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre Mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğunu, Mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edildiğini, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'na aykırı hüküm kurulduğunu, milli park olarak ilan edilmiş olan Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde kalan taşınmazın zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasının ve tapuya tescilinin mümkün olmadığını, Cumhurbaşkanlığı kararı ile ... Gölü Milli Park sınırlarının değiştiğini, vekili olduğu İdarenin yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretine mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına İdarenin sebep olmadığını, Milli Park sınırlarının İdarenin tasarrufundan bağımsız olarak değiştirildiğini belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 291 ada 143 parsel sayılı 80,37 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ...’nin 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğu, 298 ada 29 parsel sayılı 956,05 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ...’nin ve ... ’nun 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğu, 298 ada 50 parsel sayılı 1.932,80 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ... ’nin 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğu, ancak 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesinde 5626 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle yapılan değişiklik nedeni ile sit alanında kalması nedeniyle tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, beyanlar hanesinde"korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır." şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.